11 Eylül saldırısı gücüne güç katmadı, aksine sonunu getirdi.Zamach z 11 września nie wzmocnił go; on go zgubił.
11 Eylül saldırısı gücüne güç katmadı, aksine sonunu getirdi.Η 11η Σεπτεμβρίου δεν τον ενίσχυσε, τον καταδίκασε.
11 Eylül saldırısı gücüne güç katmadı, aksine sonunu getirdi.ה-11.9 לא העצים אותו; הוא חרץ את דינו.
11 Eylül saldırısı gücüne güç katmadı, aksine sonunu getirdi.ビン・ラディン主義をつぶしたのは? アブ・ムサブ・ザルカウィです
Aksine, Afrika o zamanlar kuruyordu.Afrika verdroogde in die tijd.
Aksine, Afrika o zamanlar kuruyordu.Al contrario, África se estaba secando en ese entonces.
Aksine, Afrika o zamanlar kuruyordu.Allerdings trocknete Afrika zu dieser Zeit aus.
Aksine, Afrika o zamanlar kuruyordu.Dimpotrivă, Africa se usca la acea vreme.
Aksine, Afrika o zamanlar kuruyordu.오히려 아프리카는 말라가고 있습니다.
Aksine, Afrika o zamanlar kuruyordu.Kontynent raczej wysychał.
Aksine, Afrika o zamanlar kuruyordu.L'Africa, semmai, fu colpita dalla siccità.
Aksine, Afrika o zamanlar kuruyordu.L'Afrique, au contraire, se desséchait, à l'époque.
Aksine, Afrika o zamanlar kuruyordu.Malahan, Afrika sedang mulai kekeringan pada saat itu.
Aksine, Afrika o zamanlar kuruyordu.Наоборот, в Африке была засуха в те времена.
Aksine, Afrika o zamanlar kuruyordu.По-скоро Африка станала по-суха през това време.
Aksine, Afrika o zamanlar kuruyordu.בעצם, אפריקה מתייבשת באותה תקופה.
Aksine, Afrika o zamanlar kuruyordu.بل حتى أن أفريقيا كانت تعاني الجفاف وقتها
Aksine, Afrika o zamanlar kuruyordu.これは古代の気候の地図です
Aksine, ateistlerin, genelde, çocuklara örnek gösterilecek türden insanları olduğunu göstereceklerdir.A naopak budú demonštrovať, že ateisti sú často ľudia, ktorí môžu ísť príkladom pre vaše deti.
Aksine, ateistlerin, genelde, çocuklara örnek gösterilecek türden insanları olduğunu göstereceklerdir.오히려 이들이 무신론자들은 우리의 자녀들에게 멋진 역할모델이 될 수 있는 훌륭한 사람들임을 증명해 줄 것입니다.
Aksine, ateistlerin, genelde, çocuklara örnek gösterilecek türden insanları olduğunu göstereceklerdir.Naopak, ukážou, že ateisti jsou často lidé, kteří můžou sloužit jako mravní vzory dětem,
Aksine, ateistlerin, genelde, çocuklara örnek gösterilecek türden insanları olduğunu göstereceklerdir.Ravno nasprotno, dokazali bodo, da so ateisti pogosto ljudje, ki so lahko vzorniki vašim otrokom,
Aksine, ateistlerin, genelde, çocuklara örnek gösterilecek türden insanları olduğunu göstereceklerdir.להיפך: הם יוכיחו שהאתאיסטים הם בדרך כלל מסוג האנשים שיכולים להוות דמויות-מופת לילדיכם,
Aksine, ateistlerin, genelde, çocuklara örnek gösterilecek türden insanları olduğunu göstereceklerdir.هذا فضلا على إنه.. ..سيتبين بأن الملحدين قد يكونون في كثير من الاحوال.. المثل الذي يجب أن يحتذي به أطفالهم.
Aksine, ateistlerin, genelde, çocuklara örnek gösterilecek türden insanları olduğunu göstereceklerdir.無神論者が次のような人々であること たとえば 子供達のお手本になるような人たちであったり 広告代理店が 製品のコマーシャルに起用できるような人々であったり
Aksine bana çok fazla para kazandırması gerekliydi.돈이 많이 됐을 거예요.
Aksine bana çok fazla para kazandırması gerekliydi.הוא היה צריך לשלם לי הרבה כסף.
Aksine, ben bedenimi geri aldığım zaman yiyeceğim şeyleri sabırsızlıkla bekliyorum!A ja już się nie mogę doczekać, co będę jadł i robił, kiedy odzyskam moje ciało.
Aksine, ben bedenimi geri aldığım zaman yiyeceğim şeyleri sabırsızlıkla bekliyorum! -Değil mi ağabey?¡Al contrario, espero con ganas el día en que pueda comer una vez recupere mi cuerpo! - ¿Verdad, hermano?
Aksine, ben bedenimi geri aldığım zaman yiyeceğim şeyleri sabırsızlıkla bekliyorum!Io invece non vedo l'ora di poter tornare a mangiare, e via dicendo, quando riavrò il mio corpo!
Aksine, ben bedenimi geri aldığım zaman yiyeceğim şeyleri sabırsızlıkla bekliyorum!Jeg glæder mig til det, jeg skal spise, - - når jeg får min krop tilbage.
Aksine, ben bedenimi geri aldığım zaman yiyeceğim şeyleri sabırsızlıkla bekliyorum!Päinvastoin, odotan kovasti, että voin syödä- -kun saan ruumiini takaisin.
Aksine, ben bedenimi geri aldığım zaman yiyeceğim şeyleri sabırsızlıkla bekliyorum!Pelo contrário, mal posso esperar pelo que vou comer e fazer, quando recuperar o meu corpo!
Aksine, ben bedenimi geri aldığım zaman yiyeceğim şeyleri sabırsızlıkla bekliyorum!Tvärtom, jag ser fram emot vad jag ska äta- -och så vidare, när jag får min kropp tillbaka.
Aksine, ben bedenimi geri aldığım zaman yiyeceğim şeyleri sabırsızlıkla bekliyorum!Αντιθέτως, ανυπομονώ να ξαναφάω, και τα λοιπά, αφού ξαναβρώ το σώμα μου!
Aksine, ben bedenimi geri aldığım zaman yiyeceğim şeyleri sabırsızlıkla bekliyorum!Зато я мечтаю о том, что буду есть, когда вновь обрету своё тело!
Aksine; birbirlerine nispeten uzak olup, tüm Avrupa’ya yayılmışlardır.Al contrario, están ubicados algo distantes unos de otros y están distribuidos por toda Europa.
Aksine; birbirlerine nispeten uzak olup, tüm Avrupa’ya yayılmışlardır.À l’exception de la Roumanie, les pays à faible prévalence sont situés en bordure du continent européen.
Aksine; birbirlerine nispeten uzak olup, tüm Avrupa’ya yayılmışlardır.Naopak, jsou umístěny poměrně daleko od sebe a jsou roztroušeny po celé Evropě.
Aksine; birbirlerine nispeten uzak olup, tüm Avrupa’ya yayılmışlardır.Naopak, nachádzajú sa od seba pomerne ďaleko a rozprestierajú sa po celej Európe.
Aksine; birbirlerine nispeten uzak olup, tüm Avrupa’ya yayılmışlardır.Päinvastoin; ne sijaitsevat eri puolilla Eurooppaa suhteellisen kaukana toisistaan.
Aksine; birbirlerine nispeten uzak olup, tüm Avrupa’ya yayılmışlardır.Pelo contrário, são relativamente distantes uns dos outros e estão dispersos pela Europa.
Aksine; birbirlerine nispeten uzak olup, tüm Avrupa’ya yayılmışlardır.Sono anzi relativamente distanti l’uno dall’altro e distribuiti in tutta Europa.
Aksine; birbirlerine nispeten uzak olup, tüm Avrupa’ya yayılmışlardır.Vielmehr liegen sie relativ weit voneinander entfernt in allen Teilen Europas.
Aksine; birbirlerine nispeten uzak olup, tüm Avrupa’ya yayılmışlardır.Αντίθετα, απέχουν αρκετά μεταξύ τους και είναι διασκορπισμένες σε όλη την Ευρώπη.
Aksine; birbirlerine nispeten uzak olup, tüm Avrupa’ya yayılmışlardır.Тези държави не са близко една до друга.
Aksine, bu dersler gerekliler ama yeterli değiller.Al contrario, son necesarias, pero no son suficientes.
Aksine, bu dersler gerekliler ama yeterli değiller.Al contrario, sono necessarie ma non sono sufficienti.
Aksine, bu dersler gerekliler ama yeterli değiller.Au contraire, elles sont nécessaires, mais pas suffisantes.
Aksine, bu dersler gerekliler ama yeterli değiller.Ele sînt necesare, dar nu suficiente.
Aksine, bu dersler gerekliler ama yeterli değiller.Ellenkezőleg, ezek szükségesek, de nem bizonyulnak elégnek.
Aksine, bu dersler gerekliler ama yeterli değiller.Ganz im Gegenteil, sie sind notwendig, aber nicht genug.
Aksine, bu dersler gerekliler ama yeterli değiller.Integendeel, ze zijn noodzakelijk, maar niet voldoende.
Aksine, bu dersler gerekliler ama yeterli değiller.반대로, 그 과목들은 필요하지만 그것만으로는 충분하지 않습니다.
Aksine, bu dersler gerekliler ama yeterli değiller.Na druhé straně jsou nezbytné, ale nikoli dostatečné.
Aksine, bu dersler gerekliler ama yeterli değiller.Ngược lại, chúng rất cần thiết nhưng không phải là tất cả.
Aksine, bu dersler gerekliler ama yeterli değiller.Pelo contrário, elas são necessárias, mas não suficientes.
Aksine, bu dersler gerekliler ama yeterli değiller.Ravno nasprotno, potrebni sta, vendar pa ne zadostujeta.
Aksine, bu dersler gerekliler ama yeterli değiller.Sebaliknya, mereka dibutuhkan tapi mereka tidaklah cukup.
Aksine, bu dersler gerekliler ama yeterli değiller.Tværtimod, de er nødvendige men de er ikke tilstrækkelige.