Duyuruyu yaptığımda George kızarmadı, aksine yeleğim gibi solgunlaşıverdi.När jag gjorde tillkännagivandet blev George inte rosig, utan blek som min jacka.
Duyuruyu yaptığımda George kızarmadı, aksine yeleğim gibi solgunlaşıverdi.Po moim obwieszczeniu, George się nie zaczerwienił, zrobił się biały jak mój kaftan.
Duyuruyu yaptığımda George kızarmadı, aksine yeleğim gibi solgunlaşıverdi.Quand je le lui annonçai, George ne rougit pas, il devint aussi pâle que mon pourpoint.
Duyuruyu yaptığımda George kızarmadı, aksine yeleğim gibi solgunlaşıverdi.Quando feci l'annuncio, George non arrossì, ma impallidì come il mio farsetto.
Duyuruyu yaptığımda George kızarmadı, aksine yeleğim gibi solgunlaşıverdi."Quando fiz o anúncio, o George não se ruborizou, "em vez disso ficou tão pálido como o meu gibão.
Duyuruyu yaptığımda George kızarmadı, aksine yeleğim gibi solgunlaşıverdi.Saat saya mengumumkan itu, George tidak tersipu namun memucat seperti warna jaket saya.
Duyuruyu yaptığımda George kızarmadı, aksine yeleğim gibi solgunlaşıverdi.Toen ik de aankondiging deed, werd George niet rozig, maar bleek als mijn wambuis.
Duyuruyu yaptığımda George kızarmadı, aksine yeleğim gibi solgunlaşıverdi.Όταν έκανα την ανακοίνωση, ο Τζωρτζ δεν κοκκίνησε, αλλά χλώμιασε όπως το πανοφώρι μου.
Duyuruyu yaptığımda George kızarmadı, aksine yeleğim gibi solgunlaşıverdi.Когато обявих годежа си, Джордж не се изчерви, а пребледня като жакета ми.
Duyuruyu yaptığımda George kızarmadı, aksine yeleğim gibi solgunlaşıverdi.Когда я произнёс речь, Джордж не покраснел, а стал бледный, как мой дублет.
Duyuruyu yaptığımda George kızarmadı, aksine yeleğim gibi solgunlaşıverdi.Коли я виголосив промову, Джордж не почервонів, а зблід, як мій камзол.
Duyuruyu yaptığımda George kızarmadı, aksine yeleğim gibi solgunlaşıverdi.כשהשמעתי את הצהרתי, ג'ורג' לא הסמיק, אלא החוויר כמו בגד הגוף שלי.
Duyuruyu yaptığımda George kızarmadı, aksine yeleğim gibi solgunlaşıverdi.حينما قمت بإعلان الخبر، لم يتغير جورج للون الأحمر ولكن بدا شاحباً كما كان لون صدريتي
Duyuruyu yaptığımda George kızarmadı, aksine yeleğim gibi solgunlaşıverdi.赤くなるどころか僕の上着のように青白くなった 彼が驚くなんておかしなことだ
Eğer bakarsak, 2000 ve 2004 arasında beklediğimizin aksine gelir miktarlarında bir azalma olmuş. .A więc zwróćcie uwagę, od 2000r. do 2004r. średnia zgłaszana właściwie spadła.
Eğer bakarsak, 2000 ve 2004 arasında beklediğimizin aksine gelir miktarlarında bir azalma olmuş. .Ce înțeleg prin asta? Ei bine, pentru ca prețul oricărui obiect să crească, ce trebuie să se întâmple?
Eğer bakarsak, 2000 ve 2004 arasında beklediğimizin aksine gelir miktarlarında bir azalma olmuş. .Dus zie hier, van 2000 tot 2004 is het gerapporteerde gemiddelde daadwerkelijk gedaald.
Eğer bakarsak, 2000 ve 2004 arasında beklediğimizin aksine gelir miktarlarında bir azalma olmuş. .Então, aviso prévio, de 2000 a 2004, a média relatada realmente caiu.
Eğer bakarsak, 2000 ve 2004 arasında beklediğimizin aksine gelir miktarlarında bir azalma olmuş. .Noten, cómo entre el 2000 y el 2004 el promedio reportado de hecho disminuyó.
Eğer bakarsak, 2000 ve 2004 arasında beklediğimizin aksine gelir miktarlarında bir azalma olmuş. .Všimněte si, že od roku 2000 do 2004 průměr... ...ve skutečnosti klesal.
Eğer bakarsak, 2000 ve 2004 arasında beklediğimizin aksine gelir miktarlarında bir azalma olmuş. .Παρατηρήστε ότι, από το 2000 εώς το 2004 το μέσο εισόδημα ουσιαστικά μειώθηκε.
Eğer bakarsak, 2000 ve 2004 arasında beklediğimizin aksine gelir miktarlarında bir azalma olmuş. .В периода 2000 - 2004 г. те се понижават!
Eğer bakarsak, 2000 ve 2004 arasında beklediğimizin aksine gelir miktarlarında bir azalma olmuş. .Зауважимо, що з 2000 по 2004 показники середнього доходу почали спадати.
Eğer bakarsak, 2000 ve 2004 arasında beklediğimizin aksine gelir miktarlarında bir azalma olmuş. .下がっています。 実際それは、2000年から2004年には下がっています。
Evrenin kullanıcılarının aksine, evren ziyankar değildir.A diferencia de los habitantes del universo, el universo no es malgastador.
Evrenin kullanıcılarının aksine, evren ziyankar değildir.A l'inverse des habitants de l'Univers, l'Univers lui-même ne jette rien.
Evrenin kullanıcılarının aksine, evren ziyankar değildir.Anders als die Bewohner des Universums, ist das Universum selbst nicht verschwenderisch.
Evrenin kullanıcılarının aksine, evren ziyankar değildir.Ao contrário dos ocupantes do Universo, o próprio Universo não desperdiça nada.
Evrenin kullanıcılarının aksine, evren ziyankar değildir.Az világegyetem lakóival szemben a világegyetem nem pazarló.
Evrenin kullanıcılarının aksine, evren ziyankar değildir.Contrariamente a chi occupa il nostro universo, l'universo stesso non spreca.
Evrenin kullanıcılarının aksine, evren ziyankar değildir.In tegenstelling tot de bewoners van het universum is het universum zelf niet spilziek.
Evrenin kullanıcılarının aksine, evren ziyankar değildir.Không giống như thứ cư ngụ trong vũ trụ, chính bản thân vũ trụ không hề hoan phí.
Evrenin kullanıcılarının aksine, evren ziyankar değildir.우주를 차지하고 있는 것과는 달리, 우주 그 자체는 쓸모없는게 아닙니다.
Evrenin kullanıcılarının aksine, evren ziyankar değildir.Narozdíl od ostatních obyvatel vesmíru, vesmír sám není marnotratný.
Evrenin kullanıcılarının aksine, evren ziyankar değildir.Spre deosebire de ocupanții universului, universul în sine nu este risipitor.
Evrenin kullanıcılarının aksine, evren ziyankar değildir.Tidak seperti makhluk yang menghuninya, alam semesta tidak boros.
Evrenin kullanıcılarının aksine, evren ziyankar değildir.Αντίθετα με τους κατοίκους του σύμπαντος, το σύμπαν δεν είναι σπάταλο.
Evrenin kullanıcılarının aksine, evren ziyankar değildir.В отличие от обитателей Вселенной, Вселенная сама по себе не расточительна.
Evrenin kullanıcılarının aksine, evren ziyankar değildir.За разлика от обитателите на Вселената, Вселената не е разточителна.
Evrenin kullanıcılarının aksine, evren ziyankar değildir.На відміну від окупантів всесвіту, сам всесвіт не є марнотратним.
Evrenin kullanıcılarının aksine, evren ziyankar değildir.שלא כמו אלו המאכלסים את היקום, היקום עצמו אינו בזבזני.
Evrenin kullanıcılarının aksine, evren ziyankar değildir.على خلاف مستوطنيه، الكون في ذاته ليس مبذرا.
Evrenin kullanıcılarının aksine, evren ziyankar değildir.宇宙自身には無駄などありません 私たちは完全に再利用可能なのです
Eylem kutusunun görünürlüğü, sadece eylemleri yakalamak için kullanılması ve görünmez olması aksine.Om handlingsboksen er synlig i motsetning til usynlig. I tillegg kan den kun brukes til å fange opp hendelser.
Fakat paylaţmak ahlaken yanlýţ deđildir, aksine ahlaki bir buyruktur."Ale sdílení není nemorální, je to morální nezbytnost."
Fakat paylaţmak ahlaken yanlýţ deđildir, aksine ahlaki bir buyruktur.Mais le partage n'est pas immoral, c'est un impératif moral.
Fakat paylaţmak ahlaken yanlýţ deđildir, aksine ahlaki bir buyruktur."Men at dele er ikke amoralsk - det er moralsk bydende nødvendigt".
Fakat paylaţmak ahlaken yanlýţ deđildir, aksine ahlaki bir buyruktur."Pero compartir no es inmoral. Es un imperativo moral."
Fakat paylaţmak ahlaken yanlýţ deđildir, aksine ahlaki bir buyruktur."Αλλά η κοινή χρήση δεν είναι ανήθικη, είναι μια ηθική επιταγή.
Fakat paylaţmak ahlaken yanlýţ deđildir, aksine ahlaki bir buyruktur."Но споделянето не е неморално - то е морално задължение."
Fakat paylaţmak ahlaken yanlýţ deđildir, aksine ahlaki bir buyruktur.". Однако обмен не аморально - это моральный императив. "
Fakat paylaţmak ahlaken yanlýţ deđildir, aksine ahlaki bir buyruktur..لكن النسخ ليس عيبا بل هو واجب أخلاقي
Fakat paylaţmak ahlaken yanlýţ deđildir, aksine ahlaki bir buyruktur.「欲に目のくらんだ者は 友人にコピーを作らせることを拒むだろう」
Fışkırtan balina Inn? Peter Tabut "Tabut - fışkırtan balina - Aksine uğursuzSpouter Inn: -.? פיטר קופין "קופין - Spouter - רעות למדי כי
Fışkırtan balina Inn? Peter Tabut "Tabut - fışkırtan balina - Aksine uğursuzSpouter 호텔 : -.? 피터 코핀은 "코핀 - Spouter - 그걸 오히려 불길한
Fışkırtan balina Inn? Peter Tabut "Tabut - fışkırtan balina - Aksine uğursuzنزل الثرثار : --؟ بيتر التابوت "التابوت -- الثرثار -- لا تحمد عقباها وإنما في أن
Fışkırtan balina Inn? Peter Tabut "Tabut - fışkırtan balina - Aksine uğursuz特定の接続、思想I.
Fredrik'in aksine ben kendimi yazılı olarak daha iyi ifade edebiliyorum.Aku cukup baik mengekspresikan diriku lewat tulisan, sebagai lawan Fredrik.
Fredrik'in aksine ben kendimi yazılı olarak daha iyi ifade edebiliyorum.Contrairement à Fredrik, je m'exprime bien à l'écrit.
Fredrik'in aksine ben kendimi yazılı olarak daha iyi ifade edebiliyorum.Én jól ki tudom fejezni magam az írásban, Fredrikkel ellentétben.