alışveriş ile cümle
alışveriş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Ve "Alışveriş hastası aldatan kadın kredi sahtekârlığından sonra arsenik yuttu" yazdılar.Azt írták, "Házasságtörő boltkóros mérget ivott a hitelcsalás után".
Ve "Alışveriş hastası aldatan kadın kredi sahtekârlığından sonra arsenik yuttu" yazdılar.E scrissero "Adultera maniaca dello shopping ingoia arsenico dopo una frode creditizia".
Ve "Alışveriş hastası aldatan kadın kredi sahtekârlığından sonra arsenik yuttu" yazdılar.Et ils ont écrit " Accroc du Shopping Adultère Avale de l'Arsenic Après Fraude Financière ".
Ve "Alışveriş hastası aldatan kadın kredi sahtekârlığından sonra arsenik yuttu" yazdılar. (Gülüşmeler)A napísali "Shopoholická cudzoložnica prehltla arzén po odhalení podvodu" (Smiech)
Ve "Alışveriş hastası aldatan kadın kredi sahtekârlığından sonra arsenik yuttu" yazdılar. (Gülüşmeler)A napsali, "Nevěrnice shopaholička spolykala arzen po odhalení zpronevěry" (Smích)
Ve "Alışveriş hastası aldatan kadın kredi sahtekârlığından sonra arsenik yuttu" yazdılar. (Gülüşmeler)Ja he kirjoittivat "Shoppailuhullu salarakas nielee arsenikkia luottopetoksen jälkeen" (Naurua)
Ve "Alışveriş hastası aldatan kadın kredi sahtekârlığından sonra arsenik yuttu" yazdılar. (Gülüşmeler)Og de skrev "Grådig ægteskabsbryder sluger gift efter bedrageri" (Publikum griner)
Ve "Alışveriş hastası aldatan kadın kredi sahtekârlığından sonra arsenik yuttu" yazdılar. (Gülüşmeler)Şi au scris "Soţie adulteră obsedată de cumpărături înghite arsenic după fraudă cu card de credit" (Râsete)
Ve "Alışveriş hastası aldatan kadın kredi sahtekârlığından sonra arsenik yuttu" yazdılar. (Gülüşmeler)Tytuł redakcji "Zakupoholiczka - cudzołożnica połyka arszenik popełniwszy oszustwo podatkowe" (śmiech)
Ve "Alışveriş hastası aldatan kadın kredi sahtekârlığından sonra arsenik yuttu" yazdılar.Judul yang mereka tulis adalah "Pezinah yang Gila Belanja Meneguk Racun Gara-gara Penipuan Kartu Kredit."
Ve "Alışveriş hastası aldatan kadın kredi sahtekârlığından sonra arsenik yuttu" yazdılar."쇼핑 중독에 걸친 탕녀, 신용 사기 후 비소 삼켜"라고 썼습니다.
Ve "Alışveriş hastası aldatan kadın kredi sahtekârlığından sonra arsenik yuttu" yazdılar.Napisali so "Zapravljiva prešuštnica pogoltnila arzenik po posojilni prevari".
Ve "Alışveriş hastası aldatan kadın kredi sahtekârlığından sonra arsenik yuttu" yazdılar.Över hela förstasidan. Jag berättade om Madame Bovary. Ännu en okänd bok.
Ve "Alışveriş hastası aldatan kadın kredi sahtekârlığından sonra arsenik yuttu" yazdılar.Und sie schrieben: "Kaufwütige Ehebrecherin nimmt Arsen nach Kreditbetrug".
Ve "Alışveriş hastası aldatan kadın kredi sahtekârlığından sonra arsenik yuttu" yazdılar.Ze schreven: "Koopzieke overspelige slikt rattengif na kredietfraude".
Ve "Alışveriş hastası aldatan kadın kredi sahtekârlığından sonra arsenik yuttu" yazdılar.Και να τι σκέφτηκαν για τίτλο: Και μετά έρχεται το αγαπημένο μου.
Ve "Alışveriş hastası aldatan kadın kredi sahtekârlığından sonra arsenik yuttu" yazdılar.Вони написали: А тепер мій улюблений приклад.
Ve "Alışveriş hastası aldatan kadın kredi sahtekârlığından sonra arsenik yuttu" yazdılar.Заголовок: "Изменщица-шопоголик отравилась мышьяком, совершив кредитное мошенничество".
Ve "Alışveriş hastası aldatan kadın kredi sahtekârlığından sonra arsenik yuttu" yazdılar.Това, което написаха беше: И най-любимото ми...
Ve "Alışveriş hastası aldatan kadın kredi sahtekârlığından sonra arsenik yuttu" yazdılar.והם כתבו "נואפת עם התמכרות לשופינג בולעת רעל לאחר הונאת אשראי"
Ve "Alışveriş hastası aldatan kadın kredi sahtekârlığından sonra arsenik yuttu" yazdılar.و كتبوا "زانية مدمنة على التسوق تجترع الزرنيخ بعد تعرضها لعملية احتيال مادي"
Ve "Alışveriş hastası aldatan kadın kredi sahtekârlığından sonra arsenik yuttu" yazdılar.(笑)
Ve bu alışverişin faydalarından sadece bir tanesidir그리고 교환의 백미는
Ve bu alışverişin faydalarından sadece bir tanesidirΚαι αυτό είναι μια από τις ομορφιές της ανταλλαγής,
Ve bu alışverişin faydalarından sadece bir tanesidirוזה אחד מהדברים היפים במסחר,
Ve bu alışverişin faydalarından sadece bir tanesidirوهذه إحدى مميزات التبادل التجاري ,
Ve bu alışverişin faydalarından sadece bir tanesidir実際 交換は専門化に
Ve bunun sebebi fikir hayatlarinda seks olmamasıdır fikir alisverişi olmamasıdır.A to je preto, že niet akéhosi pohlavného styku, niet výmeny nápadov.
Ve bunun sebebi fikir hayatlarinda seks olmamasıdır fikir alisverişi olmamasıdır.Dan alasan dari hal ini adalah karena tidak ada seks, tidak pernah ada pertukaran ide-ide.
Ve bunun sebebi fikir hayatlarinda seks olmamasıdır fikir alisverişi olmamasıdır.E isso deve-se ao facto de que não há sexo, por assim dizer, não há troca de ideias.
Ve bunun sebebi fikir hayatlarinda seks olmamasıdır fikir alisverişi olmamasıdır.En de reden is dat er, als het ware, geen seks is, er geen uitwisseling van ideeën is.
Ve bunun sebebi fikir hayatlarinda seks olmamasıdır fikir alisverişi olmamasıdır.Ennek oka pedig az, hogy nincs szex, nem létezik az ötletek cseréje.
Ve bunun sebebi fikir hayatlarinda seks olmamasıdır fikir alisverişi olmamasıdır.Et la raison en est que il n'y a pas de sexe, pour ainsi dire, il n'y a pas d'échange d'idées.
Ve bunun sebebi fikir hayatlarinda seks olmamasıdır fikir alisverişi olmamasıdır.그리고 그 이유는 바로 아이디어간의 교환이 없고, 이른바 아이디어간의 섹스가 없기 때문이죠.
Ve bunun sebebi fikir hayatlarinda seks olmamasıdır fikir alisverişi olmamasıdır.La ragione è che come dire, non c'è sesso, non c'è scambio di idee.
Ve bunun sebebi fikir hayatlarinda seks olmamasıdır fikir alisverişi olmamasıdır.Og grunden er, at der ikke er noget sex, der er ingen udveksling af idéer.
Ve bunun sebebi fikir hayatlarinda seks olmamasıdır fikir alisverişi olmamasıdır.Ponieważ brak jako takiego seksu nie ma też wymiany pomysłów.
Ve bunun sebebi fikir hayatlarinda seks olmamasıdır fikir alisverişi olmamasıdır.Și motivul e că nu există sex, și, prin urmare, nu există schimb de idei.
Ve bunun sebebi fikir hayatlarinda seks olmamasıdır fikir alisverişi olmamasıdır.Und der Grund dafür ist, dass es gewissermaßen keinen Sex gibt, es gibt keinen Austausch von Ideen.
Ve bunun sebebi fikir hayatlarinda seks olmamasıdır fikir alisverişi olmamasıdır.Và lý do là vì không có sự giao cấu mà tôi đã nói, và không có sự trao đổi ý tưởng
Ve bunun sebebi fikir hayatlarinda seks olmamasıdır fikir alisverişi olmamasıdır.Y la razón es porque no hay sexo, por así decirlo, no hay intercambio de ideas.
Ve bunun sebebi fikir hayatlarinda seks olmamasıdır fikir alisverişi olmamasıdır.Και ο λόγος είναι επειδή δεν υπάρχει σεξ, κατά κάποιο τρόπο δεν υπάρχει ανταλλαγή ιδεών.
Ve bunun sebebi fikir hayatlarinda seks olmamasıdır fikir alisverişi olmamasıdır.И причината е, защото няма секс, така да се каже няма обмяна на идеи.
Ve bunun sebebi fikir hayatlarinda seks olmamasıdır fikir alisverişi olmamasıdır.Причина этого в том, что у них нет секса в некотором роде, нет обмена идеями.
Ve bunun sebebi fikir hayatlarinda seks olmamasıdır fikir alisverişi olmamasıdır.והסיבה היא שאין "סקס", אין החלפת רעיונות.
Ve bunun sebebi fikir hayatlarinda seks olmamasıdır fikir alisverişi olmamasıdır.والسبب هو ليس هناك جنس , كما كان , لا يوجد تبادل للأفكار .
Ve bunun sebebi fikir hayatlarinda seks olmamasıdır fikir alisverişi olmamasıdır.いうなれば セックスしないからです アイディアの交換がないからです チンパンジーは群れごとに異なった文化を持っています
Ve burada gördüğünüz gibi kasklarıyla alışveriş yapıyorlar.A tu môžete vidieť, že prilby nosia aj pri nakupovaní.
Ve burada gördüğünüz gibi kasklarıyla alışveriş yapıyorlar.Dan Anda bisa melihat mereka berbelanja dengan memakai helm.
Ve burada gördüğünüz gibi kasklarıyla alışveriş yapıyorlar.E come potete vedere in questa foto vanno a fare compere con un casco in testa.
Ve burada gördüğünüz gibi kasklarıyla alışveriş yapıyorlar.És ott láthatnak embereket sisakban vásárolni.
Ve burada gördüğünüz gibi kasklarıyla alışveriş yapıyorlar.Et vous pouvez voir ici, qu'ils font les courses avec leur casque.
Ve burada gördüğünüz gibi kasklarıyla alışveriş yapıyorlar.In tu lahko vidite, da nakupujejo s čeladami.
Ve burada gördüğünüz gibi kasklarıyla alışveriş yapıyorlar.Jak můžete vidět dokonce nakupují v helmách.
Ve burada gördüğünüz gibi kasklarıyla alışveriş yapıyorlar.Je ziet hier dat ze een helm dragen bij het shoppen.
Ve burada gördüğünüz gibi kasklarıyla alışveriş yapıyorlar.거기서 여러분은 쇼핑할때도 헬멧을 쓰고 있는걸 보실 수 있습니다.
Ve burada gördüğünüz gibi kasklarıyla alışveriş yapıyorlar.Nawet zakupy robią w kaskach Nawet zakupy robią w kaskach.
Ve burada gördüğünüz gibi kasklarıyla alışveriş yapıyorlar.Och ni kan se dem här de shoppar med hjälmar.
Ve burada gördüğünüz gibi kasklarıyla alışveriş yapıyorlar.Podem ver ali que estão a fazer compras de capacete.
Ve burada gördüğünüz gibi kasklarıyla alışveriş yapıyorlar.Pueden ver que hacen las compras con sus cascos.