Ana içeriğe geç
Sözlük

aktif ile cümle

aktif kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Şu sıralar bu konu aktif bir araştırma konusudur.Desde então esta área de pesquisa tem estado bastante ativa.
Geceleri daha aktif olurlar ve hemen hemen her şeyi yiyebilen balıklardır.São peixes onívoros, alimentando-se praticamente de tudo.
Halen aktif olarak oynanmaktadır.E ainda continua na ativa.
Mayıs 1968 grevlerine aktif olarak katıldı.Entraram em operação a partir do mês de Maio de 1968.
Azot molekülü(N2) aktif bir molekül değildir, kolay kolay kimyasal reaksiyon göstermez.Entretanto, a molécula de metileno (CH2) é extremamente reativa, não estando equilibrada quimicamente.
Canlının aktif hareket etmesini engeller.Permitir a vivência total do movimento.
Aktif olarak dağ sporuyla ilgileniyordu.É muito procurado para a prática de montanhismo.
Aktif kömür birçok zehirlenmede kullanılan bir panzehirdir.O carvão activado tem sido usado em casos de intoxicações por algumas substâncias.
Radyo Aktif.Rádio Ativa.
Fakat okul aktif değildir.A Academia ainda está ativa.
Aktif hizmetine devam etmektedir.Ainda ao serviço activo.
Aynı zamanda sivil hakları, savaş karşıtı ve feminist hareketlenmelerde politik olarak aktif rol almıştır.Nessa época, ela era politicamente ativa nos movimentos por direitos civis, antiguerra e feminista.
Et endüstrisinde bir iş adamı olarak aktif olarak çalıştı.Como homem de negócios, trabalhou na indústria de alimentos.
Bu, Azerbaycan'daki aktif ve sönmüş yanardağların listesidir.Esta é uma lista de vulcões ativos ou extintos do Azerbaijão.
Sağlık ocağı vardır fakat aktif değildir.A rampa de carga existe, mas não é funcional.
Aynı zamanda Üniversite aktif şekilde Bolonya sürecine katılmaktadır.Nestas universidades está ainda a decorrer a adaptação ao Processo de Bolonha.
Genç Loustalot çok aktif olmuş ve başlarda neredeyse tek başına çalışmışmtır.Jansson começou o trabalho quase que imediatamente.
1971 yılında aktif siyasetten çekilmiştir.Após 1976, abandonou a política ativa.
En son 8.000 yıl önce bu kadar aktifti.Entretanto, o Sol se manteve tão ativo quanto neste período ao longo dos últimos 8 000 anos.
Bütün evreleri yazın sıcak dönemlerinde aktiftir.Estão abertas ao público nos meses quentes do ano.
Gece aktif olan kuşlardır.As senhoras do pássaro da noite.
İrlanda Cumhuriyet hareketine ilgi duysa da politik olarak aktif değildi.Era um simpatizante do Republicanismo irlandês, mas nunca foi politicamente activo.
Ayrıca aktif olarak siyaset ile de ilgilenmektedir.Também se envolveu ativamente na política.
Daha sonra Ben, kelepçeyi aktif eder ve Doktor'u bilinmeyen bir noktaya yollar.Ashildr então ativa o teletransporte, enviando o Doutor para um local desconhecido.
Bu hastalıkta mast hücreleri sürekli aktiftir ve etken maddeleri sürekli bir şekilde salgılarlar.O excesso de ferro nesses órgãos progressivamente lesiona as células e prejudica seu funcionamento.
Bu çözelmiş kompleksler aktif taşıma ile hücre içine alınırlar.Estas moléculas maiores terão que ser transportadas para o interior do núcleo de maneira ativa.
Konstantius Hıristiyan kilisesinin meseleleriyle aktif olarak ilgilendi.No entanto, a adesão de Constantino foi um ponto decisivo para a Igreja cristã.
II. Dünya Savaşı'nın sonuna kadar aktif durumda bulunmuşlardır.Permaneceu ativo até o final da Segunda Guerra Mundial.
Siyasi yaşamda aktif rol aldı.Foi a sua última participação na vida política activa.
Bu ordu 1917'de dağıldığında 110-120 bin Ermeni kökenli asker aktif bulunuyordu.Entre 10 000 e 11 000 soldados georgianos se concentraram para a investida.
Bu dönem aktif biçimde siyasetin içine girdi.Estava assim consumada a sua entrada para a política activa.
Bu, Türkiye'deki aktif ve sönmüş yanardağların listesidir.Esta é uma lista de vulcões ativos e extintos no Sudão.
Bu arada Evanescence ile çalarken Dark New Day grubunda da aktif olarak yer aldı.Ele continuou ativo com o Dark New Day enquanto tocava com o Evanescence.
Bundan kısa süre sonra da aktif görevden terhis edilmiştir.Ele foi imediatamente colocado em serviço ativo.
Temelde aktif ve pasif ötanazi şekilinde uygulanmaktadır.Ele ainda dividiu-o entre nous ativo e passivo.
Müzenin finansmanını sağlayabilmek için aktif bir kampanya başlatıldı.O museu lançou uma campanha de angariação de fundos.
1970'lerin sonunda dönemin öğrenci eylemlerinde aktif rol aldı.Atuou no movimento estudantil, no final dos anos 1970, tempos finais da ditadura.
1920'den ölümüne kadar aktif bir müzisyendi.Manteve-se ativo como artista até à sua morte em 1926.
Shpilband onun ölümünden sonra aktif sporu bıraktı.Thomas não deixou um testamento após sua morte.
Eğer kesme işlemci örnekleme yaparken kesme işlemi aktif durumda değil ise CPU iş kesmeyi görmez.Se a interrupção não está ativa quando a amostra do processador está, a CPU não a vê.
Ya da dışarıdan aktif edilir.Ela é formada de dentro para fora.
Ekim ve Mart arasında aktif değillerdir.Tem lugar entre Março e Abril.
Bu nedenle, İhtilal gerçekleştiğinde Baptistler aktif birer vatansever olarak ihtilal girişiminde yer aldılar.Uma vez começada a Revolução, os batistas logo se tornaram patriotas ativos na causa.
Napolyon Savaşları'nda da aktif olarak görev aldı.Recebeu missões importantes nas Guerras Napoleônicas.
Aktif bir KDS, bu tür karar önerileri veya çözümleri ortaya çıkarabilir.Um SAD ativo pode trazer sugestões ou soluções para o problema apresentado.
Keaton, oyunculuk kariyerine aktif olarak devam etmektedir.Timman continua jogando ativamente.
Bazı skeçlerde konuklar da aktif olarak rol alabilmektedir.Há, também, ocasionalmente, a presença de um convidado no palco.
Tekrar aktif bir şekilde onlara karşı çalışmaya başladı.Voltou a atuar esporadicamente.
Bu olayda çok aktif rol aldı.Ela teve um papel bastante ativo na campanha.
Şafak sökerken aktif hâle gelir ve gün boyunca dönem dönem aktif kalır.É mais ativo ao amanhecer e ao entardecer, e passa o resto do dia na densa vegetação.
11 yıllık aktif futbol kariyerinin çoğunu Cruzeiro takımı ile geçirdi.Onze deles passaram a maior parte da carreira com os Chiefs.
Facebook üzerinden oynanan oyunun şu anda 875.000 aktif kullanıcısı vardır.O jogo atualmente está em versão beta, com cerca de 270 mil usuários ativos no Facebook.
Favoritizm kavramı, aktif veya pasif olarak ortaya çıkabilir.A tolerância pode ocorrer de maneira ativa ou passiva.
Cüce ispermeçet balinaları ticari balinacılar tarafından aktif olarak avlanmaktadır.O cachalote-anão foi objecto de caça por parte dos baleeiros comerciais.
10 tane aktif istasyonu var, ve 2 tane daha istasyon şu anda inşaat edilmektedir.Além destas, mais 5 estações encontram-se em construção e outras 11 estão planejadas.
Aktif gözlem ^Vigilância absoluta.
Genellikle geceleri aktiftirler.Essas deslocações ocorrem geralmente à noite.
1956 yılından beri aktif Avrupa Yayın Birliği üyesidir.A RÚV é um membro ativo da União Europeia de Radiodifusão desde 1956.
2011 yılından bu yana aktif faaliyet göstermektedir.Desde 2011, encontra-se desempregado.
Aktif bir öğrenci olarak, Ioan Slavici ile yardımlaşıyordu.Como professor, ele teve como alunos o acadêmico Constantino Láscaris.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod