Semptomlar genelde gebelikten sonra ortadan kalktığı için; aktif tedavi çoğu zaman doğum sonrasına ertelenir.Simptomi po nosečnosti navadno izginejo, zato se aktivno zdravljenje pogosto odloži na čas po porodu.
Aktif kömür uygulamasının etkinliği kanıtlanmamıştır.Za aktivno oglje ni trdnih dokazov, da bi bilo učinkovito.
1920'ler, 1930'lar ve 1940'larda aktif olarak politikayla ilgilendi.V 1920-ih, 1930-ih in 1940-ih je bil dejaven v politiki.
Bundan sonraki yüzyıllarda Pavia önemli ve İtalya tarihi için aktif bir şehir olma niteliğini sürdürdü.V naslednjih stoletjih je bila Pavia pomembno in aktivno mesto.
Çoğu türler gündüz aktif iken, birkaç tür gece aktif olur.Večina je dnevno aktivnih, razen nekaterih plenilskih vrst, ki letajo ponoči.
Birçok fobiye sahip insan ayrıca, yaşlandıklarında toplumda aktif bir rol oynamayacaklarından korkuyorlar.Mnogi starejši nimajo sredstev za ohranjanje aktivne vloge v družbi.
Misk geyikleri gece aktif olurlar.Veliki podkovnjak je aktiven ponoči.
Derin inspiryumda aktiftir.Delujejo z močno interakcijo.
Temelde aktif ve pasif ötanazi şekilinde uygulanmaktadır.Jaz sem hkrati aktivno in pasivno udeležen v 'biti'.
Şu sıralar bu konu aktif bir araştırma konusudur.To ostaja zelo aktivno raziskovalno področje.
I. Dünya Savaşı'nda aktif hizmet gördü ve Unteroffizier rütbesine ulaştı.V 1. svetovni vojni se je prostovoljno javil na fronto in dosegel čin unter-oficirja.
Çoğu gece aktif ve yalnız yaşar.Aktivna je predvsem ponoči in je samotarska zival.
1992'de aktif futbol kariyerini sonlandırdı.Svojo aktivno nogometno kariero je zaključil leta 2002.
Volkan, Şili'nin en aktif volkanlarından biridir.Zadnji je eden izmed najbolj aktivnih vulkanov v Čilu.
Şirket, günümüzde aktif değildir.Skupina danes ne deluje več.
Daha çok geceleri aktiftir.Najbolj je aktivna ponoči.
Sosyal hayatta aktif rol alır.Bila je zelo aktivna v družbenem življenju.
Aktif katılımcıların meclis toplamının yaklaşık üçte biri olduğu dile getirilmektedir.Rabo določenega uradnega jezika predpisuje približno polovica držav sveta.
Aktif hizmetine devam etmektedir.Ostal je v aktivni vojaški službi.
Müzik festivalleri sahnesinde hala aktif.Glasbeno gledaliske predstave za otroke še vedno aktivno izvaja.
Grup 1980lerde aktif olmuştur.Skupina je prenehala z delovanjem leta 1980.
Bugün 26 ülkede aktif olarak faaliyet gösteren Zaman Bankaları mevcuttur.Delujejo že v 26-ih državah sveta.
Larvalar Mart'tan Temmuz'a kadar aktiftir.Operacija Overlord je trajala do srede julija.
Ayrıca aktif olarak siyaset ile de ilgilenmektedir.Bil je tudi aktivno udeležen v politiki.
Aktif olduğu yıllarda dünyanın en iyi kalecilerinden biri olarak görülmüştür.Po celem svetu je poznano kot eno najboljših vojaških letal prejšnjega stoletja.
Öğrenci iken, sol İslam öğrenci derneğinin aktif bir üyesiydi.Benčič je kot študent ljubljanske Tehniške fakultete deloval v naprednem študentskem gibanju.
Katyonik yüzey aktif maddelerdendir.Emulgatorji sodijo med površinsko aktivne snovi.
Ayrılıklar ve tekrar bir araya gelmelere rağmen grup günümüzde hala aktif konumdadır.Kljub stalni menjavi članov in večkratnemu razpadu skupine, je ta trenutno še vedno dejavna.
Daha sonra aktif siyasette yer almadı.Kasneje v političnem življenju ni nastopal.
Devegiller gündüz aktif olan hayvanlardır.So dnevno aktivne živali.
Genç Loustalot çok aktif olmuş ve başlarda neredeyse tek başına çalışmışmtır.Riykaard je z njim delal zelo pazljivo in na začetku ni odigral v celoti.
Daima yalnız yaşarlar ve gece aktif olurlar.Aktivni so podnevi in ponoči, parjenje pa poteka zgolj ponoči.
1972'den beri sürekli aktif durumda olan Erebus Dağı, günümüzde Antarktika'nın en etkin yanardağıdır.Mount Erebus na Antarktiki, najjužnejši aktivni vulkan na svetu, ki je bruhal od leta 1972.
Dünya çapında yaklaşık 80 milyon kişide aktif enfeksiyon bulunmaktadır.Visame pasaulyje aktyvios formos infekcija serga apie 80 milijonų žmonių.
Aktif taşımaAktyvus transportas
En aktif dönemleri yağmur mevsiminde olmaktadır.Aktyviausia naktį, ypač po lietaus.
İmparatorluğun Doğu'da hayatta kalışı, imparatorun Kilise işleri üzerinde aktif rol almasını garantiledi.Išlikus Rytų imperijai, imperatorius užsitikrino teisę kištis į Bažnyčios reikalus.
Uzun süreli aktif bellek enfeksiyon sonrası B ve T hücrelerinin etkinleştirilmesine gerek duyar.Ilgalaikė aktyvioji atmintis susidaro po infekcijos, kuomet suaktyvinami B ir T limfocitai.
Aktif bağışıklık ayrıca yapay olarak aşılamayla da sağlanabilir.Aktyvus imunitetas taip pat gali būti dirbtinai sukurtas skiepijant.
Kıbrıs Ulusal Muhafızları aktif kuvvetler, yedek kuvvetler ve milislerden oluşmaktadır.Nacionalinę gvardiją sudaro aktyvios tarnybos, rezervo ir milicijos personalas.
Ülkede Mayon, Pinatubo ve Taal gibi birçok aktif volkan vardır.Šalyje yra daug veikiančių ugnikalnių, pvz., Majonas ir Pinatubas.
Sosyal hayatta aktif rol alır.Aktyviai dalyvauja visuomeniniame gyvenime.
Güneşli sıcak zamanlarda oldukça aktiftir.Vabalai aktyvūs šiltomis saulėtomis dienomis.
Daha sonra aktif siyasette yer almadı.Vėliau politinėje veikloje nebedalyvavo.
Aktif bir Quaker'dı.Jis buvo kvidičo komentatorius.
En aktif antioksidanlar fenolik ve polifenolik bileşiklerdir.Patys aktyviausi iš antioksidantų, pasirodė esą polifenoliai.
Yakınlardaki diğer aktif kuasar 3C 273, 1,7 milyar ışık yılı daha uzaktadır.Pirmasis atrastas ir artimiausias kvazaras yra 3C 273, kuris yra už 2 mlrd. šviesmečių.
Aktif büyüme dönemi ilkbahardır.Augimo laikas Pavasaris.
Eylül'den Haziran'a kadar aktifitir.Veikia nuo birželio iki rugsėjo mėnesio.
Siyasi yaşamda aktif rol aldı.Nepaisant to, Menemas išliko aktyvus politiniame gyvenime.
1 Ocak 1993 tarihinde RTVBiH Avrupa Yayın Birliği aktif bir üyesi olarak kabul edildi.1993 m. sausio 1 d. LRT tapo Europos transliuotojų sąjungos (EBU) nariu.
Genelde gece aktif olurlar, ancak bazı zamanlarda gündüzleri de rastlanabilirler.Aktyvios naktį, bet galima sutikti ir dieną.
1981 yılında aktif siyasetten çekildi.1918 m. iš politinės veiklos pasitraukė.
Bolşevik basında aktif rol aldı.Bolševikmečiu dalyvavo pogrindinėje veikloje.
2011 yılından bu yana aktif faaliyet göstermektedir.Nuo 1991 m. dalyvauja parodose.
Erginler yağmur mevsiminde aktiftir.Patinai šeriasi per lietaus sezoną.
Afganistan Savaşı'nda aktif olarak yer aldı.Hagen aktyviai protestavo prieš karą Irake. ]
Burada kısa bir süre siyaset yaptıktan sonra aktif siyasete veda etmiştir.Sulaukęs 90 metų, atsisveikino su aktyvia chorine veikla.
Üniversitede 53 tane aktif öğrenci topluluğu bulunmaktadır.Universitete siūlomos 53 mokymo programos.
İo, gelgitsel ısınmaya bağlı olarak Güneş Sistemi’ndeki volkanik olarak en aktif cisimdir.Šiuo metu yra laikomas vulkaniškai aktyviausiu kūnu Saulės sistemoje.