Ana içeriğe geç
Sözlük

aksine ile cümle

aksine kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
İnandığının aksine, kadınlar ve erkekler değişik şekillerde kazalar yaparlar.There are a lot more ways a man and a woman can get into trouble.
Aksine yol olmayan bir yere git, ve ardında bir iz bırak."Go instead where there is no path, and leave a trail."
Uygarlıkların çatışması teorisinin aksineContrary to the clash of civilizations theory,
Aksine zor ve inatçı soruları var.It's difficult and stubborn.
Ve bu sefer biraz daha değişik bir şey yapacağız normalde yaptığımızın aksine.And we're going to do something a little bit different this time as opposed to what we normally do.
Tam aksine Çince'de ise söylediğiniz şey tam olarak budur.In contrast to that, that's almost exactly what you would say in Chinese.
Terliksi hayvanın aksine, insanların çok fazla seçeneği vardır.Unlike a paramecium, humans have more choice.
Ve bir çok kişinin sandığının aksine bilgisayarla yapılmıyor, aksi takdirde böyle gözükürdü.And it's not done, as many people imagine, with the computer, otherwise it would look like this.
Ama, bazı insanların aksine, hatta desteğe sahip olsa bile, seni çekemezler.But, unlike some people, even if you do get sponsorship, you can't pull it off.
Aksine genelde doğru değildir.The other way around is not necessarily true
Çünkü karanlık enerji, madde veya radyasyonun aksine, evren genişledikçe seyrelmiyor.Because dark energy, unlike matter or radiation, does not dilute away as the universe expands.
Bir de neden inanılanın aksine tensel yakınlık iyi bir cinsel yaşamı temin etmiyor?And why does good intimacy not guarantee good sex, contrary to popular belief?
Ona kadar biz kolonilerden biriydik, senin kuzey İrlandanın aksine değil.Until then, we were just another one of its colonies, not unlike your Northern Ireland.
Belli bir fikrin yada şeyin etrafında çalışan Ortaçağ sanatçılarının aksineSo you have this kind of echo of the beginning and the end.
Aksine, biz sizi yalancılar sanıyoruz" dedi.In fact, we think you are a liar."
Aksine, yaptıklarınızın birçoğunu Allah'ın bilmeyeceğini sanıyordunuz."In fact you thought that God did not know the things you used to do.
Hayır; aksine, siz yetime ikram etmiyorsunuz.No. In fact you are not generous to the orphans,
Aksine, kendileri ancak pek az söz anlayan kimselerdir.The fact is they understand but little.
Aksine, inkarcılar yalanlıyorlar.In fact the unbelievers disavow.
Tam aksine, Allah onu kendisine yükseltti. Allah Azîz'dir, Hakîm'dir.But God raised him up (in position) and closer to Himself; and God is all-mighty and all-wise.
Söylediklerinin aksine, Allah'ın iki eli de alabildiğine açıktır; dilediği gibi bağışta bulunur.But what your Lord has revealed to you will only increase their rebellion and unbelief.
Sizin bize hiçbir üstünlüğünüzün olduğuna inanmıyoruz. Aksine, sizi yalancılar sayıyoruz."In fact, we think you are a liar."
Allah onlara zulüm etmemişti. Tam aksine, onlar kendi kendilerine zulüm ediyorlardı.So had the people done before them; yet God did not wrong them, they wronged themselves.
Biz onlara haksızlık etmedik; aksine, onlar kendi benliklerine zulmediyorlardı.We did not wrong them, they wronged themselves.
Onu sizin için şer sanmayın. Aksine, o, sizin için bir hayırdır.Do not think that it was bad for you: In fact it has been good for you.
Tam aksine siz, yaptıklarınızdan birçoğunu Allah'ın bilmeyeceğini sanıyordunuz.In fact you thought that God did not know the things you used to do.
Tam aksine, onlardan uzaklaşıp kayboldular.In fact they strayed away from them.
Tam aksine, yalanladı, gerisin geri döndü.But only disavowed and turned away;
Tam aksine, o küfre sapanlar yalanlıyorlar.In fact the unbelievers disavow.
İş onların iddialarının aksinedir! O, çok yüce bir Kur'an'dır.This is indeed the glorious Qur'an
Aksine, bu O'nun bizzat kendisine karşı gerçek bir vadidir. Fakat insanların çoğu bilmez.On the contrary, it is a promise incumbent on Him, though most men do not understand,
Bunu kendiniz için bir kötülük sanmayın, aksine o, sizin için bir iyiliktir.Do not think that it was bad for you: In fact it has been good for you.
Küfredenler, (iddia ettiklerinin) aksine, birgurur ve tefrika içindedirler.But the unbelievers are still full of pride and hostility.
Aksine yalan saymış ve yüz çevirmişti.But only disavowed and turned away;
Aksine, kafirler yalanlıyorlar.In fact the unbelievers disavow.
Aksine Allah'ın elleri açıktır, dilediği gibi verir.In fact, both His hands are open wide: He spends of His bounty in any way He please.
Sizin bizden fazla bir meziyetinizi de görmüyoruz. Aksine sizi yalancılar sanıyoruz."In fact, we think you are a liar."
Aksine o, kendilerine hakkı getirmiştir. Halbuki onlar haktan hoşlanmamaktadırlar.In fact, he has brought the truth to them, but most of them abhor the truth.
Bunu kendiniz için bir kötülük saymayın; aksine o, sizin için bir iyiliktir.Do not think that it was bad for you: In fact it has been good for you.
Ama hayır, aksine onlardan kaybolup gittiler.In fact they strayed away from them.
Aksine onların kazandığı günahlar kalplerinin üzerine pas olmuştur.In fact what they have been doing has rusted their hearts.
Aksine o nankörler yalanlıyorlar.In fact the unbelievers disavow.
Çoğunu, verdikleri sözü tutanlar olarak bulmadık, aksine çoğunu yoldan çıkmış bulduk.We did not find many of them faithful to their promises, and found many of them disobedient.
Bir şey yaratamıyan, aksine yaratılmış olan şeyleri mi eş koşuyorlar?Do they associate those with Him who cannot create a thing, and are themselves created,
ALLAH'ın dışında çağırdıkları kişiler hiç bir şey yaratamazlar, aksine kendileri yaratılmışlardır., As for those they call besides God, they cannot create a thing, and have themselves been created.
Aksine biz seni besliyoruz. Sonuç, erdemlilerindir.The reward is for piety and fear of God.
Onun sizin için kötü olduğunu sanmayın; aksine sizin için iyi (bir ders) dir.Do not think that it was bad for you: In fact it has been good for you.
Aksine siz azmış bir topluluktunuz."In fact, you were a people rebellious.
Aksine onlar parti parti yenilgiye uğramış bir ordudur.They will be one more army vanquished among the many routed hordes.
Aksine, onları terkettiler.In fact they strayed away from them.
Sapıklık falan yok bende. Tam aksine ben, âlemlerin Rabbi'nden bir resulüm."There is no straying in me – I am in fact a Noble Messenger from the Lord Of The Creation.”
Tam aksine, onlardan uzaklaşıp kayboldular. Bu, onların yalanları, uydurup durduklarıydı.In fact the disbelievers lost them; and this is just their slander and fabrication.
Hayır hayır, öyle değil. Aksine onların kazandığı günahlar kalplerinin üzerine pas olmuştur.Not at all – but rather their earnings have heaped rust upon their hearts.
"Bizim sizin üzerinizde her hangi bir gücümüz yoktu. Aksine siz azmış bir topluluktunuz."“And we did not have any control over you; but in fact you yourselves were rebellious.”
Aksine, onları terkettiler. İşte onların yalanları ve uydurmaları böyledir.In fact the disbelievers lost them; and this is just their slander and fabrication.
"Hayır, dedi, aksine sen, yüz yıl kaldın.Said He, 'Nay; thou hast tarried a hundred years.
Eğer aksine giderlerse, şüphe yok ki Allah kâfirleri sevmez.But if they turn their backs, God loves not the unbelievers.
Aksine, "Öğrenip öğrettiğiniz kitap gereğince kendisini Rabbine adayan kullar olun," derRather, 'Be you masters in that you know the Book, and in that you study.'
Tam aksine, onlar dirilerdir ama siz farkında olmazsınız.Nay, they are living, but ye perceive not.
Allah onlara zulmediyor değildi; aksine, öz benliklerine onlar zulmediyorlardı.Wherefore Allah was not one to wrong them, but themselves they were wont to wrong.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod