Ana içeriğe geç
Sözlük

aksine ile cümle

aksine kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bir de neden inanılanın aksine tensel yakınlık iyi bir cinsel yaşamı temin etmiyor?ומדוע אינטימיות טובה אינה ערובה לסקס טוב, בניגוד לאמונה הרווחת?
Bir de neden inanılanın aksine tensel yakınlık iyi bir cinsel yaşamı temin etmiyor?و لماذا لا تضمن العلاقه الحميمة علاقة جنسية جيدة، علي عكس الإعتقاد الشائع؟
Bir de neden inanılanın aksine tensel yakınlık iyi bir cinsel yaşamı temin etmiyor?これは 一般的な考えには 反しています そして こんな問いかけもあります
Böylelikle filizler yerçekiminin aksine büyürken kökler yerçekimine doğru büyürler.중력의 힘에 반대해서 싹이 자라기도 하고 뿌리는 중력을 따라서 자랍니다.
Böylelikle filizler yerçekiminin aksine büyürken kökler yerçekimine doğru büyürler.Versot kasvavat vektorista painovoimaa vastaan ja juuret vektoria kohden.
Böylelikle filizler yerçekiminin aksine büyürken kökler yerçekimine doğru büyürler.כך שהנצרים גדלים כנגד כיוון הכבידה ואילו השורשים - עם כיוון הכבידה.
Böylelikle filizler yerçekiminin aksine büyürken kökler yerçekimine doğru büyürler.أثناء نمو سيقانها عكس اتجاه الجاذبية الارضية كما ان الجذور تتحرك مع اتجاه الجاذبية
Böylelikle filizler yerçekiminin aksine büyürken kökler yerçekimine doğru büyürler.重力の向きに反して育ち 根は重力に向かって伸びるのです 植物は眠ることもできます
Bu aşk mektubu değil, aksine tam bir sınav kağıdı!Sınav kağıdı!Ce n'est pas une lettre d'amour. C'est une copie d'examen ! Un contrôle !
Bu aşk mektubu değil, aksine tam bir sınav kağıdı!Sınav kağıdı!Das ist kein Liebesbrief. Das sind Prüfungsunterlagen! Eine Prüfung!
Bu aşk mektubu değil, aksine tam bir sınav kağıdı!Sınav kağıdı!Đây không phải là thư tình. Mà là giấy kiểm tra! Một bài kiểm tra!
Bu aşk mektubu değil, aksine tam bir sınav kağıdı!Sınav kağıdı!Det är inte ett kärleks brev! Ett prov!
Bu aşk mektubu değil, aksine tam bir sınav kağıdı!Sınav kağıdı!Det er ikke et kærlighedsbrev. Det er et eksamenspapir! En eksamen!
Bu aşk mektubu değil, aksine tam bir sınav kağıdı!Sınav kağıdı!Ez nem egy szerelmes levél, inkább egy dolgozat! Dolgozat!
Bu aşk mektubu değil, aksine tam bir sınav kağıdı!Sınav kağıdı!Het is geen liefdesbrief. Het is een examen opstel! Een examen!
Bu aşk mektubu değil, aksine tam bir sınav kağıdı!Sınav kağıdı!Ini bukanlah sebuah surat cinta. Ini adalah kertas ujian! Sebuah kertas ujian!
Bu aşk mektubu değil, aksine tam bir sınav kağıdı!Sınav kağıdı!편지 쓴 게 아니라, 시험지네 시험지.
Bu aşk mektubu değil, aksine tam bir sınav kağıdı!Sınav kağıdı!Non è una lettera d'amore. E' un compito d'esame! Un esame!
Bu aşk mektubu değil, aksine tam bir sınav kağıdı!Sınav kağıdı!Nu e o scrisoare de dragoste. E un examen! Un examen!
Bu aşk mektubu değil, aksine tam bir sınav kağıdı!Sınav kağıdı!Se ei ole rakkauskirje. Se on tenttipaperi! Tentti!
Bu aşk mektubu değil, aksine tam bir sınav kağıdı!Sınav kağıdı!To není milostný dopis. To je test! Test!
Bu aşk mektubu değil, aksine tam bir sınav kağıdı!Sınav kağıdı!To nie je ľúbostný list. To je test! Test!
Bu aşk mektubu değil, aksine tam bir sınav kağıdı!Sınav kağıdı!TO nie list miłosny! To jak kartka egzaminacyjna!
Bu aşk mektubu değil, aksine tam bir sınav kağıdı!Sınav kağıdı!To ni ljubezensko pismo. To je test. Test!
Bu aşk mektubu değil, aksine tam bir sınav kağıdı!Sınav kağıdı!Δεν είναι ερωτικό γράμμα. Είναι φύλλο εξέτασης! Ένα τεστ!
Bu aşk mektubu değil, aksine tam bir sınav kağıdı!Sınav kağıdı!Това не е любовно писмо, а контролна! Контролна!
Bu aşk mektubu değil, aksine tam bir sınav kağıdı!Sınav kağıdı!Это не любовное письмо. Это какой-то экзамен! Экзамен!
Bu aşk mektubu değil, aksine tam bir sınav kağıdı!Sınav kağıdı!!זה לא מכתב אהבה, זה טופס מבחן! מבחן
Bu aşk mektubu değil, aksine tam bir sınav kağıdı!Sınav kağıdı!هذة ليست رساله حب هذة ورقه امتحان امتحان !ـ
Bu aşk mektubu değil, aksine tam bir sınav kağıdı!Sınav kağıdı!点数Dマイナス
Bu iyi bir şey. Evrenin kullanıcılarının aksine, evren ziyankar değildir.Dobre w tym jest to, że w przeciwieństwie do mieszkańców wszechświata, kosmos nie jest rozrzutny.
Bu kanunlar ortadan kalkmayacak, aksine artacak.Così,non ti libererai di queste leggi, al contrario,si moltiplicheranno.
Bu kanunlar ortadan kalkmayacak, aksine artacak.Y creo que si todos hicieran eso, incluso no necesitaría otros dos deseos
Bunun aksine, uyuşturucu kullanımı ve sağlık konuluKäyttö on yleisempää miesten kuin naisten keskuudessa.
Bunun aksine, uyuşturucu kullanımı ve sağlık konuluSpre deosebire de aceasta, în studiul na†ional din 2004 din
Bunun aksine, uyuşturucu kullanımı ve sağlık konuluTer vergelijking, in de Amerikaanse enquête onder gezinnen
Bunun aksine, uyuşturucu kullanımı ve sağlık konuluΚατ’ αντιδιαστολή, στο piλαίσιο της εθνικής έρευνας των
Bu ölçümleri yaptığımızda, beklentimizin aksine süratin sabit kaldığını görüyoruz.측정 결과가 나왔을 때 기대했던것과는 달리 중심에서부터의 거리에 따른 속도는
Bu ölçümleri yaptığımızda, beklentimizin aksine süratin sabit kaldığını görüyoruz. Uzaklıktan bağımsız.A méréseket elvégezve kiderült, hogy a sebesség alapjában véve állandó a távolság fügvényében.
Bu ölçümleri yaptığımızda, beklentimizin aksine süratin sabit kaldığını görüyoruz. Uzaklıktan bağımsız.Când se fac acele măsurători, descoperim de fapt că viteza este în mare constantă, ca o funcţie a distanţei.
Bu ölçümleri yaptığımızda, beklentimizin aksine süratin sabit kaldığını görüyoruz. Uzaklıktan bağımsız.Když tato měření provedeme, zjistíme naopak, že rychlost je v podstatě konstantní jakožto funkce vzdálenosti.
Bu ölçümleri yaptığımızda, beklentimizin aksine süratin sabit kaldığını görüyoruz. Uzaklıktan bağımsız.Saat kami melakukan pengukuran, yang kami temukan justru kecepatannya tetap sebagai fungsi jarak.
Bu ölçümleri yaptığımızda, beklentimizin aksine süratin sabit kaldığını görüyoruz. Uzaklıktan bağımsız.Когато направихме измервания, обаче, открихме, че скоростта си остава постоянна като функция на разстоянието.
Bu ölçümleri yaptığımızda, beklentimizin aksine süratin sabit kaldığını görüyoruz.כאשר המדידות האלו מבוצעות במקם זאת, אנחנו מוצאים שהמהירות בערך קבועה,
Bu ölçümleri yaptığımızda, beklentimizin aksine süratin sabit kaldığını görüyoruz.وعندما أخذت هذه القياسات ، بدلا من ذلك وجدنا أن السرعة ثابتة ،
Bu ölçümleri yaptığımızda, beklentimizin aksine süratin sabit kaldığını görüyoruz.星の速度はどの位置においても 一定を保っていたのです
Bu resimlerin yayımlanması, görüntünün aksine, bir hükümetin politikasını değiştirmesine neden oldu.A képek leközlése, nem maguk a képek okozták, hogy egy kormány megváltoztatta politikáját.
Bu resimlerin yayımlanması, görüntünün aksine, bir hükümetin politikasını değiştirmesine neden oldu.이런 사진들이 공개 되면서 사진들과는 반대로 정부의 정책들을 바꿔 놨습니다.
Bu resimlerin yayımlanması, görüntünün aksine, bir hükümetin politikasını değiştirmesine neden oldu.La publicación de estas imágenes, no las imágenes en sí, hicieron que el gobierno cambiara su política.
Bu resimlerin yayımlanması, görüntünün aksine, bir hükümetin politikasını değiştirmesine neden oldu.Objava teh slik, v nasprotju s slikami samimi, je sprožila spremembo vladne politike.
Bu resimlerin yayımlanması, görüntünün aksine, bir hükümetin politikasını değiştirmesine neden oldu.Publicarea acelor imagini şi nu imaginile în sine au determinat un guvern să îşi schimbe politica.
Bu resimlerin yayımlanması, görüntünün aksine, bir hükümetin politikasını değiştirmesine neden oldu.Publiceringen av de bilderna, snarare än bilderna själva, fick en regering att ändra sin politik.
Bu resimlerin yayımlanması, görüntünün aksine, bir hükümetin politikasını değiştirmesine neden oldu.Publikacja tych fotografii, w przeciwieństwie do samych zdjęć, spowodowała, że rząd zmienił politykę.
Bu resimlerin yayımlanması, görüntünün aksine, bir hükümetin politikasını değiştirmesine neden oldu.Zverejnenie týchto fotiek, nie fotky samotné, prinútili vládu zmeniť svoj prístup.
Bu resimlerin yayımlanması, görüntünün aksine, bir hükümetin politikasını değiştirmesine neden oldu.Zveřejnění těchto obrázků, spíš než obrázky samotné, způsobily, že vláda změnila svou politiku.
Bu resimlerin yayımlanması, görüntünün aksine, bir hükümetin politikasını değiştirmesine neden oldu.Публикуването на тези снимки, а не самите снимки, накара едно правителство да смени политиката си.
Bu resimlerin yayımlanması, görüntünün aksine, bir hükümetin politikasını değiştirmesine neden oldu.Публікація цих зображень, на відміну від самих фотографій, спонукала уряд до зміни його політики.
Bu resimlerin yayımlanması, görüntünün aksine, bir hükümetin politikasını değiştirmesine neden oldu.הפרסום של תמונות אלו, בניגוד לתמונות כשלעצמן, גרם לממשל לשנות את מדיניותו.
Bu resimlerin yayımlanması, görüntünün aksine, bir hükümetin politikasını değiştirmesine neden oldu.فنشر تلك الصور لا الصور نفسها .. هو الذي دفع الحكومة لتغير سياساتها
Bu resimlerin yayımlanması, görüntünün aksine, bir hükümetin politikasını değiştirmesine neden oldu.写真そのものとは違って 政府の政策を変えさせる力があります イラクでの暴動を煽ったのは
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod