alışveriş ile cümle
alışveriş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bu sırada, öğrencisi Jim Coan , "alışveriş merkezinde kayıp" tekniğini geliştirmiştir .Her student Jim Coan developed the lost in the mall technique.
Meydanda yer altı alışveriş merkezleri, araç tünelleri ve insan taşıma sistemi bulunur.The plaze incorporates underground shopping malls, vehicular tunnels and a people mover system.
Bir alışveriş merkezi sergisine katılırken ikisi bir savaş sahnesine girerler.They engage in a battle scene when attending a mall exhibition.
Şehrin en kalabalık semtlerinden biridir ve alışveriş bölgesi ile tanınır.It is one of the most populous districts of the city and is known for its shopping district.
Ziyaretinin ilk gününde Suriye büyükelçiliğini ziyaret etti ve ardından alışverişe gitti.On the first day of his visit, he visited the Syrian embassy and then went shopping.
XLIFF, çeviri endüstrisinde XML formatında veri alışverişi için tercih edilen [1] [2] yoludur. [3]XLIFF is the preferred way[9][10] of exchanging data in XML format in the translation industry.[11]
Bu nedenle, mesaj alışverişini şekillendiren bağlama daha fazla önem verilir.For this reason, more prominence is given to the context that shapes the exchange of messages.
Ayı ölü bulundu ve içi doldurularak Kentucky'deki bir alışveriş merkezinde sergilendi.The bear was found dead and was stuffed and displayed at a mall in Kentucky.
Festival Köyü bir alışveriş caddesidir.Festival Village is a shopping street.
Ginsburg'un binasının birinci katında bir alışveriş merkezi bulunuyordu.A shopping center was located on the first floors of Ginsburg's building.
Bu reklamlar, alışveriş merkezine giden bir taşıma bandı işlevi görür.Those ads function as a conveyor belt to the mall.
Genelde alışverişlerimizi Çeşme ve Yaşmar'dan yapardık.Im Allgemeinen machten wir unsere Einkäufe in Çeşme und Yaşmar.
Bayan Glück ve Yuki alışveriş turu yapmak istiyorlar.Frau Glück und Yuki wollen ein Einkaufsbummel machen.
Tom, Maria'yla alışverişe gitmemi istemiyordu.Tom wollte nicht, dass ich mit Maria einkaufen gehe.
Alışverişe gitmeyeceğim.Ich werde nicht einkaufen gehen.
Kızımla haftalık alışveriş yapacagiz.Ich werde mit meiner Tochter den Wochenendeinkauf machen.
O alışveriş yapmak zorunda.Sie muss einkaufen.
Bir daha oradan alışveriş yapmayacağım.Dort werde ich nichts mehr kaufen.
Benim için alışveriş yaptığın için teşekkür ederim.Vielen Dank fürs Einkaufen gehen für mich.
Büyük gümüş paralarla alışverişin olduğu yeni dönemde azizlerin tasvirleri yeniden görünmeye başladı.Mit dem Aufkommen der grossen Silbermünzen der Neuzeit wurden Motive der Heiligen wieder verwendet.
2011 yılında sitede bir alışveriş merkezi açıldı.Im Jahr 2011 wurde bereits ein umliegendes Einkaufszentrum eröffnet.
Üstelik, online forumda fikir alışverişinde bulunma veya soru sorma imkanı vardır.Außerdem besteht die Möglichkeit, sich im Online-Forum auszutauschen und Fragen zu stellen.
Müze devredildikten sonra, Húsavík'ten Reykjavik'in ana alışveriş caddesi olan Laugavegur 116'ya taşındı.Sie wurde von Húsavík in die Haupteinkaufsstraße von Reykjavík, Laugavegur 116, verlegt.
4 örgüt üyesi 21 Eylül 2013'te, Nairobi'deki bir alışveriş merkezine düzenlediği saldırıda 67 kişiyi öldürdü.24. September 2013, abgerufen am 24. September 2013. 39 Tote bei Überfall auf Einkaufszentrum in Nairobi.
Çamaşırların yıkanma işi hapishanede bilgi alışverişini de sağlıyordu.Im Knast habe er zudem in der Wäscherei gewirkt.
Alışveriş merkezi'nin kendi internet sitesi.Website Der Einkaufsmanager.
Birçok alışveriş merkezleri bulunmaktadır.Es gibt zahlreiche Geschäftszentren.
Banknot'ların eBay online alışveriş sitesinde değeri 30£'a kadar yükseldi.Auf dem Höhepunkt der "Internet-Blase" betrug der Börsenkurs 30 Pfund.
İnsanlarla her türlü alışverişten arınmıştır.Das Stadtzentrum ist mit jeder Art von Geschäften gut versorgt.
Aynı zamanda Panora Alışveriş merkezi bu semttedir.Dasselbe gilt für das im Projekt inbegriffene Einkaufszentrum Panorama-Center.
Önce alışveriş sepeti oluşturulur.Zuerst wurden Tischgeräte gefertigt.
İzmit'teki alışveriş merkezleri şunlardır.Diese waren in İzmit stationiert.
Kuzey Amerika'nın en büyük alışveriş merkezi olan West Edmonton Mall, Edmonton'da bulunmaktadır.Edmonton ist bekannt für die West Edmonton Mall, das größte Einkaufszentrum Nordamerikas.
Alışveriş ve kumarın yanı sıra, maymunların diskleri başka amaçlar için de kullandığı görüldü.Neben der Nutzung im Kartenspiel wurden und werden Spielkarten auch für andere Zwecke eingesetzt.
Nota alışverişi böylece kesildi.Daraufhin wurde die Börsennotierung eingestellt.
2012 yılı içerisinde tüm kiracılar tahliye edilmiş ve alışveriş merkezi kapanmıştır.2012 wurde ein neuer Eigentümer gefunden und der Hotelbetrieb eingestellt.
Alışveriş merkezinde Salaş Burger adlı fast food restoranında çalışır.Er arbeitet in einem Fast Food Restaurant namens „Buzz Burger“.
Gelecek yıllarda bu mevki yakınlarına büyük bir alışveriş merkezinin yapılacağı plani da açıklanmıştır.In den nächsten Jahren ist eine Bebauung der Garbräterstraße mit einem Einkaufszentrum geplant.
Bir alışveriş merkezi ve bir kuleden oluşmaktadır.Es besteht aus einem Hauptplatz und einem Kunstrasenplatz.
Donauzentrum - Viyana'nın en büyük alışveriş merkezlerinden biri.Das Donau Zentrum ist Wiens größtes Einkaufszentrum.
Oyunda, kullanıcıların çiftlikleri için alışveriş yapabildiği bir market vardır.In der Software kann der Benutzer eigene Landwirtschaften aufbauen.
Kingdom Centre'de alışveriş merkezi, Four Seasons Hotel Riyadh ve apartman daireleri bulunmaktadır.Das Gebäude ist Eigentum der Four Seasons Hotels and Resorts-Gruppe.
Gündelik alışverişlerde hem gümüş kurant sikkeler hem de ayrıştırıcı sikkeler kullanılmıştır.Im täglichen Zahlungsverkehr fanden sowohl Kurantmünzen als auch Scheidemünzen Verwendung.
Esnaf Sarayı Alışveriş MerkeziEinzelhandel, Shopping Center
Yeni bir kültür ve alışveriş merkezi yapılması için binanın yıkılmasına karar verildi.Ein Gästehaus für ein Kultur- und Begegnungszentrum wurde errichtet.
Link Değişimi: Karşılıklı link alışverişi / linkleme.Darin: Briefwechsel Knobloch/Heiland.
Çünkü alışveriş merkezi İsveçli-Fin kurumlara aittir.Sergel gilt als Begründer der schwedischen Bildhauerei.
Millî paralarla alışveriş etmek milletlerin lehinedir.Warum der Absturz der Staatsfinanzen uns alle trifft.
Bir banker ile yaptığı alışverişin belgesi bugün hala muhafaza edilmektedir.Das Gebäude der heutigen Commerzbank steht unter Denkmalschutz.
Bundan başka yerleşkede alışveriş merkezi ve banka şubeleri ile internet erişimi bulunmaktadır.Ebenfalls auf dieser Seite befinden sich die Taxistandplätze und ein Bankautomat.
Mahallede bakkal veya ufak bir alışveriş yeri de yoktur.In dem Wohnquartier befindet sich kein Gewerbe und kein Einzelhandel.
Ama şimdi kız alışverişleri yaygınlaştığı için köy halkı karışmıştır.Auch wurden, dank des Zusammenhalts auf den Dörfern, die Ablieferungsbestimmungen geschmälert.
Ne alışveriş yapacak ne de anneme hoşça kal diyecek vaktim vardı.Je n'ai eu le temps ni d'aller faire les courses ni de dire au revoir à ma mère.
Savaş sırasınca, Birleşik Devletler İngiltere'yle olan tüm alışverişi kesmeyi denediler.Pendant la guerre, les États-Unis ont essayé d'interrompre tout commerce avec l'Angleterre.
Alışveriş yapmaya gitmeliyim, bir saat içinde döneceğim.Je dois aller faire des achats, je serai de retour dans une heure.
Bu marketten alışveriş yapmaya alışığım.J'ai l'habitude de faire mes courses dans ce supermarché.
Dün birisi ben alışveriş yaparken bisikletimi çaldı.Hier, on m'a volé mon vélo pendant que je faisais les courses.
Annem az önce alışveriş yapmaya gitti.Maman vient de partir faire des courses.
O internetten alışverişe pek güvenmiyor.Il ne fait pas vraiment confiance aux achats sur internet.
Alışveriş yapmak için ideal bir yerdir.Son emplacement est idéal pour l'établissement d'entreprises.