alışveriş ile cümle

alışveriş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Ne alışveriş yapacak ne de anneme hoşça kal diyecek vaktim vardı.I had neither the time to go shopping, nor to say goodbye to my mother.
Ne alışveriş etmek ne de anneme hoşça kal demek için zamanım vardı.I had neither the time to go shopping, nor to say goodbye to my mother.
Ben her sabah alışveriş yaparım.I do the shopping every morning.
Her sabah market alışverişine giderim.I go grocery shopping every morning.
Alışveriş merkezinde birini gördün mü?Did you see anyone at the mall?
O bir kuyumcu dükkânında alışveriş yapıyor.He is shopping in a jewelry store.
Alışverişe gitmek istiyorum.I want to go shopping.
Çok param olmamasına rağmen bu öğleden sonra alışverişe gidiyorum.I'm going shopping this afternoon, although I don't have much money.
Çarşıya alışverişe gidelim.Let's go shopping downtown.
Ebay'da alışverişi severim.I like shopping on Ebay.
Alışveriş merkezi bir mil ilerde.The shopping center is one mile ahead.
Benimle alışverişe gitmek istiyor musun?Do you want to go shopping with me?
Ben gerçekten alışveriş merkezi mağazalarını beğenmiyorum.I don't really like the mall stores.
Alışverişe giderler.They go shopping.
Alışverişe gidecekler.They'll go shopping.
Her sabah alışverişe gidiyorum.Every morning, I go shopping.
Haftalık alışverişini rahat yapman için, arabaya ihtiyacın var.For comfortable weekly shopping you have to have a car.
Aklını bir kenara koy ve alışverişe git.Put away your brain and go shopping.
Kız kardeşim alışveriş gezisine birlikte geldi.My sister came along on the shopping trip.
Alışveriş listesi bir galon süt içeriyordu.The shopping list included a gallon of milk.
Alışverişe gitmeden önce her zaman ihtiyaçlarımı listelerim.I always list what I need before I go shopping.
Babam alışveriş yaparken annem arabada kaldı.Mom remained in the car while Dad shopped.
Alışveriş çantam kırıldı.My shopping bag broke.
Nerede biraz alışveriş yapabilirim?Where can I do some shopping?
Her sabah alışverişe çıkarım.I go shopping every morning.
Cumartesi günleri asla alışverişe gitmem.I never go shopping on Saturdays.
Kız kendine söyleneni görmezden gelerek annesiyle alışverişe gideceğini söyledi.The girl said she was going shopping with her mother, ignoring what she was told.
Çevrede alışveriş onun için bir yük haline gelmiştir.Shopping around has become a burden to him.
Ben şehir merkezinde alışveriş yapıyordum.I was doing some shopping downtown.
O, annesi ile birlikte alışverişe gitmeye niyetlendi fakat annesi meşguldü.She intended to go shopping with her mother, but her mother was busy.
O, alışverişe gitmeyi düşündü.She intended to go shopping.
O, geçen Pazartesi onunla birlikte alışverişe gitti.She went shopping with him last Monday.
O, çocuklarının para ile alışveriş etmelerine yardım ederek çok zaman harcar.She spends a lot of time helping her children learn to deal with money.
Maria ve Natalia alışverişe giderler. Kendileri için bir şeyler alırlar.Maria and Natalia go shopping. They buy something for themselves.
O mağazada alışverişe gitmeyi seviyorum.I like to go shopping in that store.
Alışveriş yapmaya gitmeliyim, bir saat içinde döneceğim.I have to go shopping; I'll be back in an hour.
Alışverişe gitmeliyim; bir saat içinde dönerim.I have to go shopping; I'll be back in an hour.
Bugün alışveriş merkezine gittik. Çok sıkıldım.Today we went to the shopping mall. I was very bored.
Tom alışveriş yapmak için şehir merkezine gitti.Tom went downtown to do shopping.
Tom neredeyse her sabah alışverişe gider.Tom goes shopping almost every morning.
Tom alışverişe gittiğinde, neredeyse her zaman bir kredi kartı kullanır.Tom almost always uses a credit card when he goes shopping.
Tom Mary ile alışverişe gitti.Tom went shopping with Mary.
Tom Mary ile geçen hafta sonu alışveriş gitti.Tom went shopping with Mary last weekend.
Tom bana Mary ile alışverişe gitmediğini söyledi.Tom told me that he had not gone shopping with Mary.
Tom Mary'ye alışverişe gitmeyi isteyip istemediğini sordu.Tom asked Mary whether she'd like to go shopping.
Tom Mary'ye öğleden sonra alışverişe gitmek isteyip istemediğini sordu.Tom asked Mary whether she'd like to go shopping in the afternoon.
Tom Mary'ye alışverişe genellikle nereye gittiğini sordu.Tom asked Mary where she usually went shopping.
Ben onunla alışverişe gitmeyeceğimi ona açıkça söyledim.I have told him clearly that I'm not going shopping with him.
Tom ailesiyle birlikte alışverişe çıktı.Tom went shopping with his family.
Tom bit pazarında birkaç iyi alışveriş buldu.Tom found a few good deals at the flea market.
Kültür alışverişlerinin önemli olduğunu düşünüyorum.I think that cultural exchanges are important.
Tom gıda alışverişine gitti.Tom went food shopping.
Tom bu öğleden sonra alışverişe gideceğini düşünüyor.Tom thinks he'll go shopping this afternoon.
Online alışveriş ve rezervasyonun büyümesi tüketiciler için hayatı oldukça iyileştirdi.The growth of online shopping and booking has greatly improved life for the consumers.
Acele etme, alışveriş için tüm öğleden sonramız var.Don't hurry, we have the whole afternoon to shop.
Tom, annesi için alışveriş sepetini itti.Tom pushed the shopping cart for his mother.
Tom çoğunlukla tek başına alışverişe gider.Tom often goes shopping alone.
Biz alışveriş merkezine gittiğimizde güneşli bir gündü.It was a sunny day when we went to the mall.
Arabayla kente gidip alışverişe gittim.I drove to town and went shopping.
Annem alışveriş yapıyor.My mother is doing the shopping.

İlgili Sayfalar