alçak ile cümle
alçak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Alçakgönüllü insanlarla tanıştım.저는 그곳에서 가난하고 겸허한
Alçakgönüllü insanlarla tanıştım.Poznala jsem skromné lidi.
Alçakgönüllü insanlarla tanıştım.Stretla som skromných ľudí.
Alçakgönüllü insanlarla tanıştım.Találkoztam alázatos emberekkel.
Alçakgönüllü insanlarla tanıştım.Συνάντησα ταπεινούς ανθρώπους.
Alçakgönüllü insanlarla tanıştım.Срещнах скромни хора.
Alçakgönüllü insanlarla tanıştım.Я зустріла простих людей.
Alçakgönüllü insanlarla tanıştım.Я познакомилась с простыми людьми.
Alçakgönüllü insanlarla tanıştım.מצאתי נשמה של מקומות.
Alçakgönüllü insanlarla tanıştım.التقيت باناس متواضعين.
Alçakgönüllü insanlarla tanıştım.彼らの祈りを聞きました
Alçakgönüllü insanlarla tanıştım.我見到謙遜唧人,
Alçakgönüllü, iyi bir kız.En snäll och försynt flicka.
Alçakgönüllü, iyi bir kız.En sød og ligefrem pige.
Alçakgönüllü, iyi bir kız.Miła, skromna dziewczyna.
Alçakgönüllü, iyi bir kız.Mukava, vaatimaton tyttö.
Alçakgönüllü, iyi bir kız.Uma rapariga boa e simples.
Alçakgönüllü, iyi bir kız.Una buena chica, humilde.
Alçakgönüllü, iyi bir kız.Una cara e brava ragazza.
Alçakgönüllü, iyi bir kız.Ένα καλό, ανυποψίαστο κορίτσι.
Alçakgönüllü, iyi bir kız.Милая, ничего не подозревающая девочка.
Alçakgönüllü kişiliğimle gurur duyuyorum.Ich rühme mich damit sehr bescheiden zu sein.
Alçakgönüllü kişiliğimle gurur duyuyorum.Sono orgoglioso della mia umilta'.
Alçakgönüllü kişiliğimle gurur duyuyorum.Είμαι περίφανος που είμαι πολύ σεμνός.
Alçakgönüllü kişiliğimle gurur duyuyorum.Я немного скромный.
Alçakgönüllü kişiliğimle gurur duyuyorum.ベッドではすごいのよ! どうも
Alçakgönüllülere adalet yolunda öncülük eder, Kendi yolunu öğretir onlara.(24:9) направляет кротких к правде, и научает кротких путям Своим.
Alçakgönüllülere adalet yolunda öncülük eder, Kendi yolunu öğretir onlara.El face pe cei smeriţi să umble în tot ce este drept. El învaţă pe cei smeriţi calea Sa.
Alçakgönüllülere adalet yolunda öncülük eder, Kendi yolunu öğretir onlara.Encaminará a los humildes en la justicia y enseñará a los humildes su camino
Alçakgönüllülere adalet yolunda öncülük eder, Kendi yolunu öğretir onlara.Er leitet die Elenden recht und lehrt die Elenden seinen Weg.
Alçakgönüllülere adalet yolunda öncülük eder, Kendi yolunu öğretir onlara.Guia os mansos no que é reto, e lhes ensina o seu caminho.
Alçakgönüllülere adalet yolunda öncülük eder, Kendi yolunu öğretir onlara.guida gli umili secondo giustizia, insegna ai poveri le sue vie
Alçakgönüllülere adalet yolunda öncülük eder, Kendi yolunu öğretir onlara.Hän johdattaa nöyriä oikein, hän opettaa nöyrille tiensä.
Alçakgönüllülere adalet yolunda öncülük eder, Kendi yolunu öğretir onlara.Han leder de ödmjuka rätt, han lär de ödmjuka sin väg.
Alçakgönüllülere adalet yolunda öncülük eder, Kendi yolunu öğretir onlara.Han leder de saktmodige i det som rett er, og lærer de saktmodige sin vei.
Alçakgönüllülere adalet yolunda öncülük eder, Kendi yolunu öğretir onlara.Han vejleder ydmyge i det, som er ret, og lærer de ydmyge sin Vej.
Alçakgönüllülere adalet yolunda öncülük eder, Kendi yolunu öğretir onlara.Hij zal de beste weg die men maar kiezen kan, tonen aan hen die zich in hun afhankelijkheid tot Hem richten.
Alçakgönüllülere adalet yolunda öncülük eder, Kendi yolunu öğretir onlara.Igazságban járatja az alázatosokat, és az õ útjára tanítja meg az alázatosokat.
Alçakgönüllülere adalet yolunda öncülük eder, Kendi yolunu öğretir onlara.Il conduit les humbles dans la justice, Il enseigne aux humbles sa voie.
Alçakgönüllülere adalet yolunda öncülük eder, Kendi yolunu öğretir onlara.Jod. Činí to, aby pokorní chodili v súde, a vyučuje pokorných svojej ceste.
Alçakgönüllülere adalet yolunda öncülük eder, Kendi yolunu öğretir onlara.온유한 자를 공의로 지도하심이여 온유한 자에게 그 도를 가르치시리로다
Alçakgönüllülere adalet yolunda öncülük eder, Kendi yolunu öğretir onlara.Ngài sẽ dẫn kẻ hiền từ cách chánh trực, Chỉ dạy con đường Ngài cho người nhu mì.
Alçakgönüllülere adalet yolunda öncülük eder, Kendi yolunu öğretir onlara.Ngài sẽ dẫn kẻ hiền_từ cách chánh trực , Chỉ dạy con đường Ngài cho người nhu_mì .
Alçakgönüllülere adalet yolunda öncülük eder, Kendi yolunu öğretir onlara.Poprowadzi cichych w sądzie, a nauczy pokornych drogi swojej.
Alçakgönüllülere adalet yolunda öncülük eder, Kendi yolunu öğretir onlara.Působí to, aby tiší chodili v soudu, a vyučuje tiché cestě své.
Alçakgönüllülere adalet yolunda öncülük eder, Kendi yolunu öğretir onlara.TUHAN membimbing orang yang rendah hati, dan mengajar mereka kehendak-Nya
Alçakgönüllülere adalet yolunda öncülük eder, Kendi yolunu öğretir onlara.Vodi krotke, da hodijo po pravici, in krotke uči pot svoj.
Alçakgönüllülere adalet yolunda öncülük eder, Kendi yolunu öğretir onlara.Θελει οδηγησει τους πραους εν κρισει και θελει διδαξει τους πραους την οδον αυτου.
Alçakgönüllülere adalet yolunda öncülük eder, Kendi yolunu öğretir onlara.Ще води кротките с правда. И ще научи кротките на пътя Си.
Alçakgönüllülere adalet yolunda öncülük eder, Kendi yolunu öğretir onlara.ידרך ענוים במשפט וילמד ענוים דרכו׃
Alçakgönüllülere adalet yolunda öncülük eder, Kendi yolunu öğretir onlara.يدرب الودعاء في الحق ويعلم الودعاء طرقه.
Alçakgönüllülere adalet yolunda öncülük eder, Kendi yolunu öğretir onlara.他 必 按 公 平 引 領 謙 卑 人 、 將 他 的 道 教 訓 他 們
Alçakgönüllülere adalet yolunda öncülük eder, Kendi yolunu öğretir onlara.他 必 按 公平 引領謙卑人 、 將 他 的 道教 訓 他 們
Alçak gönüllülere giderdi.Θα πήγαινε στους ταπεινούς.
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluları gözler, gururunu kırarsın.Ale wybawiasz lud ubogi, a oczy twoje przed wyniosłymi opuszczasz.
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluları gözler, gururunu kırarsın.A pokorný ľud strápený zachrániš; ale tvoje oči hľadia na vysokomyseľných, aby si ich ponížil.
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluları gözler, gururunu kırarsın.De arme giver du Frelse, hovmodiges Øjne Skam!
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluları gözler, gururunu kırarsın.Denn du hilfst dem elenden Volk, und mit deinen Augen erniedrigst du die Hohen.
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluları gözler, gururunu kırarsın.Elendige folk frelser du, men dine øine er mot de overmodige; dem fornedrer du.
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluları gözler, gururunu kırarsın.In ljudstvo ubogo otimlješ, proti prevzetnim pa so tvoje oči, da jih ponižaš.