57 Numaralı Yolcu (Passenger 57) bir aksiyon filminin adıdır.『パッセンジャー57』(Passenger 57)は、1992年にアメリカで公開されたアクション映画。
Ancak aksilikler peşini bırakmadı.だが追っ手は尽きない。
Diğer bazı teknolojilerin aksine, üfleme şarjı önerilmez.他の技術と異なりトリクル充電は推奨されていない。
Dünyadaki diğer buzulların aksine 1945'ten beri gerilememiş, ilerlemiştir.太平洋戦線における活動も1943年から1944年まで続けられたものの、目立った戦果はない。
Aksi halde Cin, büyük tanrılardan gelen birer ışıması (Emanation) olarak kabul edilir.またジェム(後述)から最大限に力を引き出す「喚起(チャーム)」の天恵を持つ。
Bir dizi eğer bazı limitlere yakınsıyorsa, dizi yakınsaktır, aksi takdirde ıraksaktır.数列がある極限に存在すれば、それは収束列であり、そうでなければ発散列である。
Aksi takdirde dinlenemez.休憩はできない。
Ama diğerlerinin aksine çok uzun kulakları vardır.人間に酷似するが、耳は長く鋭い。
Aksi halde, verimli bir çözme işlemi gerçekleşemez.それでなければ本当の事業はやれるもんじゃない。
Silahın Gücü (Özgün adıyla Magnum Force), 1973 yapımı ABD aksiyon filmi.『ダーティハリー2』(原題 Magnum Force)は、1973年製作のアメリカ映画。
Tüm kura çekimleri, aksi belirtilmedikçe, UEFA'nın Nyon, İsviçre'deki genel merkezinde yapılmaktadır.別記がない限り、UEFA本部があるスイスのニヨンで行われる。
Aksi durumda düzgün bir aplikasyon gerçekleşmesi mümkün olmaz.EZアプリが正しく起動できなくなる場合がある。
Aksine çok güçlü sözel zekaları vardır.ごく軽度の知的障がいがある。
1909 - Constantin Caratheodory; termodinamiğin bir aksiyomatik sistemini geliştirir.1909年 - コンスタンティン・カラテオドリが熱力学の公理系を展開する。
Key lime suyunun rengi, düzenli limon suyunun aksine, bir soluk sarıdır.キーライムの果汁は、通常のライム果汁と異なり、淡黄色である。
Daha dikkatli sür, aksi halde başın belaya girecek.もっと注意深く運転しなければ、事故に巻き込まれますよ。
Meşgulüm. Aksi takdirde davetini kabul ederdim.私は忙しい、そうでなければ君の招待を受けるだろう。
Onların tamamen aksine.反之亦然。
Kamerun ekonomisi diğer birçok Afrika ülkesinin aksine uzun yıllar liberal ekonomi politikasını benimsemiştir.喀麦隆的经济同其他大多数非洲国家相比,受惠于相当长时间的自由市场经济政策。
Halk kütüphanelerinin aksine, milli kütüphaneler nadiren vatandaşların kitap borçlanmasına izin verir.与公共图书馆不同,国家图书馆一般不允许公民借阅书籍。
Nüfus oranı hiç azalmamış, tam aksine sürekli artmıştır.永遠不滿足於現狀,時常求強向上。
Aksine, hem Gece Nöbeti’ne hem de yabanilere kendisine katılmak isterler mi diye sormuştur.適欲同其歡,而乃遺其患,復令兼夜,人何以堪?臣以為四不可也。
Çalışmak için en deli, en hasta, en aksi kişileri arıyorum.我現在在尋找一些最瘋狂、最病態、最壞的人們合作。
Istılahta ise gerçeğin ve hakikatin aksini söylemeye yalan denmektedir.如果他確實在說謊,那麼他所說的就是真的,但如果他所說的就是真的,那麼他就是在說謊。
Bu seçim aksiyomunun bir uygun versiyonu gereklidir.這需要一個適當版本的選擇公理。
Aksine bunların hepsi birbirine bağlı izafî olaylardır.他們是萬物有靈論者。
Rothstein'ın aksine Masseria eğitimsiz, öngörüşsüz ve sınırlı yönetim kabiliyetine sahip biriydi.與羅斯汀相反,馬塞里亞是一個沒有受過教育的男子,舉止態度糟糕,管理技能有限。
Google Asistan'ın aksine, Google Asistanı iki yönlü görüşmelerde bulunabilir.与Google即时不同,Google助理可以参与双向对话。
Film yönetmenin aksine müzik yaparken beynimin farklı bir tarafını kullanıyorum.在執導電影和音樂創作之間,我的腦袋所用到的部份是截然不同的。
Aksine o sizin için bir hayırdır.以此,將本善的原因歸諸於客觀的理。
İş kesme sürekli bir durumun aksine anlık bir sinyaldir.一致连续相比于连续是一个更强的结论。
Biz O'nu doğmamış olarak çağrırız, doğası gereği doğmuş olan onun aksine.但此時其,縣不論大小,都已統稱一縣最高長官為縣令,而不再設縣長一職。
Başlangıcı olmadığı için O'na methiye sunarız, başlangıcı olan onun aksine.』然中有身,符順初義,彼雖無樂器,而健達縛成。
BIS’in aksine yaklaşma/yönelme türü davranışları ortaya çıkarır.如果猜錯,則B隊攔截失敗,要待下一題再進行攔截。
Aksi halde Cin, büyük tanrılardan gelen birer ışıması (Emanation) olarak kabul edilir.基拉基拉(キラキラ) 唯有萬中選一光明之眾,也就是勇者,才能使用的最高階光明魔法。
Lumia 920 ve 820'nin aksine, Lumia 822 farklı bir gövde tasarımı ve şekline sahiptir.Lumia 822在机身设计和形状上与Lumia 920和820显著不同。
Bilinenin aksine Tupac, Afeni'nin tek çocuğu değildir.”毛澤東从未见过他唯一的孙子。
Bu bulutlardaki yağışın oluşmasına sebep olabilir ve bu durumun aksi durumunda yağmur olmaz.这可以有助于造成云层降水,否则可能就不会下雨。
Diğer sezonların aksine bu sezon yedi bölümden oluşuyor.和之前几季不同,本季只有七集。
Bunun aksine kolektif benlik ise bilişsel olarak "ben" tanımlamasını değil "biz" tanımlamasını içerir.不要以为你能教訓「我们」什么。
Aksine özgürlükçü tutumunu duymuş olduğum bir isim.《花花公子》以言論傾向自由主義聞名。
Aksine birilerinin Yusuf'u alıp götürmesini dilediği belirtilir.告者因疑而訴,律以誣告致死,是丞與告者各殺一人,可乎?」駁正之。
Herkesin söylediğinin aksini iddia edebiliyor.有所說法皆能誦持。
Böyle bir gezegen varsa Dünya'dan çok daha kütleli olamaz; aksi takdirde yörünge stabilitesi bozulurdu.如果这颗行星确实存在,它的质量不可能比地球大很多,否则会导致轨道不稳定。
Aksi takdirde o oyuncunun unvana erişme şansı kalmaz.如果不是這樣,投資者將有機會套利。
Sarmalların aksine, omurga dihedral açıları dönüşteki her kalıntı için (yaklaşık) sabit değildir.沒有固定侍奉的君主,靠著自己的劍術才能遊走於各國。
Geçmiş yılların aksine, katılımcılar için donanım hediyesi yoktu.和往年不同,本届Build并未向与会者赠送免费硬件。
Çağdaşlarının aksine Moore'un savaş dönemi görece sorunsuz geçmiştir.与他同时代者明显不同的是,摩尔的战争经历并没有对他造成阴影。
Kendisi adının aksine sigara içmektedir.他尤其反對吸菸。
Petunia'nın aksine Vernon, Harry'den aşırı derecede nefret etmektedir.與伯納德相反,她對奧維爾相當信任。
Bunu aksine, edebi eserleri ise durgun bir döneme girmiştir.另外我想说,传奇是时候落幕了。
Bu uygulama onları yoksul bırakmaz, aksine daha etkili bir konuma yükseltirdi.既然中產的處境並沒有受惠,於是他們對政府的不滿愈深。
Kur'ancıların aksine Sünni anlayış hadislerin de etkisi ile 5 vakit namazı farz saymıştır.於是五部淨來到佛所,旋繞行道,合掌禮拜,退坐一面,後世人即皆知禮則了。
Onun bir oyuncak bebek ya da bir aksiyon figürü olmasını istedim.例如有可能讓目標變成洋娃娃或者是動物玩偶等等。
Davalı kişinin bunun aksini ispat etme zorunluluğu yoktur.被告人对此无权拒绝。
Araları bir karı-koca gibi değil, aksine iki yabancı gibidir.等於(equality),兩個數學對象為相等。
Esperanto, iddia edilenin aksine yeterince kolay değildir.用例并不像支持者说的那样易于理解。
Bir çatışmanın, kovalamacanın ve aksiyonun olması gerektiğini düşündük.活動包括有摔角、追逐及翻筋斗。
Diğer 747'lerin aksine kısa pistlerden kalkıp inebilir.正二百七十二邊形為第37個可作圖多邊形。
Bu hiç tanımadığı gezegende türlü aksilikler karşılacaktır.這可能是主角未知的出生星球上的感嘆詞。