Esas olarak DOS 3'ün bir kopyasıydı, ama onun aksine başarılı oldu.V podstate to bola kópia stanice Saľut 3 (DOS-3), ale na rozdiel od jej nešťastného súrodenca bola úspešná.
Aksine özgürlükçü tutumunu duymuş olduğum bir isim.Determinizmus je v podstate opakom pojmu slobodnej vôle.
Siyah beyaz fotoğrafçılıkta ise işler sezgilerimizin bize söylediğinin aksine yürür.Média v nás pestujú pocit viny, ak nerobíme to, čo nám diktujú.
Bu "kuantum çokluevrenler" de evrenlerin aksine, ancak her iki kavram aynı anda çalışabilir.Toto je opakom vesmírov v kvantovom multivesmíre, ale oba koncepty môžu existovať súčasne.
Diğer böceklerdeki pupların aksine, sivrisinek pupları çok hareketlidir.Na rozdiel od iných mačiek je toto plemeno veľmi tiché.
Günümüzün aksine, o daha şişman idi ve kıyafet giymemişdir.Taktiež boli povinní nosiť bradu, nie príliš dlhú.
Onların tamamen aksine.Ravno nasprotno.
Birçok Angkor tapınağının aksine Angkor Vat batı yönüne bakar.Za razliko od večine kamboških templjev, je Angkor Vat usmerjen proti zahodu, ne pa na vzhod.
Popüler inancın aksine, evler su üzerinde değil, bataklık topraklarında inşa edildi.V nasprotju s splošnim prepričanjem, hiše niso bile postavljene nad vodo, ampak na bližnjem močvirnem ozemlju.
Ayrıca, genel kanının aksine Dürzî düşüncesi Sufizm'den etkilenmemiştir.V nasprotju z nekaterimi teorijami na vero ni vplival sufizem.
Sanılanın aksine, kurulumu saatler içerisinde gerçekleşebilir.Dvorjenje se lahko v nekaj urah večkrat ponovi.
Kuzey İrlanda ve İskoçya'nın ise Galler'in aksine, kendi hukuk sistemleri vardır.Za razliko od Walesa, Škotske in Severne Irske nima svojega samostojnega parlamenta.
İnsanların aksine köprücük kemikleri yoktur.V nasprotju z njimi raki nimajo cerkov.
Çoğu çocuğun aksine şapka takmaz.Večinoma imajo namesto predpasnikov brezrokavne halje.
Ancak ailesinin isteğinin aksine matematik ve astronomi eğitimleri de almıştır.Tudi ona ga je vzpodbujala naj se namesto astronomiji posveti matematiki.
Sirius’un aksine, Regulus ebeveynlerinin favorisiydi.Regulusovi starši so ga šteli za mnogo bolj različnega od njegovega starejšega brata Siriusa.
Olav, babasının aksine, bu otoriteyi tamamen tanıdı.Vukan je kljub temu priznaval očetovo oblast.
Ancak Gandalf’ın aksine Saruman kibirlidir.Poza rampant pomeni pripravljenost na boj.
Kocasının aksine Henrietta Yahudi dini inancına sadık kaldı.V nasprotju z njegovim očetom je mama obdržala judovsko vero.
Senatör, oğlu Fred'in aksine siyahların şeytan olduğuna inanmamaktadır.Erik je bil za razliko od sina Leifa nekristjan.
Petunia'nın aksine Vernon, Harry'den aşırı derecede nefret etmektedir.Za razliko od Guya pa si Sylvie močno želi otroka.
Diğerlerinin aksine bir tabanca kalibresi olan .45 Colt'tan (dikkat .45 ACP değil) geliştirilmiştir.V uporabo so prišli revolverji s cevjo dolžine 7,5 inča, izdelani v kalibru .45 Colt.
Onların tamamen aksine.Ir atvirkščiai.
Tam aksine kendime ve aileme zorluk verdim.Štai ką jūs padarėte man ir mano šeimai!
İlk Avrupa Westernleri tahminlerin aksine İtalya'da değil İspanya'da yapıldılar.Priešingai negu didžioji dalis Europoje sukurtų vesternų, šis buvo filmuojamas ne Ispanijoje, o Meksikoje.
Ama diğerlerinin aksine çok uzun kulakları vardır.Nuo kitų ežių skiriasi ilgomis ausimis.
Ancak klâsik reasürörlerin aksine Lloyd's bir şirket değildir.Kitaip nei daugelis kitų jos konkurentų draudimo bei perdraudimo pramonėje, Lloyd's nėra bendrovė.
Sanılanın aksine deyiş Hipokrat yemininde geçmez.Prisiekti galima ir be paskutiniojo sakinio.
Ama Yin ve Yang'ın aksine kötüdür.In ir Jang yra priešingi pradai.
Aksine, şirketin odak noktası bilgisayar oyunlarıdır.Pagrindinis straipsnis – Kompiuterinių žaidimų istorija.
Çoğu diğer güneşdışı gezegenlerin aksine dışmerkezliği ve yörünge eğikliği bilinmemektedir.Išskyrus palydovo dydį ir orbitą daugiau nieko nežinoma.
Çoğu çocuğun aksine şapka takmaz.Įvairios kojinės nėra avalynė.
Onların tamamen aksine.Kuid asi oli vastupidi.
Mama dönemi aksine, EXO-K ve EXO-M'nin ayrı ayrı promosyonları varken, XOXO albümü birlikte yükseltildi.Erinevalt Mama ajastust, kus Exo-K-l ja Exo-M-l olid erinevad kampaaniad, edendati XOXO-t kui üht gruppi.
Diğer çikolata kaplı marshmallow benzeri şekerlemelerin aksine, normalde bir bisküvi tabakası içermezler. ^Erinevalt muudest šokolaadiga kaetud vahukommidest nad tavaliselt ei sisalda biskviidikihti.
Diğer uçaksavar silahlarının aksine taret kısmı tamamen kapalı ve dönebiliyordu.Erinevalt varasematest õhutõrjetankidest oli selle torn täiesti suletud ja pöörlev.
Macaristan’daki Yahudilerin başlarına gelenler, Holokost’un büyüklüğünün aksine çabucak yayıldı.Erinevalt holokausti täiest ulatusest sai Ungari juutide tagakiusamine välismaal kiirelt tuntuks.
Aksine, faydası çoktur.Vastupidi, väga palju.
Aksine onu inançlarına davet ederler.Ta ei saa lihtsalt väita, et ta usub neid.
Erişkin hayvanlar diğer birçok kedi türlerinin aksine lekesizdir.Nad on paljude teiste kassitõugudega võrreldes päris vaiksed.
Halk arasındaki inanışın aksine pelikanlar boğaz keselerinde besinlerini saklamazlar.Hoolimata paanilistest otsingutest ei suuda grupiliikmed teda aga lume seest leida.
Yapılan soruşturmada, başka iddiaların aksine kendini astığı sonucuna varıldı.Teistel andmetel tunnistas ta ennast süüdistuse kahes viimases punktis siiski süüdi.
Yaz en kuru mevsimdir, ama Akdeniz iklimlerinin aksine kurak mevsim yoktur.Kõige sademetevaesem aastaaeg on sügis, samuti pole haruldased kuivaperioodid suvel.
Bilinenin aksine Arap değildi.Araabia keel ei olnud ametlikult tunnustatud.
Zahiri konu aynıdır ama bakış açıları ve diyaloglar aksine çevrilmiştir.Tüdrukute jaoks on sarnane probleem, kuid selle väljendus ja lahendus võtavad teise pöörde.
Diğer pek çok bilim kurgunun aksine zeki bir medeniyete sahip değildir.Erinevalt paljudest ulmes kujutatud võõrrassidest puudub ksenomorfidel tehniline tsivilisatsioon.
"İngiliz Milletler Topluluğu" örneğinin aksine Rigsfællesskabet, Danimarka alanının resmî ismi değildir.Erakonna hümn erinevalt teistest Euroopa sotsiaaldemokraatidest ei ole "Internatsionaal".
11 Eylül saldırısı gücüne güç katmadı, aksine sonunu getirdi.9/11 nu l-a făcut mai puternic, l-a condamnat.
11 Eylül saldırısı gücüne güç katmadı, aksine sonunu getirdi.11 tháng 9 đã không tăng cường sức mạnh cho hắn, nó kết tội hắn.
11 Eylül saldırısı gücüne güç katmadı, aksine sonunu getirdi.11 сентября не дало ему власть, а обрекло его.
11 Eylül saldırısı gücüne güç katmadı, aksine sonunu getirdi.11-ти септември не го овласти; този ден го обрече.
11 Eylül saldırısı gücüne güç katmadı, aksine sonunu getirdi.9/11 heeft hem niet sterker gemaakt, maar verdoemd.
11 Eylül saldırısı gücüne güç katmadı, aksine sonunu getirdi.9/11 ho neposílilo, zahubilo ho.
11 Eylül saldırısı gücüne güç katmadı, aksine sonunu getirdi.911테러는 그에게 힘을 주지 못했습니다. 오히려 그를 불행에 빠뜨렸죠.
11 Eylül saldırısı gücüne güç katmadı, aksine sonunu getirdi.9/11 stärkte honom inte, det blev hans undergång.
11 Eylül saldırısı gücüne güç katmadı, aksine sonunu getirdi.9/11 لم تقويه، و لكنها قربت حتفه
11 Eylül saldırısı gücüne güç katmadı, aksine sonunu getirdi.Der 11. September bestärkte ihn nicht -- er verdammte ihn.
11 Eylül saldırısı gücüne güç katmadı, aksine sonunu getirdi.El 11-S no lo fortaleció, lo condenó.
11 Eylül saldırısı gücüne güç katmadı, aksine sonunu getirdi.l'11 settembre non è stato il suo trionfo, ma la sua rovina.
11 Eylül saldırısı gücüne güç katmadı, aksine sonunu getirdi.Le 11 septembre ne l'a pas renforcé ; il l'a condamné.