Tom Mary'ye akşam yemeğinin hazır olup olmadığını sordu.Tom asked Mary if dinner was ready.
Tom ve Mary akşam boyunca sadece birbirleri ile dans etmek istediler.Tom and Mary just wanted to dance with each other all evening.
Tom ve Mary pazartesi günü akşam yemeğini pişirdiler.Tom and Mary cooked dinner on Monday.
Tom ve Mary önümüzdeki cuma akşamı bir hoş geldin partisi verecek.Tom and Mary are having a house-warming party this coming Friday evening.
Tom ve Mary yarın akşam bir dansa gidiyorlar.Tom and Mary are going to a dance tomorrow evening.
Tom ve Mary bu akşam ziyaretçi bekliyorlar.Tom and Mary are expecting visitors this evening.
Tom, Mary'nin onunla akşam yemeği yeme davetini kabul etti.Tom accepted Mary's invitation to have dinner with her.
Mary'nin bize yaptığı akşam yemeğine minnettar olmuş gibi mi yapsam acaba?I wonder if I should just pretend to appreciate the dinner that Mary made for us.
John kapıyı çaldığında Tom ve Mary akşam yemeği için oturmak üzerelerdi.Tom and Mary were about to sit down for dinner when John knocked on the door.
Akşam yemeğinden sonra, sahilde bir yürüyüş yaparım.After dinner, I take a walk on the beach.
Tom'un akşam yemeği için rulo köftesi ve patates püresi vardı.Tom had meat loaf and mashed potatoes for dinner.
Tom'un annesi ona Mary'yi akşam yemeği için eve davet etmesini söyledi.Tom's mother told him that he should ask Mary over for dinner.
Senin aksine, ben onu onun için yapabilirim.I can do that for her, unlike you.
Kimle akşam yemeği yemeyi planlıyorsun?Who do you plan to eat dinner with?
Akşam yemeğini kimle yemeği planlıyorsun?Who do you plan to eat dinner with?
Kimle akşam yemeği yiyeceksin?Who are you going to eat dinner with?
Akşam yemeğine kalmak ister misiniz?Would you like to stay for dinner?
Akşamları çocuklarıyla asla dışarı çıkmazlar.They never go out in the evenings with their children.
Dün akşam seni aramaya çalıştım. Dışarıda mıydın?I tried to call you yesterday evening. Were you out?
Tom, akşam yemeği için ne istiyorsun?Tom, what do you want for supper?
Dün akşam akşam yemeği pişirdim.I made tea last night.
Daha önce akşam yemeğinizi yediniz mi?Have you already eaten supper?
Akşam yemeğini henüz yedin mi?Have you eaten supper yet?
Akşam yemeğinden sonra yapacağım şey internette sohbet etmektir.What I will do after dinner is to chat on the internet.
Akşam yemeğinden sonra yapabileceğim tek şey televizyon izlemektir.The only thing I can do after dinner is watch television.
Tom'un akşam yemeğinden sonra yapmayı sevdiği tek şey TV izlemektir.The only thing Tom likes to do after dinner is watch TV.
Tom Mary'nin ne kadar kısa sürede akşam yemeğini hazırlayacağını merak etti.Tom wondered how soon Mary would have dinner ready.
Akşam yemeğini pişiren kişi Tom'du.Tom was the one who cooked dinner.
Tom dün akşam haberdeydi.Tom was on the news last night.
Tom, akşam yemeğinden önce bir şekerleme yapmak istedi.Tom wanted to take a nap before dinner.
Tom Mary'nin akşam yemeği pişirmesini istedi.Tom wanted Mary to cook dinner.
Tom Mary'ye erken bir akşam yemeği için uğramasını istedi.Tom wanted Mary to come over for an early dinner.
Tom bütün akşamı ünlü kişlerin fotoğrafları için Web'i araştırmakla geçirdi.Tom spent the whole evening searching the Web for photos of famous people.
Tom yiyemeyecek kadar çok yorgun olduğunu söyleyerek akşam yemeğini geçiştirdi.Tom skipped dinner saying he was too tired to eat.
Tom akşam yemeğinden sonra çoğunlukla biraz şarap içer.Tom often drinks a little wine after dinner.
Tom akşam yemeği için bazı artan yemekleri ısıttı.Tom heated up some leftovers for dinner.
Tom bütün akşam bir kelime söylemedi.Tom hasn't said a word all evening.
Tom'un akşam yemeği için kuzu pirzola, patates ve mantar çorbası vardı.Tom had lamb chops, potatoes and mushroom soup for dinner.
Tom Mary'nin onunla birlikte akşam yemeği yemeği düşünebileceğini ummuştu.Tom had hoped that Mary might consider having dinner with him.
Tom Pazar hariç her gün akşam 10:00' dan sonra eve gelir.Tom gets home after 10:00 p.m. every day except Sunday.
Tom hemen hemen her akşam sarhoş oluyor.Tom gets drunk almost every evening.
Tom akşam yemeğinden sonra bir fincan kafeinsiz kahve içti.Tom drank a cup of decaf after dinner.
Tom dün akşam yemeğinden sonra çok fazla kahve içtiği için uyuyamadı.Tom couldn't get to sleep because he had drunk too much coffee after supper.
Tom Mary'yi akşam yemeğine çıkarmak istedi, fakat o hayır dedi.Tom asked Mary out to dinner, but she said no.
Eve döndüğümde Tom ve Mary zaten akşam yemeği yiyorlardı.Tom and Mary were already eating dinner when I got home.
Tom ve Mary akşam yemeği için buluştu.Tom and Mary met for dinner.
Akşam yemeğinin kaça mal olacağı kimsenin umurunda değil.Nobody cares how much the dinner is going to cost.
Akşamleyin bunu oku!Read this in the evening!
Açım! Gidip bir akşam yemeği yiyelim lütfen !I'm hungry! Let's go and have dinner please!
Onlara akşam yemeğinin nasıl olduğunu sordum ama hiç kimse bana cevap vermedi.I asked them how dinner was, but nobody answered me.
Dün akşam bir mektup yazdım.Yesterday evening I wrote a letter.
Evlilik tatlıyla başlayan bir akşam yemeğidir.Marriage is a dinner that begins with dessert.
Akşam yemeği için kalmaya ne dersiniz? Ben büyük bir kap güveç yapıyorum.How about staying for dinner? I'm making a big pot of stew.
Tom Mary'ye akşam yemeği ısmarladı.Tom treated Mary to dinner.
Tom Mary'yi akşam yemeğine götürdü.Tom took Mary to dinner.
Tom Mary'yi akşam yemeğine çıkardı.Tom took Mary out to dinner.
Bu akşam ne yapacağımı bilmiyorum!I don't know what to do this evening!
O beni aradığında ben akşam yemeği yemek üzereydim.I was about to have dinner when she called me.
O şu anda akşam yemeği yiyor.Now he is eating dinner.
Tom, akşam yemeğinden sonra yüzmenin uygun olacağını söyledi.Tom said it would be OK to swim after dinner.