Ana içeriğe geç
Sözlük

aktif ile cümle

aktif kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu üç maddenin herhangi biri aktif bir şekilde değer katmak için işlenmemiştir, israf olur.أي من هذه البنود الثلاثة لم يتم معالجتها بفعالية لإضافة قيمة تعتبر هدرا.
Uykuya daldıktan yarım ya da bir saat sonra beyin dalgaları tekrar aktif sürece geçmeye başlar.بعد ساعة ونصف من عدم حركة السريعة، تبدأ موجات الدماغ بإظهار نمط نشط مرة أخرى.
Alkenler oldukça aktiftir.بعض تلك البراكين نشطا .
Temel görevi aktif bir barış işlevi yaratmaktı.أسست المجموعة النشطة تطويق للسلام.
1996 yılına kadar Amerikan Ordusu tarafından aktif hizmette kullanılmıştır.خدم في سلاح البحرية الأمريكي حتى عام 2003.
Şafak ve günbatımında en aktiftir.تنشط بعد غروب الشمس وفي الليل.
Chagall, 1917'deki Rus Devrimi'nde aktif rol aldı.وأصبح شاجال عضوًا نشطًا في الثورة الروسية في عام 1917.
Gece aktif olurlar ve avını pusu kurarak yakalamayı tercih ederler.كان ينظر للذهاب للمدرسة مضيعة للوقت ويفضل الصيد والتنزه بين الأشجار.
Halen aktif olarak oynanmaktadır.فاستمر رغم ذلك ينشط من هناك.
Bu mecbûrî dönemden sonra aktif öğrenime geçiliyor.بدأت فهمي بالعمل بجد على استثمار ذلك بعد المرحلة الثانوية.
Özellikle dolunay zamanı çok aktiftir.في الصمامات المفرغة خصوصا.
Myanmar ve Pakistan diplomatik ve ticari ilişkilerini aktif bir şekilde sürdürüyorlar.البحرين وباكستان تتمتعان بعلاقات ودية وعميقة.
Tüm cüce geyikgiller akşam ve gece aktiftir.جميع مرافق النشاط الرياضى معدة للإستخدام النهارى و الليلى .
1981'de en aktif volkan olan Pagan Tepesi patlamış ve yerleşim alanlarının çoğunu tahrip etmişti.وفي عام 1981 ثار أكبر بركان في جبل باجان، قضى على معظم مباني الجزيرة، وأرضها الزراعية.
I. Dünya Savaşı'nda çok az sayıda Osmanlı zırhlı savaş gemisi aktif oldu.خلال الحرب العالمية الأولى، فإن العديد من السفن الحربية العثمانية قد شهدوا قليلا من النشاط أو لا يوجد.
İl sınırları içinde 197 adet tescilli spor kulübü ve 7,443'ü aktif 58.395 sporcu bulunmaktadır.يوجد 197 نادى رياضى مسجل في المدينة و 58395 رياضى نشط بنسبة 7,443%.
Aktif rehberlik yaşamını sürdüren Şerif Yenen, turist rehberliği eğitimleri ve konferanslar vermektedir.واصل شريف ينن حياته بنشاط في الإرشاد وأعطى تدريبات في الإرشاد السياحى وأقام المؤتمرات.
Bunların bir kısmı, aktif planlarla Adolf Hitler'i ve onun rejimini devirmek için çaba gösterdi.انخرطت بعض هذه الحركات حتى في وضع خطط لإزالة واغتيال أدولف هتلر والانقلاب على حكمه.
Ana madde: ISRO Hindistan Uzay Araştırma Örgütü aktif uzay programını korur.تمتلك المنظمة الهندية لبحوث الفضاء – وكالة الفضاء الوطنية بالهند – برنامج فضاء نشط.
Bu ada 1967 ve 1969'da yerel bilimsel istasyonları bozuk olan aktif bir yanardağ, kalderaydı.الجزيرة جزء من بركان نشط، تسبب بأضرار خطيرة للمحطات العلمية المحلية في الفترة من 1967 حتى 1969.
Öğrenciyken politik olarak aktif oldu.وكانت ناشطة سياسية أثناء فترة الدراسة الجامعية.
Her kromozomdaki genleri saptamak, genetik araştırmaların hali hazırda en aktif konusudur.تحديد الجينات في كل كروموسوم هو مجال أحدث البحوث الجينية.
Gençliğinde Komsomol'un aktif bir üyesiydi.كان في شبابه عضوًا في الحزب الشيوعي (توده).
Hughes, 2003 yılında Yale Üniversitesi'nde öğrenimine başladı ve aktif sporu bıraktı.عاد نيميروف في عام 2001 إلى التعليم في جامعة ييل، حيث حصل على الحيازة.
Eylül'den Haziran'a kadar aktifitir.ينشط من أبريل ألى سبتمبر.
Aktif taşımaعملية النقل النشط.
Dünya çapında yaklaşık 80 milyon kişide aktif enfeksiyon bulunmaktadır.ويصاب 800 مليون شخص تقريبًا في أنحاء العالم بعدوى الدودة الطفيلية المرافقة.
Genelde geceleri aktiftirler.وعادةً ما تنشط هذه الأنواع ليلاً فقط.
1992'de aktif sporu bıraktı.بدأ مسيرته الرياضية عام 1992.
Derin inspiryumda aktiftir.تقوم الحركة على أفكار جهادية.
Sağlıklı ve aktiftir.وهم أهل جد ونشاط.
En aktif ayrılan levha sınırı, okyanus plakaları arasında meydana gelen ve orta okyanus sırtlarıdır.وتحدث معظم حدود الصفائح المتباعدة النشطة بين الصفائح المحيطية والتي توجد في شكل حدبة وسط المحيط.
Gücünün zirvesinde, yüzlerce aktif üyeye sahipti.له مصنفات كثيرة، بلغت نحو مائة مصنَّف.
TCDD'nin 2010 yılı sonu itibarıyla aktif olarak kullanılan demiryolu uzunluğu 11.940 km.dir.واعتباراً من نهاية عام 2010 لسكك حديد جمهورية تركيا فإن طول السكك الحديدية المستخدمة بفاعلية يصل إلى 11.940كم.
Deniz, Maluku Deniz Plakası'ndan dolayı çok aktif bir deprem alanıdır.هذا البحر عبارة عن منطقة زلازل نشطة، وذلك بسبب صفائح بحر مالوكا.
Sabit kıymetlerinizi ne zaman aktifleştiriyorsunuz ?متى الخروج من العناية المركزة؟".
Dünya çapında yaklaşık 80 milyon kişide aktif enfeksiyon bulunmaktadır.Cerca de 80 milhões de pessoas no mundo apresentam infecção ativa.
Çoğu gece aktif ve yalnız yaşar.São geralmente solitários e ativos à noite.
2010 yılında, o bir Çinli Eğlence Şirketi ile anlaşma imzaladı ve Çin'de halen aktiftir.No ano de 2010, ele assinou com uma companhia de entretenimento chinesa e é atualmente ativo na China.
Avrupa Pharmacopoeia, aktif ilaç maddesi olarak 200'den fazla hidroklorür listeler.A farmacopeia europeia lista mais de 200 cloridratos como ingredientes ativos em fármacos.
EBU, yarışmadaki tüm elli altı aktif üyeye katılım daveti düzenlemiştir.A EBU irá convidar a participação no concurso para todos os cinquenta e seis membros ativos.
Aktif tektonik yükselme nedeniyle, Logan Dağının yüksekliği hala yükseliyor.Devido a uma falha tectônica ativa, o Monte Logan realmente está a aumentar a altitude.
Daha çok geceleri aktiftir.É mais ativo à noite.
"Allah: Tanımak-Bilmek-Anlamak", "Pasif İyiden Aktif İyiye", "İslâm Nedir?" yayımlanmış son kitaplarıdır.Seu último livro (2003) foi Allah weet het beter ("Alá sabe melhor"), no qual ele condenou fortemente o Islã.
Aktif maddesi DEET'dir (N, N-dietil-m-toluamid).O seu ingrediente ativo é DEET (N, N-dietil-m-toluamida).
Metropolitlik 1922-1923 yıllarına kadar aktifti.A metrópole permaneceu ativa até 1922-1923.
Delegeler ne kadar ve hangi alanlarda aktif olacakları açısında da daha fazla seçeneğe sahiptir.Delegados possuem escolhas adicionais de que forma eles serão ativos em quais áreas.
2006 itibarı ile orduda aktif personel sayısı 1.037 milyondur.Em 2006, os militares tinham 1,037 milhão de pessoas na ativa.
1990'larda aktif görev yaptı, 1997'de bir yılda 300.000$ bağış yapıldı.A fundação manteve-se ativa durante os anos 1990, com doações atingindo 300 000 dólares em 1997.
Aktif ancak tedavi edilmemiş tüberkülozu olan bir kişi yılda 10-15 insana hastalık bulaştırabilir.Uma pessoa não tratada infecta de 10 a 15 pessoas por ano.
Bu program için basittir ama aktif bölge sınırı geçtiği zaman, yanlış sonuçlar gösterir.Isto é fácil de programar, mas leva a resultados imprecisos quando a área ativa atravessa este limite.
Önemli bileşenler vakum tüpleri ya da transistörler gibi aktif aletler içerir.Seus componentes principais são dispositivos ativos, tais como válvulas ou transistores.
Dünyadaki ilk etkin filtreleme aktif karbon gaz maskesi'nin mucididir.(1915).É o inventor da primeira máscara respiratória com carvão ativado com filtragem efetiva (1915).
Aktif güç belli bir zamanda iş gören devrenin kapasitesidir.A potência ativa é a capacidade do circuito de produzir trabalho em um determinado período de tempo.
Atlas V, aktif olarak sürmekte olan fırlatma sistemlerinden Atlas Füzesi ailesi içerisinde bulunmaktadır.O Atlas V é um veículo de lançamento descartável, ainda em atividade da família de foguetes Atlas.
Adanın volkanları aktiftir.Vulcão em atividade.
Amerikalarda açıldığı günden beri hala aktif olan en eski Yahudi mezarlığı Coro Yahudi Mezarlığı'dır.O Cemitério judaico de Coro é o mais antigo cemitério judeu de uso contínuo nas Américas .
Sonuç karşı köşede bir yeniden görünen arazinin kenarına çaprazlama hareket eden aktif bölgelerdir.O resultado é que as áreas ativas que se movem através dos limites do campo reaparecem no outro lado.
İlk aktif terkip maddesi, ilk sentetik piretroiddi, alletrindir.O ingrediente ativo inicial foi o primeiro piretróide sintético, aletrina.
Sneaker Pimps adlı müzik grubunun kurucularındandır ve IAMX solo projesiyle aktif olarak ilgilenmektedir.Ele foi membro fundador da banda Sneaker Pimps e agora está no seu projeto solo intitulado, IAMX.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod