Bunun aksine kolektif benlik ise bilişsel olarak "ben" tanımlamasını değil "biz" tanımlamasını içerir.Dies passiert immer wieder, wenn ein Revisor z. B. „ich meine …“ anstatt „wir meinen …“ sagt.
Sanılanın aksine Çin seddinin tamamı tuğlalardan oluşmaz.Entgegen anderslautenden Gerüchten sind jedoch nicht alle anderen chinesischen Bistümer vakant.
Rus İmparatorluğu'nun diğer bölgelerinin aksine Yahudilerin Besarabya şehirlerine yerleşme hakkı vardı.Im Gegensatz zu den Territorien hatte der Kaiser u. a. das Recht, in den Reichsstädten Truppen zu werben.
Halley adını taşıyan kuyruklu yıldız, sanılanın aksine Edmund Halley tarafından keşfedilmemiştir.Der Halleysche Komet wurde nicht von Edmund Halley entdeckt, sondern war schon früher bekannt.
Kur'ancıların aksine Sünni anlayış hadislerin de etkisi ile 5 vakit namazı farz saymıştır.Es gibt fünf verschiedene Widerstandsstufen, wobei man hell (leicht) bis dunkel (schwer) im Handel erhält.
Gabe de PJ gibi kolay para kazanmayı sever fakat PJ'nin aksine bunu hep başarır.Gabe versucht oft und schnell an Geld zu kommen, was ihm meist besser gelingt als seinem Bruder PJ.
Araları bir karı-koca gibi değil, aksine iki yabancı gibidir.Hier sind sowohl eins (o) als auch zwei (două) weiblich.
Orkestra da beklenenin aksine daha küçük tutulmuştur.Auch die Schweden schnitten schlechter als erwartet ab.
Açık biçimlerin aksine kapalı biçimlerde ticari sırlar olduğu kabul edilir.Sie stellen im Gegensatz zu anderen Berufsgeheimnissen ein Offizialdelikt dar.
Tam aksine, onlarla ilgili çok şey yazdım.Oder: Ich hab dir so viel zu erzählen.
Aksine onları selamlayan Avusturyalıların arasında ilerlediler.Für den Schutzzoll setzten sich besonders stark die anwesenden Österreicher ein.
Diğer Minecraft versiyonlarının aksine bedavadır ancak artık güncellenmemektedir.Auch alle anderen Lügen sind nicht mehr real, nur der Porsche ist ihm geblieben.
Hıristiyan toplulukların aksine keşiş topluluğu başlangıçtan itibaren vardı.Gottesdienstliche Zusammenkünfte der christlichen Gemeinde gab es von Anfang des Christentums an.
Ancak heterodoks kabul edilen gruplar kendilerini heterodoks değil, aksine ortodoks (sahih) görürler.Vereine sind jedoch aus Sicht der Akteure nicht homogen, sondern heterogen.
Kendisi ağabeyinin aksine acımasız ve egoisttir.Gegenüber seinen Mitmenschen verhält er sich meist respektlos und egoistisch.
Suudi Arabistan'ın aksine, Ürdün, topraklarını Yahudilere yasaklamamıştır.Im Gegenzug gestattete der Erzbischof der Stadt, Juden nicht mehr zu dulden.
Çoğu çocuğun aksine şapka takmaz.Andernteils wird der Kinderfresser nicht mit Hut dargestellt.
Aksine özgürlükçü tutumunu duymuş olduğum bir isim.Vielmehr zeigte sich hier sein liberales Verständnis des Begriffs.
VH1 Amerika yayını aksine VH1 Avrupa'da, video müzik tabanlıdır.Storytellers ist eine Musikreihe des US-Fernsehsenders VH1.
Tam aksine Avrupa’daki Yahudi ırkının sona ermesine (Vernichtung) sebep olacak.”.Das Ergebnis des „internationalen Weltkrieg“ werde „die Ausrottung des Judentums in Europa sein“.
Diğer geyik türlerinin aksine yalnızcıl bir hayvandır ve sürü oluşturmazlar.Bandrobben sind einzelgängerisch und bilden keine Herden.
Kızlarla iyi anlaşır ve kardeşinin aksine kızları daha iyi anlar.Mit ihr versteht sie sich sogar noch besser als mit ihrer eigenen Mutter.
Diğer stadyumların aksine sahanın etrafında atletizm pisti bulunmamaktadır.Es besteht jedoch, von Umkleideräumen abgesehen, kein Bedarf an irgendwelchen Sportanlagen.
Giuseppe Verdi'nin aksine Donizetti, politik olaylara karşı oldukça duyarsızdı.Ilse Braun war im Gegensatz zu ihren beiden Schwestern politisch eher uninteressiert.
Akdeniz diğer denizlerin aksine siyaha boyanmamıştır.Ins Meer wandert er im Gegensatz zu anderen Stören nicht.
Bunun dışında uzaktan akrabası Hindistan Cevizinin aksine fazla sulamaya da ihtiyaç duymaz.Sie benötigt anders als der Indische Wasserfreund jedoch eine sehr gute Beleuchtung.
Ortak bir menfaat amacıyla hareket etmezler; aksine, daima kendi dar çıkarlarını göz önünde bulundururlar.Nicht immer hat er seine Schutzbefohlenen im Griff, vielmehr führen die Schatten ein Eigenleben!
İleirki yıllarda düzenlenen turnuvaların aksine bu turnuvada üçüncülük maçı oynanmadı.Anders als bei den vorherigen Turnieren wurde kein Spiel um Platz 3 mehr ausgetragen.
Manet'nin aksine Monet'nin tablosundaki insanların hepsi giyinikti.Len wird trotz Maske von allen erkannt.
Aksine bir şey söyleyemem.Je ne peux pas dire le contraire.
Benim düşüncem sizinkinin aksinedir.Mon opinion est contraire à la vôtre.
Benim düşüncem seninkinin aksinedir.Mon opinion est contraire à la tienne.
Takeo'nun sınavı geçtiğini ve Kunio'nun da başarısız olduğunu düşünüyordum ama sonuç tam aksine çıktı.Je pensais que Takeo réussirait l'examen et que Kunio le raterait, mais le résultat était tout le contraire.
Bu resim çirkin görünmüyor, aksine bu resmin oldukça güzel olduğunu düşünüyorum.Cette image ne me semble pas moche ; au contraire, je pense qu'elle est plutôt jolie.
Adamın aksine, kadın mutlu görünüyordu.Contrairement à l'homme, elle avait l'air heureuse.
Korkmuş görünüşünün aksine, sesi sakin ve yumuşaktı.Contrairement à son apparence effrayante, sa voix était douce et calme.
Yavrularını besleyen ve koruyan kuşların aksine balıklar yumurtalarını terkeder.Contrairement aux oiseaux, qui nourrissent et protègent leurs petits, les poissons abandonnent leurs œufs.
Flex 1.0 ve 1.5'in aksine Flex Data Services, Flex uygulamalarının dağıtılması için gerekli değildir.Contrairement à Flex 1.0 et 1.5, Flex Data Services n'est pas requis pour déployer des applications Flex.
BIS’in aksine yaklaşma/yönelme türü davranışları ortaya çıkarır.Il veille à la conformité du culte rendu aux bakisi basi (divinités) dans des bibila (sanctuaires).
Bu uygulama onları yoksul bırakmaz, aksine daha etkili bir konuma yükseltirdi.Cependant, ce châtiment ne fut pas utilisé outre mesure, car il affaiblissait grandement les armées.
Google Asistan'ın aksine, Google Asistanı iki yönlü görüşmelerde bulunabilir.Contrairement à Google Now, l'Assistant Google peut se livrer à des conversations bidirectionnelles.
Onların tamamen aksine.Elle en était tout l'inverse.
Hooke’un mücadele ettiği zorlu problemlerden birisi de bir yıldıza olan uzaklığı ölçmekti (güneşin aksine).Un des problèmes les plus ardus abordés par Robert Hooke était la mesure de l'éloignement d'une étoile.
Fakat, Gamborino'nun aksine Goya, tablosuna melekler yerleştirmemiştir.Contrairement à Gamborino, il n'inclut cependant pas d'anges.
Aksine camiyi kötü ruhlardan korur.Inversement, il protège contre les esprits néfastes.
Ancak o bilinenin aksine öyle değildi.L'inverse ne se faisait pas.
Fakat diğerlerinin aksine ipek daha yavaş bir yayılım göstermiştir.Dans les autres régions, en revanche, son art connut une diffusion plus lente.
Android-X86'nın aksine Remix İS'nin kaynak kodları halka açık değildir.Contrairement à Android-x86, le code source de Remix OS n'est pas à la disposition du public,,.
Nüfus oranı hiç azalmamış, tam aksine sürekli artmıştır.Il la coupe, mais elle repousse, toujours plus grande.
Tam aksine kendime ve aileme zorluk verdim.C'est ce que vous avez fait pour moi et ma famille!
Nokia C3-00'ün aksine, Asha 303 ekranının genişliği (portre) daha uzundur.En comparaison du Nokia C3-00, son écran est plus haut et plus large (mode portrait).
Erişkin hayvanlar diğer birçok kedi türlerinin aksine lekesizdir.Il est par contre contagieux pour les autres chats.
Jack, alışılanın aksine Meg'in soyadını almıştır.Depuis, Jack utilise le nom de famille de Meg.
Tom dinlemez aksine müzik devam eder.Elle n'abandonne pas la musique pour autant.
Aksine, faydası çoktur.C'est une ruse très utile.
Araları bir karı-koca gibi değil, aksine iki yabancı gibidir.Les deux hommes, très dissemblables, nouent cependant une amitié réciproque.
Söylenenin aksine dikenlerini fırlatmazlar.Ceux-ci, contrairement à leur nom, ne jetaient pas de grenades.
Aksine bu ülkeler adlarını bu nehirden alır.Le village tire son nom de cette rivière.
Ama Yin ve Yang'ın aksine kötüdür.Ainsi, le yin et le yang se sont générés.
Kuzey İrlanda ve İskoçya'nın ise Galler'in aksine, kendi hukuk sistemleri vardır.À la différence de l'Écosse et de l'Irlande du Nord, le système légal gallois est le même qu'en Angleterre.