alık ile cümle

alık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Onlar ki ALLAH'ın yolundan alıkoyarlar ve onu eğriltmek isterler. Ahiret konusunda da inkarcıdırlar.who bar from God's way, desiring to make it crooked, disbelieving in the world to come.
Onlar ki ALLAH'ın yolundan alıkoyarlar ve onu çarpıtmak isterler. Onlar ahireti de inkar ederler.who bar from God's way, desiring to make it crooked; they disbelieve in the world to come;
"Ey İblis, ellerimle yarattığıma secde etmekten seni alıkoyan nedir?Said He, 'Iblis, what prevented thee to bow thyself before that I created with My own hands?
Çünkü hükümdarın kanunlarına göre kardeşini alıkoyamazdı, meğer ki Allah dileye.He was not one to take his brother by the law of the king, except that Allah willed.
Onlardan başka, hayvanlarını sudan alıkoyan iki kadın gördü.And he found, apart from them, two women keeping back their flocks.
Melikin kanunlarına göre, kardeşini alıkoymasına imkan yoktu. Ancak Allah dilerse o başka.He was not one to take his brother by the law of the king, except that Allah willed.
Kralın yasasını uygulasaydı kardeşini alıkoyamazdı; ALLAH dilese başka.He was not one to take his brother by the law of the king, except that Allah willed.
Bizi ayetler (mucizeler) göndermekten alıkoyan şey, öncekilerin onları yalanlamış olmasıdır.And naught hinderedeth Us from sending the signs except that the ancients belied them.
O gün, kim ondan (azaptan) alıkonursa, elbette, O, onu esirgemiştir.Who is averted from (such a torment) on that Day, (Allah) has surely been Merciful to him.
(Yoksa) Hükümdarın dininde (yürürlükteki kanuna göre) kardeşini (yanında) alıkoyamazdı.He could not take his brother by the law of the king (as a slave), except that Allah willed it.
Dedi ki: "Eşyamızı kendisinde bulduğumuzun dışında, birisini alıkoymamızdan Allah'a sığınırız.He said: "Allah forbid, that we should take anyone but him with whom we found our property.
"Onların saptıklarını gördüğün zaman seni (Onlara müdahale etmekten) alıkoyan neydi?"What stopped you when you saw them going astray;
O gün kim azabdan alıkonursa, şüphesiz o kimse rahmete erişmiştir.Who is averted from (such a torment) on that Day, (Allah) has surely been Merciful to him.
Bunun ihtiyar bir babası var. Onun yerine bizden birini alıkoy.Verily, he has an old father (who will grieve for him); so take one of us in his place.
Mallarınız ve çocuklarınız, sizi, Allah'ı anmaktan/Allah'ın zikri olan Kur'an'dan alıkoymasın!Let not your properties or your children divert you from the remembrance of Allah.
Gerçekten onun çok yaşlı bir babası var. Onun yerine bizim birimizi alıkoy.Verily, he has an old father (who will grieve for him); so take one of us in his place.
Mallarınız ve çocuklarınız sizi Allah'ı anmaktan alıkoymasın.Let not your properties or your children divert you from the remembrance of Allah.
Melikin kanunlarına göre, kardeşini alıkoymasına imkan yoktu.He could not take his brother by the law of the king (as a slave), except that Allah willed it.
Ne mallarınız, ne evlatlarınız sizi Allah'ı zikretmekten alıkoymasın!Let not your properties or your children divert you from the remembrance of Allah.
Büyüsünler diye alıkoyup israf ile tez elden onların mallarını yemeğe kalkmayın.And do not consume it extravagantly or hastily before they grow up.
Allah içinizden (savaştan) alıkoyanları ve kardeşlerine: "Bize gelin!" diyenleri biliyor.God already knows the hinderers among you, and those who say to their brethren, “Come and join us.”
Gerçekten namaz, çirkin utanmazlıklar (fahşa)dan ve kötülüklerden alıkoyar.The prayer prevents indecencies and evils.
Gerçekten Allah, içinizden alıkoyanları ve kardeşlerine: "Bize gelin" diyenleri bilir.God already knows the hinderers among you, and those who say to their brethren, “Come and join us.”
Alıkonursanız, kolayınıza gelen bir kurban gönderin.But if you are prevented, then whatever is feasible of offerings.
Hahamlar ve rahiplerin çoğu, insanların mallarını haksızlıkla yerler. Allah yolundan alıkoyarlar.Many of the rabbis and priests consume people's wealth illicitly, and hinder from God’s path.
Allah her dişinin rahminde taşıdığını, rahimlerin düşürdüğünü ve alıkoyduğunu bilir.God knows what every female bears, and every increase and decrease of the wombs.
Onlardan bir kısmı ona inanmıştır; bir kısmı da ondan alıkoymaktadır.Among them are those who believed in it, and among them are those who held back from it.
Çünkü namaz/dua, çirkinliklerden ve kötülüklerden alıkoyar.The prayer prevents indecencies and evils.
Eğer (bunlardan) alıkonursanız kolayınıza gelen kurbanı gönderin.But if you are prevented, then whatever is feasible of offerings.
Onlar kötülüğü emreder, iyilikten alıkor ve cimrilik ederler.They advocate evil, and prohibit righteousness, and withhold their hands.
Muhakkak ki, namaz, hayasızlıktan ve kötülükten alıkoyar.The prayer prevents indecencies and evils.
Eğer bunlardan alıkonursanız, o zaman kolayınıza gelen bir kurban gönderin.But if you are prevented, then whatever is feasible of offerings.
Eğer (bunlardan) şüpheye düşerseniz, namazdan sonra onları alıkorsunuz.Engage them after the prayer.
Muhakkak ki namaz hayasızlıktan ve kötülükten alıkoyar.The prayer prevents indecencies and evils.
Onların hukukuna tecavüz etmek kasdıyla zarar vermek için eşlerinizi alıkoymayın!But do not retain them to hurt them and commit aggression.
"Onun cezası," dediler, "Kimin torbasında bulunursa o kişi alıkonur.They said, “His punishment, if it is found in his bag: he will belong to you.
ALLAH, içinizden alıkoyanları ve kardeşlerine, "Bize gelin," diyenleri bilmektedir.God already knows the hinderers among you, and those who say to their brethren, “Come and join us.”
Onun alıkoyduğunu da O'ndan başka gönderebilecek yoktur.And if He withholds it, none can release it thereafter.
ALLAH, gökleri ve yeri kaos içine girmekten alıkoymaktadır.God holds the heavens and the earth, lest they fall apart.
Dedi ki, "Mal ve mülk sevgisi beni Rabbimi anmaktan alıkoydu.he said: “Lo! I have come to love this wealth on account of the remembrance of my Lord.”
Yusuf'un yanına girdikleri vakit, o, kardeşini (Bünyamin'i) yanında alıkoydu.And when they went in before Joseph, he took his brother unto him, saying: Lo!
Bir topluluğa olan kininiz, sizi adaletten alıkoymasın. Adalet yapın.Do not allow your hatred for other people to turn you away from justice.
Bir topluluğa olan kininiz sizi adaletli davranmaktan alıkoymasın.Do not allow your hatred for other people to turn you away from justice.
Onu, Allah'tan başka taptığı şeyler, (bu zamana dek tevhid dinine girmekten) alıkoymuştu.And that which she was worshipping other than Allah had averted her [from submission to Him].
Allah'tan başka tapmakta olduğu şeyler onu (Müslüman olmaktan) alıkoymuştu.And that which she was worshipping other than Allah had averted her [from submission to Him].
Onu, Allah'tan başka taptığı şeyler (o zamana kadar tevhid dinine girmekten) alıkoymuştu.And that which she was worshipping other than Allah had averted her [from submission to Him].
O'nu, Allah'tan başka taptığı şeyler alıkoymuştu.And that which she was worshipping other than Allah had averted her [from submission to Him].
Muhakkak ki namaz hayasızlıktan ve kötülükten alıkoyar. Allah'ı anmak elbette en büyük ibadettir.Indeed, prayer prohibits immorality and wrongdoing, and the remembrance of Allah is greater.
Allah'ın yolundan alıkoyarlar ve onu çarpıtmak isterler (veya onda çarpıklık ararlar).They create obstacles in the way that leads to God and try to make it seem crooked.
İşte Firavun'a, kötü ameli böyle çekici kılındı ve yoldan alıkonuldu.Thus, Pharaoh's evil deeds seemed attractive to him and prevented him from the right path.
Biz, malımızı kimde bulmuşsak ancak onu alıkoruz, yoksa haksızlık etmiş oluruz" dedi.How could I take someone in place of the thief? In doing so I would be committing injustice."
Fakat inkar edenlere, kurdukları düzenler güzel gösterildi ve doğru yoldan alıkonuldular.Evil plans have attracted the unbelievers and have misled them from the right path.
Firavun'a, kötü işi böylece güzel gösterildi ve doğru yoldan alıkondu.Thus, Pharaoh's evil deeds seemed attractive to him and prevented him from the right path.
Doğrusu inkar edenlere hileleri süslü gösterildi ve onlar doğru yoldan alıkonuldular.Evil plans have attracted the unbelievers and have misled them from the right path.
Yusuf: “Biz malımızı kimin yanında bulmuşsak ancak onu alıkoyarız.He replied, "God forbid!
Bir topluluğa olan kininiz, sizi adaletten alıkoymasın.Do not let your enmity for others turn you away from justice.
Per'in alıkonulmasının ardında twitter'da çıkan ilk yazılar.She broke down in tears. First tweets about Per's detention.
Kız Kaçırma, asıl itibariyle bir insanı kaçırıp alıkoymaktır.Bride kidnapping is literally a kidnapping of a person, an abduction.
Geri kalan sayı kefalet ile salınmış veya kaçak iken 139 kişi dava sırasında alıkonuldu.139 were detained in the case while the rest were either released on bail or on the run.
Tercüman da alıkoyuldu, fakat sonrasında salındı.The translator was also taken, but later released.
İlgili Sayfalar