Ana içeriğe geç
Sözlük

aks ile cümle

aks kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Aksanından belli olduğu gibi, o bir yabancı.He is a foreigner, as is evident from his accent.
Aksanına bakılırsa, o Osaka'lı olmalı.Judging from his accent, he must be from Osaka.
Tom, akşam yemeğine geç kalmıştı.Tom was late for dinner.
Tom Cumartesi akşamı kız arkadaşını dışarı çıkardı.Tom took his girlfriend out on Saturday night.
Tom dün akşam akşam yemeği yemedi.Tom didn't have dinner last night.
Tom, akşam yemeği için ne yemek istersin?Tom, what would you like to have for dinner?
Tony akşam yemeğinden sonra çalışır mı?Does Tony study after dinner?
Tony akşam yemeğinden sonra çalışır.Tony studies after dinner.
Bu arada, bu akşam boş musun?By the way, are you free tonight?
Akşam yemeği için aşağı kata inelim.Let's go downstairs for dinner.
Akşam yemeği saat kaçta servis ediliyor?What time is dinner served?
Akşam yemeği hazır.Dinner is ready.
Akşam yemeğinden sonra, sahilde yürürüm.After dinner, I walk on the beach.
Akşam yemeği için balık yemeğe ne dersin?What about having fish for dinner?
Akşam yemeği için sık sık balık yer misin?Do you often have fish for dinner?
Aşağı gel, Dick. Akşam yemeği zamanı.Come down, Dick. It is time for dinner.
Bir değişiklik olsun diye neden benimle akşam yemeğine çıkmıyorsun?Why don't you dine out with me for a change?
Bir süre sorunlarını unut ve bizimle akşam yemeği yemeye gel.Forget your troubles for a while and come and have dinner with us.
Eğer bunu yaparsan,bu sadece aksi sonuçlar doğuracak.If you do that, it will only bring about a contrary effect.
Yaklaşık akşam yemeği zamanı.It's about time for dinner.
Aksine kanıt olmadığı için herkes onun hikayesine inanıyor.Everyone believes his story since there is no evidence to the contrary.
Gezgin, akşam New York'a ulaştı.The traveler arrived in New York in the evening.
Akşam yemeğinde çok iyi vakit geçirdik.We had a very good time at the dinner.
Akşam geç saatlerde ona rastladım.I met her late in the evening.
Biz akşamın çoğunu tatilimiz hakkında konuşarak geçirdik.We spent most of the evening talking about our vacation.
O akşam konsere gitmişti.She had gone to the concert that evening.
O akşam muhteşem bir akşam yemeği yedik.We had a splendid dinner that evening.
O akşam bahşişimi masada başaşağı bıraktığım bir kahve fincanının altına bıraktım.That evening I left my tip under a coffee cup, which I left upside down on the table.
O akşam çok soğuktu.It was very cold that evening.
Ben bütün akşamı Kenji Miyazawa'nın şiirini okuyarak geçirdim.I spent the whole evening reading the poetry of Kenji Miyazawa.
Mağaza her akşam saat dokuzda kapanır.The shop is closed at nine every evening.
Mağaza, kadınlar için pahalı aksesuarlar satar.The shop sells expensive accessories for women.
Adam İngilizceyi Alman aksanı ile konuşur.The man speaks English with a German accent.
Oyun bu akşam altıda başlar.The play begins at six this evening.
Gerçekler aksi yönde.The facts are otherwise.
Kaza, geçen Pazar akşamı gerçekleşti.The accident took place on the evening of last Sunday.
Resim bunun aksine renkli.The picture is colorful in contrast with this one.
Aile, akşam yemeğini birlikte yedi.The family ate dinner together.
Ucuz bir restoranda sıradan bir akşam yemeği yedik.We had a dinner of a kind at the cheap restaurant.
Gösteri akşam saat yedide yayında olacak.The show will be on the air at 7 p.m.
Alman çoban caddeden aşağıya doğru aksayarak yürüyordu.The German Shepherd was limping down the street.
Bu ışıltılı aksesuvar senin svetşörtüne uymuyor. Bunu dene!That glittering accessory doesn't go with your sweatshirt. Try this on!
Aksine kanıt yoktur.There is evidence to the contrary.
Doyurucu bir akşam yemeğinden sonra, Willie ev sahibine teşekkür etti.After a hearty dinner, Willie thanked the host.
O hoş bir sonbahar akşamı idi.It was a lovely autumn evening.
Joe dün akşam sizinle birlikte miydi?Was Joe with you yesterday evening?
Jack'in müzikte iyi olmadığı doğru değil, aksine, o piyanoyu iyi çalar.It isn't true that Jack is no good at music; on the contrary, he plays the piano well.
Jim son üç haftadır beni akşam yemeğine çıkarmak için çalışıyor.Jim has been trying to take me out to dinner for the last three weeks.
Aksi durumda hava kararmadan önce oraya varamazsınız.Otherwise you won't get there before dark.
Şimdi akşam yemeğini yiyin.Now eat your supper.
İştahınızı büyük bir akşam yemeği için saklayın.Save your appetite for the big dinner.
Birlikte akşam yemeği yemeğe ne dersin?How about having dinner together?
Gökyüzünün görünümünü bakılırsa, biz akşam üzeri bir duş olabiliriz.Judging from the look of the sky, we might have a shower before nightfall.
Geçen gece beni akşam yemeğine götürdüğün için çok çok teşekkürler.Thanks very much for having me to dinner the other night.
Lütfen akşam yemeğini bitir.Please eat up your dinner.
Bu onların genellikle akşam yemeklerini yedikleri yer.This is where they usually have their evening meals.
Bu geçen hafta akşam yemeği yediğimiz restoran.This is the restaurant where we had dinner last week.
Mademki buradasın, akşam yemeği yesen iyi olur.Since you're here, you had better eat dinner.
Benimle akşam yemeği yer misin?Would you dine with me?
Anne şu anda akşam yemeği hazırlıyor.Mom is fixing supper now.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod