Tom yaklaşık akşam altıda binayı terk etti.Tom left the building at about 6 p.m.
Telefon çaldığında ben akşam yemeğimin ortasındaydım.I was in the middle of my dinner when the phone rang.
Bu akşam tiyatroya gitmek ister misiniz?Would you like to go to the theater this evening?
Nihayet akşama doğru yağmur durdu.It finally stopped raining towards evening.
Yirmi kişi için akşam yemeği pişirmeye istekli değilim.I'm not willing to cook dinner for twenty people.
Güneş kışın akşam 4'te batar.The sun goes down by 4 p.m. in the winter.
Akşam yemeğinde ne var?What's for dinner?
Ne zaman akşam yemeği yersin?When do you eat dinner?
Kimle akşam yemeği yiyorsun?With whom are you eating dinner?
Akşam yemeğine gitmek ister misin?Would you like to go to dinner?
Çok güzelsin. Bu akşam ne yapıyorsun?You are so beautiful. What are you doing this evening?
Akşam saat 10'da yatarım.I go to bed at 10 p.m.
İşte onların genellikle akşam yemeği yedikleri yer.Here's where they usually have dinner.
Ben akşamleyin arkadaşlarla sık sık dışarı çıkarım.I often go out with friends in the evening.
O, dün akşamki partide ortaya çıkmadı.He didn't show up at the party yesterday evening.
Bu akşam yemekte benimle olmak ister misin?Would you like to have dinner with me tonight?
Sabahtan akşama kadar sınavlarım var.I have exams from dawn till dusk.
Harbinde, birçok kişi akşam yemeği yemek için beni evlerine davet ediyor.In Harbin, many people invite me to their homes to have dinner.
Tek başına on kişilik akşam yemeği pişiremezsen, Lucy sana yardımcı olabilir.Lucy might be able to help you, if you can't cook dinner for ten people alone.
Akşamları, onlar tiyatroya giderdi.In the evening, they would go to the theater.
Akşam yemeği için Van Buren'in evine gittiler.They went to Van Buren's house for dinner.
Jackson akşam yemeğinde olmayı kabul etti.Jackson agreed to be at the dinner.
Zaman zaman çıkalım ve birlikte akşam yemeği yiyelim.Let's go out and eat dinner together from time to time.
Onun aksanı onun söylediğini anlamamı zorlaştırıyor.His accent makes it hard for me to believe what he's saying.
Sakin bir kış akşamıydı.It was a calm winter evening.
Bay Kinoshita gözlüklerini dün akşam ofiste bıraktı.Mr Kinoshita left his glasses behind in the office yesterday evening.
Akşam yemeği için bana bir İspanyol omleti yapabilir misin?Can you make me a Spanish omelette for dinner please?
Ben akşam yemeğinden önce çoğunlukla TV izlerim.I often watch TV before dinner.
Bu akşam telefon etmez.He won't call this evening.
Akşam yemeğinden sonra televizyon izleyebilirsin.You can watch television after dinner.
O kişinin aksanı benim için tutarsızThat person's accent is incoherent to me.
Genellikle sabah kahve, akşam çay içerim.In the morning I usually drink coffee, in the evening I drink tea.
O akşam yemeği hazırlıyor.She is making dinner.
Bu akşam bir adam bana telefon etti.A man telephoned me this evening.
Akşam yemeği yiyoruz.We are having dinner.
Biz akşam yemeği yiyoruz.We are having dinner.
O kadın her akşam kiliseye gider.That woman goes to church every evening.
Biz bu akşam onunla görüşeceğiz.We are going to meet him tonight.
O,onun için özel bir akşam yemeği pişirdi.She cooked a special dinner for him.
Onun isteklerinin aksine o onu yakarak kül etti.She cremated him against his wishes.
O, ona basit bir akşam yemeği yaptı.She made him a simple dinner.
O, akşam yemeğinden önce ona ev ödevini yaptırır.She makes him do his homework before dinner.
O, yarın bu zamanda onunla birlikte akşam yemeği yiyor olacak.She'll be having dinner with him at this time tomorrow.
Köpeğime her akşam iki fincan köpek maması yediririm.I feed my dog two cups of dog food every evening.
Akşam yemeğini yemeden hemen önce köpeğimi beslerim.I feed my dog just before I eat dinner.
Benim veteriner bana köpeğimi akşam beslememi söyledi.My vet told me to feed my dog in the evening.
Ben köpeklerimi her zaman akşam erken saatlerde besledim.I've always fed my dogs in the early evening.
Sanırım akşam yemeği pişirmeye başlamamın zamanıdır.I think it's time for me to start cooking dinner.
Akşam yemeği için en sevdiğiniz şey nedir?What's your favorite thing to have for supper?
Pazartesi akşamı en sevdiğin TV gösterimi hangisi?What's your favorite TV show on Monday evening?
Favori aksiyon filmin nedir?What's your favorite action movie?
Oh, bu çocuk akşam yemeği yemeden uyumaya gitti.Oh, that kid went to sleep without eating supper.
Tüm akşamı birlikte dans etmek için harcadık.We spent all evening dancing together.
Ben normal olarak yaklaşık akşam saat sekizde işten yerinden çıkarım.I normally get off work at about 8 o'clock in the evening.
Her akşam, bir bülbül bizim için şarkı söyledi.Each evening, a nightingale sang for us.
Akşam yemeği şimdiye kadar muhtemelen hazırdır.Dinner is probably ready by now.
Akşam yemeğini benimle yemeyi düşündün mü?Have you given any thought to having dinner with me?
Akşam yemeğinden hemen önce şekerleme yememeni sana kaç kez söylemek zorundayım.How many times do I have to tell you not to eat candy just before dinner?
Dün akşam akşam yemeği yemedim.I didn't eat dinner last night.
Dün akşam yemek yemedim.I didn't eat dinner last night.