Ana içeriğe geç
Sözlük

aktif ile cümle

aktif kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Larvalar Mart'tan Temmuz'a kadar aktiftir.Imago je aktivní od března do července.
1992'de aktif futbol kariyerini sonlandırdı.Aktivní tenisovou kariéru ukončil v roce 1992.
Liberal Düşünce Topluluğu aktif politikayla ilgilenmemektedir.Moderátor do pořadu úmyslně nezve aktivní politiky.
1976'da aktif spor kariyerini bitirdi.V roce 1973 ukončila aktivní sportovní kariéru.
18 yıldır aktif olan grup faaliyetlerine halen devam etmektedir.Zápasení se věnoval aktivně od 18 let.
Aktif Bank, perakende, yatırım ve bölgesel bankacılık alanlarında faaliyet göstermektedir.Z odboru majetku, investic a regionálního rozvoje.
1905 Devrimi'ne aktif olarak katıldı.Byl aktivním účastníkem revoluce roku 1905.
Başbakanlıktan istifasından sonra aktif politika hayatından çekildi.Po propuštění odešel z aktivní politiky.
Bu nedenle aktif üye sayısı değişkenlik göstermekteydi.Celkový počet členů sboru se proměňoval.
Hindistan Silahlı Kuvvetleri'nin 1.325.000 aktif ve 2.143.000 yedek personeli bulunmaktadır.Síla Indických ozbrojených sil je v současné době přibližně 1 325 300 vojáků.
Lukanov, ölümüne kadar Bulgar Sosyalist Partisinin aktif bir siyasi katılımcı olarak kaldı.Zůstal důležitým hráčem na bulharské politické scéně až do své smrti.
20.000 aktif personeli bulunmaktadır.Zaměstnává téměř 20 tisíc zaměstnanců.
Sağlıklı ve aktiftir.Je aktivní a vitální.
Genelde gece aktif olurlar, ancak bazı zamanlarda gündüzleri de rastlanabilirler.Hlavní chod mají večer, ve dne si ale také občas něco uloví.
Ama aktif halde değildir.Přesto nezůstal nečinný.
Aynı zamanda Versiyon 5'e ait diyarlar hala aktif.Usedlost čp. 5 má i špýchar.
Aktif eğitimcilik ve öğretim üyeliği yaşamını 1996 yılında emekli olarak tamamlamıştır.Studium ukončil diplomovou prací na téma Penzijní připojištění v roce 1996.
Alkenler oldukça aktiftir.Alkeny jsou poměrně stálé sloučeniny.
Renin anjiyotensin aldosteron sistemi fazla aktifse, kan basıncı fazla olacaktır.Aldosteron je součástí systému renin-angiotenzin-aldosteron, který řídí výšku krevního tlaku a objem krve.
Makimsilerin ataları tahminen gece aktif hayvanlardı ki bugün yaşayanların çoğu hala geceleri aktiftir.Křečíci jsou noční zvířata, tedy jsou nejvíce aktivní v noci.
Bu, kullanılan dilin, ilk olarak aktif bir biçimde yazıya geçirilmesi olayıdır.Hlavní předností této metody je především aktivní používání jazyka v jeho mluvené formě.
Temelde aktif ve pasif ötanazi şekilinde uygulanmaktadır.Dělí se na pasivní a aktivní formu.
Siyasi yaşamda aktif rol aldı.Byl aktivní v politickém životě.
Aktif oyuncular kalın olarak belirtilmiştir.Tučně vyznačeni jsou aktivní hráči.
Kendisi 1999'da aktif siyasetten çekilmiştir.Ve stejném roce odešel z aktivní politiky.
Problem çözmede frontal korteks aktif rol oynar .Na původně rovné frontální linii se utvoří záhyb.
Özellikle de keskin nişancı olanlar çatışmalara aktif olarak katıldılar.Předvolali hlavně ty, co se účastnili na přepadení ve Střelné.
Bir yıl sonra ise aktif futbol yaşamını noktaladı.O rok později skončil s aktivní kariérou.
Afganistan Savaşı'nda aktif olarak yer aldı.Během války se aktivně humanitárně angažoval.
Eylül'den Haziran'a kadar aktifitir.Vykvétá od června do září.
Pearson 1986'da aktif yarış kariyerine son vermiştir.Aktivního závodění v letecké akrobacii zanechal v roce 1986.
2004 yılından beri aktif olarak çalışmakta ve hala geliştirilmektedir.Od roku 2004 je v soukromých rukou, a je postupně opravován.
Bu görevi sırasında da uluslararası alandaki faaliyetlerine aktif şekilde devam etti.Během svého života byl aktivně činný také v městských záležitostech.
Siyasal mücadele içinde aktif şekilde yer aldı.Bezprostředně se zúčastnil politického boje.
Dünya çapında yaklaşık 80 milyon kişide aktif enfeksiyon bulunmaktadır.La nivel mondial, aproximativ 80 de milioane de persoane au o infecție activă.
Politikacılar özellikle parti siyasetinde siyasi olarak aktif olan insanlardır.Politicienii sunt oameni care sunt activi din punct de vedere politic, în special în politica de partid.
Her ikisi de Florida Cumhuriyetçi Partisi'nin aktif üyeleridir.Ambii părinți sunt membrii activi ai Partidului Republican din Florida.
Şubat 2008'den bu yana Arnavutluk, Akdeniz'de NATO'nun Aktif Çaba Operasyonu'na resmen katılmaktadır.Din februarie 2008, Albania participă oficial la Operațiunea Active Endeavor a NATO în Marea Mediterană.
EBU, yarışmadaki tüm elli altı aktif üyeye katılım daveti düzenlemiştir.EBU a transmis o invitație de participare tuturor celor 56 de membri activi.
Bugün 26 ülkede aktif olarak faaliyet gösteren Zaman Bankaları mevcuttur.Astăzi, 26 de țări au active Bănci pentru Timp.
Louise de Savoy özellikle hükümdarlığının ilk yıllarında oğlunu temsilen siyasi olarak aktif kaldı.Louise de Savoia a rămas activ politic în numele fiului ei, în special în primii ani ai domniei sale.
Aktif kömür uygulamasının etkinliği kanıtlanmamıştır.Eficacitatea cărbunelui activ este necunoscută în acest caz.
Semptomlar genelde gebelikten sonra ortadan kalktığı için; aktif tedavi çoğu zaman doğum sonrasına ertelenir.Simptomele dispar de obicei după sarcină; prin urmare tratamentul activ este amânat deseori până după naștere.
Aynı zamanda Dünya 'nın en yüksek aktif volkanlarından biridir.Este cel mai înalt vulcan activ din lume.
Devegiller gündüz aktif olan hayvanlardır.Dromaderii sunt animale active ziua.
Aktif ancak tedavi edilmemiş tüberkülozu olan bir kişi yılda 10-15 insana hastalık bulaştırabilir.O persoană cu tuberculoză activă dar netratată poate infecta 10–15 (sau mai mulți) alți oameni într-un an.
Gece aktif olan kuşlardır.Sunt păsări care sunt noaptea active.
Sektörde tekrar aktif olarak çalışmaktadır.Ea interceptează din nou activul.
Milano'daki yılları süresince, hicivsel dergi Bertoldo'da aktif olarak yer aldı.În timpul șederii la Milano a contribuit în mod activ în cadrul publicației satirice Bertoldo.
Mayıs 1968 grevlerine aktif olarak katıldı.Acesta a fost spațiul central al evenimentelor de protest din mai 1968.
David'in hâlâ aktif olan kafası Shaw'ı Mühendis'in hayatta olduğunu ve onun için geldiği hakkında uyarır.David o avertizează pe Shaw că „inginerul” a supraviețuit accidentului și vine după ea.
Ve Amerika'dan daha çok Avrupa'da aktiflik gösterirdi.Acest lucru ne face mai europeni decât unele state membre.
Eminem aynı zamanda aktif bir rap yapımcısıdır da.YIG e de asemenea foarte eficient ca transmițător acustic de energieși traductor.
Gençliğinde Komsomol'un aktif bir üyesiydi.Din tinerețe s-a remarcat ca un activist al Comsomol.
Asama Dağı Honshū'nun en aktif yanardağıdır.Vulcanul este cel mai activ din Honshū.
1986'dan 1991'e kadar aktif olan grup, şarkı sözlerinin açık sözlü doğası nedeniyle tartışmalara yol açtı.Activ din 1986 până în 1991, grupul a stârnit numeroase controverse datorită versurilor vulgare.
Grup, sekiz yıl aktif olduktan sonra dağıldı.Acestea s-au despărțit după opt ani împreună.
Ross Adası'ndaki Erebus Dağı, Dünya'nın güneye en yakın aktif yanardağıdır.Muntele Erebus din Antarctida este cel mai sudic vulcan activ de pe Pământ.
Aktif hizmetine devam etmektedir.Continuă activitatea în mod benevol.
Hanna gençliğinde bir izci rütbesi olan "Eagle Scout" oldu ve hayatı boyunca İzcilik'te aktif kaldı.Hanna a devenit cercetaș vultur de tânăr și a rămas activ pe tot parcursul vieții sale.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod