Ana içeriğe geç
Sözlük

aksine ile cümle

aksine kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ama Yin ve Yang'ın aksine kötüdür.Jin ja jang ovat vastakohtia.
Sovyetler Birliği'nin aksine, Romanya'da büyük bir yönetici elit kitlesi bulunmamaktaydı.Toisin kuin Neuvostoliitossa, Romaniassa ei syntynyt suurta, etuoikeutettua puolue-eliittiä.
Birçok Angkor tapınağının aksine Angkor Vat batı yönüne bakar.Toisin kuin suurin osa khmer-temppeleistä, Angkor Wat on suunnattu länteen idän sijaan.
Diğer çocukların aksine o karikatür çizip düşük bütçeli korku filmleri izliyordu.Hän oli tajunnut, että hän oli käyttänyt loppuun pienen budjetin kauhuelokuvat.
Aksine özgürlükçü tutumunu duymuş olduğum bir isim.Vankkoja tunnettiin erityisesti sananvapauden puolestapuhujana.
Aksine onu inançlarına davet ederler.Hän kuitenkin katsoi, että siihen tulee uskoa.
Tam aksine Avrupa’daki Yahudi ırkının sona ermesine (Vernichtung) sebep olacak.”.Sodan tuloksena tulee olemaan juutalaisen rodun hävitys Euroopasta!”.
Ayrıca Zuckerman'a göre inanılanın aksine Hazarlar Kiev'i 882'de değil 900'lerin başında kaybetmiştir.Hänen tulkintansa mukaan kasaarit eivät hävinneet Kiovalla vuonna 882, vaan paljon myöhemmin 900-luvulla.
Sami'nin aksine saftır.Neton vastakohta on brutto.
Beyaz fosforun aksine kolayca tutuşmaz, ışıldamaz ve zehirli değildir.Toisin kuin valkoinen fosfori, se ei syty itsestään eikä ole läheskään yhtä myrkyllistä.
Soyadı Hav-stan olarak okunur, Houston şehrinin aksine.Houston tunnetaan nimellä Space City, koska Houston on kotipaikkana NASA:lle.
Elektronik dans müziği (EDM) aksine elektronika, yalnızca dans için üretilmez.Musiikista poiketen tanssinotaatiota - nuotintamista - ei tanssiharjoittelussa käytetä.
Windows Phone aksine, WEH Windows Mobile 6.5 ile uyumludur.Sovellukset eivät ole yhteensopivia Windows Mobile 6.5:n kanssa.
Kendisi ağabeyinin aksine acımasız ve egoisttir.Hän on sisartaan spontaanimpi ja itsekkäämpi.
Kardeşinin aksine gemi enkazını terk etmeye karar verir.Päällikkö päätti lopulta evakuoida laivan.
Her şey düzene girmiş gibi gözükürken, beklenenin aksine film mutlu sonla bitmez.Kulkurielokuvien perinteisestä kaavasta poiketen elokuvan loppu ei ole onnellinen.
Bazıları bu açıklamaların aksine, bu ismin Torvalds UniX'den türetildiğini iddia etmektedirler.Erään oletuksen mukaan Tuxin nimi tulee sanoista Torvalds UniX.
Aksine yerel gruplarla aralarında bir fark görmemişlerdir.Ryhmien välillä ei ollut merkittäviä eroja.
Rakiplerinin aksine menzili oldukça fazlaydı.Kilpailijoihin verrattuna varustelu oli melko niukka.
2008 yılında ise köyün nüfusu genelin aksine artmıştır.Vuonna 2008 kaupunki kuitenkin kasvoi nopeammin.
Çağdaşlarının aksine Moore'un savaş dönemi görece sorunsuz geçmiştir.Toisin kuin monet aikalaisensa Moore koki sodan ongelmattomana.
Fransız merkantilizmi, İngiliz merkantilizminin aksine devlet müdahaleleriyle yönlendiriliyordu.Se kehittyi riippumatta englantilais-ranskalaisesta merkantilismista.
Tipik bir larvanın aksine, bir nimfa genel olarak zaten yetişkin böcek haline benzemektedir.Toisin kuin toukka, nymfi on muodoltaan erittäin samannäköinen kuin aikuinen.
Aksine bu ülkeler adlarını bu nehirden alır.Niillä on kuitenkin sama nimi eri puolilla jokea!
Fraunhofer çiftinin aksine, öncelikle bir negatif lensi pozitif bir lens takip eder.Eniten Fraunhoferia kuitenkin kiinnosti yhä käytännöllinen optiikka.
Fakat anlamlar araştırılmaz, aksine açık kurallar aracılığıyla kesin olarak belirlenir.Korttia ei voi erikseen hakea, vaan se luovutetaan tarkkojen kriteerien mukaan.
Diğer uçaksavar silahlarının aksine taret kısmı tamamen kapalı ve dönebiliyordu.Kuten muissakin miekoissa, koko ase on maadoitettu, eikä siihen osuneita pistoja rekisteröidä.
Onların tamamen aksine.Το αντίθετο μάλιστα.
Bununla birlikte, Aleksandar'ın aksine, demokrasiye daha fazla yöneldi.Επίσης, σε αντίθεση με τον Αλέξανδρο, έτεινε πολύ περισσότερο προς τη δημοκρατία.
Esas olarak DOS 3'ün bir kopyasıydı, ama onun aksine başarılı oldu.Ουσιαστικά ήταν ένα αντίγραφο του DOS 3, όμως αυτή τη φορά με επιτυχή κατάληξη.
Ancak ailesinin isteğinin aksine matematik ve astronomi eğitimleri de almıştır.Αντιθέτως όμως με τις επιθυμίες των γονέων του σπούδασε επίσης μαθηματικά και αστρονομία.
Petros, 593'teki Priscus'un aksine bu düzene itaat etmeme girişiminde bulunmadı.Ο Πέτρος δεν προσπάθησε να μην υπακούσει όπως ο Πρίσκος το 593.
Ancak o bilinenin aksine öyle değildi.Παραδόξως, επρόκειτο για το αντίθετο.
Transseksüellik, bir cinsiyet problemi değil, aksine seksüel tercihtir.Όχι ένα αληθινό φετίχ αλλά αντ´ αυτού μια προτίμηση προς το φετιχισμό.
Yunan ya da Mısır mitolojisinin aksine, Slav mitolojisi çalışmaları için ilk elden bulunabilecek kaynak azdır.Αντίθετα με την αιγυπτιακή μυθολογία, δεν υπάρχουν πρωταρχικές πηγές για τη μελέτη της Σλαβικής μυθολογίας.
Lamarck'ın aksine Darwin, ortak ata ve dallara ayrılan yaşam ağacı fikirlerini ortaya attı.Εν αντιθέσει με τον Λαμάρκ, ο Δαρβίνος πρότεινε κοινή καταγωγή και διακλαδιζόμενο δέντρο της ζωής.
Ancak heterodoks kabul edilen gruplar kendilerini heterodoks değil, aksine ortodoks (sahih) görürler.Ωστόσο κάποιοι αγνωστικιστές δεν είναι μη θεϊστές αλλά μάλλον αγνωστικιστές θεϊστές.
Öncellerinin aksine olaylar farklı günlerde gerçekleşir.Το αντίστροφο λαμβάνει χώρα την προηγούμενη ημέρα κατά τις ώρες.
Ona göre, bu uzatılmış çocukluk yılları olan adam, çocukluğunun aksine uzun süre yaşayamaz.Πίστευε ότι οι άνθρωποι, με την εκτεταμένη παιδική ηλικία τους, δεν θα μπορούσαν να επιβιώσουν διαφορετικά.
Diğer stadyumların aksine sahanın etrafında atletizm pisti bulunmamaktadır.Σε αντίθεση με τους υπόλοιπους πύργους, ο συγκεκριμένος δεν είναι επισκέψιμος.
Pek çok aktörün aksine, Brennan'ın kariyeri gerçek anlamda asla inişe geçmedi.Όπως και πολλές άλλες ιστορίες του Μπαρκς, αρχικά δεν είχε τίτλο.
Aksine özgürlükçü tutumunu duymuş olduğum bir isim.Ομοίαζαν με την Αίρεση του Ελεύθερου Πνεύματος.
Rammstein'in aksine, tüm şarkılar İngilizce söylenmiştir.Σχεδόν όλα τα τραγούδια των Rammstein είναι στα γερμανικά.
Diğer ülkelerin aksine BK'da tek bir anayasal metin bulunmamaktadır.Σε αντίθεση με πολλά άλλα έθνη, το Ηνωμένο Βασίλειο δεν έχει ενιαίο συνταγματικό έγγραφο.
Kendisi adının aksine sigara içmektedir.Αναφέρεται ως Καψιοχαίικα.
Antifiriz sanılanın aksine sadece kışın değil yıl boyu kullanılmalı ve 3 yılda bir değiştirilmelidir.Η χειμερινή ώρα άρχισε να χρησιμοποιείται όλο το χρόνο, χωρίς καμία αλλαγή με θερινή ώρα.
Onların tamamen aksine.Det er omvendt.
Esas olarak DOS 3'ün bir kopyasıydı, ama onun aksine başarılı oldu.Den var i bund og grund en kopi af DOS 3, men i modsætning til forgængeren var denne mission en succes.
Nüfus oranı hiç azalmamış, tam aksine sürekli artmıştır.Der bygges ikke flere, men de opgraderes løbende.
Önceki yılların aksine on iki olan katılımcı sayısı bu yıl on sekize yükseltilmiştir.Modsat de tidligere sæsoner var der denne gang tolv par og ikke kun ti.
Truva atları aslında sanılanın aksine virüs değillerdir çünkü kendilerini çoğaltamazlar.Heste derimod anses ikke for urene, fordi de ikke kan.
Ancak o bilinenin aksine öyle değildi.Desværre blev det til det modsatte.
Tam aksine Avrupa’daki Yahudi ırkının sona ermesine (Vernichtung) sebep olacak.”.Uanset hvad, bliver der ikke ro i Europa, før jøderne i det europæiske område bliver udryddet ".
Diğer buz pateni yarışmalarının aksine zorunlu dans yapılmayacaktır.I modsætning til almindeligt skøjteløb må der ikke se hop i isdans.
Tom dinlemez aksine müzik devam eder.Under kampene musikken ikke skiller sig ud.
Bahsi geçen ülkelerin aksine çoğu ülkede fahişelik yasa dışıdır.I flere modtagerlande er prostitution desuden ulovligt.
Birçok Angkor tapınağının aksine Angkor Vat batı yönüne bakar.I modsætning til de fleste khmertempler er Angkor Wat orienteret mod vest og ikke øst.
Önceki yılların aksine Jackson, tüm Super Bowl XXVII Devre arası gösterisinin tek sanatçısıydı.En af Jacksons mest roste optrædener var under halvlegen i Super Bowl XXVII.
Rakiplerinin aksine menzili oldukça fazlaydı.Standardudstyret var i forhold til konkurrenterne omfangsrigt.
Bu durumda yapılacak ilk iş, üzüntüye kapılmamak, aksine bütün üzüntülerden sıyrılmaya gayret sarfetmektir.Efter denne indsamling, skal man ikke lytte til deres angren og fortrydelser, men skal slå allesammen ihjel.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod