Bu aksiyomlar: a.Sie wird als: A ...
Onun bir oyuncak bebek ya da bir aksiyon figürü olmasını istedim.Es dürfte sich um einen Großdolmen oder um ein Ganggrab gehandelt haben.
Camilerde alışılmışın aksine tek minaresi solda yer almaktadır.Dabei liegt die Kerbe in der einen Gehäuseschmalseite immer links.
Ruanda bölgesinde yer alan Tanzanya, Kenya gibi ülkelerin aksine büyük bir ulusal parka sahip değildir.Das Land verfügt anders als Kenia und Tansania nicht über große Nationalparks.
2-pounder modelinin aksine yeni silahın iki tekerlekli konvensiyonel çatal ayaklı kundağı bulunuyordu.Im Gegensatz zum 2-Pfünder wurde die neue Kanone auf einer herkömmlichen zweirädrigen Lafette genutzt.
Şiddet ve aksiyonu sever.Er liebt das Leben und seinen Job.
Kod Adı: Temizlikçi (İngilizce: Code Name: The Cleaner), 2007 yapımı ABD aksiyon komedi filmi.Code Name: The Cleaner ist eine US-amerikanische Actionkomödie aus dem Jahr 2007.
Rakiplerinin aksine Latz alanın mevcut durumunun değerini farketmişti (Weilacher, 106).Die Burg lag schon in Trümmern, militärisch war der Ort bedeutungslos. (nach Dargelt, 106).
Önceki sürümün aksine, Kablosuz Klavye artık MacBook'a benzer bir düzen içeriyor.Im Gegensatz zu der vorigen Version hatte die neue Tastatur ein Layout passend zum MacBook.
Meleklerin insana üstünlüğü yoktur, aksine insanın meleklere üstünlüğü vardır.Der vollkommene Mensch steht über den dienenden Engeln.
Ancak sanılanın aksine Ramirez bu albümde basgitar çalmadı.Außer dieser Vokal-Aufnahme hat Moroder an dem Album nicht mitgewirkt.
Bunun aksine kolektif benlik ise bilişsel olarak "ben" tanımlamasını değil "biz" tanımlamasını içerir.Dies passiert immer wieder, wenn ein Revisor z. B. „ich meine …“ anstatt „wir meinen …“ sagt.
Programın içinde bulunan aksiyon kütüphanesinde birçok hazır efekt vardır.Im Ort gibt es eine Bibliothek mit zahlreichen Werken.
Sanılanın aksine Çin seddinin tamamı tuğlalardan oluşmaz.Entgegen anderslautenden Gerüchten sind jedoch nicht alle anderen chinesischen Bistümer vakant.
Rus İmparatorluğu'nun diğer bölgelerinin aksine Yahudilerin Besarabya şehirlerine yerleşme hakkı vardı.Im Gegensatz zu den Territorien hatte der Kaiser u. a. das Recht, in den Reichsstädten Truppen zu werben.
Halley adını taşıyan kuyruklu yıldız, sanılanın aksine Edmund Halley tarafından keşfedilmemiştir.Der Halleysche Komet wurde nicht von Edmund Halley entdeckt, sondern war schon früher bekannt.
Sekiro: Shadows Die Twice, üçüncü şahıs bakış açısından oynanan bir aksiyon-macera oyunudur.Darksiders 2 ist ein Action-Adventure, das aus der Third-Person-Perspektive gespielt wird.
Kur'ancıların aksine Sünni anlayış hadislerin de etkisi ile 5 vakit namazı farz saymıştır.Es gibt fünf verschiedene Widerstandsstufen, wobei man hell (leicht) bis dunkel (schwer) im Handel erhält.
Aksi belirtilmedikçe, bilgiler markanın web sitesinden alınmıştır.Soweit nicht anders gekennzeichnet, wurden die Angaben zur Unternehmensgeschichte aus übernommen.
Aksiyon, sayı 382.Linie 382.
Gabe de PJ gibi kolay para kazanmayı sever fakat PJ'nin aksine bunu hep başarır.Gabe versucht oft und schnell an Geld zu kommen, was ihm meist besser gelingt als seinem Bruder PJ.
Araları bir karı-koca gibi değil, aksine iki yabancı gibidir.Hier sind sowohl eins (o) als auch zwei (două) weiblich.
Aksi takdirde makine elemanı makinede çok büyük hasarlara sebebiyet verebilir.Die Folge kann eine schwerwiegende Schädigung des Motors sein.
Orkestra da beklenenin aksine daha küçük tutulmuştur.Auch die Schweden schnitten schlechter als erwartet ab.
Aksi çok saçma olurdu."Das war absurd."
Açık biçimlerin aksine kapalı biçimlerde ticari sırlar olduğu kabul edilir.Sie stellen im Gegensatz zu anderen Berufsgeheimnissen ein Offizialdelikt dar.
Aksiyon sahnesi çekimlerine Land Rover Defender ve Range Rover Sport eşlik etti.Als Importmodelle hingegen sind der Range Rover und der Range Rover Sport erhältlich.
Diğer bütün önermeleri bu aksiyomlardan çıkarır.Alle übrigen Sätze werden aus diesen Axiomen abgeleitet.
Tam aksine, onlarla ilgili çok şey yazdım.Oder: Ich hab dir so viel zu erzählen.
Genelde aksi durum yaşanır.In gewisser Weise bin ich gewöhnlich.
Aksine onları selamlayan Avusturyalıların arasında ilerlediler.Für den Schutzzoll setzten sich besonders stark die anwesenden Österreicher ein.
Aksi halde akü boşalır veya marş motoru yanar.Dann wird der Booster abgeworfen und das Ramjet-Marschtriebwerk zündet.
Diğer Minecraft versiyonlarının aksine bedavadır ancak artık güncellenmemektedir.Auch alle anderen Lügen sind nicht mehr real, nur der Porsche ist ihm geblieben.
Newman ise aksi şekilde keyiflidir.Heessen hatte trotzdem Spaß.
İlk Kan (özgün adı: First Blood), Rambo serisinin ilk filmi olan 1982 ABD yapımı aksiyon filmidir.1982: In den USA kommt der Film First Blood (Rambo) in die Kinos.
Hıristiyan toplulukların aksine keşiş topluluğu başlangıçtan itibaren vardı.Gottesdienstliche Zusammenkünfte der christlichen Gemeinde gab es von Anfang des Christentums an.
Başkaları muhtemelen aksini söyleyecektir.Andere Kritiker äußerten sich ähnlich.
Temmuz 2014 tarihinde canlı aksiyon bir film uyarlaması yayınlandı.Im Juli 2015 wurde eine Rock-Oper-Version des Filmes angekündigt.
96 Saat (İngilizce özgün ad: Taken), 2008 yapımı bir aksiyon filmi.96 Hours (Originaltitel: Taken) ist ein französischer Actionthriller aus dem Jahr 2008.
Aksi takdirde tarihimizi yanlış yönlendirmiş oluruz.’Andernfalls erscheint eine Fehlermeldung.
Davalı kişinin bunun aksini ispat etme zorunluluğu yoktur.So braucht der Schuldner keinerlei Gründe anzugeben.
Aksi takdirde ölümle cezalandırılıyorlardı.Andernfalls war Strafgeld fällig.
Aksi takdirde oturum tartışmaya açılır.Andernfalls kommt es zum Volksentscheid.
Bu veri yapıları, esas alınan mantık sisteminin aksiyomlarına ve çıkarım kurallarına göre oluşturulur.Diese werden gemäß den Axiomen und Schlussregeln des betrachteten logischen Systems konstruiert.
Ancak heterodoks kabul edilen gruplar kendilerini heterodoks değil, aksine ortodoks (sahih) görürler.Vereine sind jedoch aus Sicht der Akteure nicht homogen, sondern heterogen.
Aksi halde, uzayadamının dünyaya dönmeni mümkün olmayacaktı.Andernfalls können sie nicht in ihre Welt zurückkehren.
Şimdi bunun aksini kanıtlayalım.Nun will er ihm das Gegenteil beweisen.
Aksi takdirde birçok Yahudi gibi hakları kısıtlanacaktı.Dadurch wurden viele Juden ausgeschlossen.
Kendisi ağabeyinin aksine acımasız ve egoisttir.Gegenüber seinen Mitmenschen verhält er sich meist respektlos und egoistisch.
Suudi Arabistan'ın aksine, Ürdün, topraklarını Yahudilere yasaklamamıştır.Im Gegenzug gestattete der Erzbischof der Stadt, Juden nicht mehr zu dulden.
Çoğu çocuğun aksine şapka takmaz.Andernteils wird der Kinderfresser nicht mit Hut dargestellt.
Aksi takdirde parayı alamayacaktır.Ansonsten findet er nicht statt.
Aksine özgürlükçü tutumunu duymuş olduğum bir isim.Vielmehr zeigte sich hier sein liberales Verständnis des Begriffs.
Fakat aksi bir şekilde sadece suyuna gitmek te mümkün.Darüber hinaus ist Schwimmen nur auf eigene Gefahr möglich.
VH1 Amerika yayını aksine VH1 Avrupa'da, video müzik tabanlıdır.Storytellers ist eine Musikreihe des US-Fernsehsenders VH1.
Tam aksine Avrupa’daki Yahudi ırkının sona ermesine (Vernichtung) sebep olacak.”.Das Ergebnis des „internationalen Weltkrieg“ werde „die Ausrottung des Judentums in Europa sein“.
Aksi takdirde ona tuzak kuracaklarını söyler.Ansonsten sieht man ihn die Kakerlaken jagen.
"Drama" tabiri, oyunun tüm aksiyonunu tanımlamak için kullanılmıştır.Als Ganzfeldpresse wird die Anwendung dieser Taktik im Bereich des gesamten Spielfelds bezeichnet.
Bu sefer de tam aksi istikamete, yani kuzeye dönüyorlardı.Es verlief erst am westlichen Fuß, dann am nördlichen und wandte sich dann nach Süden.
Diğer geyik türlerinin aksine yalnızcıl bir hayvandır ve sürü oluşturmazlar.Bandrobben sind einzelgängerisch und bilden keine Herden.