Ana içeriğe geç
Sözlük

aksine ile cümle

aksine kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Claire karakterinin değişikliğinin aksine; bu değişiklik senaryoda dile getirilmedi.Ao contrário da mudança de papel de Claire, nenhuma referência na tela foi feita em relação a esta mudança.
Çağdaşlarının aksine Moore'un savaş dönemi görece sorunsuz geçmiştir.Em total contraste à maioria de seus contemporâneos, a experiência do tempo de guerra de Moore foi tranqüila.
Diğer karotenoidlerin aksine vücutta A vitamini olarak depolanmaz.Ao contrário de outros carotenóides, não se converte em Vitamina A no corpo humano.
Ligocka, kurgusal benzerinin aksine hayatta kalabilmiştir.Ligocka, ao contrário de sua contraparte, sobreviveu ao Holocausto.
Aksine özgürlükçü tutumunu duymuş olduğum bir isim.O nome era uma referência à seus estilo de luta lucha libre.
Bu "kuantum çokluevrenler" de evrenlerin aksine, ancak her iki kavram aynı anda çalışabilir.Isso é diferente dos universos no multiverso quântico, mas ambos os conceitos podem operar ao mesmo tempo.
Ama elektriksel iletkenliğin aksine, metalin termal iletkenliği sıcaklıktan bağımsızdır.Porém, ao contrário da condutividade elétrica, a condutividade térmica é quase independente da temperatura.
Önceki kitabın aksine, bu kitabın hiçbir film uyarlaması şimdiye kadar yapılmamıştır.Ao contrário do primeiro filme, este filme não é baseado em nenhum dos livros.
Ancak beklenenin aksine et bir süre sonra bozuldu ve D. radiodurans keşfedildi.No entanto, mesmo assim a carne estragou, o que possibilitou aos cientistas isolar a D. radiodurans.
Öncellerinin aksine olaylar farklı günlerde gerçekleşir.Ao contrário dos seus antecessores, a campanha estende-se por dias diferentes.
Bilinenin aksine aslında Kung-Fu ustası değil, bir dansçıdır.Acredite ou não, ele é um mestre do kung-fu.
Tam aksine, onlarla ilgili çok şey yazdım.Eu estava falando mais sobre eles.
Auschwitz'i ziyaret ettiğinde ağlamamasına şaşırdı; aksine kendini kızgın ve öfkeli buldu.Ao nascer, Zaratustra não chorou; pelo contrário, riu sonoramente.
Samsung, stok Android'in aksine Galaxy telefonlarıyla bir dosya yöneticisi içerir.A Samsung disponibiliza um gerenciador de arquivos em seus aparelhos Galaxy, ao contrário do stock Android.
Çoğu çocuğun aksine şapka takmaz.Muitas crianças e escravos não usavam nenhuma roupa.
Aksine insanlar ile ilgili" dedi.É sobre as pessoas em geral".
Aksine ormanın yangına karşı korunmasına katkıda bulunduğuna dair tezler ortaya atılmıştır.Por outro lado, em certos locais ele protege a floresta dos incêndios.
Züppe etkisi, çoğu mikroekonomi teorisinin aksine negatif değil pozitif eğimli bir talep oluşturur.A maioria dos economistas são a favor de uma taxa de inflação positiva porém baixa.
Beklenenin aksine karşılaşmaları dostça geçmektedir.Suas amigas, ao contrário, tornam-se agressívas.
Ancak IAU, Brown'un önerisi olan Haumea ismini (iki aya da uyan) kabul etti (Ortiz'in kilerin aksine).No entanto, a UAI aceitou o nome sugerido por Brown para o objeto: Haumea.
Ama Yin ve Yang'ın aksine kötüdür.Yin e Yang são igualmente prováveis.
Aksine, faydası çoktur.Ou seja, são muito úteis.
Sanıldığının aksine kutup ayılarıyla penguenler aynı yerde yaşamaz.Ao contrário do que se pensa, no bairro não existiam pitangueiras.
Böylece 6. sezonun aksine 4 kişilik yerine 3 kişilik bir jüri kullanılmıştır.Assim sendo, ao invés de seis jogos, foram realizadas apenas quatro partidas.
Malikanenin aksine ğacın bulunduğu arazi özel mülktür.A área onde se localiza a cachoeira é de propriedade particular.
Memeliler ve kuşlar ise, diğer grupların aksine, renklendirme için melanosit adındaki hücre grubuna sahiptir.Os mamíferos e aves, em vez de cromatóforos, possuem células chamadas melanócitos que lhes conferem cor.
Aksine, güneyde, dağ vadi tabanına neredeyse dikey olarak düşer.Por contraste, para o lado sul, a montanha cai quase verticalmente até ao vale.
İş kesme sürekli bir durumun aksine anlık bir sinyaldir.Diferente do sinal contínuo, um sinal discreto não é uma função de um argumento contínuo.
Atomların aksine, zerreler hiçbir maddesel veya uzamsal özelliği yoktur.Assim como os átomos, as mônadas não possuem nenhuma matéria ou caráter espacial.
Vikipedi'nin aksine Nupedia bir wiki değildi.Apesar do nome, a Wikiwix não é uma wiki, mas sim um site de buscas.
Biz O'nu doğmamış olarak çağrırız, doğası gereği doğmuş olan onun aksine.Roepen wij, zo dier verpligt Aan dit zegenbaarend licht; Spâ ga zulk een heilzon onder!
Karısı Filiz (B.Yıldırımlar) ise tam aksine saf, temiz ve alçakgönüllü bir kadındır.Als vrouw van de Wanengod Njord is zij zelf ook een wanengod.
Önceki kitabın aksine, bu kitabın hiçbir film uyarlaması şimdiye kadar yapılmamıştır.In tegenstelling tot het vorige verhaal, is er nooit een verfilming van dit boek gemaakt.
Onların tamamen aksine.Dit is totaal het tegenovergestelde.
Tom dinlemez aksine müzik devam eder.Zo lang het gaat wil hij het muziek maken overigens niet laten.
Ancak o bilinenin aksine öyle değildi.Omgekeerd was dit niet het geval.
Kuran'da adı Azer olarak geçmekte olup oğlu İbrahim'in aksine putperestti.In de Koran wordt haar naam niet genoemd, maar komt ze wel enkele keren voor als vrouw van Abraham.
Edge, Internet Explorer'ın aksine ActiveX ve Browser Helper Objects (BHO) desteği sunmaz.Edge ondersteunt ActiveX of Browser Helper Objects van Internet Explorer niet.
Fraunhofer çiftinin aksine, öncelikle bir negatif lensi pozitif bir lens takip eder.In tegenstelling tot het Fraunhoferdoublet is de eerste lens negatief en de tweede positief.
Orijinal yayının aksine bu yay, örümcek ağı şeklindedir ve art arda 1.200 atış yapabilir.Deze ziet eruit als een spinnenweb en kan 1200 pijlen tegelijk afvuren.
Günümüzün aksine, o daha şişman idi ve kıyafet giymemişdir.Hij droeg toen wat andere kleding, was kleiner en minder dik.
Orkestra da beklenenin aksine daha küçük tutulmuştur.In de serie zoenen ze dus minder dan gepland.
Kar kazının mavi versiyonunun aksine beyaz renk boynunun önüne kadar uzanmaz.In tegenstelling tot de blauwachtige sneeuwgans is het wit niet doorgetrokken tot het begin van de nek.
Halley adını taşıyan kuyruklu yıldız, sanılanın aksine Edmund Halley tarafından keşfedilmemiştir.Uitzonderlijk, is de komeet van Halley niet ontdekt door Edmond Halley.
Oscar'ın aksine sakin ve sabırlı bir kişiliğe sahiptir.De Javapony heeft over het algemeen een rustig en geduldig karakter.
Aksine yerel gruplarla aralarında bir fark görmemişlerdir.Er bestond echter geen familierelatie tussen beiden.
Diğer zebra türlerinin aksine Grevy zebrasının kalıcı sosyal bağları yoktur.Anders dan de andere soorten, hebben grévyzebra's niet zo'n sociale relatie.
Aksine özgürlükçü tutumunu duymuş olduğum bir isim.Dit is de vrijheid waar men het over heeft wanneer het gaat over de vrije wil.
Diğer Zapatista komutanlarının aksine Marcos, Maya yerlisi değildir.In tegenstelling tot de meeste zapatisten, is Marcos hoogstwaarschijnlijk geen indiaan.
O, diğer ateş bükücülerin aksine çok iyi bir insandır.Hij is in tegenstelling tot Dikke Springmuis heel groot van gestalte.
Konik sentil paralelin aksine konik biçimlidir.De bladvoet is in tegenstelling tot de iepen symmetrisch van vorm.
Sirius’un aksine, Regulus ebeveynlerinin favorisiydi.Om die reden waren zijn ouders volgens Sirius trots op Regulus.
Ama Yin ve Yang'ın aksine kötüdür.Zo is Yang positief en Yin negatief.
Ama tahminlerin aksine çok tutuldu.Het presteerde daar tegen alle verwachtingen in erg goed.
Yaygın kanının aksine Pompadour markizi asla doğrudan bir politik etkiye sahip olmamıştır.In tegenstelling tot Madame de Pompadour heeft Madame du Barry geen nefaste invloed op de hoge politiek gehad.
Çin yıldız anasonunun aksine meyveleri oldukça zehirlidir ve yenilmez.In tegenstelling tot andere knaagdieren, is de chinchilla geen graan- of zaadeter.
Aksine savaşın yıkıcılığını konu edinmişti.Het doorstond de oorlogsverwoestingen.
O, o zamanda inanılan aksine gezegenlerin Dünya’nın çevresinde değil Güneş’in çevresinde döndüğünü söyledi.Daarom stelde hij voor dat beide rondom de zon draaien in plaats van om de aarde.
Sanıldığının aksine kutup ayılarıyla penguenler aynı yerde yaşamaz.Eenmaal daar blijken de pinguïns hier niet te zijn.
UMP grubunun karşı oylarının aksine eşcinsel evliliği serbest bırakan kanuna çekimser oy kullandı.Voordat er werd gestemd was de SPD al uitgesproken voor het homohuwelijk.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod