Apple'a vermeniz gerekeninin aksine...שבקוד-סגור, עם הסכם סודיות, מכור את חייך לאפל. הנה אתה.
Apple'a vermeniz gerekeninin aksine...مغلقة المصدر، مع اتفاق بعدم كشف المصدر، وتوقيع حياتك ل "آبل". تفضل.
Bana kızgın aksine plan seviyesi ne zaman geri tepti sahip ama güzel oldu ölme나에게 화 달리 백그라운드 레벨 때 어긋난으로하지만 괜찮 았어 죽어가는
Bana kızgın aksine plan seviyesi ne zaman geri tepti sahip ama güzel oldu ölmeRecht, ich bin nicht gut dachte ich, dass sie nicht schief gehen ficken gelöscht
Bana kızgın aksine plan seviyesi ne zaman geri tepti sahip ama güzel oldu ölmeخلفية خلاف غاضب مستوى معي لكن ذلك كان على ما يرام مع نتائج عكسية عندما وفاة
Bana kızgın aksine plan seviyesi ne zaman geri tepti sahip ama güzel oldu ölmeときに裏目に出たとそれは大丈夫だった 死にかけている ここに若者へと呼び出したとき みんな
Bazı kumarbazların düşünceleri aksine ilk atış,ikincisini etkilemeyecektir. .Hver gang vi slår med terningen, spiller resultatet jo ikke nogen rolle for, hvad vi slår næste gang.
Bazı kumarbazların düşünceleri aksine ilk atış,ikincisini etkilemeyecektir. .당신이 주사위를 굴릴 때마다, 이것이 다음 번에 주사위를 굴릴 때에 영향을 주지 않는다는 거죠, 몇몇 겜블러들은 다르게 생각하더라도.
Bazı kumarbazların düşünceleri aksine ilk atış,ikincisini etkilemeyecektir. .To, co padne v jednom hodu, neovlivní výsledek v dalším hodu, i když si to někteří gambleři myslí.
Bazı kumarbazların düşünceleri aksine ilk atış,ikincisini etkilemeyecektir. .Кожне ваше жбурляння не буде впливати на те що випадатиме при інших жбурляннях.
Bazı kumarbazların düşünceleri aksine ilk atış,ikincisini etkilemeyecektir. .影響しません。たとえギャンブラーたちがそう考えたとしてもです。 これは、次にサイコロを振るのに影響を与えません。
Belli bir fikrin yada şeyin etrafında çalışan Ortaçağ sanatçılarının aksinePor tanto tenemos este tipo de repeticion del principio y del final.
Besinsel olarak uygunlar, Doritos'un aksine.Ils sont corrects quant aux qualités nutritives, pas comme les chips.
Besinsel olarak uygunlar, Doritos'un aksine.Mają wysokie wartości odżywcze - w przeciwieństwie do chipsów.
Besinsel olarak uygunlar, Doritos'un aksine.Nagyon táplálóak, nem úgy, mint a chips.
Besinsel olarak uygunlar, Doritos'un aksine.São adequados nutricionalmente, não são como os Doritos.
Besinsel olarak uygunlar, Doritos'un aksine.Sie haben einen geeigneten Nährstoffgehalt, nicht wie Doritos.
Besinsel olarak uygunlar, Doritos'un aksine.Son nutricionalmente apropiados, no como los Doritos.
Besinsel olarak uygunlar, Doritos'un aksine.Sono appropriati da un punto di vista nutrizionale, non come le patatine Doritos.
Besinsel olarak uygunlar, Doritos'un aksine.Sunt adecvate din punct de vedere nutritional. nu ca Doritos.
Besinsel olarak uygunlar, Doritos'un aksine.Thức ăn đó được đánh giá tốt về dinh dưỡng, chứ không như Doritos ( một loại bánh snack)
Besinsel olarak uygunlar, Doritos'un aksine.Ze zijn voedzaam, niet zoals Dorito's.
Besinsel olarak uygunlar, Doritos'un aksine.Είναι διατροφικά κατάλληλα, όχι όπως τα Ντορίτος.
Besinsel olarak uygunlar, Doritos'un aksine.Те са хранително приемливи, не като Доритос.
Bilakis fareler, çoğu insanın düşündüğünün tam aksine çok sosyal yaratıklardır.Beh, in effetti -- contrariamente a quanto si pensi -- i ratti sono delle creature altamente sociali.
Bilakis fareler, çoğu insanın düşündüğünün tam aksine çok sosyal yaratıklardır.Cóż, właściwie szczury są -- przeciwnie do tego, co większość ludzi o nich myśli -- bardzo towarzyskie.
Bilakis fareler, çoğu insanın düşündüğünün tam aksine çok sosyal yaratıklardır.Inu, krysy jsou ve skutečnosti v rozporu s tím, co si o nich většina lidí myslí, velmi společenští tvorové.
Bilakis fareler, çoğu insanın düşündüğünün tam aksine çok sosyal yaratıklardır.Itse asiassa rotat ovat -- vastoin useimpien käsitystä -- erittäin seurallisia otuksia.
Bilakis fareler, çoğu insanın düşündüğünün tam aksine çok sosyal yaratıklardır.사실 쥐는 대부분의 사람들이 생각하는 것과는 상반되는 동물입니다. 쥐는 상당히 사회성 있는 생물입니다.
Bilakis fareler, çoğu insanın düşündüğünün tam aksine çok sosyal yaratıklardır.Nos, a patkányok tulajdonképpen, sokak véleményével ellentétben, nagyon is társas lények.
Bilakis fareler, çoğu insanın düşündüğünün tam aksine çok sosyal yaratıklardır.Nou, eigenlijk zijn ratten - in tegenstelling tot wat de meeste mensen over hen denken - zeer sociale wezens.
Bilakis fareler, çoğu insanın düşündüğünün tam aksine çok sosyal yaratıklardır.Sebenarnya, tikus -- berlawanan dengan apa yang kebanyakan orang pikirkan -- tikus adalah makhluk yang supel.
Bilakis fareler, çoğu insanın düşündüğünün tam aksine çok sosyal yaratıklardır.למעשה, חולדות הן -- בסתירה למה שרוב האנשים חושבים עליהן -- חולדות הם יצורים מאוד חברותיים
Bilakis fareler, çoğu insanın düşündüğünün tam aksine çok sosyal yaratıklardır.حسنا ، في الواقع هي الجرذان -- على عكس ما يعتقد معظم الناس عنها -- الفئران مخلوقات إجتماعية للغاية.
Bilakis fareler, çoğu insanın düşündüğünün tam aksine çok sosyal yaratıklardır.一般に人々が考えるのに反して 非常に人なつこい動物なのです 現に私たちの成果を今皆さんに見てもらっています
Bilim, teknolojinin aksine, sağduyuya zorbalık ediyor.A ciência, ao contrário da tecnologia violenta o senso comum.
Bilim, teknolojinin aksine, sağduyuya zorbalık ediyor.Alle Wissenschaft, im Gegensatz zur Technologie, verletzt den gesunden Menschenverstand.
Bilim, teknolojinin aksine, sağduyuya zorbalık ediyor.A tudomány, a technológiával ellentétben, a józan ész határait feszegeti.
Bilim, teknolojinin aksine, sağduyuya zorbalık ediyor.Đối lập với công nghệ, khoa học phá vỡ mọi thường thức.
Bilim, teknolojinin aksine, sağduyuya zorbalık ediyor.Ilmu pengetahuan, dibandingkan teknologi, kadang melanggar akal sehat.
Bilim, teknolojinin aksine, sağduyuya zorbalık ediyor.극단적인 예시를 보여주는 것이라고 생각합니다.
Bilim, teknolojinin aksine, sağduyuya zorbalık ediyor.La ciencia, al contrario que la tecnología, hace violencia al sentido común.
Bilim, teknolojinin aksine, sağduyuya zorbalık ediyor.La science, au contraire de la technologie, fait violence au sens commun.
Bilim, teknolojinin aksine, sağduyuya zorbalık ediyor.La scienza, contrapposta alla tecnologia, usa violenza al senso comune.
Bilim, teknolojinin aksine, sağduyuya zorbalık ediyor.Nauka, w przeciwieństwie do technologii, krzywdzi zdrowy rozsądek.
Bilim, teknolojinin aksine, sağduyuya zorbalık ediyor.Päin vastoin kuin teknologia tiede on vastoin arkiajattelua.
Bilim, teknolojinin aksine, sağduyuya zorbalık ediyor.Ştiinţa, spre deosebire de tehnologie, violează bunul simţ.
Bilim, teknolojinin aksine, sağduyuya zorbalık ediyor.Věda, na rozdíl od technologie, páchá na zdravém rozumu násilí.
Bilim, teknolojinin aksine, sağduyuya zorbalık ediyor.Veda, v protiklade k technológii, uráža zdravý rozum.
Bilim, teknolojinin aksine, sağduyuya zorbalık ediyor.Vetenskap, till skillnad från teknik, går hårt åt sunt bondförnuft.
Bilim, teknolojinin aksine, sağduyuya zorbalık ediyor.Videnskab, i modsætning til teknologi gør vold på sund fornuft.
Bilim, teknolojinin aksine, sağduyuya zorbalık ediyor.Wetenschap, in tegenstelling tot technologie, doet ons gezond verstand geweld aan.
Bilim, teknolojinin aksine, sağduyuya zorbalık ediyor.Η επιστήμη, αντίθετα με την τεχνολογία, πράγματι παραβιάζει την κοινή λογική.
Bilim, teknolojinin aksine, sağduyuya zorbalık ediyor.Наука, в отличии от технологии, попирает здравый смысл.
Bilim, teknolojinin aksine, sağduyuya zorbalık ediyor.Науката, за разлика от технологията, често е в сблъсък с интуицията.
Bilim, teknolojinin aksine, sağduyuya zorbalık ediyor.נוהג אלימות בשכל הישר.
Bilim, teknolojinin aksine, sağduyuya zorbalık ediyor.تسبب صدمة الحس السليم.
Bilim, teknolojinin aksine, sağduyuya zorbalık ediyor.彼が指摘するには、あなたがコップ一杯の水を飲むごとに
Bilirsiniz, köşeye sinmişler ve daha önce yaptıklarının aksine kafeste gezinmez olmuşlar.Escondiam-se num canto e não exploravam o espaço como antes.
Bilirsiniz, köşeye sinmişler ve daha önce yaptıklarının aksine kafeste gezinmez olmuşlar.쥐들은 구석에 몸을 웅크린 채로 옛날처럼 여기저기 돌아다니지 않았어요.