Ana içeriğe geç
Sözlük

aksi ile cümle

aksi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Kızlarla iyi anlaşır ve kardeşinin aksine kızları daha iyi anlar.Mit ihr versteht sie sich sogar noch besser als mit ihrer eigenen Mutter.
Diğer stadyumların aksine sahanın etrafında atletizm pisti bulunmamaktadır.Es besteht jedoch, von Umkleideräumen abgesehen, kein Bedarf an irgendwelchen Sportanlagen.
Giuseppe Verdi'nin aksine Donizetti, politik olaylara karşı oldukça duyarsızdı.Ilse Braun war im Gegensatz zu ihren beiden Schwestern politisch eher uninteressiert.
Aksi takdirde Glory sonsuza kadar dünyada kalacaktı.Dabei würde sich das Universum bis in alle Ewigkeit monoton ausdehnen.
Aksi halde su aşırı ısınabilir.Allerdings kann dadurch das Flusswasser zu warm werden.
Akdeniz diğer denizlerin aksine siyaha boyanmamıştır.Ins Meer wandert er im Gegensatz zu anderen Stören nicht.
Bunun dışında uzaktan akrabası Hindistan Cevizinin aksine fazla sulamaya da ihtiyaç duymaz.Sie benötigt anders als der Indische Wasserfreund jedoch eine sehr gute Beleuchtung.
Aksiyon, sayı 395.2. Auflage, S. 395.
Seçim aksiyomu, dolayısıyla iyi-sıralılık ilkesi, Zermelo-Fraenkel-Küme-Kuramı'ndan bağımsızdır.Zum Beispiel ist das Auswahlaxiom unabhängig von der Zermelo-Fraenkel-Mengenlehre.
Aksiyon Dergisi'nin kurucu kadrosunda yer aldı.Er bekam einen Job in der Postabteilung des Look Magazine.
Ortak bir menfaat amacıyla hareket etmezler; aksine, daima kendi dar çıkarlarını göz önünde bulundururlar.Nicht immer hat er seine Schutzbefohlenen im Griff, vielmehr führen die Schatten ein Eigenleben!
Kalan 0 ise veri doğru aksi halde hata oluşmuştur.Ist der Rest ungleich Null, dann trat bei der Übertragung ein Fehler auf.
İleirki yıllarda düzenlenen turnuvaların aksine bu turnuvada üçüncülük maçı oynanmadı.Anders als bei den vorherigen Turnieren wurde kein Spiel um Platz 3 mehr ausgetragen.
Manet'nin aksine Monet'nin tablosundaki insanların hepsi giyinikti.Len wird trotz Maske von allen erkannt.
Aksine bir şey söyleyemem.Je ne peux pas dire le contraire.
Benim düşüncem sizinkinin aksinedir.Mon opinion est contraire à la vôtre.
Benim düşüncem seninkinin aksinedir.Mon opinion est contraire à la tienne.
Takeo'nun sınavı geçtiğini ve Kunio'nun da başarısız olduğunu düşünüyordum ama sonuç tam aksine çıktı.Je pensais que Takeo réussirait l'examen et que Kunio le raterait, mais le résultat était tout le contraire.
Bu resim çirkin görünmüyor, aksine bu resmin oldukça güzel olduğunu düşünüyorum.Cette image ne me semble pas moche ; au contraire, je pense qu'elle est plutôt jolie.
O dürüst ve çalışkandır ama erkek kardeşi bunların tam aksidir.Il est honnête et travailleur, mais son frère est tout le contraire.
Adamın aksine, kadın mutlu görünüyordu.Contrairement à l'homme, elle avait l'air heureuse.
Korkmuş görünüşünün aksine, sesi sakin ve yumuşaktı.Contrairement à son apparence effrayante, sa voix était douce et calme.
Yavrularını besleyen ve koruyan kuşların aksine balıklar yumurtalarını terkeder.Contrairement aux oiseaux, qui nourrissent et protègent leurs petits, les poissons abandonnent leurs œufs.
Flex 1.0 ve 1.5'in aksine Flex Data Services, Flex uygulamalarının dağıtılması için gerekli değildir.Contrairement à Flex 1.0 et 1.5, Flex Data Services n'est pas requis pour déployer des applications Flex.
Aksi takdirde sonsuza dek orada kalmaya mahkûm olacaktır.Sinon, il sera condamné à rester une bête à tout jamais.
Aksi takdirde parayı alamayacaktır.Sinon, il ne gagne rien.
Homefront, 2013 yılında çıkmış olan Gary Fleder tarafından yönetilen Amerikan aksiyon filmidir.Homefront, film d'action américain de Gary Fleder, sorti en 2013.
Aksi takdirde emekliye ödeme yapılmaz.Dans un cas contraire, la pension payée n’est pas remboursée.
Bir çatışmanın, kovalamacanın ve aksiyonun olması gerektiğini düşündük.Nous pensions que nous avions besoin de conflit, de courses-poursuites, d'action.
BIS’in aksine yaklaşma/yönelme türü davranışları ortaya çıkarır.Il veille à la conformité du culte rendu aux bakisi basi (divinités) dans des bibila (sanctuaires).
Bu uygulama onları yoksul bırakmaz, aksine daha etkili bir konuma yükseltirdi.Cependant, ce châtiment ne fut pas utilisé outre mesure, car il affaiblissait grandement les armées.
Google Asistan'ın aksine, Google Asistanı iki yönlü görüşmelerde bulunabilir.Contrairement à Google Now, l'Assistant Google peut se livrer à des conversations bidirectionnelles.
Onların tamamen aksine.Elle en était tout l'inverse.
Çalışmak için en deli, en hasta, en aksi kişileri arıyorum.Je suis à l'affût des plus folles, des plus malades, des personnes les plus durs-à-cuire pour collaborer avec.
Hooke’un mücadele ettiği zorlu problemlerden birisi de bir yıldıza olan uzaklığı ölçmekti (güneşin aksine).Un des problèmes les plus ardus abordés par Robert Hooke était la mesure de l'éloignement d'une étoile.
Fakat, Gamborino'nun aksine Goya, tablosuna melekler yerleştirmemiştir.Contrairement à Gamborino, il n'inclut cependant pas d'anges.
Aksi takdirde ruhlar eve gelerek huzursuzluk çıkartabilirler.C'est alors seulement que les fantômes trouveront leur repos.
Aksine camiyi kötü ruhlardan korur.Inversement, il protège contre les esprits néfastes.
Ancak o bilinenin aksine öyle değildi.L'inverse ne se faisait pas.
Fakat diğerlerinin aksine ipek daha yavaş bir yayılım göstermiştir.Dans les autres régions, en revanche, son art connut une diffusion plus lente.
Ancak, bazen bunun aksi arzu edilir.Cependant, l'inverse est parfois préférable.
Aksi halde arabası elinden alınacaktır.La voiture sera dépannée.
Android-X86'nın aksine Remix İS'nin kaynak kodları halka açık değildir.Contrairement à Android-x86, le code source de Remix OS n'est pas à la disposition du public,,.
Nüfus oranı hiç azalmamış, tam aksine sürekli artmıştır.Il la coupe, mais elle repousse, toujours plus grande.
Tam aksine kendime ve aileme zorluk verdim.C'est ce que vous avez fait pour moi et ma famille!
Nokia C3-00'ün aksine, Asha 303 ekranının genişliği (portre) daha uzundur.En comparaison du Nokia C3-00, son écran est plus haut et plus large (mode portrait).
Birçok kritiğe göre Syphon Filter:Logan's Shadow PSP için üretilen en iyi aksiyon oyunudur.Le Spectre est présent dans le jeu Syphon Filter: Logan's Shadow.
Bart vs. The Juggernauts, Game Boy için geliştirilen 1992 yılında yayınlanan bir aksiyon video oyunudur.Bart vs. The Juggernauts est un jeu vidéo sorti en 1992 sur Game Boy.
Erişkin hayvanlar diğer birçok kedi türlerinin aksine lekesizdir.Il est par contre contagieux pour les autres chats.
Jack, alışılanın aksine Meg'in soyadını almıştır.Depuis, Jack utilise le nom de famille de Meg.
1909 - Constantin Caratheodory; termodinamiğin bir aksiyomatik sistemini geliştirir.1909 – Constantin Carathéodory développe une formulation axiomatique de la thermodynamique.
George büyükannesini sevmemektedir çünkü büyükannesi bencil, kötü, aksi ihtiyarın tekidir.Helen n'aime pas la jeune femme, qu'elle trouve égoïste et arrogante.
Tom dinlemez aksine müzik devam eder.Elle n'abandonne pas la musique pour autant.
Aksi durumda ikinci bir tur daha yapılır.Si ce n'est pas le cas, un second tour est organisé.
Aksi takdirde s karakter katarı c kadar sıkıştırılabilir değildir.D'autre part, l’inactivation de type C est moins bien comprise.
Aksine, faydası çoktur.C'est une ruse très utile.
Aksi halde işlem tekrarlanır.Sinon elle est à répétition.
Araları bir karı-koca gibi değil, aksine iki yabancı gibidir.Les deux hommes, très dissemblables, nouent cependant une amitié réciproque.
48 Saat Daha (İngilizce: Another 48 Hrs.), 1990 yapımı aksiyon-suç komedi filmi.48 heures de plus (Another 48 Hrs.), un film américain réalisé par Walter Hill, sorti en 1990.
Söylenenin aksine dikenlerini fırlatmazlar.Ceux-ci, contrairement à leur nom, ne jetaient pas de grenades.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod