aksi ile cümle
aksi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Hay aksi, sanırım dikkatinizi dağıttım.Oh, I distracted very easily.
Tam aksine Çince'de ise söylediğiniz şey tam olarak budur.In contrast to that, that's almost exactly what you would say in Chinese.
Aman Tanrım, aksi bir yaşlı kadın olacağım diye düşünmüştüm.I thought, "Oh my gosh. I'm going to become a crotchety old lady."
Terliksi hayvanın aksine, insanların çok fazla seçeneği vardır.Unlike a paramecium, humans have more choice.
Birazdan aksiyonu göreceksiniz, üçe karşı üç, tümüyle özerk.You're going to see the action, three against three, completely autonomous.
Aksi halde buralar tamamiyle karanlıktır.Otherwise it is completely dark in these places.
Ve bir çok kişinin sandığının aksine bilgisayarla yapılmıyor, aksi takdirde böyle gözükürdü.And it's not done, as many people imagine, with the computer, otherwise it would look like this.
Ama, bazı insanların aksine, hatta desteğe sahip olsa bile, seni çekemezler.But, unlike some people, even if you do get sponsorship, you can't pull it off.
Aksi takdirde anlaşma yapmam.Otherwise you'll get us in trouble
Aksi olursa burayı işgal ederiz. Bu şehirde taş taş üstünde kalmaz!If anything goes wrong, we'll invade this city, and nothing will be left!
Aksi takdirde Shih Usta, sayıca üstünsünüz diyecektir.Otherwise Master Shih will say we outnumber them
Aksine genelde doğru değildir.The other way around is not necessarily true
Ve onlar Doktorada olmalı çünkü aksi taktirde neden daha fazla sınıf istesinler?And like, they must be at a PhD because otherwise why would they want so many classes.
Çünkü karanlık enerji, madde veya radyasyonun aksine, evren genişledikçe seyrelmiyor.Because dark energy, unlike matter or radiation, does not dilute away as the universe expands.
Bir de neden inanılanın aksine tensel yakınlık iyi bir cinsel yaşamı temin etmiyor?And why does good intimacy not guarantee good sex, contrary to popular belief?
Ona kadar biz kolonilerden biriydik, senin kuzey İrlandanın aksine değil.Until then, we were just another one of its colonies, not unlike your Northern Ireland.
Üzgünüm, ama... birçok insan aksini düţünüyor.Já é hora, que a voz dos pobres seja ouvida neste país!
Aksi takdirde, kilise sizden vazgeçecek.Desculpe, mas eu entendi que ele havia me convocado com urgência.
Aksi takdirde, 'Sana güveniyorum' bile desen, bana aslında güvenmiyor olacaksın.Otherwise, even you say I trust you, you never trust me.
Belli bir fikrin yada şeyin etrafında çalışan Ortaçağ sanatçılarının aksineSo you have this kind of echo of the beginning and the end.
Aksiyon yönetmeni.Martial arts director, Lim Jong Soo.
Aksi halde tehlikedesiniz demektir.Otherwise you're in trouble.
Ama biz aksi yönde hareket ediyoruz, ikisi de aynı şey. -But now we're going in the reverse direction, but it's all the same difference.
Aksi takdirde görüntü zarar verebilir.Otherwise it may damage the image.
Yakup Penielden ayrılırken güneş doğdu. Uyluğundan ötürü aksıyordu.The sun rose on him as he passed over Peniel, and he limped because of his thigh.
Aksırması ışık saçar, Gözleri şafak gibi parıldar.His sneezing flashes out light. His eyes are like the eyelids of the morning.
Dudaklarımdan övgüler aksın, Çünkü bana kurallarını öğretiyorsun.Let my lips utter praise, for you teach me your statutes.
Bunun yerine adalet su gibi, Doğruluk ırmak gibi sürekli aksın.But let justice roll on like rivers, and righteousness like a mighty stream.
(Aksini) Yaparsanız, o, kendiniz için fısk (zulüm ve günah)tır. Allah'tan sakının.If he is, it would surely be sinful on your part.
Aksine, biz sizi yalancılar sanıyoruz" dedi.In fact, we think you are a liar."
Bu durumda (bunun aksini yaparsam) gerçekten o zaman zalimlerdenim (demek)dir."If I say this, I will surely be unjust."
Aksine, yaptıklarınızın birçoğunu Allah'ın bilmeyeceğini sanıyordunuz."In fact you thought that God did not know the things you used to do.
Hayır; aksine, siz yetime ikram etmiyorsunuz.No. In fact you are not generous to the orphans,
Aksine, kendileri ancak pek az söz anlayan kimselerdir.The fact is they understand but little.
Aksine, inkarcılar yalanlıyorlar.In fact the unbelievers disavow.
Tam aksine, Allah onu kendisine yükseltti. Allah Azîz'dir, Hakîm'dir.But God raised him up (in position) and closer to Himself; and God is all-mighty and all-wise.
Söylediklerinin aksine, Allah'ın iki eli de alabildiğine açıktır; dilediği gibi bağışta bulunur.But what your Lord has revealed to you will only increase their rebellion and unbelief.
Biz hiçbir haksızlık yapmadık. Aksi halde mutlaka zalimlerden olurduk."We have stated no more (than the truth), or else we shall be unjust"
Sizin bize hiçbir üstünlüğünüzün olduğuna inanmıyoruz. Aksine, sizi yalancılar sayıyoruz."In fact, we think you are a liar."
Allah onlara zulüm etmemişti. Tam aksine, onlar kendi kendilerine zulüm ediyorlardı.So had the people done before them; yet God did not wrong them, they wronged themselves.
Biz onlara haksızlık etmedik; aksine, onlar kendi benliklerine zulmediyorlardı.We did not wrong them, they wronged themselves.
O'ndan başka hiçbir ilaha yakarmayız. Aksini yaparsak saçma söz söylemiş oluruz."We shall invoke no god beside Him, for we shall have uttered a blasphemy then.
Onu sizin için şer sanmayın. Aksine, o, sizin için bir hayırdır.Do not think that it was bad for you: In fact it has been good for you.
Tam aksine siz, yaptıklarınızdan birçoğunu Allah'ın bilmeyeceğini sanıyordunuz.In fact you thought that God did not know the things you used to do.
Tam aksine, onlardan uzaklaşıp kayboldular.In fact they strayed away from them.
Tam aksine, yalanladı, gerisin geri döndü.But only disavowed and turned away;
Tam aksine, o küfre sapanlar yalanlıyorlar.In fact the unbelievers disavow.
İş onların iddialarının aksinedir! O, çok yüce bir Kur'an'dır.This is indeed the glorious Qur'an
Aksine, bu O'nun bizzat kendisine karşı gerçek bir vadidir. Fakat insanların çoğu bilmez.On the contrary, it is a promise incumbent on Him, though most men do not understand,
Senden rızık istemiyoruz; (aksine) biz seni rızıklandırıyoruz.We do not ask you to provide: It is We who provide for you.
Bunu kendiniz için bir kötülük sanmayın, aksine o, sizin için bir iyiliktir.Do not think that it was bad for you: In fact it has been good for you.
Küfredenler, (iddia ettiklerinin) aksine, birgurur ve tefrika içindedirler.But the unbelievers are still full of pride and hostility.
Aksine yalan saymış ve yüz çevirmişti.But only disavowed and turned away;
Aksine, kafirler yalanlıyorlar.In fact the unbelievers disavow.
Aksine Allah'ın elleri açıktır, dilediği gibi verir.In fact, both His hands are open wide: He spends of His bounty in any way He please.
Aksi halde biz de zalimlerden olurduk" diye Allah'a yemin ederler.We have stated no more (than the truth), or else we shall be unjust"
Sizin bizden fazla bir meziyetinizi de görmüyoruz. Aksine sizi yalancılar sanıyoruz."In fact, we think you are a liar."
(Bu söylediklerimin aksini iddia etseydim) asıl o zaman zalimlerden olurdum.If I say this, I will surely be unjust."
Aksine o, kendilerine hakkı getirmiştir. Halbuki onlar haktan hoşlanmamaktadırlar.In fact, he has brought the truth to them, but most of them abhor the truth.
Bunu kendiniz için bir kötülük saymayın; aksine o, sizin için bir iyiliktir.Do not think that it was bad for you: In fact it has been good for you.