alçak ile cümle
alçak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Alçakgönüllülüğün ve RAB korkusunun ödülü, Zenginlik, onur ve yaşamdır.Orang yang takwa kepada TUHAN dan merendahkan diri, akan bahagia, makmur dan dihormati
Alçakgönüllülüğün ve RAB korkusunun ödülü, Zenginlik, onur ve yaşamdır.Phần thưởng của sự khiêm nhượng và sự kính sợ Ðức Giê-hô-va, Ấy là giàu có, sự tôn trọng, và mạng sống.
Alçakgönüllülüğün ve RAB korkusunun ödülü, Zenginlik, onur ve yaşamdır.Phần_thưởng của sự khiêm_nhượng và sự kính sợ Ðức_Giê - hô-va , Ấy_là giàu_có , sự tôn_trọng , và mạng sống .
Alçakgönüllülüğün ve RAB korkusunun ödülü, Zenginlik, onur ve yaşamdır.Plačilo krotkosti in strahu GOSPODOVEGA je bogastvo in čast in življenje.
Alçakgönüllülüğün ve RAB korkusunun ödülü, Zenginlik, onur ve yaşamdır.Pokory a bázně Hospodinovy odplata jest bohatství a sláva i život.
Alçakgönüllülüğün ve RAB korkusunun ödülü, Zenginlik, onur ve yaşamdır.Pokory i bojaźni Pańskiej nagrodą jest bogactwo, i sława i żywot.
Alçakgönüllülüğün ve RAB korkusunun ödülü, Zenginlik, onur ve yaşamdır.Răsplata smereniei, a fricii de Domnul, este bogăţia, slava şi viaţa. -
Alçakgönüllülüğün ve RAB korkusunun ödülü, Zenginlik, onur ve yaşamdır.Riquezas, honra y vida son la remuneración de la humildad y del temor de Jehovah
Alçakgönüllülüğün ve RAB korkusunun ödülü, Zenginlik, onur ve yaşamdır.Wo man leidet in des HERRN Furcht, da ist Reichtum, Ehre und Leben.
Alçakgönüllülüğün ve RAB korkusunun ödülü, Zenginlik, onur ve yaşamdır.Η αμοιβη της ταπεινωσεως και του φοβου του Κυριου ειναι πλουτος και δοξα και ζωη.
Alçakgönüllülüğün ve RAB korkusunun ödülü, Zenginlik, onur ve yaşamdır.За смирением следует страх Господень, богатство и слава и жизнь.
Alçakgönüllülüğün ve RAB korkusunun ödülü, Zenginlik, onur ve yaşamdır.Наградата на смирението и на страха от Господа Е богатство, слава и живот.
Alçakgönüllülüğün ve RAB korkusunun ödülü, Zenginlik, onur ve yaşamdır.עקב ענוה יראת יהוה עשר וכבוד וחיים׃
Alçakgönüllülüğün ve RAB korkusunun ödülü, Zenginlik, onur ve yaşamdır.ثواب التواضع ومخافة الرب هو غنى وكرامة وحياة.
Alçakgönüllülüğün ve RAB korkusunun ödülü, Zenginlik, onur ve yaşamdır.敬 畏 耶 和 華 心 存 謙 卑 、 就 得 富 有 、 尊 榮 、 生 命 為 賞 賜
Alçakgönüllülüğün ve RAB korkusunun ödülü, Zenginlik, onur ve yaşamdır.敬畏 耶和華 心存謙卑 、 就 得 富有 、 尊榮 、 生命 為賞賜
Alçak herif!Aquele sacana!
Alçak herif!A to drań.
Alçak herif!Bastardo!
Alçak herif!¡Cabrón!
Alçak herif!Den jäveln.
Alçak herif!Den skiderik.
Alçak herif!¡Ese canalla!
Alçak herif! Görüşü bozmak için karı kullanıyor!Se roisto peittää näkyvyyden lumella.
Alçak herif! Görüşü bozmak için karı kullanıyor!Этот негодяй воспользовался снегом, чтобы помешать нам.
Alçak herif! Kanalizasyona girdi!Han hoppade ner i kloakerna!
Alçak herif! Kanalizasyona girdi!Han sprang ned i kloakken.
Alçak herif! Kanalizasyona girdi!Se roisto meni viemäreihin.
Alçak herif koskoca tankı tek başına yok etti.Den jäveln tog en pansarvagn på egen hand.
Alçak herif koskoca tankı tek başına yok etti.Den satan besejrede en kampvogn helt alene.
Alçak herif koskoca tankı tek başına yok etti.El cabrón ha cogido un tanque él solito.
Alçak herif koskoca tankı tek başına yok etti.Hän tuhosi panssarivaunun yksin.
Alçak herif koskoca tankı tek başına yok etti.O sacana arrumou com um tanque sozinho.
Alçak herif koskoca tankı tek başına yok etti.Quel bastardo ha distrutto un intero carro armato da solo.
Alçak herif koskoca tankı tek başına yok etti.Ten drań sam jeden pokonał czołg.
Alçak herif koskoca tankı tek başına yok etti.Το κάθαρμα, αντιμετώπισε ένα άρμα μάχης μόνος του!
Alçak herif koskoca tankı tek başına yok etti.Этот негодяй единолично вывел из строя танк.
Alçak herif!Maledetto!
Alçak herif!Sacana!
Alçak herif!To drań!
Alçak herif!Το κάθαρμα!
Alçak herif!Какой негодяй!
" alçak kitap satıcılarının zenginleşmesi korkunç bir şey " şeklinde şikayet ettiği iyi bilinir."Een afschuwelijk iets... ...dat deze schurken van een boekhandelaars rijk mee worden."
" alçak kitap satıcılarının zenginleşmesi korkunç bir şey " şeklinde şikayet ettiği iyi bilinir."eine schreckliche Sache, dass Buchhändler-Halunken reich werden können.".
" alçak kitap satıcılarının zenginleşmesi korkunç bir şey " şeklinde şikayet ettiği iyi bilinir."악한 같은 서점상들이 이토록 부유해지는 것은 끔찍한 일이다."
" alçak kitap satıcılarının zenginleşmesi korkunç bir şey " şeklinde şikayet ettiği iyi bilinir.le nommant comme " une chose horrible que des éditeurs méprisables s'enrichissent ".
" alçak kitap satıcılarının zenginleşmesi korkunç bir şey " şeklinde şikayet ettiği iyi bilinir.llamándolo "una cosa horrible que libreros sinvergüenza puedan enriquecerse."
" alçak kitap satıcılarının zenginleşmesi korkunç bir şey " şeklinde şikayet ettiği iyi bilinir.Ông gọi nó là "Hang ổ khốn kiếp của bè lũ vô lại buôn sách lậu làm giàu."
" alçak kitap satıcılarının zenginleşmesi korkunç bir şey " şeklinde şikayet ettiği iyi bilinir.וקרא לו " זה דבר נורא כי מוכרי הספרים הנבלים צריכים להתעשר."
" alçak kitap satıcılarının zenginleşmesi korkunç bir şey " şeklinde şikayet ettiği iyi bilinir.「儲けさせてるだけじゃないか」 特許のカバーする範囲は
Alçaklar başkalarına kötülük tasarlar, Konuşmaları kavurucu ateş gibidir.A haszontalan ember gonoszt ás ki, és az õ ajkain mintegy égõ tûz van;
Alçaklar başkalarına kötülük tasarlar, Konuşmaları kavurucu ateş gibidir.Człowiek niezbożny wykopuje złe, a w wargach jego jako ogieó pałający.
Alçaklar başkalarına kötülük tasarlar, Konuşmaları kavurucu ateş gibidir.Een boosdoener heeft altijd kwaad in de zin, zijn woorden kwetsen, alsof het brandende pijlen waren.
Alçaklar başkalarına kötülük tasarlar, Konuşmaları kavurucu ateş gibidir.Ein loser Mensch gräbt nach Unglück, und in seinem Maul brennt Feuer.
Alçaklar başkalarına kötülük tasarlar, Konuşmaları kavurucu ateş gibidir.El hombre indigno trama el mal, y en sus labios hay como fuego abrasador
Alçaklar başkalarına kötülük tasarlar, Konuşmaları kavurucu ateş gibidir.En Nidding graver Ulykkesgrave, det er, som brændte der Ild på hans Læber.
Alçaklar başkalarına kötülük tasarlar, Konuşmaları kavurucu ateş gibidir.En niding graver en ulykkesgrav, og på hans leber er det likesom en fortærende ild.
Alçaklar başkalarına kötülük tasarlar, Konuşmaları kavurucu ateş gibidir.Fördärvlig är den människa som gräver gropar för att skada; det är såsom brunne en eld på hennes läppar.
Alçaklar başkalarına kötülük tasarlar, Konuşmaları kavurucu ateş gibidir.Kelvoton mies kaivaa toiselle onnettomuutta; hänen huulillaan on kuin polttava tuli.
Alçaklar başkalarına kötülük tasarlar, Konuşmaları kavurucu ateş gibidir.불량한 자는 악을 꾀하나니 그 입술에는 맹렬한 불 같은 것이 있느니라