alışveriş ile cümle
alışveriş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Alışverişe gidiyoruz.We're going shopping.
Alışverişe gittik.We went shopping.
Alışverişe gideceğiz.We'll go shopping.
Cihaz alışverişi yapıyorum.I'm appliance shopping.
Alışverişe gidiyorum.I'm going shopping.
Hafta sonunda alışverişe gidiyor musun?Do you go shopping at the weekend?
Biz alışverişe gitmek zorundayız.We have to go shopping.
Çocuklar için alışveriş yapmıyoruz.We don't market to children.
O alışveriş merkezinden alışveriş etmeyi severim.I like to shop at that mall.
Alışverişe gittin mi?Did you go shopping?
Arkadaşıyla alışverişe gitti.She went shopping with her friend.
Bütün gündür alışveriş yapıyorum.I've been shopping all day.
Tom'la birlikte alışveriş yapıyorum.I've been shopping with Tom.
Alışveriş merkezinde Tom'la buluşmaya gitmeliyim.I have to go meet Tom at the mall.
Tekrar alışveriş yaptığını anlıyorum.I see you've been shopping again.
Sensiz asla alışverişe gitmemeliyim.I should never go shopping without you.
Kız arkadaşım için alışveriş yapıyorum.I'm shopping for my girlfriend.
Erkek arkadaşım için alışveriş yapıyorum.I'm shopping for my boyfriend.
Alışveriş etmek için şehir merkezine gidiyoruz.We're going downtown to go shopping.
Tom alışveriş sepetine bir kutu parçalanmış peynir koydu.Tom put a bag of shredded cheese into his shopping cart.
Tom ailesi için tüm alışverişi yaptı.Tom did all the shopping for his family.
Tom alışveriş merkezinde alışverişe gitti.Tom went shopping at the mall.
Tom genellikle alışveriş merkezinde alışveriş yapar.Tom usually shops at the mall.
Tom bakkal alışverişi için dışarıda.Tom is out grocery shopping.
Ben alışverişten sorumluyum.I'm in charge of shopping.
Tom alışveriş merkezine gidecek.Tom is going to the mall.
Market alışverişi yapmam gerekiyor.I need to get groceries.
Burada birçok insan alışveriş yapar.Many people shop here.
O, alışverişe gitmeyi sever.She loves to go shopping.
Onlar bir karara varmadan önce fikir alışverişinde bulundu.They exchanged ideas before reaching a decision.
Sık sık evimin yanındaki süpermarkete alışverişe giderim.I often go shopping at the supermarket near my house.
"Annen nerede, Tom?" "O, kız kardeşimle birlikte dışarıda alışveriş ediyor.""Where's your mom, Tom?" "She's out shopping with my sis."
Biraz alışveriş yapmak için hala zaman var.There's still time to do some shopping.
Tom bazı alışveriş torbaları taşıyordu.Tom was carrying some shopping bags.
Alışveriş merkezinde üç mağaza var.There are three stores in the mall.
Tom ebeveynleri dışarıda alışveriş yapıyorken Mary ile ilgilendi.Tom looked after Mary while her parents were out shopping.
Benimle alışveriş merkezine gitmek ister misin?Would you like to go to the shopping mall with me?
Alışverişe gitme zamanı.It's time to go shopping.
Ben giysiler için alışverişi severim.I love shopping for clothes.
Tom Mary ile birlikte alışveriş yapmaktan nefret ediyor.Tom hates shopping with Mary.
Tom alışverişten nefret ediyor.Tom hates shopping.
Alışveriş merkezine gidelim.Let's go to the mall.
Tom bir mağazada alışverişe gitti.Tom went shopping at a department store.
Tom nerede alışveriş yapar?Where does Tom shop?
Ayda kaç kez alışveriş merkezine gidersin?How many times a month do you go to the mall?
O büyük bir alışveriş merkezi inşa etti.He built a large shopping center.
Bir şey almak için alışverişe gittim.I went shopping to buy something.
Bugün canım seninle alışverişe gitmek istemiyor.I don't feel like going shopping with you today.
Alışveriş merkezine gidiyoruz.We're going to the mall.
Karım kasabada alışveriş yaparken ben mutfakta etrafı toparladım.While my wife was shopping in town, I tidied up in the kitchen.
Bugün alışverişe gidemiyorum.I can't go shopping today.
Yarın öğleden sonra Tom'un bizimle alışverişe gideceğini düşünüyor musun?Do you think Tom will go shopping with us tomorrow afternoon?
Yarın seninle alışverişe gidemeyebilirim.I may not be able to go shopping with you tomorrow.
Bu gece alışveriş merkezine gidelim.Let's go to the mall tonight.
Tom ve Mary birlikte alışverişe gittiler.Tom and Mary went shopping together.
Tom Mary'ye ne zaman alışverişe gideceğini sordu.Tom asked Mary when she was going to go shopping.
Tom en az haftada bir kez alışverişe gider.Tom goes shopping at least once a week.
Tom Mary'nin cumartesi günleri her zaman alışverişe gitmemesini istiyor.Tom wishes Mary wouldn't always go shopping on Saturdays.
Tom köpek yiyeceği için alışverişe gitti.Tom went shopping for dog food.
Park Caddesinde mini bir alışveriş merkezi var.There's a mini mall on Park Street.