Ana içeriğe geç
Sözlük

aks ile cümle

aks kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tom hafif bir Fransız-Kanadalı aksanıyla konuşur.Tom speaks with a slight French-Canadian accent.
Tom bir güney aksanıyla konuşur.Tom speaks with a southern accent.
Tom her akşam düzenli olarak beni arıyor.Tom has been calling me regularly every evening.
Tom neredeyse her akşam banyo yapar.Tom takes a bath almost every evening.
Mary annesinin akşam yemeği hazırlamasına yardım etti.Mary helped her mother prepare dinner.
Benim için akşam yemeği ayırın.Save dinner for me.
Tom akşam yemeği için kalabilir mi?Can Tom stay for supper?
Tom'un aksanı hakkında bir şaka yaptım.I made a joke about Tom's accent.
Tom zaten akşam yemeğini yedi.Tom has already eaten supper.
Tom akşam yemeğini henüz yemedi.Tom hasn't eaten supper yet.
Bu akşam bana yardım edersen müteşekkir kalırım.I'd appreciate it if you would help me this evening.
Tom bu akşam uğrayacağını söyledi.Tom said he would come over this evening.
Boston'da olduğun bir daha ki sefere akşam yemeği için buluşalım.Let's get together for dinner the next time you're in Boston.
Bu gece Tom'la akşam yemeği yiyeceğim.I'm having dinner with Tom tonight.
Tom'un akşam yemeği partisi nasıldı?How was Tom's dinner party?
Akşam yemeğinden sonra dışarı çıkarım.I go out after dinner.
Bu akşamki planları hakkında sana bir şey söylediler mi?Did they tell you anything about their plans for this evening?
Tamamen yabancı biriyle akşam yemeği yedim.I had dinner with a total stranger.
Akşam yemeği hazırdır.Supper is ready.
Onlar Tom'un aksanıyla alay diyorlar.They've been teasing Tom about his accent.
Biz akşam yemeğini yaklaşık saat altıda yeriz.We eat supper about six o'clock.
Bu akşam sana nereden telefon edebilirim?Where can I phone you this evening?
Tom akşam gazetesini okurken rahat bir koltukta oturuyordu.Tom was sitting in a comfortable armchair, reading the evening newspaper.
Bu akşam Tom'un evinde bir parti var.There's a party at Tom's house tonight.
Benim bir aksanım yok!I don't have an accent!
Akşam yemeği için rezervasyonum var.I've got reservations for dinner.
Tom'un çok kalın bir aksanı var.Tom has a very thick accent.
Sanırım bu kitabı bu akşam bitirebilirim.I think I can get through this book tonight.
Bir akşam beraber olabileceğimizi düşünüyor musun?Do you suppose we can get together some evening?
Akşam yemeği yaklaşık on beş dakika içinde hazır olacak.Dinner will be ready in about fifteen minutes.
Tom geldi ve bizim için akşam yemeği pişirdi.Tom came over and cooked dinner for us.
Tom yarın akşam akşam yemeği için uğrayacak.Tom is coming over for dinner tomorrow night.
Tom annesinin akşam yemeği hazırlamasına yardım etti.Tom helped his mother prepare dinner.
Akşam yemeği için ne istersin?What would you like for dinner?
Tom sundurmada akşam gazetesini okuyor.Tom is on the porch reading the evening paper.
Akşam yemeği için tam zamanında geldin.You're just in time for dinner.
Biraz akşam yemeği ister misiniz?Would you like some dinner?
Biraz akşam yemeği yemek ister misin?Would you like to get some dinner?
Akşam yemeği için zamanında evde olmam gerekir.I should be home in time for dinner.
Akşam yemeği için hepimiz vaktinde evde olacağız.We'll all be home in time for dinner.
En azından sana akşam yemeği ısmarlayayım.Let me at least buy you dinner.
Birçok aile TV izlerken akşam yemeği yerler.Many families eat dinner while watching TV.
Tom bu akşam Boston'a geri dönmek için uçağa yetişmeyi planlıyor.Tom plans to catch a flight back to Boston this evening.
Bu akşam için ayrılmış Boston'a bir geri uçuşum var.I've got a flight back to Boston booked for this evening.
Karına bazı çiçekler almalısın ve onu akşam akşam yemeğine götürmelisin.You should buy your wife some flowers and take her out to dinner.
Hadi, sana akşam yemeği ısmarlayacağım.Come on, I'll buy you dinner.
Sana akşam yemeği ısmarlayayım mı?Can I buy you dinner?
Bu gece sana akşam yemeği ısmarlayabilir miyim?Can I buy you dinner tonight?
Bu akşam nerede yemeliyiz?Where should we eat tonight?
Biz bu akşam, akşam yemeğimizi mutfakta yiyeceğiz.We'll eat our dinner in the kitchen tonight.
Tom eve gitmek ve karısıyla akşam yemeği yemek istediğini söyledi.Tom said he wanted to go home and eat dinner with his wife.
Bir açık büfeye gidelim ve büyük bir akşam yemeği yiyelim.Let's go to an all-you-can-eat place and have a big dinner.
Bu akşam Tom'la akşam yemeği yiyeceğim.I'm going to eat dinner with Tom tonight.
Uzun süredir evde pişirilmiş akşam yemeği yemedim.I haven't eaten a home-cooked dinner in ages.
Park caddesindeki bir restoranda akşam yemeği yedim.I ate dinner at a restaurant on Park Street.
Gel ve akşam yemeğini ye.Come and eat your supper.
Bu akşam, akşam yemeğini bir Hint restoranında yiyeceğiz.We are going to have dinner in an Indian restaurant tonight.
Anne, akşam yemeği ne zaman?Mom, when's supper?
Tom akşam yemeğinde annesine yardımcı oluyor.Tom is helping his mother with dinner.
Akşam yemeğinde yardım ettiğin için teşekkürler.Thanks for helping with dinner.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod