Ana içeriğe geç
Sözlük

aksine ile cümle

aksine kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
DVD-RW'nin aksine yer açmak için silinmesine gerek kalmadan tekrar yazılabilir.DVD-R-skivor måste avslutas innan den kan spelas upp.
Önceki iki oyunun aksine oyun gece değil gündüz vakti geçmektedir.Efter ett tidigare beslut hölls spelen redan 2 år efter de förra och inte samma år som sommarspelen.
2005 yılındaki AB Anayasası referandumunda partisinin aksine referandumda hayır demiştir.Efter segern för nej-sidan i folkomröstningen 1994 fortsatte Nei til EU sitt arbete.
Diğer uzun boyunlu kuşların aksine balıkçılların boynu uçarken geriye doğru çekilmiş durumdadır.I motsats till andra plattfiskar simmar de med ryggen uppåt.
Lippmann renkli fotoğraf aksine, lazerler ir dalga boyunun dörtte biri içinde stabil tutulmalıdır.Till skillnad från en halvkolonn har pilastern ett rektangulärt tvärsnitt.
1.3 CDTI motorlarda, 1.7 CDTI motorların aksine Triger kayışı değil zincir kullanılmaktadır.Till skillnad från 1,1,1-trikloretan regleras 1,1,2-trikloretan inte av Montrealprotokollet.
Aksine daha sulu ve yumuşak olurlar.Du är dock mera mild och älsklig än.
Nexus Player ve Forge TV aksine, Shield Android TV daha yüksek bir fiyata- 200 $ sunuyordu.На відміну від Nexus Player і Forge TV, Shield Android TV має вищу ціну - $200 США.
Aksine insanın onun uğruna her gün savaşması gerekirdi.Після цього їм доводиться щодня боротися за своє життя.
Fallout serilerindeki diğer şehirlerin aksine Vegas şehri nükleer saldırılardan direkt olarak etkilenmemiştir.На відміну від інших міст в серії Fallout, Лас-Вегас не попав під пряму ядерну атаку.
Rusya ve Ukrayna'nın aksine, Belarus'da "yerli pasaport" yoktur.На відміну від України та Росії в Білорусі відсутній внутрішній паспорт.
Napolyon kısa boylu değildi, aksine dönemim ortalama bir Fransız'ından biraz daha uzun boylu idi.Насправді він був трохи вищим, ніж середній француз свого часу.
Günümüz fillerinin aksine dört fildişine sahipti.На відміну від сучасних слонових, мали чотири бивні.
Sirius’un aksine, Regulus ebeveynlerinin favorisiydi.Із братом Луїджі вони були улюбленками батьків.
Aksine, yıldızlararası bir bulut, yıldızlararası ortamın ortalamasından daha yoğun olan bir bölgedir.Іншими словами, міжзоряна хмара є більш щільною ділянкою, ніж в середньому область міжзоряного середовища.
Ey atalarımızın sevgili ülkesi Ey güzel Madagaskar Sana olan sevgimiz hiç dinmeyecek Aksine daima var olacak.Ти чаруєш мене своєю красою Де б я не був, мила Чеснівко, Я завжди буду з тобою.
Tom dinlemez aksine müzik devam eder.Окрім акторства, Том займається музикою.
Pek çok yarışmanın aksine dört farklı madalya dağıtılır.Загалом в окремих змагання розігрується близько 400 медалей.
Diğer oyunların aksine Fallout 4, bombanın düştüğü 23 Ekim 2077'de başlıyor.Історія Fallout 4 починається в день ядерного бомбардування 23 жовтня 2077 року.
Ayrıca diğer denizineklerinin aksine yüzgeçlerinde tırnak olmaz.Натомість на інших риб не звертають уваги.
Görünüşünün aksine çok güçlüdür.Надзвичайно швидка, попри свій вигляд.
Bu da göstermektedir ki köyde birçok yerin aksine insanlar arası sıcak ilişkiler devam etmektedir.Ця знахідка доводить, що за межами городища проживало багато ремісничого люду.
Sanıldığının aksine koç erkek koyun değildir.Це корова, а не слон.
Aksine yerel gruplarla aralarında bir fark görmemişlerdir.Але різкої межі між цими групами немає.
Diğer buz pateni yarışmalarının aksine Finalde zorunlu dans yarışması yapılmayacaktır.На відміну від багатьох інших регбійних турнірів система бонусів не застосовується.
Aksine, şirketin odak noktası bilgisayar oyunlarıdır.Переважно компанія займається виданням комп'ютерних ігор.
Babası ve kardeşlerinin aksine o iş dünyasıyla pek de ilgilenmiyordu.На відміну від батька та інших родичів, не особливо цікавився політичними та військовими справами.
Bunun aksine onun küçük erkek kardeşleri daha üstün olan Winchester College'de okudular.Наразі навчається в одному з найстаріших коледжів у Великій Британії — Winchester College.
Hiperakuzi aksine Misophonia belirli sesler için spesifiktir.На відміну від гіперакузії, мізофонія пов'язана з певними звуками.
Çoğu arkadaşının aksine, Coşkun Demir 90’lı yılları da oldukça aktif geçirdi.На відміну від більшості своїх друзів, Кошкун Демір провів 90-ті досить активно.
Bunun aksine onun iki gemi tarafından kıstırıldığını dile getirir.Навпаки, він заявляє, що потрапив у пастку двох кораблів.
Biz O'nu doğmamış olarak çağrırız, doğası gereği doğmuş olan onun aksine.A zavolali jsme naň na pravém úbočí hory Sinaje a učinili jsme jej blízkým důvěrníkem.
Onların tamamen aksine.Právě naopak.
Aksine Yüce Allah, dilerse onları sevaplandırır, dilerse cezalandırır, dilerse yok eder ve haşretmez.Obával se totiž, zda snad to po něm nechtěl bůh, a nechtěl odejít ze života neposlechnuv boží přikázání.
Mama dönemi aksine, EXO-K ve EXO-M'nin ayrı ayrı promosyonları varken, XOXO albümü birlikte yükseltildi.Na rozdíl od Mamy, kdy EXO-K a EXO-M měli samostatné propagační akce, XOXO propagovali společně.
Google Asistan'ın aksine, Google Asistanı iki yönlü görüşmelerde bulunabilir.Na rozdíl od Google assistant se může zapojit do dvoustranných konverzací.
Bu nedenle, M32'nin aksine, yörüngesi M31'e yeterince yaklaşmamaktadır.Je i několik dalších důvodů k předpokladu, že se M32 nachází blíže k Zemi než M31.
Aksine onu inançlarına davet ederler.Přemysl jí uvěří.
Birçok liste bulunan kitapta, Ezra kitabının aksine belgelerden alıntılar yapılmamıştır.Nebyla nalezena ani žádná vyobrazení písařů, která rovněž u skutečných písem nacházíme.
Ancak Gandalf’ın aksine Saruman kibirlidir.Na rozdíl od Mithrandira byl Saruman pyšný.
Ancak ak pelikanın aksine büyük gruplar hâlinde değil küçük gruplar hâlinde ya da yalnız olarak avlanır.Na rozdíl od hyen nežije v klanech, ale jen v malých skupinkách, v párech nebo samotářsky.
Aksine özgürlükçü tutumunu duymuş olduğum bir isim.Stejně jako v případě příjmení Svoboda odkazuje na svobodný status nositele.
Aksine Friedrich Paulus'un son kurşuna, son askere kadar kenti savunmasını emretti.Ti se i přes Jamašitův rozkaz rozhodli bránit město do posledního muže.
Bununla birlikte, Aleksandar'ın aksine, demokrasiye daha fazla yöneldi.Na rozdíl od většiny kolegů se vrátil k sociální demokracii.
Komşusu Matainaka'nın aksine tek bir girişi olan bir mağaradır.Samice má na rozdíl od samce na zadečku navíc kladélko.
Görünüm (modus) ise kendi aracılığıyla ve kendinde kavranan değil, aksine tözün görünümü olarak tanımlanır.Tam se rozkládá v prach způsobem ne násilným a ne viditelným, nýbrž přirozeně a skrytě.
Fakat bunun aksine, yani yumurtadan direkt olarak yetişkinlerine benzeyerek çıkan türler de vardır.U některých druhů probíhá přímý vývoj z vajíčka rovnou na dospělého jedince.
Luciano, bunların aksine Yahudi ve İrlandalı gangsterlerle iş yapmakta sakınca görmüyordu.Stejně jako Joe Masseria nechtěl, aby v mafii fungovali Židé a Irové.
Sami'nin aksine saftır.Kontrast hmot je silný.
Diğer Planck birimlerinin aksine Planck momentumu bir insan ölçeğinde ortaya çıkar.Na rozdíl od většiny ostatních Planckových jednotek se Planckova hybnost nachází v lidském měřítku.
Önceki kitabın aksine, bu kitabın hiçbir film uyarlaması şimdiye kadar yapılmamıştır.Na rozdíl od prvního filmu, tento nebyl napsaný podle žádné knihy.
Günümüzün aksine, o daha şişman idi ve kıyafet giymemişdir.Na rozdíl od klasické košile neměla vpředu vertikální zapínání a oblékala se přes hlavu.
Giuseppe Verdi'nin aksine Donizetti, politik olaylara karşı oldukça duyarsızdı.Na rozdíl od své sestry se Šarlota rozhodla příliš se nevměšovat do politických záležitostí.
Jack, alışılanın aksine Meg'in soyadını almıştır.Běžně je doporučena aplikace max.
Beklentilerin aksine lige çok kötü başladılar.Široce se naopak začaly rozvíjet řasy.
Tam aksine kendime ve aileme zorluk verdim.Ale teď musím upřednostnit sebe a svoje zdraví.
Diğer timsahların aksine, dişisi yavruların yumurtadan çıkmasına yardım etmez.Na rozdíl od kukaček ale cizí vejce nevyhazují.
Bunun aksine, genel göreliliğin yararlı olduğu saptanamamıştır.In: Věřím, že můj krátký život nebyl nadarmo.
Tom dinlemez aksine müzik devam eder.Hudbu nepřestává poslouchat, ani když na něj někdo mluví.
Norman işgali öncesi İngiltere Orta Çağdaki çeşitli hükümetlerin aksine yerleşik bir merkeze sahipti.Angličané vyvinuli, na rozdíl od ostatních evropských středověkých států, trvalé sídlo vlády.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod