Ana içeriğe geç
Sözlük

aktif ile cümle

aktif kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Müzik festivalleri sahnesinde hala aktif.На стадиона се провеждат и музикални събития.
Ya da dışarıdan aktif edilir.Тя е реставрирана само отвън.
İran Silahlı Kuvvetleri'nin 534.000 aktif ve 400.000 yedek personeli bulunmaktadır.Египетските военни възлизат на около 468,500 добре въоръжени активен персонал и резерв от 479 000.
Aynı zamanda Dünya 'nın en yüksek aktif volkanlarından biridir.Там се намират и едни от най-активните вулкани в света.
Aktif güç belli bir zamanda iş gören devrenin kapasitesidir.Друга важна величина е мощността, която представлява работата за единица време.
Derin inspiryumda aktiftir.Развива активна просветна дейност.
O zamanlar sosyal medya bu kadar aktif değildi.По това време инструментът получава небивала популярност.
Ana fikir kalitenin aktif olarak yönetilmesi ve yönetimin en üst basamaklarında görünür olmasıdır.Създава се впечатление, че лицето от стената е наблюдавало и контролирало действията извършвани на олтара.
2016'da yaklaşık 150 hane Köyde ilköğretim okulu vardır, fakat aktif değildir.До 1980 в селското училище имаше малка изложба на предмети, но сега то не функционира.
Aktif karbon veya amorf karbon, karbon elementinin bir allotropudur.Стъкловъглеродът е аморфен материал, една от формите на въглерода.
Çoğu ajan aktif bileşenlerin karışımından oluşur.Повечето медикаменти включват комбинация от активни съставки.
Tam güce sahip bir lejyon 5,200'ü aktif olmak üzere toplam 6,000 askerden oluşturuldu.Напълно комплектован легион се състоял от примерно 6000 човека, от които само 5200 били воините.
O zaman için bilinen en aktif parıltılı yıldızdı.Тя е и една от най-ярките познати звезди.
Mayıs 1968 grevlerine aktif olarak katıldı.Във Франция се свързва с активисти на движението май 68.
Gece aktif olurlar ve avını pusu kurarak yakalamayı tercih ederler.Активна е нощем, като предпочита да ловува рано сутрин или привечер.
Bazıları gece diğerleri gündüz aktifdir.Някои от тях са дневни, други нощни, а трети са активни през нощта и деня.
Mağazada alınan bir şeyi aktifleştirmek için kasayı açıp aktifleştirmeniz gerekiyor.Освен това при работа в затворено помещение трябва да е осигурена вентилация.
Bir öğrenci olarak aktif olarak dansa dahil oldu.Като ученик започва активно да се занимава с танци.
Okulunda ve gençliğinde 9 yıl boyunca sporla uğraştı ve aktif olarak boks eğitimi aldı.В ученическите си и младежки години се занимава със спорт и активно тренира бокс в продължение на 9 години.
Bu sosyal beceriksizlik "aktif ama garip" olarak adlandırılmıştır.Ova društvena neobičnost nazvana je "aktivnom, ali čudnom".
İşçi hareketlerinde aktif olarak yer aldı.U radničkom pokretu bio je aktivno angažiran.
EBU, yarışmadaki tüm elli altı aktif üyeye katılım daveti düzenlemiştir.EBU je pozvao svih 56 zemalja da se natječu.
Aktif ancak tedavi edilmemiş tüberkülozu olan bir kişi yılda 10-15 insana hastalık bulaştırabilir.Bolesnik s aktivnom, neliječenom tuberkulozom može godišnje zaraziti 10–15 (ili više) osoba.
Degas, bu organizasyonların düzenlenmesinde aktif rol alıyor ve çalışmalarını sergiliyordu.Olga je aktivno sudjelovala u organiziranju i izvršenju tih poslova.
Bu bölgedeki aktif yıldız oluşumu 7.000 ışık yılı uzaklıktadır.Ovo područje aktivnog stvaranja zvijezda udaljeno je oko 7000 svjetlosnih godina.
Talk Talk, 1981 ile 1991 yılları arasında aktif olan Britanyalı müzik grubudur.Talk Talk, popularna britanska new wave glazbena skupina aktivna od 1981. do 1991.
David'in hâlâ aktif olan kafası Shaw'ı Mühendis'in hayatta olduğunu ve onun için geldiği hakkında uyarır.Davidova još uvijek aktivna glava upozorava Shaw preko interkoma da je Inženjer preživio pad.
Şafak ve günbatımında en aktiftir.Najaktivniji je za vrijeme sumraka i zore.
Aynı zamanda İkinci Cumhuriyet döneminde Polonya siyasetinde de aktifti.Poljska se u tom međuratnom razdoblju još zove i Druga Republika.
Semptomlar genelde gebelikten sonra ortadan kalktığı için; aktif tedavi çoğu zaman doğum sonrasına ertelenir.Nakon trudnoće simptomi se obično povlače, zbog čega se i aktivno liječenje obično odgađa do nakon porođaja.
Makimsilerin ataları tahminen gece aktif hayvanlardı ki bugün yaşayanların çoğu hala geceleri aktiftir.Pustinjske životinje su se prilagodile ovim uvjetima pa je većina njih najaktivnija noću kad love.
Çok çeşitli yaşam alanlarında bulunurlar ve aksamları aktif olurlar.Ove životinje žive u raznim staništima i aktivni su pretežno u sumrakk.
Aktif ve pasif olmak üzere iki tip bağışıklık vardır.Postoje dva načina cijepljenja: aktivna i pasivna imunizacija.
Öğrenciyken politik olarak aktif oldu.Kao student politički je bio vrlo aktivan.
Ve Amerika'dan daha çok Avrupa'da aktiflik gösterirdi.Uspješnija je bila u Europi nego u Americi.
Ekim 2003'te başlatıldı, ama bir tek 2004'ün yaz aylarında aktif olmaya başladı.Započeta je u rujnu 2003. godine, a aktivnom je postala u ljetu 2004. godine.
1999'dan beri aktif olarak siyaset yapmaktadır.Od 1999. godine bavi se i politikom.
Burada iki sene oynadıktan sonra 1996 yılında aktif futbol hayatına veda etmiştir.Dvije godine kasnije oprostio se od aktivnog igranja nogometa.
1970 yıllarda aktif olarak müzik kariyerini sürdürmüştür.1970-ih se upustio u aktivnu glazbeničku karijeru.
İnsan hakları konusunda ve savaş karşıtı kampanyalarda aktif rol almıştır.Aktivno je uključena u pokrete za ljudska prava, građanske slobode i kampanje protiv siromaštva.
2011 yılından bu yana aktif faaliyet göstermektedir.Manifestacija se održava od 2011. godine.
Genelde gece aktif olurlar, ancak bazı zamanlarda gündüzleri de rastlanabilirler.Općenito, oni su aktivniji noću, no neke se jedinke mogu sresti i po danu.
Aktif kömür verilir.Adsorpcija sa aktivnim ugljenom
O, genel olarak Siyonist hareketinde de aktif idi.Bio je aktivan i u sokolskom pokretu.
Derin inspiryumda aktiftir.Istraživao je osnove gibanja.
Daha sonra aktif siyasette yer almadı.Nakon toga nije više bio politički aktivan.
En aktif dönemleri yağmur mevsiminde olmaktadır.Najaktivnije su u kišno vrijeme.
Koronal döngüler solar yüzeylerin hem aktif hem de sessiz bölgelerini popule ederler.Koronalni lukovi se mogu primijetiti i na aktivnim i na mirnim područjima Sunca.
Aktif şekilde koruma özelliğine sahiptirler.Ima karakter strogo zaštićenog rezervata.
Burada tartışma ve tenis takımlarında aktif oldu.Natjecao se u međunarodnim natjecanjima s tenisačkim i nogometnim sastavima.
1951 ila 1980 yılları arasında sinemada aktif olarak çalıştı.U filmskoj umjetnosti bio je aktivan od 1955. do 1982. godine.
Günümüzde ilçede aktif bir radyo ve televizyon kanalı bulunmamaktadır.Danas gotovo i da nema radijske ili televizijske emisije u kojoj se ne pojavljuje voditelj.
Ayrıca, Rusya Hava Kuvvetleri'de hava üssünü aktif olarak kullanmaktadır.Unutar Ruskog ratnog zrakoplovstva djeluje i Rusko mornaričko zrakoplovstvo.
Familyanın çoğu türleri hava kararınca aktif olurlar.No, parenje se kod većine vrsta odvija mjesecima ranije.
Adanın volkanları aktiftir.NK Orkan prestaje djelovati.
90'lı yıllarda legal zeminde çalışan kürt kimlikli partilerde aktif görevler yaptı.Razmišljala sam o sebi i svojim prijateljima 90-ih na piđama partijima.
Gece aktif olan kuşlardır.Noćne su ptice.
657 kullanıcı ise aktiftir.577 nositelja 1.
Ağırlıklı olarak gece aktiftirler ve ağaç kovuklarında, dallarda ve kaya yarıklarında dinlenirler.Aktivni su uglavnom u sumrak i noću, a danju spavaju u šupljim stablima, pukotinama u stijenama ili špiljama.
Şirket, günümüzde aktif değildir.Danas ne sudjeluje u aktivnom prometu.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod