Aynı yılın aralık ayında geçirdiği ikinci felçten sonra aktif politikadan çekildi.Coincidência ou não, no mês seguinte renunciou à actividade política.
2004 yılından bu yana TV4 EBU'nun aktif üyesidir.Desde 2004 a TV4 tem sido um membro efetivo da União Europeia de Radiodifusão.
Böylelikle komünistler ülkede aktif siyaset yapan tek özne haline gelirler.Se isso for verdade então as tartarugas são os únicos representantes vivos da ordem.
Ancak Jack, nükleer bomba düzeneğini hemen aktif hale getirir.Jack deve impedir que uma bomba nuclear seja detonada no centro da cidade.
1920'lerde ve 1930'larda, Robert Bosch politik olarak aktif oldu.In de jaren twintig en dertig was Robert Bosch ook politiek actief.
Temel görevi aktif bir barış işlevi yaratmaktı.De belangrijkste taak was het creëren van een actieve vredesfunctie.
Aktif bir Quaker'dı.Hij was een quaker.
On ressamın tamamı New York ya da Boston'da aktifti.Alle tien waren actief in New York of Boston.
İmparatorluğun Doğu'da hayatta kalışı, imparatorun Kilise işleri üzerinde aktif rol almasını garantiledi.Het overleven van het Rijk in het oosten zorgde ervoor dat de keizer een belangrijke rol speelde in de Kerk.
Bugüne kadar bu nesilden sadece F-22 Raptor aktif olarak kullanılmaktadir.Van deze categorie is alleen de Lockheed Martin F-22 Raptor operationeel.
Et endüstrisinde bir iş adamı olarak aktif olarak çalıştı.Als ondernemer was hij actief in de vleesindustrie.
Kleist, Ağustos 1939 yılında, yarı emekli olduğunda elli sekiz yaşında aktif görev için geri çağrıldı.In augustus 1939 werd hij op zijn achtenvijftigste terug in actieve dienst geroepen.
Aktif gözlem ^Scherp toezicht.
"Tesalyalı cadılar" olarak bilinen bu kadınlar, MÖ 3. yüzyıldan, 1. yüzyıla kadar aktiflerdi.Ze stonden bekend als de "heksen van Thessalië" en waren actief vanaf de 3e tot de 1e eeuw voor Christus.
Alkenler oldukça aktiftir.De chevrons zijn nogal recht.
O, genel olarak Siyonist hareketinde de aktif idi.Als zodanig was hij vooral actief in de oecumenische beweging.
1898 yılında mezun olduktan sonra, Prusya devlet demiryolu yönetiminde aktif oldu.Na in 1898 voor zijn examen geslaagd te zijn gaat hij bij de Preußische Staatseisenbahnen werken.
1971 yılında aktif siyasetten çekilmiştir.In 1977 verliet hij de actieve politiek.
Okuldaki sanat etkinliklerinde aktif olarak rol alıyordu.Op school deed ze actief mee aan de artistieke activiteiten.
Ülkede 5 Yahudi gazetesi, 30'u Anvers'te olmak üzere toplam 45 aktif sinagog bulunmaktadır.Er zijn 5 Joodse kranten en 45 synagogen in België.
1987'de Guillaume Faye aktif siyasi kariyerini bitirdi.In 1987 trok Guillaume Faye zich terug uit de politiek.
İrlanda Cumhuriyet hareketine ilgi duysa da politik olarak aktif değildi.Hoewel niet politiek actief, voelde hij zich wel verwant met de Ierse republikeinse zaak.
Öğrenciyken politik olarak aktif oldu.Tijdens zijn studententijd werd hij politiek actief.
İkisi de gece aktif olur ve ağaçlarda yaşar.Deze soort is 's nachts actief en leeft in bomen.
Kendisi 1999'da aktif siyasetten çekilmiştir.In 1999 trok hij zich terug uit de actieve politiek.
Şu an yaklaşık 5.000 civarı aktif Türk oyuncusu bulunmaktadır.Er zijn nu ongeveer 50 actieve presetmakers.
Not: Kalın yazılı takım ve oyuncular turnuvada aktif durumdadır.Spelers en clubs in het vet zijn nog actief in het toernooi.
Burada kısa bir süre siyaset yaptıktan sonra aktif siyasete veda etmiştir.Na zijn afscheid van de politiek ging hij nog een paar jaar rustig leven.
Ada sismik açıdan aktif bir bölgede bulunmaktadır.De stad ligt in een sterk seismisch actieve zone.
Yaşamı boyunca kadınlar ve barış eylemlerinde aktif olmuştur.Tezelfdertijd was ze actief in de vrouwen- en vredesbeweging.
Daha sonra aktif siyasette yer almadı.Hij was nadien niet meer politiek actief.
Ayrıca, PKK'yı "daha aktif" bir faaliyete çağırmaktadır.Hij riep ook de moslimwereld op tot het nemen van een 'agressievere houding'.
Yavrulama yaptırılacak kuşların aktif ve sağlıklı oldukları belirlenmelidir.De vogeltjes zijn vrij teer en ze moeten goed geacclimatiseerd worden.
Bannon & Co satıldıkdan sonra Bannon Hollywood'da film ve medya sektöründe aktif yatırımcılık yaptı .Na de verkoop van Bannon & Co. werd Bannon producent in Hollywood.
Burada tartışma ve tenis takımlarında aktif oldu.Er werd alleen bij het tennis en het schermen deelgenomen.
Talk Talk, 1981 ile 1991 yılları arasında aktif olan Britanyalı müzik grubudur.Talk Talk was een Britse band die bestond van 1981 tot 1991.
1983'ten beri aktif şekilde müzik yapmaktadırlar.Hij is muzikaal actief sinds 1983.
1882 yılında askeri hekim olarak aktif görev yaptı ve bir yedek olarak devam etti.Tot 1882 bleef hij als militair in actieve dienst om daarna reservist te worden.
Hali hazırda 81.000 personeli aktif hizmette bulunur.81.000 inwoners waren er afhankelijk van noodhulp.
Adacıklarda bulunan yaklaşık 100 volkandan 35'i günümüzde hâlâ aktiftir.Circa 35 van de door hem gebouwde instrumenten zijn tot heden bewaard.
Gece aktif olurlar.Ze zijn 's nachts actief.
Yıl boyunca aktiftir.Het hele jaar toegankelijk.
Müzenin finansmanını sağlayabilmek için aktif bir kampanya başlatıldı.Ook werd een voorstel gedaan om het gebouw een museale functie te geven.
Aktif olarak da politik gösterilerde yer aldılar.Andere waren actief in politieke functies.
Aktif volkanlara ve iyonesfere sahip Io güçlü bir kaynaktır, ayrıca akımları radyo dalgaları oluşturur.Io heeft actieve vulkanen en een ionosfeer en is een sterke bron.
Aynı zamanda Dünya 'nın en yüksek aktif volkanlarından biridir.Het is de meest actieve vulkaan van het land.
Bazı durumlarda tak-kullan aygıtlar kendi ayarlarını tekrar aktif etme yeteneğine sahip olabilirler.Sommige metaprogramma's kunnen zichzelf aanpassen terwijl deze actief zijn.
En aktifi alfa-tokoferoldür.De meest actieve component is α-tocoferol.
Facebook üzerinden oynanan oyunun şu anda 875.000 aktif kullanıcısı vardır.De zender met alleen Italiaanstalige muziek, Radio Italia, heeft gemiddeld 3.785.000 luisteraars.
2007'den beri artık aktif olarak korunmuyor.Sinds 1997 is hij niet meer live opgetreden.
Solist de la Rocha özellikle EZLN örgütünün aktif destekçisidir.De band, en vooral De la Rocha, steunt de EZLN, het Zapatistisch Nationaal Bevrijdingsleger.
2005 yılından bu yana aktif ve grubu ile birlikte sahne almaktadır.Sinds 2005 beschikt de website over en actief forum.
Elektronik saldırı aktif veya pasif olarak icra edilebilir.Het gedogen kan actief of passief gebeuren.
Ya da dışarıdan aktif edilir.Wat van binnenuit bewogen wordt.
Genelde geceleri aktiftirler.Ze zijn meestal ’s nachts actief.
Hristiyan Araplar, Arap partilerinde aktif rol almaktadır.Zo zijn de christenanarchisten erg actief in de koloniebeweging.
Napolyon Savaşları'nda da aktif olarak görev aldı.Hij was vervolgens in de napoleontische oorlogen actief.
Yeni Britanya büyük volkanik süreçlerle oluşmuştur; birkaç tane aktif volkan bulunmaktadır.Het landschap wordt gedomineerd door vulkaankegels en nog een aantal actieve vulkanen.
Fula'daki fiiller genellikle 3 seste sınıflandırılır: aktif, orta ve pasif.Silla’s geschiedenis wordt opgedeeld in drie periodes: vroeg, midden en laat.
Ekim ve Mart arasında aktif değillerdir.Van oktober tot maart wordt er gepaard.