Ana içeriğe geç
Sözlük

aksine ile cümle

aksine kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Gregor için aksine o çok müziğin sevilen ve keman çalmayı biliyordu büyüleyici.За разлика да Грегор тя обичаше музиката много и знаеше как да свири на цигулка очарователно.
Gregor için aksine o çok müziğin sevilen ve keman çalmayı biliyordu büyüleyici.На відміну від Грегора вона любила музику дуже багато, і знав, як грати на скрипці чарівно.
Gregor için aksine o çok müziğin sevilen ve keman çalmayı biliyordu büyüleyici.בניגוד גרגור שהיא אוהבת מוסיקה מאוד וידע לנגן בכינור מקסימה.
Gregor için aksine o çok müziğin sevilen ve keman çalmayı biliyordu büyüleyici.على النقيض من غريغور تحب الموسيقى كثيرا وعرف كيف يلعب على الكمان مسحور.
Gregor için aksine o çok müziğin sevilen ve keman çalmayı biliyordu büyüleyici.魅力的。 今、そして都市のグレの短期滞在の間に温室がで言及された
Hastalığın kendisinin aksine, aşı insan hayatını tehlikeye sokmamaktadır.A differenza della malattia tuttavia, un vaccino non mette in pericolo la vita.
Hastalığın kendisinin aksine, aşı insan hayatını tehlikeye sokmamaktadır.Ao contrário da doença, entretanto uma vacina não põe a vida em risco.
Hastalığın kendisinin aksine, aşı insan hayatını tehlikeye sokmamaktadır.In tegenstelling tot de ziekte, vormt een vaccin geen gevaar voor de gezondheid.
Hastalığın kendisinin aksine, aşı insan hayatını tehlikeye sokmamaktadır.W przeciwieństwie do choroby, szczepionka nie stanowi zagrożenia dla życia.
İklim koruma hakkındaki yeni hikayede bunun hiçte maliyetli bir şey olmadığı, aksine karlı bir iş olduğudur.Ahora sabemos que la protección ambiental no solo no es costosa, sino que es rentable.
İklim koruma hakkındaki yeni hikayede bunun hiçte maliyetli bir şey olmadığı, aksine karlı bir iş olduğudur.Das Neue am Klimaschutz ist, dass er nicht teuer ist, sondern wirtschaftlich.
İklim koruma hakkındaki yeni hikayede bunun hiçte maliyetli bir şey olmadığı, aksine karlı bir iş olduğudur.Épp ezért a kormányzatnak fájdalmas intézkedésekkel kell rendbe hozni a helyzetet.
İklim koruma hakkındaki yeni hikayede bunun hiçte maliyetli bir şey olmadığı, aksine karlı bir iş olduğudur.Het nieuwe verhaal is dat klimaatbescherming niet kostbaar is, maar winstgevend.
İklim koruma hakkındaki yeni hikayede bunun hiçte maliyetli bir şey olmadığı, aksine karlı bir iş olduğudur.Kabar baru tentang perlindungan iklim. adalah bahwa ini tidak mahal, tapi menguntungkan.
İklim koruma hakkındaki yeni hikayede bunun hiçte maliyetli bir şey olmadığı, aksine karlı bir iş olduğudur.기후보호에 대한 새 논리는 비용이 많이 들지않을 뿐더러 수익성이 있다고 합니다.
İklim koruma hakkındaki yeni hikayede bunun hiçte maliyetli bir şey olmadığı, aksine karlı bir iş olduğudur.La nuova storia sulla protezione del clima è che non è un costo, ma un profitto.
İklim koruma hakkındaki yeni hikayede bunun hiçte maliyetli bir şey olmadığı, aksine karlı bir iş olduğudur.Nowe podejście do ochrony klimatu stwierdza, że nie jest to kosztowne, a przynosi zysk.
İklim koruma hakkındaki yeni hikayede bunun hiçte maliyetli bir şey olmadığı, aksine karlı bir iş olduğudur.Новата история за защитата на климата е, че тя не е скъпа, а доходоносна.
İklim koruma hakkındaki yeni hikayede bunun hiçte maliyetli bir şey olmadığı, aksine karlı bir iş olduğudur.Новый взгляд на защиту климата заключается в том, что это занятие не дорогостоящее, а прибыльное.
İklim koruma hakkındaki yeni hikayede bunun hiçte maliyetli bir şey olmadığı, aksine karlı bir iş olduğudur.הסיפור החדש על הגנת האקלים הינו העובדה שזה לא יקר, זה רווחי.
İklim koruma hakkındaki yeni hikayede bunun hiçte maliyetli bir şey olmadığı, aksine karlı bir iş olduğudur.و بالتالي ، الفكرة الجديد حول حمايه المناخ ليست مكلفة بل مربحة
İklim koruma hakkındaki yeni hikayede bunun hiçte maliyetli bir şey olmadığı, aksine karlı bir iş olduğudur.お金がかかることではなく利益をもたらすものです 単純なことを取り違えていたのです
İlki, unutulan uçup giden ayların aksine, zaman oldukça unutulmazdı.A primeira foi que, em vez de os meses voarem, sem história, o tempo passou a ser muito mais inesquecível.
İlki, unutulan uçup giden ayların aksine, zaman oldukça unutulmazdı.Az első az volt, hogy ahelyett, hogy a hónapok elrepültek volna felettem, az idő sokkal emlékezetesebbé vált.
İlki, unutulan uçup giden ayların aksine, zaman oldukça unutulmazdı.Det första var att istället för att månaderna flög förbi, bortglömda, blev tiden mycket mer minnesvärd.
İlki, unutulan uçup giden ayların aksine, zaman oldukça unutulmazdı.Điều đầu tiên là, thay vì có những tháng trôi qua dần bị lãng quên, thì thời gian trở nên đáng nhớ hơn nhiều.
İlki, unutulan uçup giden ayların aksine, zaman oldukça unutulmazdı.Erstens, anstelle von Monaten die vorbei fliegen und vergessen werden, war die Zeit sehr viel einprägsamer.
İlki, unutulan uçup giden ayların aksine, zaman oldukça unutulmazdı.Het eerste, in plaats van dat de maanden voorbij vlogen, vergeten, was de tijd veel meer memorabel.
İlki, unutulan uçup giden ayların aksine, zaman oldukça unutulmazdı.첫 번째는, 시간을 그냥 흘려보내는 대신 더 기억에 남는 순간으로 만들 수 있다는 것입니다.
İlki, unutulan uçup giden ayların aksine, zaman oldukça unutulmazdı.La première a été plutôt que laisser les mois filer, et de les oublier, ce temps a été bien plus mémorable.
İlki, unutulan uçup giden ayların aksine, zaman oldukça unutulmazdı.La primera fue que, en vez de pasar volando los meses, olvidados, el tiempo era mucho más recordable.
İlki, unutulan uçup giden ayların aksine, zaman oldukça unutulmazdı.Po pierwsze, zamiast uciekającego czasu, zapomnienia, dni stały się lepiej zapamiętywane.
İlki, unutulan uçup giden ayların aksine, zaman oldukça unutulmazdı.Primul a fost că, în loc să treacă lunile pe lângă noi, uitate, timpul a devenit mult mai memorabil.
İlki, unutulan uçup giden ayların aksine, zaman oldukça unutulmazdı.Prvič, namesto da bi meseci pozabljeni tekli mimo, sem si stvari mnogo bolje zapomnil.
İlki, unutulan uçup giden ayların aksine, zaman oldukça unutulmazdı.První byla, místo toho aby měsíce ubíhali v zapomnění, čas se stal více nezapomenutelný.
İlki, unutulan uçup giden ayların aksine, zaman oldukça unutulmazdı.Prvou bolo, namiesto toho, aby mesiace len tak ubiehali do zabudnutia, čas sa stal viac nezapomenuteľným.
İlki, unutulan uçup giden ayların aksine, zaman oldukça unutulmazdı.Yang pertama adalah, bukannya kita melupakan saat satu bulan itu, namun 1 bulan itu akan jauh lebih terkenang.
İlki, unutulan uçup giden ayların aksine, zaman oldukça unutulmazdı.Το πρώτο ήταν, αντί να αφήσω τους μήνες να περνάν, ξεχασμένοι, ο χρόνος ήταν πολύ πιο εύκολος να τον θυμηθείς.
İlki, unutulan uçup giden ayların aksine, zaman oldukça unutulmazdı.Во-первых: раньше месяц летел за месяцем и забывался, а сейчас время запоминается намного лучше.
İlki, unutulan uçup giden ayların aksine, zaman oldukça unutulmazdı.Първото беше, че вместо месеците да отлитат, забравени, времето беше много по-запомнящо се.
İlki, unutulan uçup giden ayların aksine, zaman oldukça unutulmazdı.הראשון היה, במקום שהחודשים יעברו, וישכחו, הזמן היה הרבה יותר זכיר.
İlki, unutulan uçup giden ayların aksine, zaman oldukça unutulmazdı.اولها انه , بدلا من يمضي الشهر سريعا وينسى, الوقت اصبح قابلا للتذكر بشكل اكبر.
İlki, unutulan uçup giden ayların aksine, zaman oldukça unutulmazdı.月日がいつの間にか過ぎ去っていくかわりに ずっと記憶に残るようになります 1ヶ月毎日写真を撮るチャレンジで撮った1枚です
İlki, unutulan uçup giden ayların aksine, zaman oldukça unutulmazdı.首先係, 歲月唔再飛逝、被遺忘, 而變得十分值得懷念。
İnandığının aksine, kadınlar ve erkekler değişik şekillerde kazalar yaparlar.Egy nő és egy férfi számára van még egy-két mód, hogy bajba kerüljenek.
İnandığının aksine, kadınlar ve erkekler değişik şekillerde kazalar yaparlar.Il y a bien plus façon d'impliquer un homme et une femme ensemble.
İnandığının aksine, kadınlar ve erkekler değişik şekillerde kazalar yaparlar.لخلافا لما تظنين هناك طرق مختلفة لرجل وامرأة للتسبب في الحوادث
İnsanların genel inanışının aksine, terör aslında çok pahalı bir iş.Al contrario di quanto credono in molti, il terrorismo è un'attività molto costosa.
İnsanların genel inanışının aksine, terör aslında çok pahalı bir iş.Contrairement à ce que pensent beaucoup de personnes, le terrorisme est une activité très coûteuse.
İnsanların genel inanışının aksine, terör aslında çok pahalı bir iş.Contrario a lo que muchas personas creen, el terrorismo es un negocio muy caro.
İnsanların genel inanışının aksine, terör aslında çok pahalı bir iş.Ei bine, contrar a ceea ce mulți oameni cred, terorismul este de fapt o afacere foarte scumpă.
İnsanların genel inanışının aksine, terör aslında çok pahalı bir iş.I modsætning til hvad mange folk tror, så er terror faktisk en meget dyr forrretning.
İnsanların genel inanışının aksine, terör aslında çok pahalı bir iş.Inak, ako si myslí väčšina ľudí, terorizmus je v podstate veľmi drahý biznis.
İnsanların genel inanışının aksine, terör aslında çok pahalı bir iş.많은 사람들이 믿고 있는 것과는 다르게 테러는 사실 굉장히 비싼 사업입니다.
İnsanların genel inanışının aksine, terör aslında çok pahalı bir iş.V rozporu s tím co si mnoho lidí myslí, terorismus je velmi nákladné podnikání.
İnsanların genel inanışının aksine, terör aslında çok pahalı bir iş.Właściwie, wbrew temu, co się powszechnie uważa, terroryzm to bardzo kosztowna sprawa.
İnsanların genel inanışının aksine, terör aslında çok pahalı bir iş.Σε αντίθεση με ό,τι πιστεύουν πολλοί άνθρωποι, η τρομοκρατία είναι μία πολύ δαπανηρή επιχείρηση.
İnsanların genel inanışının aksine, terör aslında çok pahalı bir iş.Наперекір загальноприйнятій думці, тероризм - дуже дороге заняття.
İnsanların genel inanışının aksine, terör aslında çok pahalı bir iş.Наперекор общепринятому мнению, терроризм - очень дорогостоящее предприятие.
İnsanların genel inanışının aksine, terör aslında çok pahalı bir iş.Сега, противно на това, което много хора вярват, тероризма е всъщност един много скъп бизнес.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod