Bu resmi her zamankinin aksine, sağdan sola doğru gidiyorum.Analizuję ten obraz od strony prawej do lewej zamiast od lewej do prawej.
Bu resmi her zamankinin aksine, sağdan sola doğru gidiyorum.Prohlížím si obraz zprava doleva namísto zleva doprava.
Bu resmi her zamankinin aksine, sağdan sola doğru gidiyorum.Я читаю цю картину справа наліво, замість того, щоб зліва направо.
Bu yüzden, aksine iyi bir sıralamaEine gute Art von Kontrast sind also
Bu yüzden, aksine iyi bir sıralama여기 보면 아주 좋은 대비의 예가 있는데
Bu yüzden, aksine iyi bir sıralama McNuggets tavuk konumundadır.Een goed vergelijkingspunt zijn de Chicken McNuggets.
Bu yüzden, aksine iyi bir sıralama McNuggets tavuk konumundadır.Un bon point de comparaison ce sont les nuggets de poulet.
Bu yüzden, aksine iyi bir sıralama McNuggets tavuk konumundadır.Un buon tipo di contrasto sono i Chicken McNuggets.
Bu yüzden, aksine iyi bir sıralama McNuggets tavuk konumundadır.Един добър контраст са "Чикън Макнъгетс".
Bu yüzden, aksine iyi bir sıralama McNuggets tavuk konumundadır.Хорошим контрастом может быть Чикен МакНаггетс.
Bu yüzden, aksine iyi bir sıralamaMột ví dụ trái ngược
Bu yüzden, aksine iyi bir sıralamaאז, ניגוד טוב
Bu yüzden, aksine iyi bir sıralamaكذلك ، كنوع من التباين الجيد
Bu yüzden, aksine iyi bir sıralama比較するといいかもしれません
Çoğu insanın düşündüğünün aksine şizofreni, çoklu kişilik bozukluğu veya bölünmüş kişilik ile aynı şey değil.Ellentétben azzal, amit sokan hisznek, a skizofrénia nem többszörös személyiségzavar vagy tudathasadás.
Çoğu insanın düşündüğünün aksine şizofreni, çoklu kişilik bozukluğu veya bölünmüş kişilik ile aynı şey değil.많은 사람들이 생각하는 것과는 달리, 정신분열병은 다중 인격장애나 이중 인격과는 다릅니다.
Çoğu insanın düşündüğünün aksine şizofreni, çoklu kişilik bozukluğu veya bölünmüş kişilik ile aynı şey değil.Schizofrenie není mnohočetná porucha osobnosti ani rozštěpená osobnost.
Çoğu insanın düşündüğünün aksine şizofreni, çoklu kişilik bozukluğu veya bölünmüş kişilik ile aynı şey değil.Многие люди ошибочно считают, что шизофрения и расстройство множественной личности — одно и то же.
Çoğu insanın düşündüğünün aksine şizofreni, çoklu kişilik bozukluğu veya bölünmüş kişilik ile aynı şey değil.בניגוד למה שרבים סבורים, הסכיזופרניה איננה כמו הפרעת זהות דיסוציאטיבית או פיצול אישיות.
Çoğu insanın düşündüğünün aksine şizofreni, çoklu kişilik bozukluğu veya bölünmüş kişilik ile aynı şey değil.على عكس ما يعتقد كثير من الناس، انفصام الشخصية ليس نفس اضطراب في الشخصية المتعددة أو انفصام الشخصية.
Çoğu insanın düşündüğünün aksine şizofreni, çoklu kişilik bozukluğu veya bölünmüş kişilik ile aynı şey değil.多重人格や人格分裂とは異なります 統合失調症は 心が分裂するのでなく 粉々になるのです
Çoğu insanın sandığının aksine, siz hapishanedeyken sizin hayatınız için insanlar, vergi verenler para vermez,In tegenstelling tot wat de meeste mensen aannemen, draait de belastingbetaler niet op voor de gevangenen.
Çoğu insanın sandığının aksine, siz hapishanedeyken sizin hayatınız için insanlar, vergi verenler para vermez,대부분의 사람들이 생각하는 것과는 반대로, 사람들, 그러니까 납세자들은 감옥에 있는 사람들을 위해
Çoğu insanın sandığının aksine, siz hapishanedeyken sizin hayatınız için insanlar, vergi verenler para vermez,Na rozdíl od toho, co si myslí většina, lidé neplatí, daňoví poplatníci neplatí za váš život ve vězení.
Çoğu insanın sandığının aksine, siz hapishanedeyken sizin hayatınız için insanlar, vergi verenler para vermez,Vous devez subvenir à vos besoins. Vous devez payer vos savon, déodorant, brosse à dent, dentifrice, tout.
Çoğu insanın sandığının aksine, siz hapishanedeyken sizin hayatınız için insanlar, vergi verenler para vermez,W przeciwieństwie do utartych przekonań, to nie podatnicy płacą za utrzymanie więźniów.
Çoğu insanın sandığının aksine, siz hapishanedeyken sizin hayatınız için insanlar, vergi verenler para vermez,Вопреки тому, что думает большинство людей, налогоплательщики не платят за твою жизнь в тюрьме.
Çoğu insanın sandığının aksine, siz hapishanedeyken sizin hayatınız için insanlar, vergi verenler para vermez,זה הרבה יותר קשה ממה שאתם אולי חושבים. בניגוד למה שהרבה אנשים חושבים,
Çoğu insanın sandığının aksine, siz hapishanedeyken sizin hayatınız için insanlar, vergi verenler para vermez,على عكس ما يعتقده معظم النّاس، النّاس لا يدفعون، دافعي الضرائب لا يدفعون ، من أجل حياتك
Çoğu insanın sandığının aksine, siz hapishanedeyken sizin hayatınız için insanlar, vergi verenler para vermez,大半の人が思っているようですが 生活費は自分で支払っています
Çünkü, Aristo ve Newton evrenlerinin aksine bu evrende meydana getiriciyi koyacak dışarıda bir yer yok.Bởi vì không có nơi nào để đặt một người sáng tạo ở bên ngoài cả, như là trong vũ trụ của Aristotle và Newton.
Çünkü, Aristo ve Newton evrenlerinin aksine bu evrende meydana getiriciyi koyacak dışarıda bir yer yok.Bo nie ma miejsca na zewnętrznego stwórcę, tak jak to było w świecie arystotelejskim lub newtońskim.
Çünkü, Aristo ve Newton evrenlerinin aksine bu evrende meydana getiriciyi koyacak dışarıda bir yer yok.Karena tidak ada tempat bagi para pembuat di luar seperti di alam semesta menurut Aristoteles dan Newton.
Çünkü, Aristo ve Newton evrenlerinin aksine bu evrende meydana getiriciyi koyacak dışarıda bir yer yok.왜냐하면 아리스토텔레스와 뉴튼의 우주와는달리 바깥쪽에 창조자를 위한 장소가 없기 때문이죠.
Çünkü, Aristo ve Newton evrenlerinin aksine bu evrende meydana getiriciyi koyacak dışarıda bir yer yok.Porque não existe espaço para pôr um criador externo, como havia nos universos aristotélico e newtoniano.
Çünkü, Aristo ve Newton evrenlerinin aksine bu evrende meydana getiriciyi koyacak dışarıda bir yer yok.מפני שאין מקום ליוצר, כפי שהיה ביקומים של אריסטו ושל ניוטון.
Çünkü, Aristo ve Newton evrenlerinin aksine bu evrende meydana getiriciyi koyacak dışarıda bir yer yok.بسبب أنه لا يوجد مكان لوضع الصانع خارجاً كما كان في الكون النيوتوني و الآرسطي،
Çünkü, Aristo ve Newton evrenlerinin aksine bu evrende meydana getiriciyi koyacak dışarıda bir yer yok.宇宙論のように宇宙の外の 創造主を組み込む余地がないからです ですので 相関的な宇宙論には 自己形成というプロセスが必要です
Çünkü düşündüğünüzün aksine, burası hayattan yoksun değil.Car contrairement à ce que vous pensez, il y a de la vie.
Çünkü düşündüğünüzün aksine, burası hayattan yoksun değil.Choć trudno uwierzyć, życie tu istnieje.
Çünkü düşündüğünüzün aksine, burası hayattan yoksun değil.Contrar la ce ați putea crede, nu este lipsită de viață.
Çünkü düşündüğünüzün aksine, burası hayattan yoksun değil.Denn anders als Sie vielleicht denken, gibt es dort dennoch Leben.
Çünkü düşündüğünüzün aksine, burası hayattan yoksun değil.우리가 생각 하는 것과 다르게 이곳은 생명이 결여 되어 있지 않아요
Çünkü düşündüğünüzün aksine, burası hayattan yoksun değil.Navzdory tomu, čo by ste si mohli myslieť, nie je bez života.
Çünkü düşündüğünüzün aksine, burası hayattan yoksun değil.Perchè contariamente a quello che uno possa pensare, questa non è priva di vita.
Çünkü düşündüğünüzün aksine, burası hayattan yoksun değil.Porque, contrariamente a lo que puedan pensar, no está desprovista de vida.
Çünkü düşündüğünüzün aksine, burası hayattan yoksun değil.Want in tegenstelling tot wat je denkt, is dit niet verstoken van leven.
Çünkü düşündüğünüzün aksine, burası hayattan yoksun değil.Вопреки вашим ожиданиям, эти места не лишены жизни.
Çünkü düşündüğünüzün aksine, burası hayattan yoksun değil.Защото, противно на това, което може да мислите, там не е лишено от живот.
Çünkü düşündüğünüzün aksine, burası hayattan yoksun değil.כי בניגוד למה שניתן לחשוב, המערה הזו לא נטולת חיים
Çünkü düşündüğünüzün aksine, burası hayattan yoksun değil.لأنه وعكساً لما قد تتوقعونه ، فهذه البيئة ليست مجردةُ من الحياة.
Çünkü düşündüğünüzün aksine, burası hayattan yoksun değil.ここは私たちが発見した中で最も
Çünkü karanlık enerji, madde veya radyasyonun aksine, evren genişledikçe seyrelmiyor.Bởi vì năng lượng tối, không như vật chất hay bức xạ, không mất dần khi vũ trụ phình ra.
Çünkü karanlık enerji, madde veya radyasyonun aksine, evren genişledikçe seyrelmiyor.For mørk energi, i modsætningen til stof eller stråling, tynder ikke ud som universet udvider sig.
Çünkü karanlık enerji, madde veya radyasyonun aksine, evren genişledikçe seyrelmiyor.För mörk energi, till skillnad från materia eller strålning, tunnas inte ut när universum expanderar
Çünkü karanlık enerji, madde veya radyasyonun aksine, evren genişledikçe seyrelmiyor.Karena energi gelap, tidak seperti materi atau radiasi, tidak menjadi lemah saat alam semesta berkembang.
Çünkü karanlık enerji, madde veya radyasyonun aksine, evren genişledikçe seyrelmiyor.Ker se temna energija, za razliko od snovi ali sevanja, ne razredči medtem, ko se vesolje širi.
Çünkü karanlık enerji, madde veya radyasyonun aksine, evren genişledikçe seyrelmiyor.그런데 암흑에너지는 물체나 방사선과는 달리 우주가 계속
Çünkü karanlık enerji, madde veya radyasyonun aksine, evren genişledikçe seyrelmiyor.Mivel a sötét energia, ellentétben az anyaggal vagy a sugárzással, nem hígul fel, ahogy az univerzum tágul.
Çünkü karanlık enerji, madde veya radyasyonun aksine, evren genişledikçe seyrelmiyor.Omdat donkere energie in tegenstelling tot materie of straling niet verdunt als het heelal uitdijt.