Çoğu çocuğun aksine şapka takmaz.Himbaerne har næsten ikke tøj på.
Layka öngörülenin aksine 10 gün değil yalnızca birkaç saat hayatta kalabildi.For dem var forventet levetid ikke tre måneder, men kun få uger.
Fakat çabalarının ulaştığı başarı, beklediğinin aksine, daha düşük oldu.De forventninger, der knyttedes til ham, blev dog kun i ringere Grad opfyldte.
Gene diğer Uzay Yolu dizilerinin aksine DS9 bir yıldız gemisinde değil bir uzay istasyonunda geçer.I motsetning til den andre serien, foregår DS9 på en romstasjon i stedet for et romskip.
Selefi TNG'nin aksine DS9 Gene Roddenberry tarafından konmuş kuralları sık sık çiğnemiştir.Ulikt forgjengerne, var DS9 original og den bryter ofte regler fastsatt av Gene Roddenberry.
Herkesin inancının aksine, bu albüm Dupont ve Dupond'un ilk çıktığı albüm değildir.I motsetningen til hva mange tror var ikke dette det første albumet hvor detektivene Dupond og Dupont opptrer.
Etrafa kapalı kalan Mısır'ın aksine Yunanistan dışarıdan gelen kuvvetlerin sürekli tehdidi altındaydı.I motsetning til det isolerte Egypt, ble Hellas jevnlig herjet av eksterne makter.
İkinci Haçlı Seferi ilkinin aksine Haçlılar açısından tam bir başarısızlıkla sonuçlanmıştır.Det andre korstog ble imidlertid mislykket, ja, med en katastrofal slutt for korsfarerne.
Önceki iki oyunun aksine oyun gece değil gündüz vakti geçmektedir.Spillet skifter også mellom dag og natt, i motsetning til det første spillet hvor det kun er dag.
Aksine bu ülkeler adlarını bu nehirden alır.Området tar sitt navn fra disse to øyene.
Bununla birlikte, ticari konunun aksine, asla keskin değildir.Imidlertid har det aldri blitt syntesert kommersielt.
1972 UEFA Süper Kupası'nın aksine resmi bir turnuvadır ve UEFA tarafından düzenlenmiştir.Turneringen ble opprettet i 1972 og arrangeres av UEFA.
Adam, beklediğinin aksine, akıllı ve sıradışı bir adamdı.Han er tilbakeholden og uvanlig tankefull mann.
Çoğu çocuğun aksine şapka takmaz.Mange av soldatene hadde ikke engang hjelmer på.
Kalça kemiği diğer dinozorlar gibi açık(ayrık) değildi aksine kupa şeklindeydi.Men den holdt halsen rett frem, ikke i en S-form, slik som andre kjøttetende dinosaurer.
Birçok Angkor tapınağının aksine Angkor Vat batı yönüne bakar.I motsetning til de fleste khmertempler er Angkor Wat orientert mod vest og ikke øst.
Tarım için bilinenin aksine hiçbir zararları yoktur.Det er ingen kjente bruksområder for fermium bortsett fra forskningsformål.
Böylece Tûsî'nin aksine Allah Konevî'ye göre, zorunlu varlık olarak ileri sürülemez.Satan blir ikke betraktet som en fiende av Gud, men en som blant annet tester menneskehetens tro.
Dentin ve kemiğin aksine, mine kollojen içermez.I motsetning til dentin og bein inneholder ikke emaljen ikke noe kollagen.
Aksine kişilere ve topluma yönelttiği eleştiriler sempatik ve komiktir.Tekstene er i hovedsak samfunnskritiske og humoristiske.
2-pounder modelinin aksine yeni silahın iki tekerlekli konvensiyonel çatal ayaklı kundağı bulunuyordu.I stedet for et klassisk biplan fikk den nye modellen to sett med vinger.
1917 Ekim Devrimi’nden sonra, birçok arkadaşının aksine, yurdunu terk etmemiştir.Etter 1918 var han, som mange andre veteraner, arbeidsløs.
Aksine, süreci hızlandırıcı etki yaptı.Det var likevel slik at behandlingen ble noe påskyndet.
Bu durumdan onun kötücül bir varlık olması gerektiği akla gelir fakat tam aksine çocukları korumaktadır.Han har opparbeidet seg et rykte for å være bråkmaker, men egentlig ønsker han bare å beskytte alle rundt seg.
Ülkenin sahip olduğu karayolları, demiryolunun aksine neredeyse tüm bölgeleri kapsamaktadır.De oppgager at jernbanen egentlig ikke har behov deres land-områder.
Aksine daha sulu ve yumuşak olurlar.De er forholdsvis myke og tynnhudete.
Diğer listelerin aksine bunun uzunluğu yalnızca 2 ile 8 pozisyon arasında değişiyordu.Samtidig var det flere varianter med alt fra 8 til 24 lag.
Tam aksine, onlarla ilgili çok şey yazdım.Jeg har hatt mange vektige grunner til å skrive om temaet.
Birçok ilacın aksine, insülin şu anda oral olarak kullanılamaz.Til forskjell fra mange medisiner kan ikke insulin tas gjennom munnen (peroralt).
Erkeklerin aksine yan olarak kullanılır.Ordet er i motsetning til rural.
San Francisco'da ise Londra'nın aksine daha hareketli bir hayat var.Sammenlignet med London har Boise et kaldere klima enn London.
Ancak sanılanın aksine 2. sezonda geri dönecektir.Derimot opptrer han to ganger i tilbakeblikk i sesong fire.
Ama Yin ve Yang'ın aksine kötüdür.I tillegg kommer yin/yang.
Aksine bunların hepsi birbirine bağlı izafî olaylardır.Semua mereka termasuk orang-orang yang sabar.
Google Asistan'ın aksine, Google Asistanı iki yönlü görüşmelerde bulunabilir.Tidak seperti Google Now, Google Assistant dapat terlibat dalam percakapan dua arah.
Biz O'nu doğmamış olarak çağrırız, doğası gereği doğmuş olan onun aksine.Dengan begitu, maka sesungguhnya Ta Lasa berarti panggilan sebagai "pamannya" Lasa.
Halk kütüphanelerinin aksine, milli kütüphaneler nadiren vatandaşların kitap borçlanmasına izin verir.Berbeda dengan perpustakaan umum, sangatlah jarang khalayak ramai diperbolehkan meminjam buku.
Sami'nin aksine saftır.Ia memiliki ketidaksukaan terhadap Seiya.
İlki; güneşin etrafındaki gezegenlerin aksine, elektronlar yüklü parçacıklardı.Pertama adalah bahwa, tidak seperti planet mengorbit matahari, elektron adalah partikel bermuatan.
Bilinenin aksine Arap değildi.Tetapi dalam bahasa Arab hal ini tidaklah begitu.
Robin Hood efsanelerinin aksine soygunlarından çete üyeleri dışında kimse pay almamıştır.Di sinilah para anggota topi jerami kehilangan ingatannya kecuali Robin.
BIS’in aksine yaklaşma/yönelme türü davranışları ortaya çıkarır.Al-muqābala adalah proses memberikan kuantitas dari tipe yang sama ke sisi notasi.
Birçok Angkor tapınağının aksine Angkor Vat batı yönüne bakar.Tidak seperti kebanyakan candi-candi Khmer, Angkor Wat menghadap ke barat ketimbang timur.
Kohai (後輩), senpai'nin aksine büyüklerin küçüklere kullandığı ektir.Kōhai (後輩 【こうはい】) adalah untuk senior pada junior, kebalikan dari senpai, tetapi jarang digunakan.
Marx`ın analizinde "seküler devlet" dine karşı değildir, aksine gerçekte onu gerektirir.Dalam analisis Marx, "negara sekuler" tidak menolak keberadaan agama, melainkan sudah membayangkannya duluan.
Araları bir karı-koca gibi değil, aksine iki yabancı gibidir.(Keduanya) tidak tunggal, terpisah, konon karena dapat segera dibagi dua.
Aksine, yıldızlararası bir bulut, yıldızlararası ortamın ortalamasından daha yoğun olan bir bölgedir.Awan antarbintang adalah daerah yang kerapatannya di atas rata-rata kerapatan medium antarbintang.
Aksine insanın onun uğruna her gün savaşması gerekirdi.Sebab banyak sekali orang yang selalu tampil menarik setiap hari sesuai pekerjaannya.
Aksine; kendisini çeşitli eksikliklere karşı artan hoşgörü şeklinde gösterir.Yang kedua, menolak kesyirikan dengan berbagai macam bentuknya.
Aksine özgürlükçü tutumunu duymuş olduğum bir isim.Namun, ada pengecualian tertentu terhadap kebebasan berbicara.
Bir leotardın aksine, vücut kıyafeti genellikle bir spor giyim biçimi olarak kabul edilmez.Orang yang bertubuh kurus biasanya tidak disarankan untuk menggunakan baju berpola belang vertikal.
Bunun aksine Anatman (Sanskritçe) ya da Anatta (Pali dilinde) hakkında görüşlerini dile getirmekteydi.Al-Din (Semit) berarti undang-undang atau hukum.
Ama elektriksel iletkenliğin aksine, metalin termal iletkenliği sıcaklıktan bağımsızdır.Namun, berbeda dengan konduktivitas listrik, konduktivitas termal logam hampir tidak tergantung pada suhu.
Esperanto, iddia edilenin aksine yeterince kolay değildir.Pengejaran terhadap Sasuke ternyata tidak semudah yang mereka bayangkan.
Çoğu çocuğun aksine şapka takmaz.Marga Simorangkir tidak memakai marga Panggabean.
Martov ise bunun aksine parlamenter mücadelenin gerekliliğinde ısrar etmiştir.Marxis berpikir, pada saat itu, untuk fokus di aktivitas parlemen.
Malikanenin aksine ğacın bulunduğu arazi özel mülktür.Sebaliknya dukun justru yang kerasukan.
Mahluklar 4 ile Mahluklar 3 ilk iki filmin aksine Grover Bend kasabasında yer almaz.Tidak seperti dua film pertamanya, film tersebut tidak mengambil tempat di kota Grover's Bend.
Yönetmen ise, buna karşı çıkarak, aksine kendisinin bu akıma karşı çıkan filmler yaptığını belirtti.Namun sutradaranya membantah hal tersebut, ia berkata bahwa film tersebut tidak berdasarkan pada kehidupannya.
Devrim bu noktada tamamlanmaz, aksine yeni başlar.Hal ini tidak mengakhiri perang, malah sebaliknya yang terjadi.