alık ile cümle
alık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Ama bu yine de birşeyleri çözmek için denemeler yapmaktan alıkoymuyor bizi.Mutta se ei estä meitä yrittämästä selvittää totuutta.
Ama bu yine de birşeyleri çözmek için denemeler yapmaktan alıkoymuyor bizi.Nhưng điều đó không ngăn cản chúng ta tìm hiểu về nó.
Ama bu yine de birşeyleri çözmek için denemeler yapmaktan alıkoymuyor bizi.Nonostante tutto, questo non vuole dire che non dobbiamo cercare di capirlo.
Ama bu yine de birşeyleri çözmek için denemeler yapmaktan alıkoymuyor bizi.Pero eso no nos detiene para tratar de entenderlo. Gracias.
Ama bu yine de birşeyleri çözmek için denemeler yapmaktan alıkoymuyor bizi.To nás ale nezastaví a zkusíme tomu přijít na kloub.
Ama bu yine de birşeyleri çözmek için denemeler yapmaktan alıkoymuyor bizi.Viszont ez nem gátol meg minket abban, hogy megpróbáljuk megfejteni.
Ama bu yine de birşeyleri çözmek için denemeler yapmaktan alıkoymuyor bizi.Αυτό όμως δεν σημαίνει ότι θα σταματήσουμε τις προσπάθειες για να ανακαλύψουμε τα μυστήριά του.
Ama bu yine de birşeyleri çözmek için denemeler yapmaktan alıkoymuyor bizi.Но это не значит, что мы не должны пытаться его понять.
Ama bu yine de birşeyleri çözmek için denemeler yapmaktan alıkoymuyor bizi.אבל זה לא עוצר בעדנו מלנסות להבין אותו בכל מקרה.
Ama bu yine de birşeyleri çözmek için denemeler yapmaktan alıkoymuyor bizi.و لكن هذا لم يمنعنا من ان نحاول ان نفهمه في كل الاحوال
Ama bu yine de birşeyleri çözmek için denemeler yapmaktan alıkoymuyor bizi.ありがとうございました(拍手)
Ama nasıl kendimi mutlu olmaktan alıkoyabilirim!?Ale ako môžem prestať byť šťastná!?
Ama nasıl kendimi mutlu olmaktan alıkoyabilirim!?Ale jak przez to mam przestać być szczęśliwa??
Ama nasıl kendimi mutlu olmaktan alıkoyabilirim!?Ce sa fac daca sunt fericita?
Ama nasıl kendimi mutlu olmaktan alıkoyabilirim!?Maar hoe kan ik mezelf stoppen van het zo blij zijn?
Ama nasıl kendimi mutlu olmaktan alıkoyabilirim!?Ma come posso smettere di essere così felice?
Ama nasıl kendimi mutlu olmaktan alıkoyabilirim!?Mais comment pourrais-je m'arrêter d'être heureuse ?!
Ama nasıl kendimi mutlu olmaktan alıkoyabilirim!?Men hur kan jag få stopp på mig själv från att vara så lycklig!?
Ama nasıl kendimi mutlu olmaktan alıkoyabilirim!?Nhưng làm cách nào để ngăn được mình khỏi cảm giác rất hạnh phúc!?
Ama nasıl kendimi mutlu olmaktan alıkoyabilirim!?Tapi bagaimana aku bisa tidak merasa senang?
Ama nasıl kendimi mutlu olmaktan alıkoyabilirim!?Wie soll ich denn damit aufhören, darüber glücklich zu sein?!
Ama nasıl kendimi mutlu olmaktan alıkoyabilirim!?Μα πως σταματάω τον εαυτό μου από την χαρά!;
Ama nasıl kendimi mutlu olmaktan alıkoyabilirim!?Как мога да не се радвам?
Ama nasıl kendimi mutlu olmaktan alıkoyabilirim!?Но как я могу не радоваться?!
Ama nasıl kendimi mutlu olmaktan alıkoyabilirim!??אבל איך אעצור את עצמי מלשמוח כל כך
Ama nasıl kendimi mutlu olmaktan alıkoyabilirim!?لكـن كيف لي أن أوقف نفسي من كوني سعيده جــداُ ؟
Ama nasıl kendimi mutlu olmaktan alıkoyabilirim!?ペク・スンジョ万歳~! 大韓民国万歳~!
Ama onun düşmanı diye şikayet gerekir suppos'd Alike görünüyor cazibesini büyülenmişAlike forhekset af charmen ved udseende, men til hans fjende suppos'd han skal reklamere,
Ama onun düşmanı diye şikayet gerekir suppos'd Alike görünüyor cazibesini büyülenmişAlike lumoissa viehätys näyttää, mutta hänen vastustajansa suppos'd hänen täytyy valittaa,
Ama onun düşmanı diye şikayet gerekir suppos'd Alike görünüyor cazibesini büyülenmişAlike vom Charme verzaubert aussieht, aber um seinen Feind suppos'd muss er klagen,
Ama onun düşmanı diye şikayet gerekir suppos'd Alike görünüyor cazibesini büyülenmişAlike vrajiti de farmecul pare; Dar pentru a duşmanul său suppos'd el trebuie să plâng,
Ama onun düşmanı diye şikayet gerekir suppos'd Alike görünüyor cazibesini büyülenmişAlike околдованный очарованием смотрит; Но к его врагу suppos'd он должен жаловаться,
Ama onun düşmanı diye şikayet gerekir suppos'd Alike görünüyor cazibesini büyülenmişAlike омагьосан от чара на изглежда Но си враг suppos'd, той трябва да отправи жалба,
Ama onun düşmanı diye şikayet gerekir suppos'd Alike görünüyor cazibesini büyülenmişAllo stesso modo stregato dal fascino di sguardi, ma per il suo nemico suppos'd deve lamentarsi,
Ama onun düşmanı diye şikayet gerekir suppos'd Alike görünüyor cazibesini büyülenmişEgyaránt megbabonázott a varázsát úgy néz ki, de az ő ellenfele suppos'd meg kell panaszkodni,
Ama onun düşmanı diye şikayet gerekir suppos'd Alike görünüyor cazibesini büyülenmişIdentique ensorcelé par le charme de regards; Mais à son ennemi suppos'd il doit se plaindre,
Ama onun düşmanı diye şikayet gerekir suppos'd Alike görünüyor cazibesini büyülenmişIgual hechizado por el encanto de las miradas, pero a su enemigo suppos'd tiene que quejarse,
Ama onun düşmanı diye şikayet gerekir suppos'd Alike görünüyor cazibesini büyülenmişLika förhäxad av charm ser ut, men att hans fiende suppos'd han måste klaga,
Ama onun düşmanı diye şikayet gerekir suppos'd Alike görünüyor cazibesini büyülenmişNet als betoverd door de charme van de looks, maar om zijn vijand suppos'd hij moet klagen,
Ama onun düşmanı diye şikayet gerekir suppos'd Alike görünüyor cazibesini büyülenmişPodobnie jak oczarowany urokiem wygląda, ale do jego przeciwnik suppos'd musi narzekać,
Ama onun düşmanı diye şikayet gerekir suppos'd Alike görünüyor cazibesini büyülenmişPodobno kot začarani z čar izgleda, ampak da je njegov nasprotnik suppos'd je treba pritožujejo,
Ama onun düşmanı diye şikayet gerekir suppos'd Alike görünüyor cazibesini büyülenmişSerupa tersihir oleh pesona penampilan; Tapi musuhnya suppos'd ia harus mengeluh,
Ama onun düşmanı diye şikayet gerekir suppos'd Alike görünüyor cazibesini büyülenmiş, 그러나 그의 원수에 그는 불평한다 suppos'd; 허락 외모의 매력으로 마법을 걸었
Ama onun düşmanı diye şikayet gerekir suppos'd Alike görünüyor cazibesini büyülenmişTanto enfeitiçado pelo encanto dos olhares; Mas, para seu inimigo suppos'd ele deve reclamar,
Ama onun düşmanı diye şikayet gerekir suppos'd Alike görünüyor cazibesini büyülenmişTương tự mê hoặc bởi sự quyến rũ của vẻ; Nhưng kẻ thù suppos'd ông phải khiếu nại,
Ama onun düşmanı diye şikayet gerekir suppos'd Alike görünüyor cazibesini büyülenmişZachovajte očariť šarmom vyzerá, ale na jeho nepriateľ suppos'd musí sťažovať,
Ama onun düşmanı diye şikayet gerekir suppos'd Alike görünüyor cazibesini büyülenmişZachovejte okouzlit šarmem vypadá, ale na jeho nepřítel suppos'd musí stěžovat,
Ama onun düşmanı diye şikayet gerekir suppos'd Alike görünüyor cazibesini büyülenmişכישף זהה בקסמה של מבטים, אבל יריבו suppos'd הוא חייב להתלונן,
Ama onun düşmanı diye şikayet gerekir suppos'd Alike görünüyor cazibesini büyülenmişمسحور على حد سواء من قبل سحر يبدو ، ولكن لخصمه suppos'd انه يجب ان يشتكي ،
Ama onun düşmanı diye şikayet gerekir suppos'd Alike görünüyor cazibesini büyülenmişそして彼女は恐ろしいフックからの愛の甘い餌を盗む:敵を開催され、彼はアクセスできない可能性があります
Ama şunu bilmeyebilirsiniz oynamaktan alıkonulmuş kediler sosyal iletişime geçmekte başarısız olurlar.Aber was sie vielleicht nicht wussten, ist dass Kätzchen, die nicht gespielt haben, sozial schwach sind.
Ama şunu bilmeyebilirsiniz oynamaktan alıkonulmuş kediler sosyal iletişime geçmekte başarısız olurlar.Ale być może nie wiecie, że kociaki pozbawione możliwości zabawy nie potrafią nawiązywać relacji.
Ama şunu bilmeyebilirsiniz oynamaktan alıkonulmuş kediler sosyal iletişime geçmekte başarısız olurlar.Ale, co možná nevíte, je, že koťata, kterým je hraní upíráno, nejsou schopna společensky interagovat.
Ama şunu bilmeyebilirsiniz oynamaktan alıkonulmuş kediler sosyal iletişime geçmekte başarısız olurlar.Dar poate nu știți că pisicuțele lipsite de joacă sunt incapabile să interacționeze social.
Ama şunu bilmeyebilirsiniz oynamaktan alıkonulmuş kediler sosyal iletişime geçmekte başarısız olurlar.그러나 여러분은 모르시겠지만 놀이를 못하게 한 고양이는 사회적이지 못합니다.
Ama şunu bilmeyebilirsiniz oynamaktan alıkonulmuş kediler sosyal iletişime geçmekte başarısız olurlar.Ma potreste non sapere che se li private del gioco non saranno in grado di interagire socialmente.
Ama şunu bilmeyebilirsiniz oynamaktan alıkonulmuş kediler sosyal iletişime geçmekte başarısız olurlar.Mas o que talvez não saibam é que os gatinhos impedidos de brincar não conseguem interagir socialmente.
Ama şunu bilmeyebilirsiniz oynamaktan alıkonulmuş kediler sosyal iletişime geçmekte başarısız olurlar.Pero lo que quizás no saben es que los gatitos privados del juego son incapaces de interactuar socialmente.
Ama şunu bilmeyebilirsiniz oynamaktan alıkonulmuş kediler sosyal iletişime geçmekte başarısız olurlar.Tetapi apa mungkin belum Anda ketahui adalah kucing yang dilarang bermain tidak bisa berinteraksi sosial.
Ama şunu bilmeyebilirsiniz oynamaktan alıkonulmuş kediler sosyal iletişime geçmekte başarısız olurlar.Wat je misschien niet weet, is dat katjes die niet mogen spelen, niet in staat zijn tot sociale interactie.
İlgili Sayfalar