Belli bir fikrin yada şeyin etrafında çalışan Ortaçağ sanatçılarının aksineSo you have this kind of echo of the beginning and the end.
Aksiyon yönetmeni.Martial arts director, Lim Jong Soo.
Aksi halde tehlikedesiniz demektir.Otherwise you're in trouble.
Ama biz aksi yönde hareket ediyoruz, ikisi de aynı şey. -But now we're going in the reverse direction, but it's all the same difference.
Aksi takdirde görüntü zarar verebilir.Otherwise it may damage the image.
Aksine, biz sizi yalancılar sanıyoruz" dedi.In fact, we think you are a liar."
Bu durumda (bunun aksini yaparsam) gerçekten o zaman zalimlerdenim (demek)dir."If I say this, I will surely be unjust."
Aksine, yaptıklarınızın birçoğunu Allah'ın bilmeyeceğini sanıyordunuz."In fact you thought that God did not know the things you used to do.
Hayır; aksine, siz yetime ikram etmiyorsunuz.No. In fact you are not generous to the orphans,
Aksine, kendileri ancak pek az söz anlayan kimselerdir.The fact is they understand but little.
Aksine, inkarcılar yalanlıyorlar.In fact the unbelievers disavow.
Tam aksine, Allah onu kendisine yükseltti. Allah Azîz'dir, Hakîm'dir.But God raised him up (in position) and closer to Himself; and God is all-mighty and all-wise.
Söylediklerinin aksine, Allah'ın iki eli de alabildiğine açıktır; dilediği gibi bağışta bulunur.But what your Lord has revealed to you will only increase their rebellion and unbelief.
Biz hiçbir haksızlık yapmadık. Aksi halde mutlaka zalimlerden olurduk."We have stated no more (than the truth), or else we shall be unjust"
Sizin bize hiçbir üstünlüğünüzün olduğuna inanmıyoruz. Aksine, sizi yalancılar sayıyoruz."In fact, we think you are a liar."
Allah onlara zulüm etmemişti. Tam aksine, onlar kendi kendilerine zulüm ediyorlardı.So had the people done before them; yet God did not wrong them, they wronged themselves.
Biz onlara haksızlık etmedik; aksine, onlar kendi benliklerine zulmediyorlardı.We did not wrong them, they wronged themselves.
O'ndan başka hiçbir ilaha yakarmayız. Aksini yaparsak saçma söz söylemiş oluruz."We shall invoke no god beside Him, for we shall have uttered a blasphemy then.
Onu sizin için şer sanmayın. Aksine, o, sizin için bir hayırdır.Do not think that it was bad for you: In fact it has been good for you.
Tam aksine siz, yaptıklarınızdan birçoğunu Allah'ın bilmeyeceğini sanıyordunuz.In fact you thought that God did not know the things you used to do.
Tam aksine, onlardan uzaklaşıp kayboldular.In fact they strayed away from them.
Tam aksine, yalanladı, gerisin geri döndü.But only disavowed and turned away;
Tam aksine, o küfre sapanlar yalanlıyorlar.In fact the unbelievers disavow.
İş onların iddialarının aksinedir! O, çok yüce bir Kur'an'dır.This is indeed the glorious Qur'an
Aksine, bu O'nun bizzat kendisine karşı gerçek bir vadidir. Fakat insanların çoğu bilmez.On the contrary, it is a promise incumbent on Him, though most men do not understand,
Bunu kendiniz için bir kötülük sanmayın, aksine o, sizin için bir iyiliktir.Do not think that it was bad for you: In fact it has been good for you.
Küfredenler, (iddia ettiklerinin) aksine, birgurur ve tefrika içindedirler.But the unbelievers are still full of pride and hostility.
Aksine yalan saymış ve yüz çevirmişti.But only disavowed and turned away;
Aksine, kafirler yalanlıyorlar.In fact the unbelievers disavow.
Aksine Allah'ın elleri açıktır, dilediği gibi verir.In fact, both His hands are open wide: He spends of His bounty in any way He please.
Aksi halde biz de zalimlerden olurduk" diye Allah'a yemin ederler.We have stated no more (than the truth), or else we shall be unjust"
Sizin bizden fazla bir meziyetinizi de görmüyoruz. Aksine sizi yalancılar sanıyoruz."In fact, we think you are a liar."
(Bu söylediklerimin aksini iddia etseydim) asıl o zaman zalimlerden olurdum.If I say this, I will surely be unjust."
Aksine o, kendilerine hakkı getirmiştir. Halbuki onlar haktan hoşlanmamaktadırlar.In fact, he has brought the truth to them, but most of them abhor the truth.
Bunu kendiniz için bir kötülük saymayın; aksine o, sizin için bir iyiliktir.Do not think that it was bad for you: In fact it has been good for you.
Ama hayır, aksine onlardan kaybolup gittiler.In fact they strayed away from them.
Aksine onların kazandığı günahlar kalplerinin üzerine pas olmuştur.In fact what they have been doing has rusted their hearts.
Aksine o nankörler yalanlıyorlar.In fact the unbelievers disavow.
Aksi takdirde biz elbette zalimlerden oluruz!” diye yemin ederler.We have stated no more (than the truth), or else we shall be unjust"
Aksi halde kendinize kötülük edersiniz. ALLAH'ı dinleyin.If he is, it would surely be sinful on your part.
Aksi taktirde sapar ve doğru yolu bulamam."If I do, I shall be lost and not be one of those who follow the right path."
Çoğunu, verdikleri sözü tutanlar olarak bulmadık, aksine çoğunu yoldan çıkmış bulduk.We did not find many of them faithful to their promises, and found many of them disobedient.
Bir şey yaratamıyan, aksine yaratılmış olan şeyleri mi eş koşuyorlar?Do they associate those with Him who cannot create a thing, and are themselves created,
Aksi taktirde zalimlerden olurum."If I say this, I will surely be unjust."
ALLAH'ın dışında çağırdıkları kişiler hiç bir şey yaratamazlar, aksine kendileri yaratılmışlardır., As for those they call besides God, they cannot create a thing, and have themselves been created.
ALLAH ile birlikte başka tanrı edinme; aksi taktirde kınanmış ve kovulmuş olarak cehenneme atılırsınSo do not take another god apart from God, or you will be cast into Hell, reproved, ostracised.
Aksine biz seni besliyoruz. Sonuç, erdemlilerindir.The reward is for piety and fear of God.
Onun sizin için kötü olduğunu sanmayın; aksine sizin için iyi (bir ders) dir.Do not think that it was bad for you: In fact it has been good for you.
Aksine siz azmış bir topluluktunuz."In fact, you were a people rebellious.
Aksine onlar parti parti yenilgiye uğramış bir ordudur.They will be one more army vanquished among the many routed hordes.
Aksine, onları terkettiler.In fact they strayed away from them.
Sapıklık falan yok bende. Tam aksine ben, âlemlerin Rabbi'nden bir resulüm."There is no straying in me – I am in fact a Noble Messenger from the Lord Of The Creation.”
Tam aksine, onlardan uzaklaşıp kayboldular. Bu, onların yalanları, uydurup durduklarıydı.In fact the disbelievers lost them; and this is just their slander and fabrication.
Hayır hayır, öyle değil. Aksine onların kazandığı günahlar kalplerinin üzerine pas olmuştur.Not at all – but rather their earnings have heaped rust upon their hearts.
"Bizim sizin üzerinizde her hangi bir gücümüz yoktu. Aksine siz azmış bir topluluktunuz."“And we did not have any control over you; but in fact you yourselves were rebellious.”
Aksine, onları terkettiler. İşte onların yalanları ve uydurmaları böyledir.In fact the disbelievers lost them; and this is just their slander and fabrication.
"Hayır, dedi, aksine sen, yüz yıl kaldın.Said He, 'Nay; thou hast tarried a hundred years.
Eğer aksine giderlerse, şüphe yok ki Allah kâfirleri sevmez.But if they turn their backs, God loves not the unbelievers.
Yazana da tanığa da zarar verilmesin. Aksi halde kendinize kötülük edersiniz.And let not either writer or witness be pressed; or if you do, that is ungodliness in you.
Aksine, "Öğrenip öğrettiğiniz kitap gereğince kendisini Rabbine adayan kullar olun," derRather, 'Be you masters in that you know the Book, and in that you study.'