Böylece Tûsî'nin aksine Allah Konevî'ye göre, zorunlu varlık olarak ileri sürülemez.In zijn visie was Allah (God) niet de voortzetting van de Bijbelse God, maar van de maangod van de Sabeërs.
Kara kaplumbağaları, diğer kaplumbağaların aksine su kenarlarında yaşamazlar.Lederschildpadden hebben, in tegenstelling tot zeeschildpadden, geen restanten van klauwen aan hun zwempoten.
Bu uygulama onları yoksul bırakmaz, aksine daha etkili bir konuma yükseltirdi.Het ontbrak haar zeker niet aan (adellijke) aanbidders, maar het leek haar verstandiger niet te huwen.
Uzaklara ya da boşluğa bakan adamların aksine kadın, diğer iki figürle iletişim hâlindedir.Door onderlinge huwelijken en leningen of anderszins konden (delen van) waardelen overgaan naar anderen.
Axmann, iki arkadaşının aksine yalnız gitmeye karar verdi.Voss ging in zijn eentje de confrontatie met zijn zes tegenstanders aan.
Sami'nin aksine saftır.Max is extreem bezitterig ten opzichte van Sam.
Bilinenin aksine doğal gaz insan için zehirleyici bir gaz değildir.Voor de mens is de stof niet toxisch.
NHL diğer ülkelerdeki buz hokeyi liglerinin aksine oynanan maçlarda beraberlik ihtimali yoktur.Media afspelen De spelregels voor ijshockey zijn niet overal hetzelfde.
Facebook, YouTube ve Google'ın aksine Twitter, ilgili içeriğin kaldırılması yönündeki talebi kabul etmedi.Ze had eerst bij YouTube en Google gevraagd om verwijdering van het filmpje.
Kocayemişin aksine meyveleri daha tatsız, lezzetsizdir.In tegenstelling tot hennep is de bies reuk- en smaakloos.
Komşusu Matainaka'nın aksine tek bir girişi olan bir mağaradır.Het compacte kasteel heeft in tegenstelling tot een vierhoekig kasteel maar een kleine binnenplaatst.
Onların tamamen aksine.Jest wręcz odwrotnie.
Halk kütüphanelerinin aksine, milli kütüphaneler nadiren vatandaşların kitap borçlanmasına izin verir.W odróżnieniu od bibliotek publicznych, rzadko zezwalają na pożyczanie książek obywatelom kraju.
Aksine bunların hepsi birbirine bağlı izafî olaylardır.(Owa) Takość jest poza wszelkimi podziałami.
Aksine onu inançlarına davet ederler.Silnie wierzy w swe przekonania.
Öncekilerin aksine, ayrı olarak satılmadı.W rezultacie nie był sprzedawany indywidualnie.
Önceki yılların aksine, bu törende sunucu bulunmamaktadır.Zostały one uszeregowane według roku (od pierwszego startu do ostatniego).
Film yönetmenin aksine müzik yaparken beynimin farklı bir tarafını kullanıyorum.Pracując nad muzyką używam zupełnie innej części mózgu, niż tworząc film.
Ortak bir menfaat amacıyla hareket etmezler; aksine, daima kendi dar çıkarlarını göz önünde bulundururlar.Nie doznają oni cierpienia, lecz nieustannie towarzyszy im uczucie tęsknoty.
Ferb'ün aksine çok konuşur ve hareketlidir.W przeciwieństwie do Ferba, jest bardzo gadatliwy.
Brezilya, ABD'nin aksine CD/DVD formatını tercih ederken, ABD DVD/CD formatını tercih etmiştir.W przeciwieństwie do edycji amerykańskiej w Brazylii wydano wersję w formacie DVD/CD, zamiast CD/DVD.
Ancak o bilinenin aksine öyle değildi.Było więc odwrotnie, niż obecnie.
Tahmin edilenlerin aksine, onlara karşı papa hakkı iddiasında bulunmamıştır.Polscy biskupi na prośbę papieża nie stawili się przed nim.
Ağabeyi Iggy'nin aksine hiçbir şeyden korkmadığını iddia eder.Mały Iggy boi się cokolwiek zrobić, tak jak i pozostali.
Aksine Aziz Benedikt'in kuralları her manastırın bağımsız olduğunu kabul eder.Każdy klasztor benedyktynek sakramentek jest autonomiczny.
Hipostaz, Platon'un idealarının aksine gerçek ve somut bir varlığı simgeler.Dla Platona idee istniały realnie i samoistnie.
Sanılanın aksine deyiş Hipokrat yemininde geçmez.Przysięga, zwana przysięgą Hipokratesa, nie jest bowiem jego autorstwa.
Günümüzün aksine, o daha şişman idi ve kıyafet giymemişdir.Wygląda na dużego, ale z powodu ubrań, a nie dlatego że jest gruby.
Aksine özgürlükçü tutumunu duymuş olduğum bir isim.Krytyce poddaje się też pojęcie wolnej woli.
Google Asistan'ın aksine, Google Asistanı iki yönlü görüşmelerde bulunabilir.W przeciwieństwie do Google Now potrafi prowadzić dwustronną konwersację.
Gazların aksine, plazmalar elektrik akımını iletirler.Jak plastyki przewodzą prąd elektryczny?
Tam aksine biz hep onunla dalga geçmek için söyledik şarkılarımızı."Bawi się z nami często i śpiewa z nami piosenki”.
Diğer tüm beyin tümörlerinin aksine beyin sapı tümörleri tedavisinde ameliyat tercih edilmez.W przeciwieństwie do środków znieczulających ogólnie nie wpływają na świadomość i funkcje mózgu.
Bunun aksine kolektif benlik ise bilişsel olarak "ben" tanımlamasını değil "biz" tanımlamasını içerir.Gdy grupa osiągnie wspólną świadomość, nie myśli dłużej jako „ja”, ale jako „my”.
Ama Yin ve Yang'ın aksine kötüdür.Tak yin jak i yang jest podzielne.
Bilinenin aksine Tupac, Afeni'nin tek çocuğu değildir.Jest jednak pewne, że to nie Sforza był ojcem dziecka.
Pek çok dizinin aksine Babylon 5, bölüm isimlerinin yanı sıra sezon isimlerine de sahiptir.W przeciwieństwie do wielu seriali, Babilon 5 opisuje jeden zamknięty ciąg zdarzeń.
Nihongi'nin aksine, Kojiki resmi bir tarihten bahsetmez.W przeciwieństwie do Joachima nie stosuje rekapitulacji.
Bununla paralel olarak Sol Muhalefet'in aksine ayrı bir parti kurma eğilimleri bulunmamaktaydı.Najwyraźniej w obozie łacińskim istniało stronnictwo przeciwne jakimkolwiek układom.
Bu dönemde birçok meslektaşının aksine şarkıcılık yapmadı.W tym okresie samiec prawie w ogóle nie śpiewa.
Adam Smith'in aksine serbest ticaret yerine ithalatın engellenmesi gerektiğini savundu.Również Adam Smith zwracał uwagę, że wolny system rynkowy powinien wspierać się na wartościach moralnych.
Diğer böceklerdeki pupların aksine, sivrisinek pupları çok hareketlidir.Poczwarki komarów, w przeciwieństwie do poczwarek innych owadów, są bardzo ruchliwe.
Sami'nin aksine saftır.Jest pobłażliwa w stosunku do Stanleya.
Google Asistan'ın aksine, Google Asistanı iki yönlü görüşmelerde bulunabilir.Till skillnad från Google Nu kan Google Assistent föra samtal genom tvåvägskommunikation.
Biz O'nu doğmamış olarak çağrırız, doğası gereği doğmuş olan onun aksine.Vi kommer att förtrycka dem genom Guds ordning och Guds kallelse till bön."
Kar kazının mavi versiyonunun aksine beyaz renk boynunun önüne kadar uzanmaz.Till skillnad från den blå morfen av snögås så sträcker sig aldrig det vita till framsidan av halsen.
Ancak Gandalf’ın aksine Saruman kibirlidir.Gandalf var, till skillnad från Saruman, inte stolt.
Portekiz, diğer Avrupa uluslarının aksine 1950 ve 1960’lı yıllarda Afrika’daki sömürgelerini bırakmamıştır.Till skillnad från många andra kolonialmakter, lämnade inte Portugal sina kolonier under 1950- och 60-talen.
Tipik bir larvanın aksine, bir nimfa genel olarak zaten yetişkin böcek haline benzemektedir.För varje utvecklingsstadium blir dock nymfen allt mer lik den fullbildade insekten.
Kansas City ise sanılanın aksine tam olarak Kansas eyaletinde değil Missouri eyaletindedir.Detta storstadsområde ligger i delstaten Missouri och inkluderar således inte Kansas City i Kansas.
Patlamanın aksine cisim içe doğru parçalanır.Bommen däremot bör böja sig.
Ancak beklenenin aksine et bir süre sonra bozuldu ve D. radiodurans keşfedildi.Men trots detta lyckades köttet förstöras vilket ledde till Deinococcus radiodurans upptäckt.
Fakat Türkçedekinin aksine bu dilde sıfatlar da çekimlenir.I grekiskan inringar dessa ord detsamma.
Tam aksine, onlarla ilgili çok şey yazdım.Hon har sedan skrivit åtskilligt i ämnet.
Martov ise bunun aksine parlamenter mücadelenin gerekliliğinde ısrar etmiştir.Liksom Sartre hävdade de att våld ibland skulle vara nödvändigt för att uppnå målet.
Bir önceki sezonun aksine, 2002-03 sezonu Leverkusen için kötü bir sezon oldu.Säsongen 2002 var till skillnad från föregående säsong en motig säsong för Gefle.
Atsız'ın diğer romanlarının aksine sembolizmi benimsediği bir eseridir.Istället för en efemär romans, så har du nu en sambo.
Günümüzün aksine, o daha şişman idi ve kıyafet giymemişdir.Till skillnad från många änder har den samma dräkt året om och anlägger inte en eklipsdräkt.
Bu Transformers çizgi dizisinin diğer çizgi dizilerin aksine Optimus Prime onarım lideridir.Som transformer förvandlas Optimus Prime till en lastbil.
İkinci Haçlı seferi ilkinin aksine Haçlılar açısından tam bir başarısızlıkla sonuçlanmıştır.Det andra korståget blev emellertid ett stort misslyckande med ett katastrofalt slut för korsfararna.