Ana içeriğe geç
Sözlük

aktif ile cümle

aktif kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu aktif bileşenlerin kaynağı bitkiler,hayvanlar veya mantarlar gibi doğal olabilir.Ca atare, aroma naturală ar putea fi obținută fie din plante, fie din surse animale.
Aktif ve pasif olmak üzere iki tip bağışıklık vardır.Există două tipuri de redundanță : activă și pasivă.
Kleist, Ağustos 1939 yılında, yarı emekli olduğunda elli sekiz yaşında aktif görev için geri çağrıldı.În august 1939, a fost rechemat la serviciu activ, având atinci cincizeci și opt de ani.
Her kromozomdaki genleri saptamak, genetik araştırmaların hali hazırda en aktif konusudur.Identificarea genelor la fiecare cromozom este un domeniu activ al cercetării genetice.
İlk olarak "Özbalkesler" taraftar grubu kurulmuş ve kısa bir süre aktif olmuştur.Au format grupul The Primitives, care a existat foarte scurt timp.
Bu evrede aktif durumdadır.Această peșteră este încă activă.
Eylül'den Haziran'a kadar aktifitir.Se culege din iunie până în septembrie.
Fakat okul aktif değildir.Școală nu este.
Akşam ve gece saatlerinde aktif olurlar.Sunt activi în amurg și noaptea.
Mart 2016'da 310 milyon aktif kullanıcıya ulaştı.Twitter a ajuns în anul 2018 la peste 336 de milioane de utilizatori activi..
Siyasi yaşamda aktif rol aldı.A continuat să fie activ politic.
Hekla İzlanda’nın en aktif volkanlarından biridir.Katla este unul dintre cei mai mari vulcani din Islanda.
Bazıları gece diğerleri gündüz aktifdir.Unele înfloresc ziua, altele noaptea.
New Jersey'de doğdu ve politik olarak aktif bir ailede yetişti.Născută și crescută în Roma într-o influentă familie politică.
Bu volkan Şili'nin en aktif volkanlarından biri olup, son kez 1961'de püskürmüştür.În apropiere este vulcanul Dallol, care a erupt ultima dată în 1926.
Elektronik saldırı aktif veya pasif olarak icra edilebilir.Interceptarea poate fi pasivă sau activă.
Aktif gözlem ^Acțiune în constatare.
Daha çok geceleri aktiftir.Sunt mai active noaptea.
Bir hata oluşursa, BGP AKTİF durumuna geçer.Dacă aceasta se termină cu succes, BGP trece rapid la starea OpenSent.
Belirli üreme mevsimleri yoktur, yıl boyunca aktif olabilirler.Vidrele de mare nu au un sezon anume de împerechere, aceasta având loc pe tot parcursul anului.
Aktif şekilde koruma özelliğine sahiptirler.Au un înveliș protector rezistent.
ABD, güvenli bölgelerde hangi güçlerin aktif olacağı konusunda da endişelidir.Scopul este: asigurarea forțelor SUA pentru a acționa în conflictelor externe.
1972'den beri sürekli aktif durumda olan Erebus Dağı, günümüzde Antarktika'nın en etkin yanardağıdır.Muntele Erebus este în prezent cel mai activ vulcan din Antarctida.
1970 yılında aktif spor hayatını noktaladı.În 1917, s-a mutat baza sportivă.
Gündüz cesedin altına gizlenip akşamları aktif olarak cesedin çürümesini hızlandırırlar.Aceștia se intoxicau cu băutură zi și noapte până când corpul decedatului urma să fie incinerat.
1992'de aktif futbol kariyerini sonlandırdı.În 1992 s-a retras din cariera de fotbalist.
Aktif misyonerlik hayatı 49 yıldır.Speranța de viață este de 49 ani.
Bu dönem aktif biçimde siyasetin içine girdi.Se pare că ea ar fi fost activă pe plan politic.
Dünya çapında yaklaşık 80 milyon kişide aktif enfeksiyon bulunmaktadır.A világon mintegy 80 millió ember él aktív fertőzéssel.
Eminem aynı zamanda aktif bir rap yapımcısıdır da.Ezen kívül Eminem aktív rap producer is.
Ulusal polis teşkilatına göre 20.400 aktif ve 18.600 bağlantılı üyesi vardır.Az Országos Rendőr-ügynökség szerint 2007-ben 20.400 aktív és 18.600 betársult taggal rendelkeztek.
Bu, Türkiye'deki aktif ve sönmüş yanardağların listesidir.Ez Törökország aktív és kialudt tűzhányóinak listája.
10 tane aktif istasyonu var, ve 2 tane daha istasyon şu anda inşaat edilmektedir.Három új állomás építése folyik és további két állomás építése van tervbe véve.
Bir reseptör aktifleştiğinde kendine komşu reseptörü inhibe eder.Ha már a receptor aktív, akkor gátolja a szomszédos receptorokat.
Aktif tektonik yükselme nedeniyle, Logan Dağının yüksekliği hala yükseliyor.Az aktív tektonikus működés következtében a Mount Logan napjainkban is emelkedik.
Emekli olduktan sonra Cern'de bir deneyde aktif görev almıştır.Nyugdíjba vonulása után a CERN-ben dolgozott.
Ekim ve Mart arasında aktif değillerdir.Március és augusztus között aktívak.
Birleşmeden beri Almanya, NATO ve Avrupa Birliği içinde aktif rol almaktadır.Az egyesítés óta Németország vezető szerepet tölt be az Európai Unióban és a NATO-ban.
Talk Talk, 1981 ile 1991 yılları arasında aktif olan Britanyalı müzik grubudur.A Talk Talk angol zenekar, aktív éveik 1981–1991 közé tehetők.
Her ikisi de Florida Cumhuriyetçi Partisi'nin aktif üyeleridir.Mindkét szülője a Republikánus Párt aktív tagja.
Örneğin, herhangi bir fotoğraf ekini doğrudan Aktif Görüntüleme'yi kullanarak önizleyebilir.Például bármely fénykép melléklet előnézetét az aktív nézet segítségével meg lehet tekinteni.
Sanatçı aktif müzik kariyerini 1968'de sonlandırmıştır.Aktív játékos pályafutását 1968-ban fejezte be.
Kütleli nötrinoların fiziği halen aktif bir teorik ve deneysel araştırma konusu.A tömeggel rendelkező neutrínók problémája jelenleg aktív elméleti és kísérleti kutatások tárgya.
İşçi hareketlerinde aktif olarak yer aldı.Továbbra is aktívan részt vett a munkásmozgalomban.
Belirli üreme mevsimleri yoktur, yıl boyunca aktif olabilirler.Nincs kiemelt szaporodási időszakuk, egész évben párosodhatnak.
Şafak ve günbatımında en aktiftir.Hajnalkor és napnyugtakor tevékeny.
Çünkü o bu savaşta aktif rol almamıştı.Ettől kezdve nem vett részt a csatában.
Siyasi yaşamda aktif rol aldı.Képviselőként aktív szerepet játszott a politikai életben.
Mayıs 1968 grevlerine aktif olarak katıldı.Az 1968. májusi zavargások miatt félbeszakadt.
Saptanabilir sinyal için aktif olan 50.000 nörona ihtiyaç vardırA detektálható jel kiváltásához 50.000 aktív neuron szükséges.
İkisi de gece aktif olur ve ağaçlarda yaşar.Éjjel volt tevékeny és a fákon élt.
Bu durumda, spesifik aktivite μmol min−1 mg−1 aktif enzim olarak ifade edilmelidir.Az enzim maximálisan aktív, ha 1 mol enzimhez 1 mol aktivátor kötődik.
Böylece Senna aktif süpansiyonlu araçla yarış kazanan son sürücü olmuştur.Senna az aktív felfüggesztésű autók első győzelmét szerezte.
Sosyal hayatta aktif rol alır.Aktívan részt vesz a közéletben.
Aktif ancak tedavi edilmemiş tüberkülozu olan bir kişi yılda 10-15 insana hastalık bulaştırabilir.Egy tbc-ben szenvedő, kezeletlen személy évente kb. 20 embert fertőzhet meg.
Aktif oyunculuk kariyerine 2004'te Güney Kaliforniya'daki Yahudi Toplum Merkezi'nde başladı.Karrierjét a Dél-kaliforniai Zsidó Közösségi Házban kezdte.
İo, gelgitsel ısınmaya bağlı olarak Güneş Sistemi’ndeki volkanik olarak en aktif cisimdir.A Naprendszerben vulkanikusan ez a legaktívabb égitest.
Farklı birçok sivil örgütün içerisinde bulundu ve yönetimlerinde aktif olarak çalıştı.Képviselői munkája mellett számos civil szervezet tagja, és irányításukban is tevékenyen részt vesz.
Genelde gece aktif olurlar, ancak bazı zamanlarda gündüzleri de rastlanabilirler.Többnyire éjjel aktívak, de időnként láthatóak nappal is.
Şu sıralar bu konu aktif bir araştırma konusudur.Jelenleg is igen aktívan kutatott terület.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod