alışveriş ile cümle
alışveriş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Sadece şunu söyleyeyim ki her emniyetsiz alışveriş tutsak ikileminin iyi bir örneğidir.רק אגיד ואומר שכל עסקה לא בטוחה היא דוגמא טובה לדילמת האסיר.
Sadece şunu söyleyeyim ki her emniyetsiz alışveriş tutsak ikileminin iyi bir örneğidir.واسمحوا لي أن أقول أن كلّ معاملة غير مضمونة هي مثال جيد على معضلة السجين.
Sadece şunu söyleyeyim ki her emniyetsiz alışveriş tutsak ikileminin iyi bir örneğidir.囚人のジレンマの良い例だと言っておきましょう モノを持っている人も お金持ちも お互い信頼できないと
Sanatla ilgili mi, konut konusunda mı yoksa alışveriş konusunda mı?Bez względu na to, czy mowa o sztuce, mieszkalnictwie, czy zakupach?
Sanatla ilgili mi, konut konusunda mı yoksa alışveriş konusunda mı?Che si tratti di arte, o che si tratti di abitazioni, o di un caterva di negozi?
Sanatla ilgili mi, konut konusunda mı yoksa alışveriş konusunda mı?Fie că este despre artă, despre locuințe, despre cantitatea de cumpărături?
Sanatla ilgili mi, konut konusunda mı yoksa alışveriş konusunda mı?KA: Baik itu seni, perumahan, atau banyaknya pusat perbelanjaan?
Sanatla ilgili mi, konut konusunda mı yoksa alışveriş konusunda mı?KA: 예술작품이 되건 주거공간이 되건 쇼핑공간이면 어떻습니까?
Sanatla ilgili mi, konut konusunda mı yoksa alışveriş konusunda mı?KA: Ob es Kunst oder Wohnbau ist, oder zu welchem Anteil es Shopping ist?
Sanatla ilgili mi, konut konusunda mı yoksa alışveriş konusunda mı?KA: Ya sean las artes, ya sea la vivienda, ¿Ya sea el monto de las compras?
Sanatla ilgili mi, konut konusunda mı yoksa alışveriş konusunda mı?Que ce soit de l'art, du logement, ou même du shopping?
Sanatla ilgili mi, konut konusunda mı yoksa alışveriş konusunda mı?Будь то творческие или жилищные проекты, либо торговые центры?
Sanatla ilgili mi, konut konusunda mı yoksa alışveriş konusunda mı?Дали са изкуства, дали е настаняване, дали е степен на пазаруване?
Sanatla ilgili mi, konut konusunda mı yoksa alışveriş konusunda mı?ק.א: בין אם אלו אמנויות, בין אם זה דיור, בין אם זה מה שנוגע למרכזי קניות?
Sanatla ilgili mi, konut konusunda mı yoksa alışveriş konusunda mı?كورت أندرسون:سواء كان للفن، سواء كان للسكن، سواء كان للتسوق؟
Santee Alley'deki insanlar Gucci'den alışveriş etmiyor.Akik a Santee Alley vásárlói nem azok, akik a Gucci-nál vásárolnak.
Santee Alley'deki insanlar Gucci'den alışveriş etmiyor.As pessoas de Santee Alley não são as que fazem compras na Gucci.
Santee Alley'deki insanlar Gucci'den alışveriş etmiyor.De mensen in de Kalverstraat zijn niet degenen die bij Gucci shoppen.
Santee Alley'deki insanlar Gucci'den alışveriş etmiyor.Die Menschen in der Santee Alley sind nicht diejenigen, die bei Gucci einkaufen.
Santee Alley'deki insanlar Gucci'den alışveriş etmiyor. (Gülüşmeler)Những người ở Santee Alley không phải là những người mua sắm tại Gucci (Tiếng cười)
Santee Alley'deki insanlar Gucci'den alışveriş etmiyor. (Gülüşmeler)Orang-orang di Santee Alley bukan orang yang belanja di toko Gucci (Tertawa)
Santee Alley'deki insanlar Gucci'den alışveriş etmiyor.La gente che va a Santee Alley non è quella che compra da Gucci.
Santee Alley'deki insanlar Gucci'den alışveriş etmiyor.La gente de Santee Alley no son los que compran en Gucci.
Santee Alley'deki insanlar Gucci'den alışveriş etmiyor.Les clients des boutiques de Santee Alley ne sont pas ceux qui vont faire du shopping chez Gucci.
Santee Alley'deki insanlar Gucci'den alışveriş etmiyor.Ludzie na Santee Alley nie kupują u Gucciego.
Santee Alley'deki insanlar Gucci'den alışveriş etmiyor.Persoanele din Santee Alley nu sunt cele care cumpară de la Gucci.
Santee Alley'deki insanlar Gucci'den alışveriş etmiyor.Οι άνθρωποι στο Σάντι Άλει δεν είναι αυτοί που ψωνίζουν στα Γκούτσι.
Santee Alley'deki insanlar Gucci'den alışveriş etmiyor.Оказывается, завсегдатаи района Санте Алле - это совсем не те, кто отоваривается в Гуччи.
Santee Alley'deki insanlar Gucci'den alışveriş etmiyor.Постійні покупці в Санті Еллі - це зовсім не ті, хто купує речі в Гуччі.
Santee Alley'deki insanlar Gucci'den alışveriş etmiyor.Хората на Санти Али не са онези, които пазаруват в "Гучи".
Saray, alışveriş merkezi otoparkı değil ki.Le palais n'est pas le parking d'un centre commercial.
Saray, alışveriş merkezi otoparkı değil ki. Ne çekmesi?A palota nem egy egy bevásárlóközpont parkolója, miért kell arrébb állni az autóval?
Saray, alışveriş merkezi otoparkı değil ki.القصر ليس موقف سيارات
(Seyirci: Alışveriş.) David McCandless: Alışveriş.(청중: 쇼핑) 데이비드: 쇼핑.
(Seyirci: Alışveriş.) David McCandless: Alışveriş.(Közönség: bevásárlás) DM: bevásárlás.
(Seyirci: Alışveriş.) David McCandless: Alışveriş.Shopping...
(Seyirci: Alışveriş.) David McCandless: Alışveriş.(הקהל: קניות) קניות
(Seyirci: Alışveriş.) David McCandless: Alışveriş.(الجمهور : التسوق.) دفيد ماك كادليس : التسوق.
(Seyirci: Alışveriş.) David McCandless: Alışveriş.ショッピング療法は効くかもしれませんね
(Seyirci: Alışveriş.) David McCandless:Public: le shopping) DM:
Şimdi diğer pazar alışverişi için aynı şeyi yapalım.실제 값은 3달러이겠네요 두 번째 경우도 대수적으로 바꿔보죠
- Şimdi diğer pazar alışverişi için aynı şeyi yapalım.Den samlede pris for æbler og bananer vil være lig med 2a plus b, og vi ved, at den samlede pris er 3.
Şimdi diğer pazar alışverişi için aynı şeyi yapalım.Víme, že celková cena je 3 dolary. To stejné uděláme pro předchozí návštěvu trhu.
Şimdi diğer pazar alışverişi için aynı şeyi yapalım.أنها 3 دولار. الآن دعونا نقوم بنفس العملية للمرة الثانية التي ذهبنا فيها للسوق
Şimdi konuşmaları, telefon numaralarını ve alışveriş listelerini ezberleyebilmek güzel bir şey.Es war nett, sich
Şimdi konuşmaları, telefon numaralarını ve alışveriş listelerini ezberleyebilmek güzel bir şey.이제 연설과 전화번호 사양할 물품목록을
Şimdi konuşmaları, telefon numaralarını ve alışveriş listelerini ezberleyebilmek güzel bir şey.עכשיו, זה מאוד נחמד להיות מסוגל לשנן נאומים
Şimdi konuşmaları, telefon numaralarını ve alışveriş listelerini ezberleyebilmek güzel bir şey.والآن إنه فعلاً جميل أن تستطيع أن تحفظ خطب
Şimdi konuşmaları, telefon numaralarını ve alışveriş listelerini ezberleyebilmek güzel bir şey.買い物リストを覚えられるのは 便利ですが
Sizin için alışverişe gittim, birkaç şey aldım; bir tava tuz, gömlek, bir gömlek dahaNěco jsem pro vás nakoupil. Pár věcí: pánev, sůl, košile, další košile ...
Sizin için alışverişe gittim, birkaç şey aldım; bir tava tuz, gömlek, bir gömlek dahaΑγόρασα για σας... μερικά πράγματα: ένα τηγάνι, αλάτι... πουκάμισο, ένα άλλο πουκάμισο...
Sonra alışveriş merkezine gittik ve oradaki polise, kızımızı kaybettiğimizi onun kayıp olduğunu söyledik.그래서 우리는 상점에 갔고 우리가 그녀를 잃어버렸다고 경찰에게 말했어요. 그년 실종된 거 였죠.
Sonra alışveriş merkezine gittik ve oradaki polise, kızımızı kaybettiğimizi onun kayıp olduğunu söyledik.Powiedzieliśmy policji, że się zgubiła. Poszliśmy do centrum handlowego i
Sonra alışveriş merkezine gittik ve oradaki polise, kızımızı kaybettiğimizi onun kayıp olduğunu söyledik.Sau đó chúng tôi đến đồn và báo với cảnh sát là con bé mất tích con bé đi đâu mất
Sonra alışveriş merkezine gittik ve oradaki polise, kızımızı kaybettiğimizi onun kayıp olduğunu söyledik.Și am fost la mall și am spus poliției, că am pierdut-o, că este pierdută.
Sonra alışveriş merkezine gittik ve oradaki polise, kızımızı kaybettiğimizi onun kayıp olduğunu söyledik.We gingen naar het winkelcentrum en zeiden tegen de politie dat we haar kwijt waren, dat ze vermist was.
Sonra alışveriş merkezine gittik ve oradaki polise, kızımızı kaybettiğimizi onun kayıp olduğunu söyledik.Мы пошли в универмаг и сказали полиции, что мы ее, типа, потеряли, что она пропала.
Sonra alışveriş merkezine gittik ve oradaki polise, kızımızı kaybettiğimizi onun kayıp olduğunu söyledik.Отидохме в търговския център и казахме на един полицай, че някак сме я загубили, че е изчезнала.
Sonra alışveriş merkezine gittik ve oradaki polise, kızımızı kaybettiğimizi onun kayıp olduğunu söyledik.אז הלכנו לקניון ואמרנו למשטרה שכאילו היא הלכה לאיבוד, שהיא נעדרת.
Sonra alışveriş merkezine gittik ve oradaki polise, kızımızı kaybettiğimizi onun kayıp olduğunu söyledik.إذَا ذهبنا للسوق وأخبرنا الشرطي كأننا فقدناها أنها كانت مفقودة