alçak ile cümle
alçak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluları gözler, gururunu kırarsın.Ja sinä pelastat nöyrän kansan, mutta sinun silmäsi ovat ylpeitä vastaan, sinä alennat heidät.
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluları gözler, gururunu kırarsın.주께서 곤고한 백성은 구원하시고 교만한 자를 살피사 낮추시리이다
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluları gözler, gururunu kırarsın.Lid pak ssoužený vysvobozuješ, ale před vysokomyslnými oči své sklopuješ.
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluları gözler, gururunu kırarsın.Livrarás o povo que se humilha, mas teus olhos são contra os altivos, e tu os abaterás.
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluları gözler, gururunu kırarsın.och du frälsar ett betryckt folk, men dina ögon äro emot de stolta, till att ödmjuka dem.
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluları gözler, gururunu kırarsın.Orang yang rendah hati Kauselamatkan; tetapi orang yang congkak Kautundukkan
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluları gözler, gururunu kırarsın.Salvas al pueblo humilde; pero tus ojos humillan a los altivos
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluları gözler, gururunu kırarsın.Segítesz a nyomorult népen, Szemeiddel pedig megalázod a felfuvalkodottakat.
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluları gözler, gururunu kırarsın.Tu mîntuieşti pe poporul care se smereşte, şi cu privirea Ta, scobori pe cei mîndri.
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluları gözler, gururunu kırarsın.Tu salvi la gente umile, mentre abbassi gli occhi dei superbi
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluları gözler, gururunu kırarsın.Tu sauves le peuple qui s`humilie, Et de ton regard, tu abaisses les orgueilleux.
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluları gözler, gururunu kırarsın.Vì Chúa cứu dân bị khốn khổ; Nhưng mắt Chúa coi chừng kẻ kiêu căng đặng làm chúng nó bị hạ xuống.
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluları gözler, gururunu kırarsın.Vì_Chúa cứu dân bị khốn_khổ ; Nhưng mắt Chúa coi_chừng kẻ kiêu_căng đặng làm chúng_nó bị hạ xuống .
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluları gözler, gururunu kırarsın.Wie het moeilijk hebben, redt U, maar U vernedert de hoogmoedigen, want U ziet alles wat zij doen.
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluları gözler, gururunu kırarsın.Και θελεις σωσει λαον τεθλιμμενον επι δε τους υπερηφανους οι οφθαλμοι σου ειναι, δια να ταπεινωσης αυτους,
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluları gözler, gururunu kırarsın.Людей угнетенных Ты спасаешь и взором Своим унижаешь надменных.
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluları gözler, gururunu kırarsın.Оскърбени люде ти ще спасиш; А над горделивите с очите Ти за да ги смириш.
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluları gözler, gururunu kırarsın.ואת עם עני תושיע ועיניך על רמים תשפיל׃
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluları gözler, gururunu kırarsın.وتخلص الشعب البائس وعيناك على المترفعين فتضعهم.
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluları gözler, gururunu kırarsın.困 苦 的 百 姓 、 你 必 拯 救 . 但 你 的 眼 目 、 察 看 高 傲 的 人 、 使 他 降 卑
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluları gözler, gururunu kırarsın.困苦 的 百姓 、 你 必 拯救 . 但 你 的 眼目 、 察看 高傲 的 人 、 使 他 降卑
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluların başını eğersin.(17:28) ибо Ты людей угнетенных спасаешь, а очи надменные унижаешь.
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluların başını eğersin.(18:28) Tu sauves le peuple qui s`humilie, Et tu abaisses les regards hautains.
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluların başını eğersin.Aan de trouwe volgeling betoont U Zich trouw, maar voor de zondaar blijkt U een tegenstander.
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluların başını eğersin.mot den rene viser du dig ren, mot den forvendte viser du dig vrang.
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluların başını eğersin.Orang yang rendah hati Kauselamatkan, tetapi orang yang congkak Kautundukkan
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluların başını eğersin.Porque tu livras o povo aflito, mas os olhos altivos tu os abates.
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluların başını eğersin.puhdasta kohtaan sinä olet puhdas, mutta kieroa kohtaan nurja.
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluların başını eğersin.Salvas al pueblo humilde, y humillas los ojos altivos
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluların başını eğersin.s čistým sa dokazuješ čistým a s premršteným sa dokazuješ prevráteným.
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluların başını eğersin.Tu mîntuieşti pe poporul care se smereşte, şi smereşti privirile trufaşe.
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluların başını eğersin.Vì Chúa cứu dân bị khốn khổ; Nhưng sụp mắt kẻ tự cao xuống.
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluların başını eğersin.Vì_Chúa cứu dân bị khốn_khổ ; Nhưng sụp mắt kẻ tự_cao xuống .
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluların başını eğersin.Zakaj ti otimlješ ljudstvo ubogo, prevzetne oči pa ponižuješ.
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluların başını eğersin.Z uprzejmym uprzejmie się obejdziesz, a z przewrotnym przewrotnie sobie postąpisz;
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluların başını eğersin.Διοτι συ θελεις σωσει λαον τεθλιμμενον οφθαλμους δε υπερηφανων θελεις ταπεινωσει.
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluların başını eğersin.Защото оскърбени люде Ти ще спасиш; А очи горделиви ще смириш.
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluların başını eğersin.כי אתה עם עני תושיע ועינים רמות תשפיל׃
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluların başını eğersin.لانك انت تخلص الشعب البائس والاعين المرتفعة تضعها.
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluların başını eğersin.困 苦 的 百 姓 、 你 必 拯 救 . 高 傲 的 眼 目 、 你 必 使 他 降 卑
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluların başını eğersin.困苦 的 百姓 、 你 必 拯救 . 高傲 的 眼目 、 你 必 使 他 降卑
Alçakgönüllülüğe inanırım ve bakışlarımı indiririm ve eğer yukarıdan gelmişse, her şey benim için birdir.Cred în modestie și încerc să-mi plec privirea, iar dacă totul e de sus, atunci totul e la fel.
Alçakgönüllülüğe inanırım ve bakışlarımı indiririm ve eğer yukarıdan gelmişse, her şey benim için birdir.Creo en la modestia y trato de bajar la mirada, y si todo transcurre por arriba, me da lo mismo.
Alçakgönüllülüğe inanırım ve bakışlarımı indiririm ve eğer yukarıdan gelmişse, her şey benim için birdir.Io credo nella modestia e provo ad abbassare lo sguardo, e se tutto viene dall'alto, è tutta la stessa cosa.
Alçakgönüllülüğe inanırım ve bakışlarımı indiririm ve eğer yukarıdan gelmişse, her şey benim için birdir.Je crois en la modestie et j'essaye de baisser mon regard, et si tout vient d'en haut alors tout est pareil.
Alçakgönüllülüğe inanırım ve bakışlarımı indiririm ve eğer yukarıdan gelmişse, her şey benim için birdir.저는 모든것이 같은 것이 아니라 저보다 위에 있으므로 제가 겸손하고 시선을 낮추려고 노력한다는 것을 믿고 있습니다.
Alçakgönüllülüğe inanırım ve bakışlarımı indiririm ve eğer yukarıdan gelmişse, her şey benim için birdir.Skromność jest dla mnie ważna i zniżam wzrok, a od góry wszystko jest jednakowe.
Alçakgönüllülüğe inanırım ve bakışlarımı indiririm ve eğer yukarıdan gelmişse, her şey benim için birdir.Вярвам в скромността и се опитвам да сведа погледа си. и ако всичко е от по-горе то тогава всичко е същото.
Alçakgönüllülüğe inanırım ve bakışlarımı indiririm ve eğer yukarıdan gelmişse, her şey benim için birdir.אני מאמין בצניעות ומנסה להוריד את המבט, ואם הכל קורה מלמעלה אז הכל אותו הדבר.
Alçakgönüllülüğe inanırım ve bakışlarımı indiririm ve eğer yukarıdan gelmişse, her şey benim için birdir.أؤمن بالتواضع، وأحاول أن أغض بصري، وإذا كان كل شيء من أعلى فإن كل شيء هو نفسه.
Alçakgönüllülüğün ve RAB korkusunun ödülü, Zenginlik, onur ve yaşamdır.Az alázatosságnak bére az Úr félelme, gazdagság és tisztesség és élet.
Alçakgönüllülüğün ve RAB korkusunun ödülü, Zenginlik, onur ve yaşamdır.Frutti dell'umiltà sono il timore di Dio, la ricchezza, l'onore e la vita
Alçakgönüllülüğün ve RAB korkusunun ödülü, Zenginlik, onur ve yaşamdır.겸손과 여호와를 경외함의 보응은 재물과 영광과 생명이니라
Alçakgönüllülüğün ve RAB korkusunun ödülü, Zenginlik, onur ve yaşamdır.Le fruit de l`humilité, de la crainte de l`Éternel, C`est la richesse, la gloire et la vie.
Alçakgönüllülüğün ve RAB korkusunun ödülü, Zenginlik, onur ve yaşamdır.Lønnen for Ydmyghed og HERRENs Frygt er Rigdom, Ære og Liv.
Alçakgönüllülüğün ve RAB korkusunun ödülü, Zenginlik, onur ve yaşamdır.Lønn for saktmodighet og gudsfrykt er rikdom og ære og liv.
Alçakgönüllülüğün ve RAB korkusunun ödülü, Zenginlik, onur ve yaşamdır.Nöyryyden ja Herran pelon palkka on rikkaus, kunnia ja elämä.
Alçakgönüllülüğün ve RAB korkusunun ödülü, Zenginlik, onur ve yaşamdır.Ödmjukhet har sin lön i HERRENS fruktan, i rikedom, ära och liv.
Alçakgönüllülüğün ve RAB korkusunun ödülü, Zenginlik, onur ve yaşamdır.Odplatou pokory a bázne Hospodinovej je bohatstvo, sláva a život.
Alçakgönüllülüğün ve RAB korkusunun ödülü, Zenginlik, onur ve yaşamdır.O galardão da humildade e do temor do Senhor é riquezas, e honra e vida.