Ana içeriğe geç
Sözlük

aksine ile cümle

aksine kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Aksine boşluklu yapıdadır.^ 停留所扱い。
Satrancın aksine bütün taşlar aynı biçimde hareket eder.シャンチーと異なり、すべての駒で動きは同じである。
Layka öngörülenin aksine 10 gün değil yalnızca birkaç saat hayatta kalabildi.あいも長くて10ヶ月程度しか生きられない。
Hak düşürücü süre ise zamanaşımının aksine hakkı düşüren niteliktedir.不定期刑の一種で、対語に絶対的不定期刑がある。
Aksine özgürlükçü tutumunu duymuş olduğum bir isim.思想の自由に殉じた殉教者とみなされることもある。
Görünüm (modus) ise kendi aracılığıyla ve kendinde kavranan değil, aksine tözün görünümü olarak tanımlanır.また回想自体には載らないが首なしの身体が首を探し回った事もあるらしい(颯馬は一緒に探させられた)。
Beklentilerin aksine lige çok kötü başladılar.一行の予想に反し、状況は悪化していた。
Ama Yin ve Yang'ın aksine kötüdür.貞洪と貞政の関係不詳。
1958'deki toplantının aksine bu seferki bir hafta sürdü.1985年、この年はわずか1勝に終わる。
Aksine karar alınmadıkça oturumları kapalıdır.逆に言えば、条件が成立しなくなったときに、処理を中止する。
Marx`ın analizinde "seküler devlet" dine karşı değildir, aksine gerçekte onu gerektirir.マルクスの分析では、「世俗国家」が宗教と対立することなく、むしろ前提条件とする点に重点が置かれている。
Bahsi geçen ülkelerin aksine çoğu ülkede fahişelik yasa dışıdır.ポン引きは売春を禁止する多くの国で不法行為として刑事罰が規定されている。
Diğer çikolata kaplı marshmallow benzeri şekerlemelerin aksine, normalde bir bisküvi tabakası içermezler. ^チョコレートでコーティングされた他のマシュマロに似た菓子とは異なり、チョコレートでコーティングされたゼフィールの中にはビスケット層は通常含まれていない。
Bir önceki sürümün aksine Exchange Server 2003 anında haberleşme desteğinden yoksundur.しかし野手転向後に一軍出場は無く、2006年オフに戦力外通告を受ける。
Çoğu çocuğun aksine şapka takmaz.ほとんどの人はネクタイを着用しない。
Kur'ancıların aksine Sünni anlayış hadislerin de etkisi ile 5 vakit namazı farz saymıştır.堤防の高さを半分にまで切り下げたことから五合目洗堰(ごごうめあらいぜき)とも呼ばれたという。
Dava Partisi, diğer Şii Irak İslam muhalefet partilerinin aksine savaşa karşı bir tavır aldı.イラク戦争については、他のシーア派政党と違い、反対の立場をとった。
O, diğer ateş bükücülerin aksine çok iyi bir insandır.また、ガラの悪い外見に反して実は大の甘党である。
Aksine insanlar ile ilgili" dedi.他人に対しては」と述べている。
Örtü buzulları: vadi buzullarının aksine örtü buzulları çok daha büyük boylara sahiptir.房の付く方の親珠の方が、付かない親珠(向珠)より若干大きい。
Birçok Angkor tapınağının aksine Angkor Vat batı yönüne bakar.寺院の正面は、アンコール・ワットと同じく西側にある。
Aksine; kendisini çeşitli eksikliklere karşı artan hoşgörü şeklinde gösterir.しかしそんな彼女には様々な困難が容赦なく降りかかる。
Diğer bazı teknolojilerin aksine, üfleme şarjı önerilmez.他の技術と異なりトリクル充電は推奨されていない。
Dünyadaki diğer buzulların aksine 1945'ten beri gerilememiş, ilerlemiştir.太平洋戦線における活動も1943年から1944年まで続けられたものの、目立った戦果はない。
Ama diğerlerinin aksine çok uzun kulakları vardır.人間に酷似するが、耳は長く鋭い。
Aksine çok güçlü sözel zekaları vardır.ごく軽度の知的障がいがある。
Key lime suyunun rengi, düzenli limon suyunun aksine, bir soluk sarıdır.キーライムの果汁は、通常のライム果汁と異なり、淡黄色である。
Onların tamamen aksine.反之亦然。
Kamerun ekonomisi diğer birçok Afrika ülkesinin aksine uzun yıllar liberal ekonomi politikasını benimsemiştir.喀麦隆的经济同其他大多数非洲国家相比,受惠于相当长时间的自由市场经济政策。
Halk kütüphanelerinin aksine, milli kütüphaneler nadiren vatandaşların kitap borçlanmasına izin verir.与公共图书馆不同,国家图书馆一般不允许公民借阅书籍。
Nüfus oranı hiç azalmamış, tam aksine sürekli artmıştır.永遠不滿足於現狀,時常求強向上。
Aksine, hem Gece Nöbeti’ne hem de yabanilere kendisine katılmak isterler mi diye sormuştur.適欲同其歡,而乃遺其患,復令兼夜,人何以堪?臣以為四不可也。
Aksine bunların hepsi birbirine bağlı izafî olaylardır.他們是萬物有靈論者。
Rothstein'ın aksine Masseria eğitimsiz, öngörüşsüz ve sınırlı yönetim kabiliyetine sahip biriydi.與羅斯汀相反,馬塞里亞是一個沒有受過教育的男子,舉止態度糟糕,管理技能有限。
Google Asistan'ın aksine, Google Asistanı iki yönlü görüşmelerde bulunabilir.与Google即时不同,Google助理可以参与双向对话。
Film yönetmenin aksine müzik yaparken beynimin farklı bir tarafını kullanıyorum.在執導電影和音樂創作之間,我的腦袋所用到的部份是截然不同的。
Aksine o sizin için bir hayırdır.以此,將本善的原因歸諸於客觀的理。
İş kesme sürekli bir durumun aksine anlık bir sinyaldir.一致连续相比于连续是一个更强的结论。
Biz O'nu doğmamış olarak çağrırız, doğası gereği doğmuş olan onun aksine.但此時其,縣不論大小,都已統稱一縣最高長官為縣令,而不再設縣長一職。
Başlangıcı olmadığı için O'na methiye sunarız, başlangıcı olan onun aksine.』然中有身,符順初義,彼雖無樂器,而健達縛成。
BIS’in aksine yaklaşma/yönelme türü davranışları ortaya çıkarır.如果猜錯,則B隊攔截失敗,要待下一題再進行攔截。
Lumia 920 ve 820'nin aksine, Lumia 822 farklı bir gövde tasarımı ve şekline sahiptir.Lumia 822在机身设计和形状上与Lumia 920和820显著不同。
Bilinenin aksine Tupac, Afeni'nin tek çocuğu değildir.”毛澤東从未见过他唯一的孙子。
Diğer sezonların aksine bu sezon yedi bölümden oluşuyor.和之前几季不同,本季只有七集。
Bunun aksine kolektif benlik ise bilişsel olarak "ben" tanımlamasını değil "biz" tanımlamasını içerir.不要以为你能教訓「我们」什么。
Aksine özgürlükçü tutumunu duymuş olduğum bir isim.《花花公子》以言論傾向自由主義聞名。
Aksine birilerinin Yusuf'u alıp götürmesini dilediği belirtilir.告者因疑而訴,律以誣告致死,是丞與告者各殺一人,可乎?」駁正之。
Sarmalların aksine, omurga dihedral açıları dönüşteki her kalıntı için (yaklaşık) sabit değildir.沒有固定侍奉的君主,靠著自己的劍術才能遊走於各國。
Geçmiş yılların aksine, katılımcılar için donanım hediyesi yoktu.和往年不同,本届Build并未向与会者赠送免费硬件。
Çağdaşlarının aksine Moore'un savaş dönemi görece sorunsuz geçmiştir.与他同时代者明显不同的是,摩尔的战争经历并没有对他造成阴影。
Kendisi adının aksine sigara içmektedir.他尤其反對吸菸。
Petunia'nın aksine Vernon, Harry'den aşırı derecede nefret etmektedir.與伯納德相反,她對奧維爾相當信任。
Bunu aksine, edebi eserleri ise durgun bir döneme girmiştir.另外我想说,传奇是时候落幕了。
Bu uygulama onları yoksul bırakmaz, aksine daha etkili bir konuma yükseltirdi.既然中產的處境並沒有受惠,於是他們對政府的不滿愈深。
Kur'ancıların aksine Sünni anlayış hadislerin de etkisi ile 5 vakit namazı farz saymıştır.於是五部淨來到佛所,旋繞行道,合掌禮拜,退坐一面,後世人即皆知禮則了。
Araları bir karı-koca gibi değil, aksine iki yabancı gibidir.等於(equality),兩個數學對象為相等。
Esperanto, iddia edilenin aksine yeterince kolay değildir.用例并不像支持者说的那样易于理解。
Diğer 747'lerin aksine kısa pistlerden kalkıp inebilir.正二百七十二邊形為第37個可作圖多邊形。
Glinski ve McCooey satrancındaki 91 altıgenin aksine tahtada 70 altıgen bulunur.比起金斯基和麥考依六角國際象棋的91格,夏弗蘭六角國際象棋只有70格。
Edge, Internet Explorer'ın aksine ActiveX ve Browser Helper Objects (BHO) desteği sunmaz.IE通过ActiveX或浏览器帮助对象(Browser Helper Object)将COM深植其中。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod