alışveriş ile cümle
alışveriş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Tom'un yapacak biraz alışverişi var.Tom has some shopping to do.
Tom şimdi alışverişe gitmek zorunda.Tom has to go shopping now.
Catherine alışveriş merkezine gitmek istedi.Catherine wanted to go to the shopping center.
Ben biraz alışveriş yapmak için süpermarkete gidiyorum.I'm going to the supermarket to do some shopping.
Bu alışveriş merkezinde alışveriş etmeyi seviyorum.I love shopping in this mall.
Mary, Macy's'te alışveriş etmeyi sever.Mary likes to shop at Macy's.
Mary, Forever 21'da alışveriş etmeyi seviyor.Mary likes to shop at Forever 21.
Mary, H&M'de alışveriş etmeyi sever.Mary likes to shop at H&M.
Onunla birlikte alışverişe gitmeyeceğimi ilk ve son olarak ona söyledim.I told her once and for all that I wouldn't go shopping with her.
Annem biraz alışveriş yapmak için mağazaya gitti.My mother went to the department store to do some shopping.
Alışveriş merkezi terkedildi.The mall is deserted.
Annem alışverişe gitti.My mother has gone shopping.
Ben alışveriş listemi evde unuttum.I forgot my shopping list at home.
Sık sık alışverişe gider misin?Do you often go shopping?
Arkadaşlarıyla birlikte alışveriş merkezine gitti.She went to the mall with her friends.
Alışveriş yapmaya gelmek ister misin?Do you want to come to do the shopping?
Bugün alışveriş merkezinde yeni bir yelek satın aldım.I bought some new wife-beaters at the mall today.
Bugün alışveriş merkezinde yeni bir atlet satın aldım.I bought some new wife-beaters at the mall today.
Bu alışveriş merkezi o kadar büyük ki çıkışı bulamıyorum.This mall is so big that I can't find the exit.
Aşıklar sayısız mektup alışverişinde bulundular.The lovers exchanged numerous letters.
Bu, alışveriş günüdür.It's market day.
Alışveriş beni mutlu ediyor!Shopping makes me happy!
Bu şehirde ilk defa alışveriş yapıyorum.It's the first time I do shopping in this city.
Alışverişe gitmek zorundayım. Bir saat içinde geri geleceğim.I have to go shopping. I will come back in an hour.
Alışveriş merkezleri ergenler arasında popülerdir.Shopping malls are popular among teenagers.
Sen hiç yabancı bir ülkede alışveriş yaptın mı?Have you ever done shopping in a foreign country?
Ben neredeyse her gün alışverişe gidiyorum.I go shopping almost every day.
Ona alışveriş yaptığımı söyle.Tell her that I am doing shopping.
En son ne zaman alışveriş yaptın?When was the last time you did shopping?
Nasıl alışveriş yapılacağını biliyor.He knows how to do shopping.
Neden burada alışveriş yapıyorsun? Her şey pahalı.Why are you doing shopping here? Everything is expensive.
O bir alışveriş bağımlısı.She's a shopping addict.
O alışveriş bağımlısı.She's addicted to shopping.
Onlar pazartesi günü genellikle alışveriş merkezine gitti.They usually went to the shopping mall on Monday.
Hâlâ etrafta alışveriş yapıyorum.I'm still shopping around.
Alışveriş merkezindeyken erken bir öğle yemeği yedik.We ate an early lunch while we were at the mall.
Tom Mary'nin tek başına alışverişe gitmesine izin vermiyor.Tom doesn't let Mary go shopping by herself.
Tom Mary'nin ne zaman alışverişe gideceğini bilmek istiyor.Tom wants to know when Mary will go shopping.
Alışverişe gittim.I went shopping.
Alışverişe gideceğim.I'll go shopping.
Alışveriş merkezine gitmek istiyorum.I'd like to go to the mall.
Tom'la alışverişe gidemezsin, değil mi?You can't go shopping with Tom, can you?
Ben alışveriş merkezine gidemem.I can't go to the mall.
Alışverişe gidelim.Let's go shopping.
Tom Mary ile alışverişe gitmek istiyor.Tom wants to go shopping with Mary.
Tom'un alışveriş merkezinde tek başına gezinmesini istemiyorum.I don't want Tom wandering around the mall by himself.
Alışveriş merkezinde Noel baba olarak çalıştığım yarı zamanlı bir işim var.I have a part-time job working as a Santa at the mall.
Biz alışveriş yapmak zorundayız.We have to do the shopping.
Bu alışveriş çantasını benim için taşıyabilir misin?Could you carry this shopping bag for me?
Kaç tane alışveriş çantan var?How many shopping bags do you have?
Ben sadece bu alışveriş çantasını getiriyorum.I'm only bringing this shopping bag.
O ve annesi alışverişe gitti.He and his mother went shopping.
Alışveriş yapmayı seviyorum.I love shopping!
Alışveriş yapmaktan nefret ediyorum.I hate shopping.
O, alışverişi sever.She loves shopping.
O, alışverişten nefret eder.He hates shopping.
Yerel çiftçiler pazarında alışveriş yapmayı seviyorum.I like shopping at the local farmers' market.
Maria'nın alışverişe gitmesi gerekir.Maria needs to go shopping.
Tom alışveriş yapıyor.Tom is shopping.
Tom alışverişe gitti.Tom went shopping.