Bundan kısa süre sonra da aktif görevden terhis edilmiştir.Six jours plus tard, il fut retiré du service actif.
Halen aktif olan oyuncular *.En gras les joueurs encore actifs.
Ada sismik açıdan aktif bir bölgede bulunmaktadır.Cette île est dans une zone à forte activité sismique.
1970'lerin sonları ve 1980'lerin başlarına kadar aktif olmuştur.Il est actif de la fin des années 1970 jusqu'en 1983.
Gece aktif olurlar.Il est actif la nuit.
1991 yılından beri Viyana siyasetinde aktiftir.Elle poursuit depuis 1991 une activité de galeriste à Genève.
Fakat sonradan kale komutanı Yağı-Sayan daha aktif bir strateji uygulamaya koyuldu.Mais là, le général se fit construire un quartier général encore plus luxueux.
Gece aktif olurlar ve avını pusu kurarak yakalamayı tercih ederler.Il chasse à l’affût et à l’approche, préférant tendre une embuscade plutôt que de poursuivre sa proie.
Eylül'den Haziran'a kadar aktifitir.Il est ouvert de juin à septembre.
Nisan 2007'de aktif spora geri döneceğini açıkladı.Il reprend l'activité sportive en décembre 2007.
İkisi de Kore'deki turnuvalara aktif olarak katılmaktadırlar.Tous deux seront actifs au sein de l'AIU.
Yaklaşık olarak 10.000 aktif personeli bulunmaktadır.On compte 11 000 citoyens actifs.
Aktif ve pasif olmak üzere iki tip bağışıklık vardır.Il existe deux types d'opt-out, actif et passif.
Buna rağmen LCD teknolojisindeki gibi aktif matriks sistemlerde bulunmaktadır (AMEL).Cette technique est similaire à celle utilisée sur les écrans plats à matrice active LCD (AMLCD).
Her 20 Lihtenştaynlıdan biri aktif futbol oyuncusudur.Tous les joueurs sont des joueurs de football traditionnel.
Aktif kömür verilir.Le charbonnage en activité.
2011'de aktif hizmetine devam etmektedir.Le groupe reste actif en 2011.
Yeryüzü Doktorları, 15 yıldır birçok Afrika ülkesinde aktif olarak çalışmaktadır.Elle s'est spécialisée depuis 10 ans sur le continent Africain.
Yaklaşık 14,500 kadın şu anda aktif görevdedir.Il a 14 500 membres à son actif.
Köyün ilköğretim okulu var ama aktif değildir; taşımalı eğitim de yapılmamaktadır.Son propre style trop personnel n'est pas transmissible; il ne fait donc pas école.
1987'de Guillaume Faye aktif siyasi kariyerini bitirdi.En 1989, Muriel Hermine met fin à sa carrière sportive professionnelle.
2007'den beri artık aktif olarak korunmuyor.Il est inactif depuis 2007.
İsrail'im Knesset Meclisi'nde 1977'den 1981'e kadar aktif siyaset yaptı.Il a été membre de la Knesset de 1977 à 1981.
Ulusal Edebiyat Merkezi'nde aktif görevler aldı.Édition du Centre National de littérature.
Kakımlar hem gece hem gündüz faal olabilirler ama çoğunlukla akşam ve gece aktif oldukları görülür.Ils sont actifs surtout le matin, l'après-midi et le soir mais ils peuvent aussi être actifs la nuit.
Yüzey aktif maddeler yağ ve yiyecek dökülmelerine saldırdı.Cette utilisation excessive des pesticides empoisonne la production de la nourriture et l’eau.
Kendisi milliyetçi ve Yahudi aleyhtarı; aktif bir Nazi ideoloji savunucusudur.La première est essentiellement juive et défend une position pro-israélienne.
Ortalama banka aktifi 295,35 milyon Azerbaycan manatı olmuştur.L'apport annuel moyen se monte à 23,359 millions de mètres cubes.
2011 yılından bu yana aktif faaliyet göstermektedir.Il est actif depuis 2011.
2007-2008 ders yılından beri Val Müstair öğrencileri, yeni dili aktif olarak yazı dilini öğrenmektedirler.De ce fait, les Moldaves scolarisés avant 1991 parlent couramment russe.
David çok aktif.David es muy activo.
Baykuşlar geceleri aktiftir.Los búhos están activos por la noche.
Thorpe spor dünyasında aktif olmaya devam etti.Thorpe continuó activo en el ámbito deportivo.
Ulla Wiesner, 1963'ten 2002 yılına kadar aktif olarak şarkıcı kariyerini sürdürmüştür.Ulla Wiesner se desempeñó como cantante desde 1963 hasta 2002.
2010 yılında, o bir Çinli Eğlence Şirketi ile anlaşma imzaladı ve Çin'de halen aktiftir.En el año 2010, firmó con una empresa china de entretenimiento y actualmente está activo en China.
Aralık 2012 itibarıyla 60 milyondan fazla indirme ve günlük 2.4 milyon aktif kullanıcısı vardır.En diciembre de 2012 tuvo más de 60 millones de descargas y de 2,4 millones de usuarios activos al día.
Moratín aynı zamanda kendi döneminin tiyatro reformunun aktif destekçisiydi.Moratín fue también un activo impulsor de la reforma teatral de su tiempo.
1890lerde son derece aktif ve yenilikçi.Muy activo e innovador en la década de 1890.
Šuckori birliği özellikle Hersek'te aktif bir rol oynamıştır.Las unidades Šuckori fueron especialmente activas en Herzegovina.
Emekli subay olarak, çoğunlukla tavsiye vererek çeşitli şekillerde aktif kaldı.Como un oficial retirado, se mantuvo activo de varias maneras, principalmente en el asesoramiento.
Aktif bir şekilde twitter kullanmaktadır.Proactiv en Twitter.
Şu anda Doro hala aktif konumdadır ve Warlock materyalleri konserlerde kullanılmaktadır.Actualmente, Doro está en activo y aún utiliza material de Warlock.
İmparatorluğun Doğu'da hayatta kalışı, imparatorun Kilise işleri üzerinde aktif rol almasını garantiledi.La supervivencia del Imperio en el Este aseguró un rol activo del emperador en los asuntos religiosos.
Aktif kömür verilir.Carbón activado.
Maluku Denizi, baharat ticareti için aktif bir alandı ve 4 sultanlık tarafından kontrol edildi.El mar de las Molucas fue un área activa en el comercio de especias y estuvo controlada por 4 sultanatos.
Challenger 2 Bosna, Kosova ve Irak'ta hala aktif hizmet görmektedir.El Challenger 2 ha estado en servicio en Bosnia, Kosovo e Irak desde 2003.
Genellikle gececidir ancak yiyecek aramak için günün her vaktinde aktif olabilir.Por lo general es nocturna, pero puede buscar alimento en cualquier momento del día si fuera necesario.
Amerikalarda açıldığı günden beri hala aktif olan en eski Yahudi mezarlığı Coro Yahudi Mezarlığı'dır.El Cementerio judío de Coro es el cementerio judío en continuo usomás antiguo de América.
Diğer oğlu Robert Kagan ise halen muhafazakar kanatta aktif politika yapıyor.Otro hijo suyo, Robert Kagan, está también activo en la política conservadora y en relaciones internacionales.
Aktif bir KDS, bu tür karar önerileri veya çözümleri ortaya çıkarabilir.DSS activo.- Puede llevar a cabo dicha decisión, sugerencias o soluciones.
Bu bölgedeki aktif yıldız oluşumu 7.000 ışık yılı uzaklıktadır.Esta región de activa de creación de estrellas se ubica a unos 7000 años luz de distancia.
David'in hâlâ aktif olan kafası Shaw'ı Mühendis'in hayatta olduğunu ve onun için geldiği hakkında uyarır.David advierte a Shaw por intercomunicador que el Ingeniero sobrevivió al impacto y se dirige hacia ella.
Haziran 2016 itibarıyla, Instagram’ın 500 milyonu aşkın aktif kullanıcısı vardı.A partir de junio de 2016, Instagram tenía más de 500 millones de usuarios activos.
Milano'daki yılları süresince, hicivsel dergi Bertoldo'da aktif olarak yer aldı.Durante su estadía en Milán, participó activamente en la revista satírica Bertoldo.
Bunlar 5 ila 15 dakika içinde etki göstermeye başlarlar ve 3 ila 4 saat süresince aktiftirler.Estas comienzan a actuar entre 5 y 15 minutos después de su inyección y permanecen activas entre 3 y 4 horas.
Aktif korunma sistemleri tepkisel zırhtan bir adım daha öteye gitmektedir.Los sistemas de protección activos (APS) van un paso más allá del blindaje reactivo.
Sneaker Pimps adlı müzik grubunun kurucularındandır ve IAMX solo projesiyle aktif olarak ilgilenmektedir.Fue miembro fundador de la banda Sneaker Pimps y ahora se activa con el IAMX proyecto en solitario.
Aktif Ruapehu, Ngauruhoe ve Tongariro volkanik dağları parkın merkezinde yer almaktadır.Las montañas volcánicas activas Ruapehu, Ngauruhoe y Tongariro se encuentran situadas en el centro del parque.
Uzun mesafeler üstünden morfogenler, aktif sinyal iletimi sürecini (sinyal transdüksiyonu) kullanabilirler.Sobre largas distancias los morfógenos pueden utilizar el proceso activo de transducción de señales.
Bu dönemde şu üç kişi gerçekten aktif rol aldılar: Otto Lilienthal, Percy Pilcher ve Octave Chanute.Tres nombres en particular aportaron grandes conocimientos: Otto Lilienthal, Percy Pilcher y Octave Chanute.