11 Eylül saldırısı gücüne güç katmadı, aksine sonunu getirdi.11 сентября не дало ему власть, а обрекло его.
11 Eylül saldırısı gücüne güç katmadı, aksine sonunu getirdi.11-ти септември не го овласти; този ден го обрече.
11 Eylül saldırısı gücüne güç katmadı, aksine sonunu getirdi.9/11 heeft hem niet sterker gemaakt, maar verdoemd.
11 Eylül saldırısı gücüne güç katmadı, aksine sonunu getirdi.9/11 ho neposílilo, zahubilo ho.
11 Eylül saldırısı gücüne güç katmadı, aksine sonunu getirdi.911테러는 그에게 힘을 주지 못했습니다. 오히려 그를 불행에 빠뜨렸죠.
11 Eylül saldırısı gücüne güç katmadı, aksine sonunu getirdi.9/11 stärkte honom inte, det blev hans undergång.
11 Eylül saldırısı gücüne güç katmadı, aksine sonunu getirdi.9/11 لم تقويه، و لكنها قربت حتفه
11 Eylül saldırısı gücüne güç katmadı, aksine sonunu getirdi.Der 11. September bestärkte ihn nicht -- er verdammte ihn.
11 Eylül saldırısı gücüne güç katmadı, aksine sonunu getirdi.El 11-S no lo fortaleció, lo condenó.
11 Eylül saldırısı gücüne güç katmadı, aksine sonunu getirdi.l'11 settembre non è stato il suo trionfo, ma la sua rovina.
11 Eylül saldırısı gücüne güç katmadı, aksine sonunu getirdi.Le 11 septembre ne l'a pas renforcé ; il l'a condamné.
11 Eylül saldırısı gücüne güç katmadı, aksine sonunu getirdi.Zamach z 11 września nie wzmocnił go; on go zgubił.
11 Eylül saldırısı gücüne güç katmadı, aksine sonunu getirdi.Η 11η Σεπτεμβρίου δεν τον ενίσχυσε, τον καταδίκασε.
11 Eylül saldırısı gücüne güç katmadı, aksine sonunu getirdi.ה-11.9 לא העצים אותו; הוא חרץ את דינו.
11 Eylül saldırısı gücüne güç katmadı, aksine sonunu getirdi.ビン・ラディン主義をつぶしたのは? アブ・ムサブ・ザルカウィです
1 ile çarpmalıyız, aksi takdirde değer değişir.1-gyel kell szorozni, különben az értéke megváltozik.
1 ile çarpmalıyız, aksi takdirde değer değişir.Dobbiamo moltiplicare per 1, altrimenti ne staremmo cambiando il valore.
1 ile çarpmalıyız, aksi takdirde değer değişir.Musíme násobit jedničkou. Jinak bychom změnili hodnoty (funkci).
1 ile çarpmalıyız, aksi takdirde değer değişir.Musimy mnożyć to przez 1, inaczej zmienilibyśmy wartość wyrażenia.
1 ile çarpmalıyız, aksi takdirde değer değişir.Nós temos que multiplicá-lo por um, caso contrário, seria a alteração do valor.
1 ile çarpmalıyız, aksi takdirde değer değişir.Tenemos que multiplicar por 1, pues de lo contrario se cambia el valor.
1 ile çarpmalıyız, aksi takdirde değer değişir.We moeten het vermenigvuldigen met 1, anders zouden we de waarde veranderen.
1 ile çarpmalıyız, aksi takdirde değer değişir.Wir müssen es mit 1 multiplizieren, da sich sonst der Wert ändert.
1 ile çarpmalıyız, aksi takdirde değer değişir.علينا ان نضربه بـ 1، والا سنغير القيمة
48 saatin var, aksi halde duruma el koyarýz.Aguarda.
4.Anayasa’da aksi belirtilen durumlar dışında, Avrupa Konseyi’nin kararlarıoydaşma (consensus) ile alınır.4.Consiliul European se pronunţăprin consens, cu excepţia cazului în care în Constituţie se prevede altfel.
4.Anayasa’da aksi belirtilen durumlar dışında, Avrupa Konseyi’nin kararlarıoydaşma (consensus) ile alınır.4.Eurooppa-neuvosto tekee ratkaisunsa konsensusperiaatteella, jollei tässäperustuslaissa toisin määrätä.
4.Anayasa’da aksi belirtilen durumlar dışında, Avrupa Konseyi’nin kararlarıoydaşma (consensus) ile alınır.(4)Ha az Alkotmány eltérően nem rendelkezik, az Európai Tanács határozatait konszenzussal hozza meg.
4.Anayasa’da aksi belirtilen durumlar dışında, Avrupa Konseyi’nin kararlarıoydaşma (consensus) ile alınır.4.Le Conseil européen se prononce par consensus sauf dans les cas où la Constitution en dispose autrement.
4.Anayasa’da aksi belirtilen durumlar dışında, Avrupa Konseyi’nin kararlarıoydaşma (consensus) ile alınır.4.O Conselho Europeu pronuncia-se por consenso, salvo disposição em contrário prevista na Constituição.
4.Anayasa’da aksi belirtilen durumlar dışında, Avrupa Konseyi’nin kararlarıoydaşma (consensus) ile alınır.(4)Soweit in der Verfassung nichts anderes festgelegt ist, entscheidet der Europäische Rat durch Konsens.
4.Anayasa’da aksi belirtilen durumlar dışında, Avrupa Konseyi’nin kararlarıoydaşma (consensus) ile alınır.4.Voorzover in de Grondwet niet anders is bepaald, spreekt de Europese Raad zich bij consensus uit.
4.Anayasa’da aksi belirtilen durumlar dışında, Avrupa Konseyi’nin kararlarıoydaşma (consensus) ile alınır.Det Europæiske Råd træffer afgørelse ved konsensus, medmindre andet er fastsat i forfatningen.
4.Anayasa’da aksi belirtilen durumlar dışında, Avrupa Konseyi’nin kararlarıoydaşma (consensus) ile alınır.Europeiska rådet skall besluta med konsensus om inte annat föreskrivs i konstitutionen.
4.Anayasa’da aksi belirtilen durumlar dışında, Avrupa Konseyi’nin kararlarıoydaşma (consensus) ile alınır.Evropski svet sprejema odločitve s soglasjem, razen če je z Ustavo določeno drugače.
4.Anayasa’da aksi belirtilen durumlar dışında, Avrupa Konseyi’nin kararlarıoydaşma (consensus) ile alınır.Jeżeli Konstytucja nie stanowi inaczej, Rada Europejska podejmuje decyzje w drodze konsensu.
4.Anayasa’da aksi belirtilen durumlar dışında, Avrupa Konseyi’nin kararlarıoydaşma (consensus) ile alınır.Nestanoví-li Ústava jinak, usnáší se Evropská rada konsenzuálně.
4.Anayasa’da aksi belirtilen durumlar dışında, Avrupa Konseyi’nin kararlarıoydaşma (consensus) ile alınır.Rozhodnutia Európskej rady sa prijímajú konsenzom, pokiaľústava neusta- novuje inak.
4.Anayasa’da aksi belirtilen durumlar dışında, Avrupa Konseyi’nin kararlarıoydaşma (consensus) ile alınır.Se la situazione lo richiede, il presidente convoca una riunione straordinariadel Consiglio europeo.
4.Anayasa’da aksi belirtilen durumlar dışında, Avrupa Konseyi’nin kararlarıoydaşma (consensus) ile alınır.Όταντοαpiαιτείηκατάσταση, οΠρόεδρος συγκαλεί έκτακτη σύνοδο του Ευρω p i α ϊ κού Συµβουλίου.
4.Anayasa’da aksi belirtilen durumlar dışında, Avrupa Konseyi’nin kararlarıoydaşma (consensus) ile alınır.Акообстоятелстватагоналагат, председателят свиква извънредно събрание на Европейския съвет.
5.000 kişiyi aksi taktirde çöpe gidecek olan yemeklerle besledik.버려질 뻔한 음식을 가지고 5,000명에게 나누어 주었습니다.
5.000 kişiyi aksi taktirde çöpe gidecek olan yemeklerle besledik.Abbiamo nutrito 5,000 persone con cibo altrimenti destinato allo spreco.
5.000 kişiyi aksi taktirde çöpe gidecek olan yemeklerle besledik.Alimentamos a 5 000 personas con comida que de otra manera se habría perdido.
5.000 kişiyi aksi taktirde çöpe gidecek olan yemeklerle besledik.Am hrănit 5.000 de oameni cu mâncare care ar fi fost aruncată, altfel.
5.000 kişiyi aksi taktirde çöpe gidecek olan yemeklerle besledik.Cung cấp thức ăn cho 5000 người là sự kiện mà tôi lần đầu tổ chức vào năm 2009.
5.000 kişiyi aksi taktirde çöpe gidecek olan yemeklerle besledik.Jedlom, ktoré by sa inak vyhodilo, sme nakŕmili 5 000 ľudí.
5.000 kişiyi aksi taktirde çöpe gidecek olan yemeklerle besledik.Nakarmiliśmy blisko 5 tys. osób, jedzeniem, które inaczej by się zmarnowało.
5.000 kişiyi aksi taktirde çöpe gidecek olan yemeklerle besledik.Nous avons nourri 5000 personnes avec de la nourriture qui aurait été gaspillée autrement.
5.000 kişiyi aksi taktirde çöpe gidecek olan yemeklerle besledik.Ötezer embernek adtunk olyan ennivalót, ami egyébként feleslegesen pazarlásra került volna.
5.000 kişiyi aksi taktirde çöpe gidecek olan yemeklerle besledik.Připravili jsme jídlo pro 5 000 lidí, z potravin, které by se jinak vyhodily.
5.000 kişiyi aksi taktirde çöpe gidecek olan yemeklerle besledik.Vi gav 5 000 personer mat som annars skulle ha slängts.
5.000 kişiyi aksi taktirde çöpe gidecek olan yemeklerle besledik.We voedden 5000 mensen met voedsel dat anders verspild zou zijn.
5.000 kişiyi aksi taktirde çöpe gidecek olan yemeklerle besledik.Wir konnten 5.000 Menschen ernähren, alle mit Lebensmitteln, die sonst Abfall gewesen wären.
5.000 kişiyi aksi taktirde çöpe gidecek olan yemeklerle besledik.Ταΐστηκαν 5.000 άνθρωποι με φαγητό που θα πετιόταν κάτω από άλλες συνθήκες.
5.000 kişiyi aksi taktirde çöpe gidecek olan yemeklerle besledik.Мы накормили 5 000 людей продуктами, которые были бы выброшены.
5.000 kişiyi aksi taktirde çöpe gidecek olan yemeklerle besledik.Нахранихме 5000 души с храна, която иначе щеше да бъде изхвърлена.
5.000 kişiyi aksi taktirde çöpe gidecek olan yemeklerle besledik.האכלנו 5,000 בני-אדם במזון, שאחרת היה נזרק לאשפה.
5.000 kişiyi aksi taktirde çöpe gidecek olan yemeklerle besledik.أطعمنا 5.000 شخص معتمدين على طعام كان سيُبدد بصورة مختلفة لولا ذلك.
5.000 kişiyi aksi taktirde çöpe gidecek olan yemeklerle besledik.廃棄されるはずだった食料を 5000人に食べてもらう イベントです その後 再びロンドンで開催され