2011'de aktif hizmetine devam etmektedir.Fortfarande i aktivt tjänst 2013.
Kendisi 1999'da aktif siyasetten çekilmiştir.År 2004 drog han sig tillbaka från den aktiva politiken.
Aktif taşımaTillgänglig elektronisk:
Adanın volkanları aktiftir.Vulkanen är fortfarande aktiv.
Tüm cüce geyikgiller akşam ve gece aktiftir.Alla mushjortar är aktiva under gryningen eller natten.
Yıl boyunca aktiftir.Den är aktiv året om.
Ross Adası'ndaki Erebus Dağı, Dünya'nın güneye en yakın aktif yanardağıdır.Mount Erebus är det högsta berget på Ross Island.
Şirket, günümüzde aktif değildir.Föreningen bedriver idag ingen aktiv verksamhet.
Not: Kalın yazılı takım ve oyuncular turnuvada aktif durumdadır.Spelare och lag i fetstilt är fortfarande aktiva i turneringen.
1920'den ölümüne kadar aktif bir müzisyendi.Han var aktiv konstnär från 1917 fram till sin död.
Günün 15 saatini uyku ile geçirirler ve daha çok geceleri aktif olurlar.Tvåtåiga sengångare sover ungefär 15 timmar per dag och är huvudsakligen aktiva på natten.
Gündüzleri aktiftirler.De är aktiva på dagen.
Akşam ve sabah karanlığında aktiftirler.De är aktiva på natten och på morgonen.
Eşya pasif veya aktif özelliklere sahip olabilirler.Man skiljer på aktiva och passiva komponenter.
Diğer Canini türlerinden farklı olarak, daha çok gündüz aktif olur.Liksom de flesta andra spetsekorrar är den aktiv på dagen.
Aktif kariyerinden sonda iki beyzbol kulübü New York Yankees ve New York Mets'de yöneticilik yapmıştır.Det finns två klubbar i Major League Baseball (MLB) i staden, New York Yankees och New York Mets.
Aynı zamanda Dünya 'nın en yüksek aktif volkanlarından biridir.Det är också jordens sydligaste aktiva vulkan.
Gece aktif olurlar.De är aktiva på natten.
Problem çözmede frontal korteks aktif rol oynar .Taket är valmat tegeltak med frontespis.
Endonezya'nın en aktif yanardağıdır ve 1548'den beri düzenli olarak lav püskürtmektedir.Det är Indonesiens mest aktiva vulkan och har haft 68 utbrott sedan 1548.
Ailesi hem aktif komünist, hem de Komünist Parti üyeleriydi.Hans pappa är även fackligt aktiv och därmed även gräsrotsmedlem i socialdemokraterna.
Pampa kedisi ağırlıklı olarak gece aktifdir.Liksom pampaskatten är arten främst aktiv på natten.
Ada sismik açıdan aktif bir bölgede bulunmaktadır.Staden ligger i ett område som är väldigt seismologiskt aktivt.
PTT şubesi ve PTT acentesi vardır:(şu an aktif degil).VPK och SKP på arbetsplatserna: : .
Burun ayılarının haricinde tüm rakungiller akşam ve gece aktif olan hayvanlardır.Med undantag av släktet näsbjörnar är halvbjörnar aktiva under gryningen eller natten.
18 Haziran'da grup yeniden aktif hale geldiğini ilan etmiştir.Den 18 juni stod det klart att gruppen uppfyllde reglerna för att fortsätta existera.
En etkili sorbent aktif karbondur.Där är den aktiva substansen valaciklovir.
Aktif olarak dağ sporuyla ilgileniyordu.Gjedde intresserade sig särskilt för bergsbruk.
İnsan hakları konusunda ve savaş karşıtı kampanyalarda aktif rol almıştır.Hon arbetar för kvinnors rättigheter och med förebyggande av konflikter.
Kubo Tite sadece mangada değil, animede de aktif bir rol alan ender mangakalardan biridir.BB är inget djur, utan en animatronisk ung pojke som håller i en ballong.
Müzenin finansmanını sağlayabilmek için aktif bir kampanya başlatıldı.Han arbetade aktivt för att Skövde museum skulle startas.
2008-2010 yılları arasında aktif olarak düzenlendi.Gruppen var verksam åren 1998–2010.
Gündüz aktif olanlar azınlıktadır.Individerna är aktiva på dagen.
Öğrenci, derslere,aktif olarak katılır.Engagera studenter aktivt i sin egen läroprocess.
Aktif bir şekilde twitter kullanmaktadır.Hans blogg är fortfarande aktiv.
Suudi Arabistan Silahlı Kuvvetleri'nin 235.000 aktif ve 25.000 yedek personeli bulunmaktadır.Armén består av 25 000 heltids och deltidsanställd personal.
Glenn Miller'ın büyük grubu - 1938-1942 yılları arasında aktifGlenn Millers storband – aktivt 1938–1942.
O zaman için bilinen en aktif parıltılı yıldızdı.Це була найяскравіша зірка, відома тоді.
Şirket, aktif olarak araştırmacı istihdam etmeye başladı.Компанія починає активно набирати дослідників.
Dünya çapında yaklaşık 80 milyon kişide aktif enfeksiyon bulunmaktadır.У світі нараховують близько 80 млн людей хворих на трахому.
Halen aktif olarak oynanmaktadır.Продовжує активно зніматися.
En aktifi alfa-tokoferoldür.Мабуть, найактивніший альфа-токоферол.
Bir ay sonra aktif kadroya çağrıldı.Через місяць його викликали в активний ростер.
Fakat okul aktif değildir.Нині училище не функціонує.
Şu sıralar bu konu aktif bir araştırma konusudur.Це досі є об'єктом активних досліджень.
Uzun mesafeler üstünden morfogenler, aktif sinyal iletimi sürecini (sinyal transdüksiyonu) kullanabilirler.Довші відстані морфогени можуть використовувати для активного процесу сигнальної трансдукції.
Tiran'da Arnavutluk-İsrail Dostluk Derneği az destekle hala aktif haldedir.Товариство дружби «Албанія — Ізраїль» вельми активно у Тирані, але йому виділяється мінімальна допомога.
Akşam ve gece saatlerinde aktif olurlar.Активна під час сутінок та вночі.
Aktif personel sayısı 5400'dür.Поштовий індекс — 5400.
Burada aktif olarak yer aldı.І тут він розгорнув активну діяльність.
Orada aktif bir şekilde HCl salgılanmasına sebep olur.При дії HCl стає драглистим.
2017 yılında günlük ortalama 33 milyon, aylık ise 67 milyon aktif oyuncu sayısı görmüştür.Станом на січень 2014 року щоденна кількість гравців становила 27 мільйонів, а щомісячна — 67 мільйонів.
Aktif gözlem ^Спостерігається цілорічно.
Aktif misyonerlik hayatı 49 yıldır.Граничний вік резервістів — 49 років.
GPDA ilk olarak 1961 yılında kuruldu ve 1960'lar-1970'ler boyunca aktif kaldı.Об'єднання було засновано у 1961 році та було активне у період 1960—1970 років.
Gece aktif olan kuşlardır.Птахи активні вдень.
Kar altında bile aktif olduğu tespit edilmiştir.Взимку також активний, під снігом.
Ancak Jack, nükleer bomba düzeneğini hemen aktif hale getirir.Незабаром на споруджувану станцію пробирається Джек з водневою бомбою.
Günümüzde hala aktif bir durumdadır.В даний час активно будується.
Şirket, günümüzde aktif değildir.На сьогодні підприємство не працює.