alışveriş ile cümle

alışveriş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Sonra alışveriş merkezine gittik ve oradaki polise, kızımızı kaybettiğimizi onun kayıp olduğunu söyledik.行方不明だって 警備員にも 娘が迷子だって伝えたわ
Şu anda boş, altı dönümlük bir arsa. Yeni IKEA'nın tam karşısındaki gibi bir alışveriş merkezini bekliyor.Acum este un teren gol de 6 acri, care așteaptă construirea un mall de cumpărături vizavi de noul Ikea.
Şu anda boş, altı dönümlük bir arsa. Yeni IKEA'nın tam karşısındaki gibi bir alışveriş merkezini bekliyor.É hoje um lote vazio de dois hectares e meio, à espera de um centro comercial, mesmo em frente ao novo Ikea.
Şu anda boş, altı dönümlük bir arsa. Yeni IKEA'nın tam karşısındaki gibi bir alışveriş merkezini bekliyor.Es un lote vacío de 2,4 hectáreas esperando un centro comercial frente al nuevo Ikea.
Şu anda boş, altı dönümlük bir arsa. Yeni IKEA'nın tam karşısındaki gibi bir alışveriş merkezini bekliyor.Mostanra üres, hat holdnyi terület, ami egy bevásárlóközpont építésére vár, szemben az új Ikeával.
Şu anda boş, altı dönümlük bir arsa. Yeni IKEA'nın tam karşısındaki gibi bir alışveriş merkezini bekliyor.Nơi đó giờ là một khoảng trống 6 acre đang chờ xây dựng một trung tâm mua sắm đối diện với Ikea.
Şu anda boş, altı dönümlük bir arsa. Yeni IKEA'nın tam karşısındaki gibi bir alışveriş merkezini bekliyor.Tempat kosong seluas enam hektar dengan pusat perbelanjaan Ikea yang baru tepat di seberang jalan.
Şu anda boş, altı dönümlük bir arsa. Yeni IKEA'nın tam karşısındaki gibi bir alışveriş merkezini bekliyor.Teraz to 6 akrów pustki, czekające na budowę nowego centrum handlowego.
Şu anda boş, altı dönümlük bir arsa. Yeni IKEA'nın tam karşısındaki gibi bir alışveriş merkezini bekliyor.Τώρα είναι μια άδεια έκταση έξι στρεμμάτων που περιμένει ένα εμπορικό κέντρο ακριβώς απέναντι από το νέο ΙΚΕΑ.
Swaptree. Rondoron'un yüzde yüz başarıyla 553 alışveriş gerçekleştirdiğini görebiliyorum.Eu posso ver que o Rondoron completou 553 trocas com 100% de taxa de sucesso.
Tek yapmanız gereken alışveriş listesini basıp markete gitmek.Tengo que ser rápido.
Tek yapmanız gereken alışveriş listesini basıp markete gitmek. Yemekleriniz ise zaten planlanmış durumda.Само трябва да отпечатате списъка, да купите продуктите и ястията ви са вече планирани.
Tişört almak icin bir alışveriş merkezine gittiğinizde bütün tişörtleri dener, ya da hepsini ister misiniz?Als je een hemd koopt in een winkel, probeer je ze dan allemaal, wil je ze allemaal?
Tişört almak icin bir alışveriş merkezine gittiğinizde bütün tişörtleri dener, ya da hepsini ister misiniz?Când vă duceţi la magazin să cumpăraţi un tricou, probați fiecare tricou şi vă doriți fiecare tricou?
Tişört almak icin bir alışveriş merkezine gittiğinizde bütün tişörtleri dener, ya da hepsini ister misiniz?Ha áruházba mennek inget vásárolni, minden egyes inget felpróbálnak, és mindegyiket akarják?
Tişört almak icin bir alışveriş merkezine gittiğinizde bütün tişörtleri dener, ya da hepsini ister misiniz?Když přijdete do obchodu koupit tričko, vyzkoušíte si všechna trička, a všechna se vám budou líbit?
Tişört almak icin bir alışveriş merkezine gittiğinizde bütün tişörtleri dener, ya da hepsini ister misiniz?Kiedy idziemy do sklepu kupić koszulę, czy przymierzamy każdą i chcemy każdą z nich?
Tişört almak icin bir alışveriş merkezine gittiğinizde bütün tişörtleri dener, ya da hepsini ister misiniz?셔츠 한장 사려고 백화점에 가서는 모든 셔츠를 일일이 입어보고 셔츠를 다 갖고 싶어하나요?
Tişört almak icin bir alışveriş merkezine gittiğinizde bütün tişörtleri dener, ya da hepsini ister misiniz?Nếu bạn ra cửa hàng mua một chiếc sơ mi, Chẳng lẽ bạn sẽ mặc thử mọi chiếc áo và muốn mua tất cả chúng?
Tişört almak icin bir alışveriş merkezine gittiğinizde bütün tişörtleri dener, ya da hepsini ister misiniz?Om du går in i en butik för att köpa en skjorta, kommer du prova varenda skjorta och vilja ha varenda skjorta?
Tişört almak icin bir alışveriş merkezine gittiğinizde bütün tişörtleri dener, ya da hepsini ister misiniz?Si vas a una tienda por departamentos a comprar una camisa, ¿te vas a probar cada una y vas a quererlas todas?
Tişört almak icin bir alışveriş merkezine gittiğinizde bütün tişörtleri dener, ya da hepsini ister misiniz?Если вы идёте в магазин купить рубашку, разве вы будете примерять каждую рубашку или купите их все?
Tişört almak icin bir alışveriş merkezine gittiğinizde bütün tişörtleri dener, ya da hepsini ister misiniz?Чи коли ви йдете в магазин, щоб купити сорочку, невже ви будете приміряти кожну з них, чи купите усі?
Tişört almak icin bir alışveriş merkezine gittiğinizde bütün tişörtleri dener, ya da hepsini ister misiniz?אם אתם נכנסים לחנות כלבו כדי לקנות חולצה, האם תמדדו כל חולצה וחולצה ותרצו לקנות את כולן?
Tişört almak icin bir alışveriş merkezine gittiğinizde bütün tişörtleri dener, ya da hepsini ister misiniz?عندما تذهب إلى محل ملابس لشراء قميص هل ستقوم بتجربة جميع القمصان في ذاك المحل وتريدها جميعًا؟
Tişört almak icin bir alışveriş merkezine gittiğinizde bütün tişörtleri dener, ya da hepsini ister misiniz?そこにあるシャツ全部試着して 全部買おうと思いますか? そんなことはないですね 選ぶのが当然のことなんです
Topluluklar arası alışveriş yüz binlerce yıl öncesine uzanıyor.A törzsek közötti csere már százezer éve zajlik.
Topluluklar arası alışveriş yüz binlerce yıl öncesine uzanıyor.A troca entre grupos é um fenómeno com centenas de milhares de anos.
Topluluklar arası alışveriş yüz binlerce yıl öncesine uzanıyor.Austausch zwischen Gruppen findet schon seit hundertausend Jahren statt.
Topluluklar arası alışveriş yüz binlerce yıl öncesine uzanıyor.Bytteri mellem grupper har foregået i 100.000 år.
Topluluklar arası alışveriş yüz binlerce yıl öncesine uzanıyor.El intercambio entre grupos ha estado sucediendo por cien mil años.
Topluluklar arası alışveriş yüz binlerce yıl öncesine uzanıyor.Gli scambi tra diversi gruppi esistono da 100.000 anni.
Topluluklar arası alışveriş yüz binlerce yıl öncesine uzanıyor.집단 간 교역활동은 이미 십만년전부터 이루어져 왔죠
Topluluklar arası alışveriş yüz binlerce yıl öncesine uzanıyor.Les échanges entre les groupes ont cours depuis cent mille ans.
Topluluklar arası alışveriş yüz binlerce yıl öncesine uzanıyor.Lidé to zapomněli. Myslí si, že obchod je výdobytek současnosti.
Topluluklar arası alışveriş yüz binlerce yıl öncesine uzanıyor.Schimburile între grupuri au loc de o sută de mii de ani.
Topluluklar arası alışveriş yüz binlerce yıl öncesine uzanıyor.Sự trao đổi giữa những nhóm người đã tồn tại từ hàng trăm ngàn năm trước.
Topluluklar arası alışveriş yüz binlerce yıl öncesine uzanıyor.Uitwisseling tussen groepen gebeurt al zo'n een honderdduizend jaar.
Topluluklar arası alışveriş yüz binlerce yıl öncesine uzanıyor.Výmenný obchod medzi skupinami ľudí prebieha už stovky tisícov rokov.
Topluluklar arası alışveriş yüz binlerce yıl öncesine uzanıyor.Wymiany pomiędzy grupami trwają 100 000 lat.
Topluluklar arası alışveriş yüz binlerce yıl öncesine uzanıyor.Η ανταλλαγή μεταξύ ομάδων υπάρχει εδώ και εκατό χιλιάδες χρόνια.
Topluluklar arası alışveriş yüz binlerce yıl öncesine uzanıyor.Обмен между группами продолжается уже сотню тысяч лет.
Topluluklar arası alışveriş yüz binlerce yıl öncesine uzanıyor.Размяната между хората съществува от стотици хиляди години.
Topluluklar arası alışveriş yüz binlerce yıl öncesine uzanıyor.חילופין בין קבוצות מתרחשים כבר על פני מאה אלף שנים.
Topluluklar arası alışveriş yüz binlerce yıl öncesine uzanıyor.التبادل بين مجموعات القبائل يحدث منذ مئات الألاف من السنوات .
Topluluklar arası alışveriş yüz binlerce yıl öncesine uzanıyor.数万年の歴史があるのです その最初の証拠は120万年から80万年前の
Tüketiciler gözleriyle alışveriş yaparlar.Je kunt geen sinaasappel kopen die ongepeld is. JOANNE FARYON (Gastvrouw): Hallo allemaal.
Tüketiciler gözleriyle alışveriş yaparlar.Konsumenten kaufen mit ihren Augen.
Tüketiciler gözleriyle alışveriş yaparlar.Les consommateurs achètent avec leurs yeux
Tüketiciler gözleriyle alışveriş yaparlar.Покупатели выбирают товар по внешнему виду
Tüketiciler gözleriyle alışveriş yaparlar.הצרכנים קונים עם העיניים
Tüketiciliğe karşı çok daha kökten bir duruş sergileyen şirket, alışveriş sezonunun doruk noktasında,A dokonca pri ešte radikálnejšom postoji k konzumnému spôsobu života spoločnosť umiestnila reklamu
Tüketiciliğe karşı çok daha kökten bir duruş sergileyen şirket, alışveriş sezonunun doruk noktasında,En una postura aún más radical contra el consumismo,
Tüketiciliğe karşı çok daha kökten bir duruş sergileyen şirket, alışveriş sezonunun doruk noktasında,In una presa di posizione ancora più radicale contro il consumismo,
Tüketiciliğe karşı çok daha kökten bir duruş sergileyen şirket, alışveriş sezonunun doruk noktasında,심지어는 소비자 제일주의에 훨씬 더 급진적인 자세를 취하여 그 회사는 "이 외투를 사지마세요"라는 광고를
Tüketiciliğe karşı çok daha kökten bir duruş sergileyen şirket, alışveriş sezonunun doruk noktasında,Prenant position bien plus radicalement contre le consumérisme
Tüketiciliğe karşı çok daha kökten bir duruş sergileyen şirket, alışveriş sezonunun doruk noktasında,בצעד קיצוני אפילו יותר נגד התרבות הצרכנית, החברה הוסיפה פרסומת "אל תקנה את המעיל הזה"
Tüketiciliğe karşı çok daha kökten bir duruş sergileyen şirket, alışveriş sezonunun doruk noktasında,في موقف أكثر تطرفاً ضد النزعة الاستهلاكية، وضعت الشركة اعلان " لا تشتري هذه السترة"
Tüketiciliğe karşı çok daha kökten bir duruş sergileyen şirket, alışveriş sezonunun doruk noktasında,クリスマスシーズンに 「このジャケットを買わないで」 という広告を打ちました
Ve "Alışveriş hastası aldatan kadın kredi sahtekârlığından sonra arsenik yuttu" yazdılar."Adúltera despilfarradora toma arsénico después de fraude crediticio".

İlgili Sayfalar