alık ile cümle

alık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
İşte, yaşlanma yanlısı trans bu şeyleri büyütmekten alıkoyan şeydir.הטרנס בעד הזדקנות הוא מה שעוצר מבעדנו להתסיס את העניין הזה.
İşte, yaşlanma yanlısı trans bu şeyleri büyütmekten alıkoyan şeydir.هذه الغفوة التي نتكلّم عنها، هي ما يمنع هذا التّوتّر.
İşte, yaşlanma yanlısı trans bu şeyleri büyütmekten alıkoyan şeydir.本当に議論すべき多くの事から目を逸らせてしまう
İyi koşuyordunuz. Sizi gerçeğe uymaktan kim alıkoydu?Anh em chạy giỏi; ai đã ngăn trở anh em đặng không cho vâng phục lẽ thật?
İyi koşuyordunuz. Sizi gerçeğe uymaktan kim alıkoydu?Anh_em chạy giỏi ; ai đã ngăn_trở anh_em đặng không cho vâng phục lẽ thật ?
İyi koşuyordunuz. Sizi gerçeğe uymaktan kim alıkoydu?Běželi jste dobře. Kdo jest vám překazil, abyste pravdy neposlouchali?
İyi koşuyordunuz. Sizi gerçeğe uymaktan kim alıkoydu?Bieżeliście dobrze; któż wam przeszkodził, abyście nie byli posłusznymi prawdzie?
İyi koşuyordunuz. Sizi gerçeğe uymaktan kim alıkoydu?Correvate così bene; chi vi ha tagliato la strada che non obbedite più alla verità
İyi koşuyordunuz. Sizi gerçeğe uymaktan kim alıkoydu?Corríais bien. ¿Quién os estorbó para no obedecer a la verdad
İyi koşuyordunuz. Sizi gerçeğe uymaktan kim alıkoydu?Corríeis bem; quem vos impediu de obedecer � verdade?
İyi koşuyordunuz. Sizi gerçeğe uymaktan kim alıkoydu?Dobre ste bežali; kto vám prekazil, aby ste neposlúchali pravdy?
İyi koşuyordunuz. Sizi gerçeğe uymaktan kim alıkoydu?I begynten edert lopp väl. Vem har nu lagt hinder i eder väg, så att I icke mer lyden sanningen?
İyi koşuyordunuz. Sizi gerçeğe uymaktan kim alıkoydu?Ihr liefet fein. Wer hat euch aufgehalten, der Wahrheit nicht zu gehorchen?
İyi koşuyordunuz. Sizi gerçeğe uymaktan kim alıkoydu?I løp godt; hvem hindret eder fra å lyde sannheten?
İyi koşuyordunuz. Sizi gerçeğe uymaktan kim alıkoydu?I vare godt på Vej; hvem har hindret eder i at adlyde Sandhed?
İyi koşuyordunuz. Sizi gerçeğe uymaktan kim alıkoydu?Jól futottatok; kicsoda gátolt meg titeket, hogy ne engedelmeskedjetek az igazságnak?
İyi koşuyordunuz. Sizi gerçeğe uymaktan kim alıkoydu?너희가 달음질을 잘 하더니 누가 너희를 막아 진리를 순종치 않게 하더냐
İyi koşuyordunuz. Sizi gerçeğe uymaktan kim alıkoydu?Te juoksitte hyvin; kuka esti teitä olemasta totuudelle kuuliaisia?
İyi koşuyordunuz. Sizi gerçeğe uymaktan kim alıkoydu?Tekli ste dobro; kdo vas je ustavil, da niste resnici pokorni?
İyi koşuyordunuz. Sizi gerçeğe uymaktan kim alıkoydu?U was zo goed op weg. Wie heeft u ervan weerhouden de waarheid te blijven volgen?
İyi koşuyordunuz. Sizi gerçeğe uymaktan kim alıkoydu?Voi alergaţi bine: cine v'a tăiat calea ca să n'ascultaţi de adevăr?
İyi koşuyordunuz. Sizi gerçeğe uymaktan kim alıkoydu?Vous couriez bien: qui vous a arrêtés, pour vous empêcher d`obéir à la vérité?
İyi koşuyordunuz. Sizi gerçeğe uymaktan kim alıkoydu?Ετρεχετε καλως τις σας ημποδισεν ωστε να μη πειθησθε εις την αληθειαν;
İyi koşuyordunuz. Sizi gerçeğe uymaktan kim alıkoydu?Ви бігли добре. Хто заборонив вам коритись правді?
İyi koşuyordunuz. Sizi gerçeğe uymaktan kim alıkoydu?Вы шли хорошо: кто остановил вас, чтобы вы не покорялись истине?
İyi koşuyordunuz. Sizi gerçeğe uymaktan kim alıkoydu?Но ако се хапете и се ядете един друг, пазете се да не би един друг да се изтребите.
İyi koşuyordunuz. Sizi gerçeğe uymaktan kim alıkoydu?היטבתם לרוץ מי חשך אתכם משמע אל האמת׃
İyi koşuyordunuz. Sizi gerçeğe uymaktan kim alıkoydu?كنتم تسعون حسنا. فمن صدكم حتى لا تطاوعوا للحق.
İyi koşuyordunuz. Sizi gerçeğe uymaktan kim alıkoydu?你 們 向 來 跑 得 好 . 有 誰 攔 阻 你 們 、 叫 你 們 不 順 從 真 理 呢
İyi koşuyordunuz. Sizi gerçeğe uymaktan kim alıkoydu?你 們向來 跑 得 好 . 有 誰攔阻 你 們 、 叫 你 們不順從 真理 呢
Kendimi seni aramaktan alıkoyamıyorum.Je ne peux m'empêcher de te chercher
Kendimi seni aramaktan alıkoyamıyorum.No puedo evitar estar buscándote
Kendimi şunu söylemekten alıkoyamadım: "Biliyor musun, benim eski bir arkadaşıma çok benziyorsun"Non ho resistito e ho detto, sai, assomigli moltissimo ad un mio vecchio amico.
Kendimi şunu söylemekten alıkoyamadım:말을 안할 수가 없었죠
Kendimi şunu söylemekten alıkoyamadım:לא יכולתי להימנע מלומר:
Kendimi şunu söylemekten alıkoyamadım:لم أستطع منع نفسي من القول له : ...
Kendimi şunu söylemekten alıkoyamadım:"あなたは私の旧友に まるでそっくりだ"
Kendimizi bir cümle yi tamamlamaktan ve onun içini doldurmaktan alıkoyamayız.És nem tudjuk megállni, hogy ne fejezzük be a mondatot.
Kendimizi bir cümle yi tamamlamaktan ve onun içini doldurmaktan alıkoyamayız.Kita tidak bisa menghentikan diri kita dari keinginan untuk menyelesaikan dan mengisi kalimat yang kosong.
Kendimizi bir cümle yi tamamlamaktan ve onun içini doldurmaktan alıkoyamayız.우리는 문장을 완성하고 채워나가기를 원하는 것 을 멈출 수 없습니다.
Kendimizi bir cümle yi tamamlamaktan ve onun içini doldurmaktan alıkoyamayız.Não conseguimos evitar querer completar a frase e preenchê-la.
Kendimizi bir cümle yi tamamlamaktan ve onun içini doldurmaktan alıkoyamayız.Nemôžeme prestať chcieť dokončiť vetu a doplniť ju.
Kendimizi bir cümle yi tamamlamaktan ve onun içini doldurmaktan alıkoyamayız.Nemůžeme si pomoct, Sami chceme dokončit větu a dát ji na správné místo.
Kendimizi bir cümle yi tamamlamaktan ve onun içini doldurmaktan alıkoyamayız.Nie możemy powstrzymać się, by nie zakończyć i uzupełnić zdania.
Kendimizi bir cümle yi tamamlamaktan ve onun içini doldurmaktan alıkoyamayız.Non riusciamo a fermarci dal volere finire la frase e riempire i buchi.
Kendimizi bir cümle yi tamamlamaktan ve onun içini doldurmaktan alıkoyamayız.No podemos evitar el querer terminar la frase y llenar los huecos.
Kendimizi bir cümle yi tamamlamaktan ve onun içini doldurmaktan alıkoyamayız.Nous ne pouvons pas nous arrêter de vouloir compléter la phrase et remplir les blancs.
Kendimizi bir cümle yi tamamlamaktan ve onun içini doldurmaktan alıkoyamayız.Nu putem să ne abţinem de la a dori să terminăm propoziţia şi să o completăm.
Kendimizi bir cümle yi tamamlamaktan ve onun içini doldurmaktan alıkoyamayız.Vi kan ikke stoppe os selv fra at ville færdiggøre sætningen og udfylde den.
Kendimizi bir cümle yi tamamlamaktan ve onun içini doldurmaktan alıkoyamayız.Vi kan inte hindra oss själva från att vilja fylla i och slutföra meningar.
Kendimizi bir cümle yi tamamlamaktan ve onun içini doldurmaktan alıkoyamayız.We kunnen de drang niet weerstaan om de zin af te maken en in te vullen.
Kendimizi bir cümle yi tamamlamaktan ve onun içini doldurmaktan alıkoyamayız.Wir können uns nicht helfen, die Sätze für sie zu beenden und ergänzen zu wollen.
Kendimizi bir cümle yi tamamlamaktan ve onun içini doldurmaktan alıkoyamayız.Δεν μπορούμε να εμποδίσουμε την επιθυμία μας να συμπληρώσουμε την πρόταση.
Kendimizi bir cümle yi tamamlamaktan ve onun içini doldurmaktan alıkoyamayız.Мы не можем устоять перед желанием дополнить фразу, сказать несказанное.
Kendimizi bir cümle yi tamamlamaktan ve onun içini doldurmaktan alıkoyamayız.Не можем да устоим на желанието си да завършим изречението и попълним празните места.
Kendimizi bir cümle yi tamamlamaktan ve onun içini doldurmaktan alıkoyamayız.אנו לא יכולים להימנע מלהשלים את המשפט ולמלא את החללים בו.
Kendimizi bir cümle yi tamamlamaktan ve onun içini doldurmaktan alıkoyamayız.لا نستطيع إمساك أنفسنا عن الرغبة في إتمام الجملة وإنهائها.
Kendimizi bir cümle yi tamamlamaktan ve onun içini doldurmaktan alıkoyamayız.完成せずにはいられません このしかけが分かり始めたのは
Kız Kaçırma, asıl itibariyle bir insanı kaçırıp alıkoymaktır.El secuestro de novias significa literalmente el secuestro de una persona.
Kız Kaçırma, asıl itibariyle bir insanı kaçırıp alıkoymaktır.Il sequestro della sposa è letteralmente un sequestro di persona, un rapimento.
İlgili Sayfalar