Aktif bağışıklık ayrıca yapay olarak aşılamayla da sağlanabilir.能動免疫は人工的にもワクチン接種によって成立させ得る。
Halen aktif olarak oynanmaktadır.以後精力的に演奏活動を続けている。
Ve Amerika'dan daha çok Avrupa'da aktiflik gösterirdi.私は誰よりヨーロッパの情勢を知っている。
Gündüz aktiftir ve ormanda hep sabit kalan yollarda dolaşırlar.オス成虫は活動的で、日中は森の中を活発に飛び回る。
Challenger 2 Bosna, Kosova ve Irak'ta hala aktif hizmet görmektedir.ハリアーIIは、コソボ、イラク、および、アフガニスタンの戦闘任務をおこなった。
Katalitik reaksiyon mekanizmasına doğrudan katılan kalıntılar aktif bölge kalıntısı olarak adlandırılır.触媒反応に直接関わる残基は、活性部位残基と呼ばれる。
Gece aktif olurlar ve avını pusu kurarak yakalamayı tercih ederler.夜間は活発になり、泳ぎまわって獲物を探す。
1996 yılına kadar Amerikan Ordusu tarafından aktif hizmette kullanılmıştır.1996年までアメリカ合衆国空軍が使用していた。
Hikâyede aktif değildir.物語には登場していない。
Aktif bir şekilde twitter kullanmaktadır.Twitterに連動している。
Myanmar ve Pakistan diplomatik ve ticari ilişkilerini aktif bir şekilde sürdürüyorlar.日本・ミャンマー友好に尽力している。
Aktif kullanıcıların sayısı 2013'ten bu yana belirgin bir şekilde artmıştır.2008年以降、利用者数が増加している。
Ayrıca, PKK'yı "daha aktif" bir faaliyete çağırmaktadır.現役時代、PKを確実に決めることから「PK職人」とも呼ばれた。
Özelliğinin ilk olarak aktif olduğu zaman, yakın arkadaşına bir arabanın çarpacağını öğrenmesidir.運転手が近づきすぎると、車を破壊することで知られている。
Mağazada alınan bir şeyi aktifleştirmek için kasayı açıp aktifleştirmeniz gerekiyor.城内に点在する宝箱を開けるのに必要。
Örnek öğrencidir ve okulda aktif biridir.生徒主体の学校であり生徒会活動が盛んである。
Almanya, Alman dili ve kültürüyle aktif olarak ilgilenen herkese hizmet veriyor.家族がドイツの言語と文化を固持していた者。
Bu görevden ayrılmasının ardından aktif sendikacılık yaşamına son verdi.この旅行の直後、彼はカトリックの宗教活動をやめた。
İkisi de lise yıllarında okulda hayli aktif ve tanınan öğrencilerdi.その2人は学校では超人気者で……。
Yaklaşık 14,500 kadın şu anda aktif görevdedir.)においては約17,500人の刑務官が勤務している。
On ressamın tamamı New York ya da Boston'da aktifti.田舎に住みながら、ニューヨークやハリウッドで活躍する大物画家。
Örneğin, herhangi bir fotoğraf ekini doğrudan Aktif Görüntüleme'yi kullanarak önizleyebilir.例として、Active viewを使うことで付属する写真を直接プレビューできる。
Vakıf günümüzde hayatını sürdürmekle birlikte, aktif değildir.現在、現役続行を希望しながらも、チーム無所属。
Pakistan Silahlı Kuvvetleri'nin 620.000 aktif ve 515.000 yedek personeli bulunmaktadır.パキスタン陸軍は、550,000名の常備軍と500,000名の予備役部隊を擁している。
BÜYAK şu anda yerel gruplar arasındaki aktiflik sıralamasında 79 üniversite arasında ikincidir.大宮キャンパスでは、文化系体育系などを合わせ、計79の課外活動公認団体が活動している。
Burada aktif olarak yer aldı.ここでは座頭として活躍。
O, genel olarak Siyonist hareketinde de aktif idi.主にシエナで活動した。
Ama aktif halde değildir.なにしろ現役でもない。
Kırgızistan'da özellikle celal-abad'daki Conversiya Üniversitesi'nde oldukça aktiftir.タイ国内ではシラパコーン大学を中心に精力的に活動した。
Toprak altında yaşarlar, geceleri aktiftirler.昼は砂泥に潜り、夜に活動する。
Henüz genç yaşta girişimci ve aktif kişiliği ile dikkat çekti.若い頃は勝気で行動的な性格だった。
Sağlık ocağı ve sağlık evi inşaatı bitmiş aktif haldedir.医療現場への普及は既に整いつつある。
Canlının aktif hareket etmesini engeller.飯野の落選により活動停止。
Eylül 2006 itibarıyla El Niño aktif durumdadır.2006年9月 株式会社アサノ建工を子会社化。
Halen aktif olan oyuncular *.現在注目されている俳優。
Fakat okul aktif değildir.校舎は現存していない。
1965'ten 1968'e kadar aktiftir, toplam 5 albüm yayımlamıştır.同レーベルには1965年まで在籍し、計8枚のアルバムを発表した。
Kendi tayyaresini tasarlayıp üretti, aktif bir pilot idi.自身のグライダーを持っており、熱心なグライダーのパイロットである。
Çoğunlukla gece aktif olurlar ve gündüzü farklı yerlere saklanarak geçirirler.主に夜間に活動し、日中は砂中に潜っていることが多い。
Ayrıca, Rusya Hava Kuvvetleri'de hava üssünü aktif olarak kullanmaktadır.この他に、連邦空軍の組織において兵站分野の運用のためにも活動する。
İş kesmenin servisi sağlanana kadar da hat aktif durumda kalır.呼び出し側はサービスの処理が完了するまでブロックされる。
Aktif bir Quaker'dı.他提出了一個Quaker。
Talk Talk, 1981 ile 1991 yılları arasında aktif olan Britanyalı müzik grubudur.Talk Talk 是活躍於1981年到1991年之間的英國樂團。
Delegeler ne kadar ve hangi alanlarda aktif olacakları açısında da daha fazla seçeneğe sahiptir.代表们有进一步的选择,因为它们的活跃程度以及在哪些方面。
Uzak Doğu'yu ziyaret ederek Uluslararası Tibet Bağımsızlık Hareketi'nin en aktif destekçilerinden biri oldu.至今,印度政府仍是西藏独立运动最重要的支持者之一。
David'in hâlâ aktif olan kafası Shaw'ı Mühendis'in hayatta olduğunu ve onun için geldiği hakkında uyarır.大卫的头部功能仍然正常,他警告肖那个工程师还活着。
Aktif bir şekilde twitter kullanmaktadır.他有一个博客,也积极使用推特。
Uzun süreli aktif bellek enfeksiyon sonrası B ve T hücrelerinin etkinleştirilmesine gerek duyar.长期主动记忆是通过感染而激活B细胞和T细胞来获得的。
Devrimci sanayi sendikası, Dünya Endüstri İşçileri 2.000 aktif üyesinin olduğunu açıklamıştır.具革命性質的產業工會主義的世界產業工人聯盟(Industrial Workers of the World)也依然存在,宣稱擁有2,000名定期繳交會費的成員。
Dünya çapında yaklaşık 80 milyon kişide aktif enfeksiyon bulunmaktadır.全球統計,約有8000萬人有主動侵染的情形。
Öğrenci iken, sol İslam öğrenci derneğinin aktif bir üyesiydi.李铭順在學生時代曾是一名積極參與活動的學生。
Mayıs 1968 grevlerine aktif olarak katıldı.1949年5月参加革命工作。
Şafak ve günbatımında en aktiftir.鬣羚在黎明和在黃昏最活躍。
Örnek öğrencidir ve okulda aktif biridir.是個品學兼優的學生。
Tanrı'nın karakteri bütünüyle aktiftir.就表明上帝的靈在動工。
Aktif basketbol hayatını 2011 yılında sona erdirmiştir.世界盃棒球賽於2011年之後停辦。
İkisi de gece aktif olur ve ağaçlarda yaşar.牠們是夜間活動的,棲息在樹上。
Programda aktif olarak kayıtlı 200'den fazla öğrenci ve yaklaşık olarak 500 mezun öğrencisi vardır.该专业有超过200名注册学生,及大约500名毕业生。
Müzik festivalleri sahnesinde hala aktif.乐队至今仍活跃在舞台上。
Yıl boyunca aktiftir.全年开放。