Ne var ki aksi de her zaman doğrudur.And yet, the contrary is always true as well.
Akşam elbisesi tercih edilir.Evening dress is desired.
Ben genellikle akşamleyin duş alırım.I usually take a shower in the evening.
O, akşamı bir kitap okuyarak geçirdi.He spent the evening reading a book.
Ben kedimi her sabah ve her akşam beslerim.I feed my cat every morning and every evening.
Bu akşam dışarı çıkıp çıkmayacağını Trang'e sor.Ask Trang if he's going out this evening.
Bu akşam çok yemek yiyeceğiz, bu yüzden umarım bir diyette değilsin.We're going to eat a lot tonight so I hope you're not on a diet.
Onun aksine sen gayretlisin.Unlike her, you are diligent.
Akşam yemeği için eve zamanında gelmediğinden dolayı babandan özür dilemelisin.You should apologize to Dad for not coming home in time for supper.
Aç olamazsın. Akşam yemeğini henüz yedin.You can't be hungry. You've just had dinner.
Aç olamazsınız. Henüz akşam yemeği yediniz.You can't be hungry. You've just had dinner.
Sen aksini yazmadıkça pazartesi günü geleceğim.I will come on Monday unless you write to the contrary.
Ayakkabılarınızı giyin. Akşam yemeği için dışarı çıkalım.Put on your shoes. Let's go out for dinner.
Cuma akşamı, üç adam Bay White'ın oteline geldi ve üç oda istedi.On Friday night, three men came into Mr White's hotel and asked for rooms.
Bu akşam son derece soğuk.It's awfully cold this evening.
Aksilikler asla tek başlarına gelmezler.Misfortunes never come singly.
Ekspres akşam 6:30'da varır.The express arrives at 6:30 p.m.
Acele et, aksi halde öğle yemeğine geç kalacaksın.Hurry up, otherwise you'll be late for lunch.
Acele et ve akşam yemeği için sofrayı hazırla.Hurry up and set the table for dinner.
Aksi olmamalısın ve arkadaş canlısı olmalısın.You must not be stubborn and should be friendly.
Hoş bir akşam için teşekkür ederim.Thank you for the pleasant evening.
Lütfen bizi dışarıda akşam yemeği yemeye davet edin.Please invite us out to dinner.
Toplantıdan önce akşam yemeği yediler.Prior to the meeting, they had dinner.
Biz buraya akşam vardık.We arrived here in the evening.
Akşam yemeğinden sonra kısa bir toplantı için toplandık.We got together for short meeting after dinner.
Biz onu akşam yemeği partisine davet ettik.We invited him to the dinner party.
Biz Pazartesi günü saat akşam 6'da buluşmak için anlaşma yaptık.We made arrangements to meet at 6 p.m. on Monday.
Perşembe akşamı telefon konferansı için telefon numarası 415-904-8873'dir.The phone number for the Thursday evening phone conference is 415-904-8873.
Karım şimdi akşam yemeğini hazırlıyor.My wife is preparing dinner right now.
Dün akşam yemeği için misafirlerimiz vardı.We had guests for dinner yesterday.
Akşam yemeği saat kaçta?What time is dinner?
Kral yarın akşam şahsen bulunacak.The king will appear in person tomorrow evening.
Yağmur yağdığı için hava bu akşam daha erken kararacak.It will get dark earlier this evening, as it is raining.
Ben bir akşamda bütün kitabı okudum.I read the whole book in one evening.
Birlikte dışarıda akşam yemeği yemeye ne diyorsun?What do you say to dining out together?
Akşam yemeğinden önce ev ödevimi bitirmeliyim.I must finish my homework before dinner.
Roger sabahtan akşama kadar çalışır.Roger works from morning till night.
Kraliyet Tiyatrosu'nda akşam performansı sona ermişti, ve seyirci eve gitmişti.The evening performance at the Royal Theater had ended, and the audience had gone home.
Lucy genellikle akşam yemeğinden sonra piyano çalardı.Lucy would often play the piano after dinner.
Onun babası dün akşam hastanede vefat etti.His father passed away last night in the hospital.
Dün akşam eğlendin mi?Did you enjoy yourself last evening?
Ben yokken biri gelirse ona akşama kadar geri gelmeyeceğimi söyle.If anyone comes in my absence, tell him that I won't come back till evening.
Akşamdan önce yağmur yağabilir.It might rain before evening.
Önceden akşam yemeğini yedin mi?Have you eaten your dinner already?
Ben zaten akşam yemeğimi yedim.I've already had my supper.
Henüz akşam yemeğini yedin mi?Have you eaten dinner yet?
Yakında akşam yemeği vakti olacak.It'll soon be time for dinner.
Akşam yemeğini zaten bitirdik.We have already finished our dinner.
Mary fakir değildir. Aksine, o oldukça zengindir.Mary is not poor. On the contrary, she is quite rich.
Ming dün akşam arkadaşını aradı.Ming called her friend yesterday evening.
Kırmızı yeşilin aksine bir tehlike işaretidir.Red, as opposed to green, is a sign of danger.
Akşam yemeği yakında hazır olacak.Dinner will be ready soon.
Akşam yemeği kısa bir süre içerisinde hazır olacak.Dinner will be ready soon.
Amcanız Bob, akşam yemeği için bize davet etti.Uncle Bob invited us to have dinner.
Paula ve ben pazar günü akşam yemeği pişirdik.Paula and I cooked dinner on Sunday.
Ben aksine duyarlı bir adamdır.Ben, if anything, is a sensible man.
Frank keyifle akşamki randevuyu bekliyordu.Frank was waiting with pleasure for the date in the evening.
Hawaii'de akşam çok güzeldir.The evening in Hawaii is very beautiful.
Bunu mükemmel bir akşam yemeği olarak telaffuz ediyorum.I pronounce this a perfect dinner.
Ne müthiş bir akşam yemeği!What a splendid dinner!