Zimmer, aksiyon sekanslarının müziğini bestelerken, Howard filmin drama sahneleriyle ilgilendi.Zimmer compôs as sequências de ação enquanto Howard se focou no drama do filme.
Ligocka, kurgusal benzerinin aksine hayatta kalabilmiştir.Ligocka, ao contrário de sua contraparte, sobreviveu ao Holocausto.
Bir Yahudi buna uymak zorundadır; aksi takdirde bir Müslüman'a yüklenmek hayatından fazlasına mal olur."A tudo isso, o judeu é obrigado a submeter-se, seria mais do que sua vida valia atacar um maometano."
Aksine özgürlükçü tutumunu duymuş olduğum bir isim.O nome era uma referência à seus estilo de luta lucha libre.
Ayrıca Misaki Ito ve Sachie Hara'nın rol aldığı canlı aksiyon dizi de yayınlanmıştır.Também houve um drama especial em live-action onde estrelaram Misaki Ito e Sachie Hara.
Aksi takdirde parayı alamayacaktır.Mas se não tiver dinheiro não vamos pagar.
Bu "kuantum çokluevrenler" de evrenlerin aksine, ancak her iki kavram aynı anda çalışabilir.Isso é diferente dos universos no multiverso quântico, mas ambos os conceitos podem operar ao mesmo tempo.
Aksiyon, 776.Placar n. 776.
Ama elektriksel iletkenliğin aksine, metalin termal iletkenliği sıcaklıktan bağımsızdır.Porém, ao contrário da condutividade elétrica, a condutividade térmica é quase independente da temperatura.
Önceki kitabın aksine, bu kitabın hiçbir film uyarlaması şimdiye kadar yapılmamıştır.Ao contrário do primeiro filme, este filme não é baseado em nenhum dos livros.
Ancak beklenenin aksine et bir süre sonra bozuldu ve D. radiodurans keşfedildi.No entanto, mesmo assim a carne estragou, o que possibilitou aos cientistas isolar a D. radiodurans.
Öncellerinin aksine olaylar farklı günlerde gerçekleşir.Ao contrário dos seus antecessores, a campanha estende-se por dias diferentes.
Bilinenin aksine aslında Kung-Fu ustası değil, bir dansçıdır.Acredite ou não, ele é um mestre do kung-fu.
Taz: Wanted Blitz Games tarafından 2002 yılında yapılmış Aksiyon-Macera türünde yapılmış video oyunudur.Taz: Wanted é um jogo eletrônico de ação-aventura lançado em 2002 pela Blitz Games.
Tam aksine, onlarla ilgili çok şey yazdım.Eu estava falando mais sobre eles.
Auschwitz'i ziyaret ettiğinde ağlamamasına şaşırdı; aksine kendini kızgın ve öfkeli buldu.Ao nascer, Zaratustra não chorou; pelo contrário, riu sonoramente.
Albümdeki parçalar, aksi belirtilmediği sürece Lennon/McCartney ikilisine aittir.Todas as faixas são de autoria de Lennon-McCartney, exceto onde indicado.
Lescat, Aksiyon française (AF) monarşist hareketinin lideri olan Charles Maurras ile özel bir dostluk kurdu.Barrès estava perto de Charles Maurras fundador de Acção Française, um partido monárquico.
Samsung, stok Android'in aksine Galaxy telefonlarıyla bir dosya yöneticisi içerir.A Samsung disponibiliza um gerenciador de arquivos em seus aparelhos Galaxy, ao contrário do stock Android.
Aksi takdirde sıra bir sonraki oyuncuya geçer.Em caso de insucesso passa a vez ao próximo jogador.
Şarkının klibi aksiyon filmlerini andırmaktadır.O filme parodia clichês dos filmes de ação.
Çoğu çocuğun aksine şapka takmaz.Muitas crianças e escravos não usavam nenhuma roupa.
Rüzgar altı: Rüzgarın estiği yönün aksi.Bordo: curva contra o vento.
Aksine insanlar ile ilgili" dedi.É sobre as pessoas em geral".
Aksine ormanın yangına karşı korunmasına katkıda bulunduğuna dair tezler ortaya atılmıştır.Por outro lado, em certos locais ele protege a floresta dos incêndios.
Züppe etkisi, çoğu mikroekonomi teorisinin aksine negatif değil pozitif eğimli bir talep oluşturur.A maioria dos economistas são a favor de uma taxa de inflação positiva porém baixa.
Aksiyon, sayı 395.Placar n. 395.
Aksi takdirde sonsuza dek orada kalmaya mahkûm olacaktır.Senão, vai ficar nesse patamar até o fim.
Tüm yayınlar aksi belirtilmediği sürece diskten oluşmaktadır.Todo código é inseguro até prova em contrário.
Başkaları muhtemelen aksini söyleyecektir.Da mesma forma agirão os outros.
Şiddet ve aksiyonu sever.Você adora a morte e a destruição.
Bir çatışmanın, kovalamacanın ve aksiyonun olması gerektiğini düşündük.Ele foi projetado para reconhecimento de combate e operações de procura e destruição.
Beklenenin aksine karşılaşmaları dostça geçmektedir.Suas amigas, ao contrário, tornam-se agressívas.
Aksi takdirde, çekirdek var olamaz.Caso contrário, não haveria sombra.
Ancak IAU, Brown'un önerisi olan Haumea ismini (iki aya da uyan) kabul etti (Ortiz'in kilerin aksine).No entanto, a UAI aceitou o nome sugerido por Brown para o objeto: Haumea.
Aksi belirtilmediği sürece tüm şarkılar Billy Corgan tarafından yazılmıştır.Todas as canções foram escritas por Billy Corgan.
Ama Yin ve Yang'ın aksine kötüdür.Yin e Yang são igualmente prováveis.
Aksine, faydası çoktur.Ou seja, são muito úteis.
Sanıldığının aksine kutup ayılarıyla penguenler aynı yerde yaşamaz.Ao contrário do que se pensa, no bairro não existiam pitangueiras.
Böylece 6. sezonun aksine 4 kişilik yerine 3 kişilik bir jüri kullanılmıştır.Assim sendo, ao invés de seis jogos, foram realizadas apenas quatro partidas.
Aksi takdirde, akım denir durağan olmayan (diğer bir deyişle, geçici ).A contrario sensu, o não transeunte é o inverso (o que deixa vestígios).
Bu şekilde, birkaç aksiyomdan yola çıkarak "her şeyi" açıklamaya çalışmıştır.Isso fez com que eles começassem a exibir atitudes "heel".
Infamous 2 (inFAMOUS 2 diye yazılır), 2011'de çıkan bir aksiyon-macera, açık dünya oyunudur.Infamous 2 (estilizado como inFAMOUS™2) é um jogo de mundo aberto exclusivo para o PlayStation 3.
Jeremy ona aksi bir tavırla gitmesini söyler.Jerry se pergunta se ela tem segundas intenções com ele.
Sadece Titov'un, uzay hastalığına yakalanan ilk insan olması bir aksilik olarak nitelenebilirdi.Titov foi o primeiro cosmonauta a sentir enjoo no espaço.
Charlie'nin Melekleri: Tam Gaz, 2003 aksiyon-komedi film.Charlie's Angels: Full Throttle, a sequência de Charlie's Angels realizada em 2003.
Bunlar, aksi takdirde özdeşdir.Caso contrário, é incontável.
Alacakaranlık romanı öyle çok da aksiyonla dolu bir kitap değil".Isso não faz do livro uma mentira."
Malikanenin aksine ğacın bulunduğu arazi özel mülktür.A área onde se localiza a cachoeira é de propriedade particular.
Memeliler ve kuşlar ise, diğer grupların aksine, renklendirme için melanosit adındaki hücre grubuna sahiptir.Os mamíferos e aves, em vez de cromatóforos, possuem células chamadas melanócitos que lhes conferem cor.
İkindiden sonra aksi istikamette esmeye başlar ve gece boyunca sürer.Os dois saem dali e somem pelo resto do dia.
Aksine, güneyde, dağ vadi tabanına neredeyse dikey olarak düşer.Por contraste, para o lado sul, a montanha cai quase verticalmente até ao vale.
İş kesme sürekli bir durumun aksine anlık bir sinyaldir.Diferente do sinal contínuo, um sinal discreto não é uma função de um argumento contínuo.
Atomların aksine, zerreler hiçbir maddesel veya uzamsal özelliği yoktur.Assim como os átomos, as mônadas não possuem nenhuma matéria ou caráter espacial.
Aksi takdirde dinlenemez.Ela não descansa.
Aksi takdirde o oyuncunun unvana erişme şansı kalmaz.Caso contrário, o atleta poderá ser desclassificado.
Ama yine de bazı aksilikler çıkıyordu.Mas também ocorreram alguns reveses.
Kendi ekseni etrafında, Güneş Sistemindeki diğer tüm gezegenlerin aksi istikamette döner.Em outras palavras, eles giram em torno do planeta mais rápido do que o próprio planeta.
Vikipedi'nin aksine Nupedia bir wiki değildi.Apesar do nome, a Wikiwix não é uma wiki, mas sim um site de buscas.
Istılahta ise gerçeğin ve hakikatin aksini söylemeye yalan denmektedir.Wanneer hij liegt, dan heeft hij gelogen, maar spreekt hij daardoor de waarheid.