Çünkü karanlık enerji, madde veya radyasyonun aksine, evren genişledikçe seyrelmiyor.Pentru că energia latentă, spre deosebire de materie sau radiaţie, nu se diluează când universul se extinde.
Çünkü karanlık enerji, madde veya radyasyonun aksine, evren genişledikçe seyrelmiyor.Poichè l'energia oscura, diversamente da materia e radiazioni, non si dissolve all'espandersi dell'universo.
Çünkü karanlık enerji, madde veya radyasyonun aksine, evren genişledikçe seyrelmiyor.Protože temná energie se, na rozdíl od hmoty či záření, rozpínáním vesmíru nezřeďuje.
Çünkü karanlık enerji, madde veya radyasyonun aksine, evren genişledikçe seyrelmiyor.Защото тъмната енергия, за разлика от радиацията, не се разрежда докато Вселената се разширява.
Çünkü karanlık enerji, madde veya radyasyonun aksine, evren genişledikçe seyrelmiyor.Потому что тёмная энергия, в отличие от материи или излучения, не разбавляется по мере расширения вселенной.
Çünkü karanlık enerji, madde veya radyasyonun aksine, evren genişledikçe seyrelmiyor.אנרגיה שחורה, שלא כמו חומר או קרינה, אינה דועכת ככל שהיקום מתפשט.
Çünkü karanlık enerji, madde veya radyasyonun aksine, evren genişledikçe seyrelmiyor.لأن الطاقة المظلمة، بخلاف المادة و الإشعاع، لا تتخافت مع تمدد الكون.
Çünkü karanlık enerji, madde veya radyasyonun aksine, evren genişledikçe seyrelmiyor.宇宙が膨張しても密度が下がらないからです たとえ宇宙がどんどん広くなっても
"Daha önce bulunduğum çiftliklerin aksine bu kadar doğal görünen bir yerde başarıyı nasıl ölçüyorsunuz?제가 물어봤습니다. "이런 천연 환경에서 양식을 하는 건 한 번도 본 적이 없는데 어떻게 성공 여부를 측정하죠?"
"Daha önce bulunduğum çiftliklerin aksine bu kadar doğal görünen bir yerde başarıyı nasıl ölçüyorsunuz?"В тази толкова естествена ферма, различна от всяка друга, която съм виждал, как измервате успеха?"
"Daha önce bulunduğum çiftliklerin aksine bu kadar doğal görünen bir yerde başarıyı nasıl ölçüyorsunuz?ואני שאלתי אותו, אמרתי "למקום שנראה כל כך טבעי", שלא כמו כל חווה אחרת בה הייתי, "איך אתה מודד הצלחה?"
"Daha önce bulunduğum çiftliklerin aksine bu kadar doğal görünen bir yerde başarıyı nasıl ölçüyorsunuz?فسئلته " بالنسبة لمكان يبدو طبيعي هكذا " ليس كمثل أي مزرعة رأيت من قبل , " كيف تقيس مدى نجاحك ؟ "
"Daha önce bulunduğum çiftliklerin aksine bu kadar doğal görünen bir yerde başarıyı nasıl ölçüyorsunuz?ミゲール ここは自然そのものだね
Dengelediği çubuğun aksine bardağın matematik modelini sisteme dahil etmedim.A diferencia de la barra, no incluí el modelo matemático de la copa en el sistema.
Dengelediği çubuğun aksine bardağın matematik modelini sisteme dahil etmedim.Anders als bei dem Balancestab habe ich hier das Modell des Glases nicht in das System eingefügt.
Dengelediği çubuğun aksine bardağın matematik modelini sisteme dahil etmedim.Ao contrário do bastão, eu não incluí o modelo matemático do copo no sistema.
Dengelediği çubuğun aksine bardağın matematik modelini sisteme dahil etmedim.In tegenstelling tot de balanceerstok heb ik het wiskundige model van het glas niet in het systeem opgenomen.
Dengelediği çubuğun aksine bardağın matematik modelini sisteme dahil etmedim.막대와는 달리 이 잔에 대한 수학 모델은 시스템에 입력하지 않았습니다.
Dengelediği çubuğun aksine bardağın matematik modelini sisteme dahil etmedim.Nie uwzględniłem w systemie modelu matematycznego szklanki wody.
Dengelediği çubuğun aksine bardağın matematik modelini sisteme dahil etmedim.Spre deosebire de vergea, n-am mai inclus modelul matematic al paharului în sistem.
Dengelediği çubuğun aksine bardağın matematik modelini sisteme dahil etmedim.Tidak seperti menyeimbangkan tiang, saya tidak menyertakan model matematika gelas ke dalam sistem.
Dengelediği çubuğun aksine bardağın matematik modelini sisteme dahil etmedim.Ulig at balancere pælen, inkluderede jeg ikke den matematiske model af glasset i systemet.
Dengelediği çubuğun aksine bardağın matematik modelini sisteme dahil etmedim.Za razliko od palice, nisem vključil matematičnega modela kozarca v sistem.
Dengelediği çubuğun aksine bardağın matematik modelini sisteme dahil etmedim.Αντίθετα με τη ράβδο εξισορρόπησης, δεν συμπεριέλαβα το μαθηματικό μοντέλο του ποτηριού στο σύστημα.
Dengelediği çubuğun aksine bardağın matematik modelini sisteme dahil etmedim.В отличие от эксперимента с тростью, мы не заложили математическую модель бокала в нашу систему.
Dengelediği çubuğun aksine bardağın matematik modelini sisteme dahil etmedim.За разлика от пръта за балансиране не включих математическия модел на чашата в системата.
Dengelediği çubuğun aksine bardağın matematik modelini sisteme dahil etmedim.На відміну від врівноваженої палиці, я не закладав математичну модель склянки у систему.
Dengelediği çubuğun aksine bardağın matematik modelini sisteme dahil etmedim.שלא כמו המוט המאוזן, לא הכללתי את המודל המתמטי של הכוס. במערכת
Dengelediği çubuğun aksine bardağın matematik modelini sisteme dahil etmedim.وخلافا للعمود الموازن، لم أقم بتضمين النموذج الرياضي للكأس في النظام.
Dengelediği çubuğun aksine bardağın matematik modelini sisteme dahil etmedim.このコップは数学的モデルに 組み入れていません このシステムは 水の入ったコップが あることさえ知りません
Dengelediği çubuğun aksine bardağın matematik modelini sisteme dahil etmedim.唔似轆棍咁樣 我無喺四旋翼系統度 加入杯水嘅數學模型
Devlet Tahvili banka rezervleri ve nakit, bankaların aksine biraz ilgi kazanmak istiyorumממשלתיות ירוויחו לבנק קצת ריבית, בניגוד לרזרבות או מזומן, הבנקים
"Dinsiz" bu anlamları karşılamaya yeter; ama ateist kelimesinin aksine korku ve histeriyle karşılanmaz.A non-teista mindezt megteszi, azonban az ateistával szemben nem vált ki hisztérikus, fóbiás reakciókat.
"Dinsiz" bu anlamları karşılamaya yeter; ama ateist kelimesinin aksine korku ve histeriyle karşılanmaz.비신론자는 이 개념을 포용할 수 있으면서도 무신론자와는 달리 공포심이나 히스테릭한 반응을 일으키지 않죠.
"Dinsiz" bu anlamları karşılamaya yeter; ama ateist kelimesinin aksine korku ve histeriyle karşılanmaz."Ne-teist" bo zato dovolj, ampak za razliko od "ateist" ne povzroči istega fobičega, histeričnega odziva.
"Dinsiz" bu anlamları karşılamaya yeter; ama ateist kelimesinin aksine korku ve histeriyle karşılanmaz."Nie-teista", w przeciwieństwie do "ateisty", nie wywołuje takiej samej fobii, histerycznych reakcji
"Dinsiz" bu anlamları karşılamaya yeter; ama ateist kelimesinin aksine korku ve histeriyle karşılanmaz."Non-teista" contempla tutto questo, ma a differenza di "ateo" non ha le stesse reazioni isteriche, fobiche.
"Dinsiz" bu anlamları karşılamaya yeter; ama ateist kelimesinin aksine korku ve histeriyle karşılanmaz.Slovo ne-teista spĺňa všetko toto, ale narozdiel od slova ateista, nemá tú istú panickú, hysterickú odozvu.
"Dinsiz" bu anlamları karşılamaya yeter; ama ateist kelimesinin aksine korku ve histeriyle karşılanmaz.Μη-θεϊστής κάνει για όλα αυτά, αλλά σε αντίθεση με τον άθεο, δεν έχει την ίδια φοβική, υστερική αντίδραση.
"Dinsiz" bu anlamları karşılamaya yeter; ama ateist kelimesinin aksine korku ve histeriyle karşılanmaz.Термін нетеїзм все це в собі містить, а от, на відміну від атеїзму, на нього не реагують відразливо-істерично.
"Dinsiz" bu anlamları karşılamaya yeter; ama ateist kelimesinin aksine korku ve histeriyle karşılanmaz."לא-תאיסט" יתאים לכל זה, אך בשונה מ"אתאיסט", הוא לא מעורר אותן תגובות פוביות והיסטריות.
"Dinsiz" bu anlamları karşılamaya yeter; ama ateist kelimesinin aksine korku ve histeriyle karşılanmaz."לא-תאיסט" יתאים לכל זה, אך בשונה מ"אתאיסט", הוא לא מעורר תגובות פוביות והיסטריות דומות.
"Dinsiz" bu anlamları karşılamaya yeter; ama ateist kelimesinin aksine korku ve histeriyle karşılanmaz.كلمة غير-موحد ستدل على كل ذلك على خلاف كلمة موحد.. التي غالبا يصاحبها ردود أفعال تتسم بالخوف والهلع.
"Dinsiz" bu anlamları karşılamaya yeter; ama ateist kelimesinin aksine korku ve histeriyle karşılanmaz.ヒステリックな恐怖を引き起こすこともなく すべてうまく働くでしょう しかし実を言えば もう一つの選択肢は あえて「無神論」という言葉を使い
Doğa üretmedi çünkü istiridye kabuğunun aksine türlerin hayatta kalması buna, bu materyallere bağlı değil.전복 껍데기와는 다르게, 한 종자의 생존이 이 재료들의 생산에 좌우되지 않았기에 자연은 만들 필요가 없었습니다.
Doğa üretmedi çünkü istiridye kabuğunun aksine türlerin hayatta kalması buna, bu materyallere bağlı değil.לא היה לו צורך לבנותם, כי שלא כמו קונכיית אוזן הים, הישרדות המינים לא היתה תלויה בפיתוח חומרים אלה
Doğa üretmedi çünkü istiridye kabuğunun aksine türlerin hayatta kalması buna, bu materyallere bağlı değil.الطبيعة ليست في حاجة لها بسبب، بخلاف صدف أذن البحر، فان نجاة الأنواع لا تعتمد على بناء تلك المواد
Doğa üretmedi çünkü istiridye kabuğunun aksine türlerin hayatta kalması buna, bu materyallere bağlı değil.このような素材を作ることに 種の存続が かかっているという訳ではなかったからです おそらく今まで これが問題になるまでは そうだったのです
Doritos'un aksine.영양적으로도 적합합니다.
Doritos'un aksine.לא כמו דוריטוס.
Doritos'un aksine.ليس مثل مقرمش دوريتوس.
Doritos'un aksine.動物たちと交流したいな と
Duyuruyu yaptığımda George kızarmadı, aksine yeleğim gibi solgunlaşıverdi.Als ich die Ankündigung machte, wurde George nicht rosig, sondern bleich wie mein Wams.
Duyuruyu yaptığımda George kızarmadı, aksine yeleğim gibi solgunlaşıverdi.Amikor bejelentettem hogy házasodom, George nem pirult el, hanem elsápadt, mint a kabátom.
Duyuruyu yaptığımda George kızarmadı, aksine yeleğim gibi solgunlaşıverdi.Când am făcut anunţul, George nu a roşit, ci s-a făcut palid ca pieptarul meu.
Duyuruyu yaptığımda George kızarmadı, aksine yeleğim gibi solgunlaşıverdi.Cuando hice el anuncio, George no se sonrojó, sino que se puso pálido como mi jubón.
Duyuruyu yaptığımda George kızarmadı, aksine yeleğim gibi solgunlaşıverdi.Da jeg gav beskeden, blev George ikke rød, men blev bleg som min dublet.
Duyuruyu yaptığımda George kızarmadı, aksine yeleğim gibi solgunlaşıverdi.Když jsem oznámil svatbu, George nezčervenal, ale zbledl jako můj kabátec.
Duyuruyu yaptığımda George kızarmadı, aksine yeleğim gibi solgunlaşıverdi.Khi tôi báo tin, George tỏ ra không vui mà gương mặt lại hóa xanh xao như chiếc áo chẽn của tôi vậy.
Duyuruyu yaptığımda George kızarmadı, aksine yeleğim gibi solgunlaşıverdi.내가 결혼 발표를 하자, 조지는 발개지긴 커녕, 내 더블렛만큼 창백해졌다.